{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1630 <br>KARAR NO:2024/1897<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/03/2021<br>NUMARASI:2019/149 Esas -  2021/227 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminatın Rücuen Tahsili<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  01/03/2019 tarihinde, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olan ...  plakalı araç ile  davalıya  ZMM poliçesi ile sigortalı  ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında sigortalı aracın ... olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalısına 20/03/2019 tarihinde 37.650,00- TL ödendiğini, kaza tespit tutanağında her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün  tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bunun doğru olmadığını, karşı araç sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, davalıya yapılan rücu talebinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.835-TL nin ödeme tarihi olan 20.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalıvekili cevap dilekçesinde özetle; kusur iddiasını kabul etmediklerini,müvekkil sigorta şirketinin ancak ZMS sigortası genel şartları B.2.2 maddesinde öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... 19.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti rapounda 01/03/2019 tarihinde  meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın  kendi yol ve şeridinde seyrederken , dikkatli ve tedbirli olması, aracının süratini yol, hava ve trafik kurallarına göre ayarlaması, gidişine göre yolun sol tarafında bulunan ... benzin istasyonu girişine geldiğinde bu benzinliğe girmek için , ışıkla sinyal işareti vermesi, gidiş şeridinde yolun sol tarafına yanaşması, arkadan gelmekte ve kendisini sollayarak geçme durumunda olan diğer aracı aracı dikkate alması, onun kendisini geçmesini beklemesi gerekirken bu hususa riayet etmeyip, tehlike yaratacak şekilde benzinliğe girmeye çalıştığı sırada, kendisini sollayarak geçmekte olan davacı sigortalı aracın ön sağ kısmı ile kendi aracının ön sol kısmının çarpışmasına sebebiyet vermiş olmasında, müştereken ve %50 oranında kusurlu olduğu ve  dava dışı 3. kişiye ödenen hasar miktarının nitelik itibariyle aracın davaya konu edilen trafik kazasında meydana gelebilecek hasarlar olarak uygun olduğunun belirtildiği; davacı sigorta şirketinin  6102  sayılı TTK 1472 maddesi uyarınca rücu şartları oluştuğu anlaşılmakla,  %50 davalı kusuruna göre  davalı sigorta şirketin sorumluluğunun 18.825,00- TL olduğu, '' gerekçesiyle,-Davanın KABULÜ İLE,  18.825,00-TL hasar bedelinin 20/03/2019 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar ... Bankasının uygulandığı avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar verilmiştir.Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri:davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açtığından davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının sigortalısının %100 kusurlu olduğunu, %50 kusur tespitini kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olup   kaza tespit tutanağına göre müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu,  hükme esas alınan  bilirkişi raporundaki hasar bedeline ilişkin tespitin hatalı ve fahiş olduğunu, sovtaj bedelinin  araç satış bedelinin dikkate alınmasının doğru olmadığını, sovtaj bedelinin piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerektiğini, rapordaki araç rayiç bedeline ilişkin tespitin de hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosyada mübrez 19.06.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağına göre  tarafların anlaşmaya varamadıklarının tutanak altına alınmış bulunmasına; her ne kadar aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğindeki  kaza tespit tutanağında  ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı belirtilmiş ise de, kaza tespit tutanağında açıklanan kazanın oluş şekli ve krokisi nazara alındığında, tutanaktaki kusur tespitinin isabetli olmamasına; 19.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki kusur belirlemesinin ( %50-%50) kazanın meydana geliş şekli, somut olayın özelliklerine uygun olmasına; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın  yolun sol tarafındaki benzin istasyonuna yaklaştığında sola sinyal vermesi, yolun sol tarafına yanaşması ve arkadan gelmekte olan ve kendisini sollayarak geçmek durumunda olan diğer aracı dikkate alarak onun geçmesini beklemesi gerekirken tüm bu hususlara riayet etmediğinden %50 kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un, önünde seyretmekte olan aracı sollarken çok daha dikkatli olması, bu aracın aniden de olsa sola direksiyon kırarak benzinliğe girmekte olduğu sırada fren önlemi alarak  kazaya mani olması gerekirken bunları yapmaması nedeniyle %50 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; tüm doya kapsamından davacıya sigortalı aracın ... olduğu belirgin olup,  19.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki davacıya sigortalı aracın rayiç değeri ve  araçtaki hasar tutarına ilişkin tespitlerin ekspertiz raporu ile uyumlu olmasına; dosyadaki noter senedine göre   sigortalı aracın hurdası 39.350-TL'ye 3 . kişiye satılmış olup, bilirkişi raporunda bu bedelin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun belirtilmiş olmasına,  iş bu rapor, yeterli ve denetime elverişli olmakla yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik tespit edilememesine; sonuç olarak aracın ikinci el piyasa değerinden sovtajın düşülmesi ile bulunan 37.650-TL'nin %50'sine isabet eden 18.825-TL'nin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesinde bir yanılgı bulunmamasına göre ; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken  1.285,93 -TL harçtan peşin yatırılan   322-TL harcın düşümü ile bakiye  963,93-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"242e0b53b9b0d2ea","SID":"eb2e960c2c42884c"}}