{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 11/02/2022<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 24/10/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  müvekkili şirkete ait ... plakalı .,.. Markalı , ... ... ... modele sahip aracın yakıt alınmasını belirten mazot ikaz lambasının yanması ile müvekkil şirket tarafından ...  istasyonuna giriş yapılmış ve aracın anahtarı pompacıya teblim edilerek mazot alımı yapıldığını, mazot alımı ile birlikte aracın arızalandığını ve çalışmaması üzerine aracın çekici ile ... yetkili servis istaysonuna götürüldüğünü yaşanan durumun sebebinin mazottan kaynaklanabilecek bir sorun olabileceğinin belirtilmesi üzerine işbu durumun ....  . Yetkili kişilerine iletildiğini ve istasyon tabancasından ve aracın deposundan alınan akaryakıt numuneleri ile teste gönderileceğinin söylendiğini, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın yetkili servis istasyonunun tespit ve çözümlerinde de açıkça belirtildiği üzere seyir halindeki aracın davalı benzin istasyonundan yakıt alması sonucu stop etmesi ve çalışamaz vaziyette bulunmasının nedeni aracın yakıt deposunda benzin solvent karışımı olduğunun beyan edildiği, müvekkilinin günlük hayatın olağan akışı çerçevesinde ve toplumca bilinirliği sabit bir marka çatışı altında bayilik faaliyetini tek elden satış sözleşmesine göre yürüten bir istasyondan akaryakıt alımı gerçekleştiğini, mazot alımı ile birlikte bozulan araçta meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkil şirket tarafından 28.490,00 TL tamir b edeli ödendiğini, ve bir ayı geçkin süredir de aracı kullanamadığını, davalı tarafından haksız fiil, hukuka aykırı bir eylemi ile zarar meydana geldiğini, müvekkilinin aracında zararın meydana geldiğini, hal böyle iken akaryakıt alımı sonucunda aracın çalışamaz hale gelmesi, bir ayı aşkın süre boyunca kullanılamaması ve tamiri için yüksek meblağlar ödenmesinin, müvekkilinin akaryakıt istasyonuna girdiği anda almayı beklediği hizmetin günlük hayatın olağan akışında gerçekleştirilen bir akaryakıt alımında beklenebilecek ya da taraflarca kararlaştırılan satış  sözleşmesine uygun bir sonuç olarak görülemeyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere  satın alınan hizmetin/malın ayıplı çıkması sebebiyle müvekkil şirketin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak ödenen 28.490,79 TL bedelin haksız fiilin gerçekleştirildiği 08.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere müvekkil şirketin aracının bir ayı aşkın süredir kullanamaması nedeni ile 1.000,00 TL tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davalı müvekkilinin ticaret siciline kayıtlı  merkez adresinin ''... Mah. ... No:..  ... -... ... /...'' olduğunu, ayrıca davacının arızaya neden olduğunu iddia ettiği akaryakıt satışının bu adreste gerçekleştiğini iddia ettiği davalı müvekkilin, davacıya karşı bir haksız fiilinin olmadığını, davacının müvekkil şirketin kendilerine akaryakıt sattığını, akaryakıtın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, davacının bu davadaki iddialarının ayıplı ifa veya kötü ifa olarak nitelendirilebilir olduğunu bunun da borca aykırılık teşkil eder ve borca aykırılğa ilişkin hükümler uygulanacağını, ortada haksız bir fiilin olmadığını, dava konusu olayda haksız fiilin unsurları oluşmadığını, bu nedenle yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı tarafın iddialarının tamamı satın alındığı iddia edilen akaryakıtın kalitesiyle ilgili olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan müşteri şikayetlerinin hiçbirinin davalı müvekkille ilgili olmadığını, hepsinin farklı şehirlerdeki farklı .... &.... bayileri olduğunu, davacının müvekkilin istasyondan akaryakıt aldığını iddia ediyorsa da hangi tarihte kaç litre akaryakıt aldığını belirtmemekte satışa ilişkin kanıtlayıcı belge de sunmadığını, davacı aracının deposunda satın alımdan önce kaç litre ve tespit edilmesi gereken bir durum olduğunu, bu davadaki iddiaların müvekkilinin ticari itibarını zedelediğinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin akaryakıt istasyonundan yapılan yanlış doluma bağlı arıza ve hasarların müvekkili şirketçe sigortalattırılmış olup, davacı aracı ile ilgili müracaat ve hasar kaydı bulunmadığından sigorta şirketine hasar dosyası açtırılmadığını, bu nedenlerle uyuşmazlığın ayıplı ifa veya kötü ifa olarak nitelendirilebileceği, bunun da haksız fiil değil borca aykırılık teşkil ettiği bu nedenle  yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davacının iddialarının temelinde... &... ye ait akaryakıtın kalitesizliği olduğundan, dava dilekçesi ekinde bile davalı müvekkille alakası olmayan, farklı farklı şehirlerdeki ... &... bayilerinden alınan yakıta ilişkin şikayetlerin koyulduğu dikkate alındığında ... &... nin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesini, dava dilekçesinde davacının davalı müvekkile ait istasyondan hangi tarihte ve kaç litre akaryakıt aldığı bile anlaşılmadığından, iddia edilen alışverişe ilişkin satış fişinin veya satın almayı kanıtlayıcı belgenin dosyaya sunulması için davacıya kesin süre verilmesini, \"Araç deposunda benzin solvent karışımı olduğunu\" tespit ettiği söylenen ... nin laboratuvarının akaryakıt kalite testini yapmaya yeterli olup olmadığı, hangi belgelere sahip olduğu, EPDK tarafından akredite olup olmadığı, ilgili testi kimin ve nasıl yaptığı sorularının davacıya, gerekirse... . ye açıklattırılmasını, akredite laboratuvarlarca usulüne uygun yapılmayan tespitlerin Mahkemenizce dikkate alınmamasını, Müvekkil istasyonunda yapılan dolumla davacı