{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1609 <br>KARAR NO: 2024/1603<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/11/2020<br>NUMARASI: 2018/409 E. -  2020/751 K. <br>DAVANIN KONUSU: İstirdat <br>Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/101 Esas sayılı dosyasında 26.04.2018 tarihli ara karar gereği dava konusu çeki elinde bulunduranlara karşı istirdat davası açmaları için kesin süre verildiğini, bu sebeple de  davanın  açıldığını,  davacı şirketin iş yerine 30.08.2017 tarihinde hırsızlık olayı  olduğunu,  bunun üzerine şikayetçi olunduğunu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/41696 Soruşturma  dosyası ile  suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının rızası dışı elinden çıkan çekin ... Bankası, Halkalı Şubesi, 30.01.2018 tarihli, ... seri no'lu ve 20.000,00 TL bedelli çek olduğunu, kaybolan çeklerin iptali için  Bakırköy  2.Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/101 Esas sayılı dosyası ile dava ikame olunduğunu, davalının bu çeke ilişkin olarak  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığını, davacının dava konusu çekin yetkili hamil iken  rızası dışında elinden çıkması sebebiyle işbu icra takibinin  haksız olduğunu ileri sürerek, çekin istirdadına,  kötü niyet tazminatına  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı icra takibinin iptaline ve/veya durdurulmasına, dosyada ödeme olması halinde, teminatsız veya mahkemece belirlenecek teminat karşılığında alacaklıya ödeme yapılmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.. Davalı vekili, savunmasında özetle;  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün  ... Esas dosyasından takibe konu çek incelendiğinde davacının çekte keşideci veya ciranta sıfatını haiz olmadığını, icra takibi konusu çekle hiçbir ilgisi olmayan ve icra dosyasında da borçlu bulunmayan davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili davalının iyi niyetli olduğunu, çek iktisabında kusuru bulunmadığını, hamil müvekkilinin, haklı hamil olması gerekmediğini, yetkili ve meşru hamil olmasının yeterli olduğunu,  çekte ciro silsilesinin kopuk olduğundan söz edilemeyeceğini, davalının meşru hamil niteliğini haiz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 tarihli,  2011/19-228 Esas -2011/328 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu,  senetteki ciro silsilesinin düzgün olması ve senedi devralanın kötü niyeti veya iktisabında ağır kusuru bulunmaması halinde, senedi ciro ile devralanın iyi niyetli ve yetkili hamil sayılacağını,  davalı müvekkili ile çek cirantası konumundaki dava dışı üçüncü şahıs ... Nak. Turz. Tic. Ltd. Şti.arasında faktoring sözleşmesi imzalandığını, ciranta şirket tarafından önceki ciranta adına düzenlenmiş fatura suretinin de bulunduğunu ve bunun da sunulduğunu,  davalı müvekkilinin söz konusu davaya konu çeki sözleşmenin teminatı olarak aldığını, faktoring şirketlerinin kuruluş ve çalışma esasları yönetmeliğine uygun davrandığını,  hal böyle iken mevcut durum itibariyle davalı müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, çek iktisabında da ağır kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini  ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca, rıza hilafına elden çıktığı iddia edilen çekin istirdadı istemine ilişkindir. ... çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, davacının çekte ciranta olarak yer almadığı, çek üzerinde davacının hak sahibi olduğunu gösterir kayıt bulunmadığı gibi, davacı tarafından da çekin meşru hamilinin kendileri olduğuna dair delil sunulmadığı, çekin davacının defterlerinde kayıtlı olmasının da rızası hilafına elden çıktığına delil olamayacağı, bu nedenle davacının ticari defter ve kayıtların incelenmesinin yargılamaya fayda sağlamayacağı, dava konusu çeklerin 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve yukarıda sözü edilen Yönetmeliğin 8. maddesi hükmüne uygun şekilde faktoring şirketine devredilmiş olduğu davalı ... şirketinin buna ilişkin delillerini sunduğu, sözleşmenin faktoring şirketinden önceki ciranta ile yapıldığı, çekin dayanağı faturanın faktoring şirketine sunulduğu, ödeme araçları tevdi bordrosunda çekin bulunduğu,  dava konusu çeklerde lehtardan hamile ciro silsilesinin tam olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... şirketinin yetkili hamil olduğunun kabulü  gerektiği, 6102. sayılı T.T.K.'nun 792. maddesi gereğince davalı ...