{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1789 - 2024/1927<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br> <br>DOSYA NO\t: 2021/1789 <br>KARAR NO\t: 2024/1927<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/06/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ... MADENCİLİK NAKLİYE İNŞAAT MAKİNA<br>\t\tPETROL VE KİMYEVİ ÜRÜNLER SANAYİ VE<br>\t\tTİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 1- <br>VEKİLİ\t : Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ\t :15/11/2024<br>YAZIM TARİHİ \t : 15/11/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi 22/06/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalardan ... şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının hazır beton verdiği, ancak adı geçen davalının 2018 yılı içesinde ikinci bir şirket kuracaklarını söyleyerek bundan sonra faturalarının yeni kurulacak şirkete kesilmesini talep ettiğini, müvekkilinin yıllardır verdiği güven dayanarak faturaları yeni kurulan diğer davalı şirkete düzenlediğini belirterek tüzel kişilik perdesi kaldırılarak alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. <br> Davalı ... Ltd. Şti vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafın davalı şirketler arasında organik bağ olduğu, birinin diğerinin devamı mahiyetinde olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, ticaret sicil kayıtlarından görüleceği üzere davalılardan ... Ltd. Şti’nin 25.01.2013 tarihinde kurulmuş olduğunu, kurucu ortağın ... ve ... olduğunu, şirketin kuruluş adresinin “... Mahallesi .... Sokak ... Sitesi 1/A Blok Zemin Kat. ...” adresi olduğunu, Şirket ortakları 11.03.2016 tarihinde ... Ltd. Şti.’deki hisselerini ... isimli kişiye devrettiklerini, 30.05.2018 tarihinde de ...’un temsil yetkisinin sonlandırıldığını, tek yetkili olarak ...’un şirket idaresini aldığını, SGK kayıtlarına göre ...’un 2018 yılı Haziran ayına kadar ... Ltd. Şti.’nde sigortalı olarak çalıştığını, Müvekkili şirket ... Ltd. Şti ise; iddia edildiği gibi ... tarafından kurulmadığını, dava dışı ... tarafından 15.10.2018 tarihinde kurulduğunu, müvekkili ... Ltd. Şti’nin kurucusu ve temsile yetkili kişinin ... olduğunu, görüldüğü üzere tamamen bağımsız bir şirket olduğunu, müvekkili ... Ltd. Şti.’nin kurucusu olduğu söylenilen ...’un iş deneyimi ve tecrübesi nedeni ile müvekkili ... Ltd. Şti bünyesinde 2019 yılı Nisan ayına kadar çalıştırıldığını ve daha sonra şirket temsilcisinin talimatlarına uymadığından işten çıkartıldığını, Yine her iki şirkete kesilen faturaların değişik ve farklı tarihlerde imza karşılığında teslim alan şirket çalışanı ... tarafından alınmış olduğunun iddia edildiğini, ...’ün eski çalıştığı ... Ltd. Şti.’nden ayrıldıktan yaklaşık 2 ay sonra iş deneyimi ve eski tecrübesinden yararlanmak için müvekkili ... Ltd. Şti tarafından işe başlatıldığını, İşe alınma sebebinin tecrübe ve deneyimleri ile diğer sekretere faydalı olabileceğinin düşünülerek işe alındığını, bir müddet çalıştırılıp yeni sekreter işi öğrendikten sonra adı geçen ...’ün işine son verildiğini, Davalı tarafın iddialarının soyut iddialar olduğunu, müvekkili şirket bu işlerden tecrübeli olan kişiler ile çalışmayı tercih ettiğini ve bu konuda da çalıştırdığı kişilerden fayda sağlandığını, Son günlerde inşaat sektöründe birçok şirketin iflas ettiğini, müvekkili şirketin tecrübeli insanlar çalıştırmak sureti ile herkesin işini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işinde başarılı olduğunu, bu bağlamda diğer davalı ... Ltd. Şti ile hukuki veya organik bir bağı olmadığını, Davacının iddia ettiği gibi piyasaya borçlandıklarının müvekkili şirket aleyhine birçok takip yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, davalı taraf sadece diğer davalı ... Ltd. Şti.’nin kurucusu olan ...’un müvekkili şirkette bir süre çalışmış olması nedeni ile iki şirketi ilişkilendirmeye çalıştığını, müvekkili şirkete ihtarname ile gönderilen ve taraflarınca iade edilen ... Ltd. Şti. adına kesilen faturaların içerisine bir adet ... Ltd. Şti adına kesilen fatura eklenerek müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti arasında bağ oluşturulmasına çalıştırıldığını, bu iddiaların geçerli iddialar olmadığını, ayrıca davacı şirketin iddialar aksine, müvekkili şirketin davacı şirketten 89.104,56-TL alacağının olduğunu, davacının müvekkili şirketten alacağı olmadığını ileri sürerek, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARAR ÖZETİ                                            :<br>İlk derece mahkemesi kararı özetle; taşınma sonrasında dahi her iki davalı ile davacının fatura düzenlenmesi şeklinde ticari ilişkide bulunulması  dikkate alındığında davalı şirketlerin dışa karşı tek bir ekonomik ünite gibi görünüm sergileyecek şekilde bir ve beraber hareket ettiklerinin açık ve somut delilinin bulunmaması nedeni ile tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olmalarına yönelik taleplerin reddine, kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen alacaklar yönünden ayrı ayrı olarak alacak taleplerinin kısmen kabulüne, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi  ile, Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olmalarına yönelik taleplerin Reddine, davalı ... İnşaat Taahhüt Mühendislik Turizm Nakliyecilik Plastik Doğalgaz Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile, 86.578,56 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Taahhüt Mühendislik Turizm Nakliyecilik Plastik