{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1773 Esas<br>KARAR NO:2024/1846 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2024/359 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH:05/07/2024<br>DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan olan alacaklarının tahsilini sağlamak için her bir davalının borcunu karşılayabilecek derecede başta ... marka ... plakalı, ... şase numaralı, ... motor numaralı kamyon olmak üzere taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, üzerine öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 05/07/2024 tarih ve 2024/359 Esas sayılı ara kararında;\"Mahkememizin 27/05/2024 tarihli tensip zaptı 9 nolu ara kararı ile, dava konusu vincin noter satış senedine konu 20.000,00-TL bedel üzerinden %15'i tutarında teminatın mahkememiz dosyasına yatırılması halinde ilgili aracın satışının önlenmesi amacıyla araç üzerine tedbir konulmasına karar verilmiş, davacı tarafça 04/07/2024 tarihinde 3.000,00-TL nakit teminat dosyaya yatırılmış olduğundan,...\"gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, ... plakalı aracın satışının önlenmesi amacıyla aracın sicil kaydına tedbir şerhi işlenerek ihtiyati tedbirin uygulanmasına, ...Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, işbu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.''karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi dosyasında 05.07.2024 tarihinde verilen \"ihtiyati tedbir talebinin kabulüne\" ilişkin ara karara yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurduklarını; Cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere söz konusu dava dilekçesinde usule ve esasa aykırı hususların söz konusu olduğunu, arabuluculukta görüşülmeyen hususlar hakkında yer yönünden yetkisiz mahkemede dava açıldığını, ayrıca müvekkilinin aktif husumet yokluğu nedeniyle işbu davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın tüm iddialarını ... ile yaptığını iddia ettiği imzasız inanç sözleşmesine dayandırdığını, müvekkili şirketin, davacının yapıldığını iddia ettiği inanç sözleşmesinin tarafı olmadığını, dolayısıyla davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca inanç sözleşmesinin ancak yazılı delille ispatının mümkün olduğunu, davacı taraf yazılı bir delil sunamamışken Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kabul edilebilir olmadığını;Bununla birlikte zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de geçmiş olup davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, davacı yanın... plakalı mobil vincin müvekkilinden alınarak ... adına tescilini talep ettiğini, ancak Mahkemenin de takdir edeceği üzere taşınır mallarla ilgili \"tapu iptali ve tescil\" davası gibi taleplerde bulunulamayacağı ve bu talepler doğrultusunda karar verilmesinin mümkün olmayacağının aşikar olduğunu;Cevap dilekçesinde de belirtilen tüm beyan ve itirazları tekrarla, işbu davanın usule ve esasa aykırı şekilde açıldığını, dolayısıyla işbu dava bakımından davanın müvekkili şirket bakımından öncelikle usulen reddi gerektiğini, ayrıca davanın konusunun \"inanç sözleşmesi kapsamında alacak\" olduğu da gözetilerek müvekkili adına tescilli olan ... plakalı mobil vince ihtiyati tedbir konulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, yetkisiz mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ihtiyati tedbir kararı onanacaksa da teminat miktarının, aracın güncel değeri üzerinden belirlenmesini, teminat miktarının arttırılmasını talep ettiklerini beyanla müvekkili adına tescilli olan ... plakalı mobil vince konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/359 Esas sayılı dosyası ile verilen 05.07.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne mütedair ara kararına ilişkin istinaf talebinin kabulü ile neticeten mezkur kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini; Dosyada mevcut cevap dilekçesinde de açıklandığı üzere, davacı yanın iddialarının aksine, taraflar arasında yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin hem davacı şirket hem de diğer davalı şirket ile ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, davaya konu aracın müvekkili şirkete borca karşılık olarak devredildiğini, taraflar arasında herhangi bir inanç sözleşmesi olmadığını, davacı yanın müvekkili şirkete olan borçlarını da tam ve eksiksiz olarak ödemediğini; Davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, inanç sözleşmesinin, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabildiğini, bu yazılı delilin, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya bir yazılı delil ibraz edilmediğini, her ne kadar taşınırlarla ilgili inançlı işlemlerde taşınırın değeri HMK md. 200 kapsamında belirlenen tutarı aşmadığı takdirde sözleşme her türlü delille ispatlanabilir ise de, HMK'nın 201. maddesinde; \"Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.