{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2022 - 2024/2589<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2022 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/2589<br>KARAR TARİHİ\t: 04/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2024<br>NUMARASI\t\t: 2020/588 Esas, 2024/313 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılama sonucunda, davanın usulden reddine dair hükme karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin diyaliz merkezi olarak hizmet vermek üzere ... adresindeki taşınmazı kiraladığı, 09/06/2019 tarihinde yağan yağmurun neticesinde şehir kanalizasyon sistemiyle tahliye edilemediği, diyaliz merkezinin bulunduğu İstasyon Caddesi ile arka cephesinde bulunan tren yoluna paralel 2000 sokakta yaklaşık 2 metre su biriktiği, biriken suların diyaliz merkezinin bodrum katına girerek 1 metrelik su birikintisi oluştuğu, biriken suyun pis ve çamurlu olduğu ve diyaliz merkezine ait ekipmanlara zarar verdiği, zarar gören taşınmazın müvekkilinin halihazırda işletmeye devam ettiği yer olduğundan, taşınmazın sağlık koşulları açısından elverişsiz hale geldiği, yaşanan su baskınına ilişkin Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/41 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, tespit dosyası ile su sızıntısı ve su basması sonucu oluşan makine ile ilgili zararların giderilmesi için gereken toplam maliyetin 26.265TL, inşaat ile ilgili zararların giderilmesi için gereken toplam maliyetin 12.920TL olduğu sonucuna varıldığı, açıklanan nedenlerle davalının kusurlu olduğu beyan edilmiş olup, ikame olunan davada, 39.185TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aletlerin onarım gideri olan ve faturaları sunulan 85.000TL ve 8.694,08TL zararların ticari faizi ile davalıdan tahsiline, müvekkilinin ticari faaliyetinin durmasından ve gecikmesinden kaynaklanan zarar miktarının tespiti ile şimdilik 100TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/41 D.İş sayılı dosyası tespit raporunda zarar tespiti yapılmayan zarara kalemlerine ilişkin zarar miktarının tespiti ile şimdilik 100TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından yapılan incelemeler sonucu ... adresinde meydana gelen arızanın oluşu ile ilgili herhangi bir kusurlarının bulunmadığı; açılan davada usule ilişkin zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki ve derdestlik ve husumet yokluğu ile davanın reddinin gerektiği, Etimesgut ilçesinde 09/06/2019 tarihinde aşırı yağış nedeni ile sel baskınlarına idare tarafından anında müdahale edildiği; alt yapının yeterli ve işler vaziyette olduğu, müvekkilinin görev ve sorumluluklarını yerine getirdiği, yağan yağmurun afet derecesinde yağdığı, mücbir sebep neticesinde meydana geldiği iddia olunan hasarın oluşumunda idarenin hiçbir kusurunun ve kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren yağış miktarının Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile yazışma yapılarak öğrenilmesi gerektiği; yağışın afet boyutunda olduğu ve bu durumda idareye kusur yüklenemeyeceği beyan edilmiş olup, usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın öncelikle usulden reddine, davanın usulden reddinin Mahkeme tarafından uygun görülmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından; \"...Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, 09/06/2019 tarihinde Ankara ilinde yaşanan yağış neticesinde, davacı şirketin işyerinde meydana gelen su basması ile ilgili olarak davalı idarenin (kanalizasyon sistemlerindeki) hizmet kusuruna dayalı olarak ikame edilen tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. <br>Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca; kamu hizmeti yürüten davalı idarenin, bu hizmeti yürüttüğü esnada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan işbu dava kapsamında; kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin ve bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti gerekmekte olup; söz konusu tespitin ancak idare hukuku ilkelerine göre gerçekleştirilmesi mümkün bulunduğundan ve bunun yanı sıra Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının, tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak; Mahkememizin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve bu doğrultuda davanın HMK'nın 114/1 (b) ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltılmasının ...'nin görev ve sorumluluğunda olduğunu, ...'nin Türk Ticaret Kanunu'nun 18.maddesi gereği tacir olduğunu, ...'nin haksız fiilinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargı olduğunu, somut olayda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesi tarafından, davaya bakma görevinin idari yargıya ait olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... (...) Genel Müdürlüğü, bir kamu kurumudur ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlıdır. Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesine göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.<br>2560 sayılı Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde  düzenleneceği belirtilmiştir.<br>Yukarıda gösterilen kanuni düzenlemenin ek 5. maddesinde \"Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.\" hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda Ankara Su ve Kanalizasyon  İdaresi Genel Müdürlüğü'nün  de  2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. <br>Şu durumda, davalının haksız eylem teşkil ettiği ileri sürülen faaliyetinden kaynaklanan uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalar gereğince adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından açıklanan olgular gözetilerek, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhinde açılan davada işin esasına girilip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeler ile yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. <br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemsine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1)Davacı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile  Ankara 7. Asliye  Ticaret Mahkemesinin  09/05/2024 gün ve 2020/588 Esas, 2024/313 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (a) bendinin 4.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 7. Asliye  Ticaret Mahkemesi'ne  gönderilmesine,     <br>3)Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde  iadesine, <br>4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddenin 1.fıkrasının a bendinin 4. maddesi  uyarınca kesin olmak üzere,  dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda 04/12/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imza  <br><br>Üye<br><br>e-imza  <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Katip<br><br> e-imza <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3197f4e66fbedddc","SID":"4b7ddfc20dfb0fa1"}}