Doğalgaz Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bu davalı yönünden fazlaya dair taleplerin reddine, davalı ... İnşaat Dekorasyon Yapı Malzemeleri Hırdavat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile, 62.368,23 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Dekorasyon Yapı Malzemeleri Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bu davalı yönünden fazlaya dair taleplerin reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI  VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı şirketler arasında organik bağ olduğunun sabit olduğunu, davalı ... firması adına sipariş veren ... isimli çalışan aynı zamanda davalı ... firması eski çalışanı olduğunu, faturaların her iki şirket adına farklı tarihlerde ... tarafından teslim alındığını, davalı şirketlerin isimleri adresleri faaliyet alanları çalışanları müşteri portföyü avukatı ve işyeri adreslerinin aynı olduğunu, bu doğrultuda davalılar arasında ekonomik birlik kimliği korunarak tüm maddi unsurlar ve işgücü yeni şirkete devredildiğini, davalı ... firmasının 2018 yılındaki müdürü ve ortağı olan ...'a diğer şirketin geniş yetkileri içeren vekaletnamesinin verildiğini, ortaklık hususunda dışa karşı ekonomik birlik lanse edildiğini, davalı tarafların form BA bildirimleri ile 2018 ve 2019 yıllarında 6 adet ortak satıcıdan alış yapmış olduğu, form BS bildirimleri ile 2018 ve 2019 yıllarında 12 ortak müşteriye satış yapmış olduğu,  iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DAVALILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar arasında organik bir ilişki olmadığını, davacının iddialarının aksine, davacı şirket müvekkillerinden ... Ltd. Şti'nin borçlu olduğunu savunarak ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğu yönündeki kısımın hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık  ... sıra nolu 8 adet faturalardan kaynaklandığını, davacı tarafın bu fatuaralrı ticari defterlerine işlediğini ama müvekkilin ticari kayıtlarında bunların yer almadığını, faturalardaki malların şirketine teslim edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığını, talep edilen değerlerden daha fazla miktarda hüküm kurulduğunu savunarak ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                                                :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi 22/06/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı dosyası<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE     :<br>Dava, hukuki niteliği itibariyle \"Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması ve Alacak\" talebine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde, aralarındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalılardan ... İnşaat ... Ltd. Şti.'ne hazır beton verdiği, ancak 2018 yılı içinde adıgeçen davalı şirket yetkilisinin başka bir şirket daha kuracaklarını söyleyerek bundan sonra faturaların yeni kurulacak şirkete kesilmesini istediği, müvekkilinin yılların verdiği güvene dayanarak faturaları yeni kurulan diğer davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'ne düzenlediği, davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takiplerinde davalıların ayrı ayrı borca itiraz ettiği, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu ileri sürülerek davalı şirketler arasındaki organik bağın/aynı şirket olduklarının tespiti ile müvekkilinin davalı şirketlerden  alacağının davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı şirketlerin vekilleri tarafından ayrı ayrı verilen cevap dilekçelerinde davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olmalarına yönelik taleplerin reddine, 86.578,56 TL alacağın dava tarihi olan 17.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 62.368,23 TL alacağın dava tarihi olan 17.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, davacının her bir davalı yönünden fazlaya dair taleplerinin reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak borç ilişkinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkı ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişi ile ortakları arasında malvarlığı ile sorumluluk ayrılmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları veya  kardeş şirketleri sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen TMK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir (Yargıtay 11 HD'nin 2017/2384 Esas-2019/2653 Karar sayılı ve 23.HD'nin 2017/150 Esas-2020/1582 Karar sayılı ilamları).<br>Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken  şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir.<br>Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.<br>“Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” ana kuralın istisnası olarak ancak belirli ve sınırlı durumlarda “sakınılarak” uygulanması gereken bir yoldur.(Yargıtay 11.HD'nin 04/04/2019 Tarih ve 2017/2384 Esas-2019/2653 Karar sayılı ve Yargıtay 3.HD'nin 03/12/2019 Tarih ve 2019/593 Esas-2019/9655 Karar sayılı ilamları).<br>Somut olayda, davacı tarafından, davalı şirketlerin faaliyet alanları, adresleri, ortakları ve çalışanlarının aynı olduğu belirtilerek aralarında organik bağ bulunduğu iddiasıyla davalı şirketlerden alacaklı olduğu toplam 116.404,29 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece dosya arasına getirtilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarından davalı şirketlerden ... İnşaat ... Ltd.