\" denildiğini;Kanunda ispat sınırı olarak gösterilen ve parasal tutarı aşan hukuki işlemler ve senede karşı olan iddiaların kural olarak yalnız senet ve kesin delil ile ispat edilebildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde belirttiği araç satış sözleşmesinin 17.12.2021 tarihinde yapıldığını, satış bedelinin ise 20.000,00 TL olduğunu, senetle ispat zorunluluğu ve senede karşı tanıkla ispat yasağı sınırının 2021 yılı için 4.880,00 TL olduğunu, davacı yanın iddiaları gerçekleri yansıtmadığı gibi, davacı yanca kesin yazılı delil de sunulmadığını, sözleşmenin, senede karşı tanıkla ispat yasağı sınırını da aştığını;Davacı yanca,  dava konusu edilen aracın diğer davalı şirketten alınarak davacı adına tesciline karar verilmesinin, aracın elden çıkarılmış olması durumunda sadece müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin talep edildiğini, ancak ortada satışa konu araç dahi bulunmadığını, müvekkili yönünden huzurdaki dava şarta bağlı olarak ikame edildiğinden müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, bu durumun TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen; \"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. \" hükmüne açıkça aykırılık teşkil ettiğini; Müvekkili şirketin  Türkiye'nin en büyük vinç üreticilerinden biri olması, ticari hacminin çok yüksek oluşu dikkate alındığında HMK 389/1 maddesi şartlarının oluşmadığının mahkemece de müşahede olunacağını, davacı yan, sadece 3.000 TL'lik teminat vermekle yükümlü tutulmuş olup, mevduat faiz oranlarının dahi % 50'nin üzerinde olduğu gözönüne alındığında HMK madde 392'de yer alan teminat şartının yerine getirildiğinden bahsedilmesinin de mümkün olmadığını, bu itibarla, eksik inceleme ve araştırma neticesi tesis edilen İlk derece mahkemesi ara kararına karşı istinaf taleplerinin kabulü ile, 05.07.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne mütedair ara kararının kaldırılmasını, aksi takdirde  teminat miktarının arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.6100 sayılı HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesine göre; İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Söz konusu maddenin gerekçesinde de değinildiği üzere, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin geçici hukuki koruma taleplerinin kabulü hâlinde itiraz imkânı bulunduğundan, önce bu yola (itiraz) başvurulması gerekli olup, ancak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür.Nitekim HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde ihtiyati tedbir konusu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 394/1. maddesinde \"karşı taraf kendisi dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir\" denilmek suretiyle, bu durumda öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz yolu öngörülmüştür. HMK'nın 394/4. maddesinde, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlığı altında \"İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.\", 394/5.maddesinde de, \"İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.\" düzenlemesi mevcuttur.  Somut olayda; Mahkemece 05/07/2024 tarih ve  2024/359 Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin karar istinaf kanun yolu açık olarak verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere karara karşı İlk Derece Mahkemesine itiraz yolu açıktır. Mahkemece, istinaf dilekçesi itiraz olarak kabul edilerek itiraz hakkında bir karar verilmeli, bu karar taraflara tebliğ edildikten sonra kanun yoluna başvurulması halinde istinaf incelemesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebi üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 394/5 maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu tüketilmeden istinaf yoluna başvurulamayacağından, davalının istinaf başvurusunun itiraz olarak kabulü ile bu konuda bir karar verildikten sonra istinaf isteminde bulunulur ise Dairemize gönderilmek üzere bu aşamada tarafların istinaf dilekçelerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf dilekçelerinin 6100 Sayılı HMK'nın 346. maddesi  gereğince REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf  edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın 341 ve 352. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dde3ceb6a21a1292","SID":"bc78ab904a195ada"}}