Ş.'nin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığı da nazara alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/101 Esas sayılı dosyasında 26.04.2018 tarihli ara karar gereği dava konusu çeki elinde bulunduranlara karşı istirdat davası açmaları için kesin süre verildiğini, bu sebeple be  davanın  açıldığını,  davacı şirketin iş yerine 30.08.2017 tarihinde hırsızlık olayı  olduğunu,  bu sebeple  şikayetçi olunduğunu,  Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/41696 Soruşturma  dosyası ile  suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının rızası dışı elden çıkan çekin ... Bankası, Halkalı Şubesi, 30.01.2018 tarihli, ... seri no'lu ve 20.000,00 TL bedelli çek olduğunu, kaybolan çeklerin iptali için  Bakırköy  2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/101 Esas sayılı dosyası ile dava ikame olunduğunu, davalının bu çeke ilişkin olarak  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 2018/5797 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığını, davacının dava konusu çekin yetkili hamil iken  rızası dışında elinden çıkması sebebiyle işbu icra takibinin  haksız olduğunu, açıklanan bu nedenlerle müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına istinaf talebinin kabulü gerektiğini, ancak mahkemece eksik araştırma yapıldığını, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdatı talebine ilişkindir.   İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davaya konu çekin  rızası hilafına elinden çıktığını, çekin davalı yanda olduğunu ve  davalının çeki iktisabında kötüniyetli ve  ağır kusurlu olduğunu, çekin davalı yanca icra takibine konu edildiğini  iddia ederek, dava konusu çekin istirdadına ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş,  mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu çekin incelenmesinde; ... Bankası Halkalı Şubesine ait, 30.10.2018   tarihli ve  20.000,00 TL bedelli çekin ... San. Tic. Ltd. Şti.tarafından keşide edildiği, lehtarın ... Teks. (...) olduğu, çekin lehtarın cirosuyla ... Tic. Ltd.Şti.'ne, ardından sırasıyla ...,..., ... İnşaat Tic. Ltd. Şti.'ne ve davalıya ciro edildiği, imza ve kaşelerin bulunduğu,  ciro edilen çekin davalı ciranta tarafından bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; eldeki dava konusu çekin alacaklı ... AŞ tarafından borçlular ... San. Tic. Ltd. Şti., ... (...), ...İç ve Dış Tic. Ltd.Şti.,  ..., ... ve  ... İnşaat Tic. Ltd. Şti.aleyhine takip konusu edildiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde  TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, \"Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, \"Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" düzenlemesi bulunmaktadır,  04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1 madesinde ise  \"Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de  faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; davacının çekte ciranta olarak yer almadığı,  davacının hak sahibi olduğunu gösterir bir kaydın bulunmadığı, bu haliyle  davacının yetkili hamil olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca  davalı ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.a arasında düzenlenen  20.09.2017 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında dava konusu çekin  dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... şirketine ciro edildiği anlaşılmaktadır.  Sözleşme ekinde dava dışı ...  İnşaat Tic. Ltd. Şti. ile yine dava dışı  ... arasında ticari satıma konu edilen19.09.2017 tarihli faturanın düzenlenmiş olduğu,   buna göre davalının, dava konusu çeki  faturasıyla birlikte ve faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiği, davacının zararına olarak ve çekin zayi edildiğini bilerek davacıya zarar vermek amacıyla hareket ettiğine dair somut bir olgunun ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.  Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91b0026f4356437a","SID":"b230c71612213ffc"}}