Şti.'nin kuruluş adresinin diğer davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'nin eski adresi olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte ... İnşaat ... Ltd.Şti.'nin kuruluş adresinde faaliyet göstermeden 3  gün sonra adresten taşındığı, bu şekilde davalı şirketlerin aynı tarihlerde aynı adreste faaliyet göstermediği, SGK kayıtlarına göre dava dışı ...'ün 2014 yılı Ekim ayından 2018 yılı Eylül ayı sonuna kadar davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. nezdinde ve 2018 yılı Kasım ayından itibaren de giriş ve çıkışlar şeklinde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. nezdinde çalıştığının görüldüğü, ancak adıgeçen dava dışı çalışanın davacı şirket tarafından davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'ne düzenlenen 1 adet faturayı teslim alması dışında dosyaya yansıyan başkaca eylemi bulunmadığından farklı adreslerde faaliyet gösteren davalı şirketlerin ortak çalışanı olduğunu kabule imkan bulunmadığı, alım ve satım yaptıkları bir kısım müşterileri de aynı ise de davalı şirketlerin ortaklık yapısının farklı olduğu gibi yetkililerinin de aynı kişiler olmadığı, ...'un ... İnşaat ... Ltd.Şti.'ni temsil yetkisinin diğer davalı  ... İnşaat ... Ltd.Şti.nin tescil edildiği 08.10.2018 tarihinden önce olmak üzere 23.05.2018 tarihinde sona erdiği, kaldı ki davacının davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. yetkilisinin talebi üzerine bile bile diğer davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'ne fatura düzenlediğini iddia etmesi karşısında davalı şirketlerin tüzelkişilik perdesinin arkasına sığınarak hareket ettiğinden söz edilemeyeceği, yukarıda ifade edildiği üzere “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi”nin belirli ve sınırlı durumlarda sakınılarak kullanılması gereken bir yol olduğu, somut uyuşmalık bakımından perdenin aralanması koşullarının oluşmadığı nazara alınarak ilk derece mahkemesinin davacı tarafın tüzelkişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu tutulmalarına yönelik taleplerinin reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalıların istinaf sebepleri arasında, mahkemece talepten fazlasına hükmedildiği iddia edilmektedir. Dosya arasında getirtilen takip dosyalarına göre, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'den tahsili istenilen asıl alacağın  90.208,56 TL, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'den tahsili istenilen asıl alacağın 26.195,73 TL olduğu görülmüştür. Dava dilekçesinde ise, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenilen alacağın, her iki takip dosyasındaki asıl alacaklar toplamına karşılık gelen (90.208,56 TL + 26.195,73 TL=) 116.404,29 TL olduğu, davanın da bu tutar üzerinden harçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafın, davalıların dava konusu 116.404,29 TL alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları talebinin reddine karar verilerek, davalıların her birinin davacıya karşı kendi borcundan müstakilen sorumlu olduğu kabul edilmiştir. O halde, davalılar aleyhine ayrı ayrı hükmedilebilecek alacak tutarları toplamı en fazla  116.404,29 TL olabilir. 6100 sayılı HMK'nın 26.maddesi uyarınca talepten fazlasına karar verilemez. Bu sebeple,  davacı tarafın davaya konu talebini aşacak şekilde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. aleyhine 86.578,56 TL ve davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. aleyhine 62.368,23 TL olmak üzere toplam 148.946,79 TL alacağa hükmedilmesi doğru olmamış, davalılar vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüş, kararın niteliği gereği davalılar vekilinin diğer istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden yargılama için ilk derece mahkemsine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                     :<br>1)-Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi 22/06/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)-Davalılar vekillerinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi 22/06/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>3)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi 22/06/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi delaletiyle 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4)-Dava dosyanın yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>5)a)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı ... tarafından peşin alınan 1.687,60.TL istinaf karar harcın davalıya İADESİNE,<br>b) 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı ... İnşaat Taahhüt tarafından peşin alınan 857,00.TL istinaf karar harcın davalı tarafa İADESİNE,<br>  c)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>6)-2004 sayılı İİK.'nın 36/5 maddesi gereğince istinaf eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun haklı görülmesi nedeniyle boçlu tarafından ...  Genel İcra  Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında nakit olarak yatırılan 111.145,42.TL teminatın üzerinde ihtiyati tedbir veya haciz bulunmaması halinde, istinaf eden davalılar vekiline İADESİNE,<br><br>7)- 6100 Sayılı HMK'nun 326/1. maddesi gereğince davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>8)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>9)-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>10)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,  <br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 15/11/2024 tarihinde karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a22959fc53628e86","SID":"3df8bde18e1ab4b0"}}