{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/447 Esas<br>KARAR NO: 2024/899<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 24/06/2024<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br><br><br>Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.12.2022 tarihinde --- plaka sayılı aracın, müvekkiline ait----plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilin aracının ağır hasar gördüğünü,  Kazanın oluşumunda ----- plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı %100 kusurlu olduğunu,  kaza tutanağı ve fotoğraflaın ekte gönderildiğini, gerçekleşen kazada müvekkiline ait  ----- plakalı aracın almış olduğu darbe neticesinde ağır hasarlandığını, davalıların sahibi/sürücüsü olduğu ------ plakalı aracın, ------ poliçesi ile sigortalı olduğunu,  Müvekkilinin  aracındaki hasarın onarımı için ---- başvurmuş olduğunu, -------tarafından açılan hasar dosyası üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde araçtaki hasarın miktarının fazlalığı nedeniyle müvekkilinin aracının perte ayrılmasına karar verildiğini, müvekkilinin aracında oluşan pert farkı bedelinin tazmini için---- başvurulduğunu, ------- esasında atanan bilirkişi tarafından hazırlanan raporla 265.000,00 TL rayiç değerin tespit edilmiş olduğunu,  172.000,00 TL sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan 93.000,00 TL tazminatın  %25 kusur oranı düşüldükten sonra 69.750,00 TL'nin ödenmesi gerektiği tespit edildiğini, daha sonrasında kusur oranına itiraz edilmiş ve alınan -------- göre müvekkilin kusursuz olduğu, karşı tarafın ise %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup değişen kusur oranına karşılık gelen 23.250,00 TL pert bedelinin müvekkiline ödenmesi gerekmekte olduğunu, Türk Borçlar Kanunu 49. Maddesi hükmü \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.\" Karayolları Trafik Kanunu 85/1. Maddesi \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" Karayolları Trafik Kanunu 85/5. Maddesi \"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" şeklinde olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılamaması üzerine işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu,  dosyaya sunmuş oldukları  delillerinin  dikkate alınarak davanın haksız fiil sorumluluğu gereği müvekkilinin 23.250,00-TL pert farkı zararının karşılamasına hükmedilmesinin gerekeceğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait-----plakalı araç için şimdilik 100,00-TL pert farkı bedelinin poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı huzurdaki davada müvekkili şirkete pert bedelini yöneltmiş olduğunu, davacı tarafından aynı talebe ilişkin olarak müvekkili şirket aleyhine sigorta tahkim komisyonunun  -------dosyasında başvuruda bulunduğunu,  işbu başvuruda hüküm tesis edilmiş ve kararın kesinleşmiş olduğunu, davanın kesin hüküm nedeni ile reddedilmesinin gerekmekte olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını,  davacı taraf huzurdaki davayı kısmi dava şeklinde ikame ettirdiğini,  dava türünün değiştirilmesi mümkün olmayıp bu husus gözetilerek yargılama yapılması gerekmekte olduğunu,  2918 sayılı karayolları trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu,  KTK, HMK ve genel şartlar gereği müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın reddinin talep ettiklerini,   genel şartlarda belirtilen teminat kapsamı dışındaki haller gözetilerek değerlendirme yapılmasını, tespiti halinde davanın reddine karar verilmesini,  ikrar anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu,  sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun -------- tarafından tespitine, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olduğunu ve  tüm sorumluluk yerine getirildiğini, ikrar anlamına gelmemekle birlikte araç rayiç değerinin hasar tarihi gözetilerek tespit edilmesi gerekmekte olduğunu,  davacının fahiş talebi kabul edilebilir  olmadığını,  aracın daha önce ağır hasar kaydına uğrayıp uğramadığı ve daha önce kazaya maruz kalıp kalmadığının sigorta bilgi gözetim merkezinde sorulmasının,  aracın davacı tarafından satılıp satılmadığı tespit edilmeli, satıldı ise satış belgelerinin celp edilmesi gerekeceğini,  ek olarak davacı tarafından aracın trafikten çekildiğini gösterir belge dosyaya ibraz etmesinin gerektiğini,   davacı tarafın araç pert bedeline yönelik talebi haksız ve hukuka aykırı olup aksinin kabulü halinde kaza tarihli verilere göre bilirkişi hesaplaması yapılmasını, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet bulunmadığını, müvekkili şirket hakkında davanın  dava şartlığı yokluğundan reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasının gerektiğini, reddedilen kısım için yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, hasar ve poliçe sureti, sigorta tahkim dosyası.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle  davacının davalı sigorta şirketinden  pert hasar tazminatı sonrasında bakiye hasar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;------ plaka sayılı aracın, davacıya ait ----- plakalı araca çarpması neticesinde davacı aracın ağır hasar görmesi nedeni ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan pert hasar tazminatı sonrasında bakiye hasar tazminatı olup olmadığı, dava açılmadan önce başvurulan ve karar alınan --------kararının işbu dava dosyası için  kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği hususunda toplandığı tespit edilmiştir.5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. fıkrasında ‘‘Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. -----altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. ----- üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. ------ İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. ---- İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. ---- İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. ----- İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir.-----daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.------ Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir.---- üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. -------- Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.\" düzenlemesi yer almaktadır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ---- plakalı araç ile davalının sigortalısı olan ---- plakalı araç arasında ------ tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeni ile davacı aracın hasar gördüğü, davacı tarafça bakiye pert bedelinin tahsili için ---- başvurulduğu, komisyonun-------dosyasında davacı araç sürücüsünün %25, karşı yan araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun tespiti ile pert fark bedeline hükmedildiği, davacının ceza yargılaması sırasında alınan ------- raporunda davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu sebeple kusur oranının değiştiği iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki, eldeki davadan önce başvurulan ---- karşı sadece vekalet ücreti yönünden itiraz yoluna başvurulduğu, ----- tarafından kesin nitelikli karar verildiği, tahkim dosyasının taraflarının ve konusunun eldeki dava ile aynı olduğu, düzenleme gereği eldeki davadan önce açılan tahkim kararlarının kesin hüküm teşkil edeceği, bu sebeple, eldeki davada kusur oranının değiştiğinden bahisle yeni bir talepte bulunmamanın mümkün olamayacağı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine, <br>2-Karar ve ilam harcı başlangıçta alınan peşin harçtan karşılandığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,<br>6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan  100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.  06/11/2024     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0f78e170f3afb7a","SID":"08119f8cd55b3e15"}}