aracında arıza meydana geldiğine ve davacının aracını 1 ay kullanamamasının kendisini zarara uğrattığına dair davacı iddialarının kanıta dayanmadığı, davacı aracındaki hasarın müvekkil istasyonundan yapılan dolumla ilişkilendirilmesinin dosya kapsamında ispata yarar belgelerle kanıtlanmadığı, akaryakıt alımının müvekkil istasyonundan yapıldığına dair dosyaya davacı tarafından satış fişi veya muadili belge sunulmadığı, müvekkil istasyonundan satın alınıp alınmadığı belli olmayan akaryakıtla, davacı aracının bozulması arasında illiyet bağı kurulamayacağı, iddia edilen dolumdan önce davacı aracının deposunda hangi istasyonlardan alınan kaçar litre akaryakıt olduğunun ve depoda kalan benzinin hangi istasyonlara ait olduğunun tespiti gerektiği, ayrıca davacı aracındaki arızanın sebebinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği, arıza ayıplı akaryakıt sebebiyleyse de hangi istasyondan alınan yakıt nedeniyle arıza oluştuğunun kesin olarak saptanmasını, gerek görülürse, davalı müvekkile ait istasyondaki pompalardan numune alınıp akaryakıt kalite kontrol testleri yapılarak, müvekkil şirkete yöneltilen haksız ve yersiz işbu davadaki tüm davacı taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"... Somut olayda, öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Davacı taraf her ne kadar dava konusunun haksız fiilden kaynaklı maddi zarara  dayalı olduğunu beyan etmiş ise de; dosya kapsamından, dava konusunun davalıya ait akaryakıt istasyonundan davacıya ait araca mazot alımı ile birlikte aracın arızalanması iddiasına yönelik olarak meydana  gelen maddi zararın tazminine yönelik olduğu anlaşılmakla; 6098 sayılı TBK'nın 219. vd. Maddelerinde düzenlenen satış sözleşmesinde ayıba ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Zira meydana geldiği iddia olunan maddi zarar, akaryakıt satışı sonrasında gerçekleşmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği satış sözleşmesi olarak belirlenmekle; bu kapsamda yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasında \"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir\" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun HMK'nın 10. maddesindeki; \"Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.\" şeklindeki düzenlemede kanun koyucu yetki hususunda davacıya seçimlik bir hak sunmuştur. Bu kapsamda dava dosyasından, davalı şirketinin adresinin ... ... olduğu, davaya konu edilen akaryakıt satışının da davalıya ait aynı adresteki akaryakıt istasyonunda gerçekleştiği; davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul ili Bağcılar ilçesi Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde olduğundan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca, hem davalı yerleşim yerinin  ... /... olması hem de sözleşmenin ifa edildiği yerin  .../... olması dikkate alınarak mahkememizin yetkisizliği sebebiyle HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, 6100 s. HMK.'nın 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın yetkili servis istasyonunun tespit ve çözümlerinde de açıkça belirtildiği üzere, seyir halindeki aracın davalı benzin istasyonundan yakıt alması sonucu stop etmesi ve çalışamaz vaziyette bulunmasının nedeninin aracın yakıt deposunda benzin solvent karışımı olduğunun beyan edildiğini, müvekkilinin, günlük hayatın olağan akışı çerçevesinde ve toplumca bilinirliği sabit bir marka çatısı altında, bayilik faaliyetini tek elden satış sözleşmesine göre yürüten bir istasyondan akaryakıt alımı gerçekleştirdiğini, davalı tarafından haksız fiil niteliğinde, mazot solvent karışımı yakıt satışı ile ve hukuka aykırı eylemi ile haksız zararın meydana geldiğini, müvekkilinin aracında zarar meydana geldiğini, davalı tarafça, dava konusunun haksız fiil netiliğinde olmadığından ve ayıplı hizmet olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulmuş ve yerel mahkemece itirazları kabul edilerek dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de, davayı görmeye yetkili yerin Denizli Mahkemeleri olduğunu, yerleşik içtihatlar ve mahkeme kararlarında dava konusu eylemin niteliğinin açık bir şekilde haksız fiil olduğunun ortaya konulduğunu, haksız fiil sonucu meydana gelen zararda eylemle zarar arasında illiyet bağı bulunduğundan davalının kural olarak sorumlu olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, ticari satış sözleşmesine ilişkin ayıplı hizmetten kaynaklanan hasar bedeli ve tazminat istemine ilişkindir.   <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, mahkemenin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı cevap dileçesinde akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Mahkemece taraflar arasında akdi ilişkinin olup olmadığı araştırılmamıştır. 6100 sayılı HMK m. 10 uyarınca sözleşmeden doğan davalarda yetki hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasında akdi ilişkinin olması zorunludur. Ancak eldeki dava, ticari satış sözleşmesine ilişkin ayıplı hizmetten kaynaklanan hasar bedeli ve tazminat istemine ilişkin olup (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2023 tarih, 2022/5552 Esas ve 2023/5101 Karar Sayılı ilamı) haksız fiilden doğan davalarda yetki hükümleri uygulanamayacağından ve HMK m. 6 uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi olan Bakırköy mahkemeleri yetkili olduğundan davacı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu  istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye  346,90 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 24/10/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf48bfae2517af08","SID":"16d26bc5cca6e8b2"}}