{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/102 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/148<br>DAVA\t\t: Şirketin borca batık olduğunun tespiti, tasfiye, kayyım atanması<br>DAVA TARİHİ\t\t: 19/02/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 23/02/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan şirketin borca batık olduğunun tespiti, tasfiye, kayyım atanması talepli davada dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin % 40 oranında hissedarı olduğunu, davalı şirketin diğer ortağının % 60 hissedarı konumunda olan dava dışı ... ... Şirketi olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütmüş olan ...'ın 2019 yılına kadarki süreçte ... ... A.Ş'nin tüm hisselerine sahip olarak fiilen olmasa da bağlantılı olarak şirket ortaklığında temsil yetkisini kullandığını, ...'ın 2019 yılında şirkette bulunan tüm hisselerini devretmiş olmasına rağmen bu hususu davacıdan gizlemek suretiyle hali hazırda kendisini şirket ortağı gibi göstererek yeniden yönetim kurulu başkanlığı'na seçildiğini, şirketin işleyişinin ve cirosunun iyi olduğunun bilinmesine karşın herhangi bir kar dağıtımı yapılmaması neticesinde davacı tarafça şirket defterleri incelettirildiğini, ... süre gelen yıllarda davacının imzasına gerek olmamasını kötü niyetli bir şekilde kendi lehine kullanarak internet havalesi işlemleriyle şirketin hesabına para yatırıp-para çekme suretiyle kendi hesabına para aktarımı yaptığının tespit edildiğini, şirket hesaplarında açıklara sebebiyet verdiğini, işlemlerden kaynaklı olarak güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılığa ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, ... soruşturma sayılı dosyanın halen devam ettiğini, derdest olduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacı konumunda olan ... ... A.Ş'nin \"Anonim Genel Kurulunu toplantıya çağrı talepli\"  davayı ikame ettiğini, dava dosyası kapsamında ... tarihinde ... karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, karar uyarınca ... tarihinde 2019 Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, toplantıda ihtarnamelerin gündeme eklenmesi taleplerinin dikkate alınmadığını, % 40 ortağı konumunda bulunan davacının hak ve talepleri nazara alınmaksızın gündem maddelerinin belirlendiği beyan edildiğini, toplantıda ...'ın tek başına aldığı kararlar ve uygulamalar neticesinde şirketin zarara uğramış olduğunu, şirketin 2016 yılından beri borca batık durumda olmasına karşın şirket muhasebesinde yapılan hileli kayıtlarla şirketin borca batık durumda olduğunun gizlenilmiş olduğunu, şirketin yıllardan beri yönetildiği 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarında sürekli ticari zarar oluştuğunu, şirketin geçmiş yıllar zararları nedeniyle borca batıklığının gizlenmesi amacıyla ....-TL hileli kayıt yapılarak bilançoların örtülendiğini, 2019 bilançosunda nakit kasasında ....-TL nakit para olduğuna dair kayıt yer aldığını, fiziken bu tutarda bir nakit paranın kasada işyerinde bekletilmesinin mümkün olmadığını, ticari teamüllere uygun olmadığını, hiçbir basiretli iş adamının bu tutarda bir parayı kasada muhafaza etmesinin ticari uygulamalar ile izahının mümkün olamayacağını, hayali bir muhasebe kaydı sonucu yapılan hile gereği şirketin bilançosunun gizlendiğini, ... tarafından kendi hataları ve örtülü para çekişlerini gizlemek için hayali kayıtlar ile şirket kasasında nakit para varmış gibi gösterildiği için mali tablolara onay verilmediğini, genel kurulda tüm taleplerinin reddedildiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 427'inci maddesinin 4'üncü fıkrasında \"Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyum atanabileceğine\" dair düzenleme bulunduğunu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133'üncü maddesinde \"Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir\" düzenlendiğini, şirket ortaklığı bulunmayan ... ve yine ...'ın tüm hisseleri kızı üstüne ve şirketi temsil yetkisi de ...'ta olan Diğer % 60 ortak şirket olan ... ... A.Ş Yönetim kuruluna seçilerek davacının yönetim kurulunun da dışında bırakılarak şirket yetkileri elinden alınmaya çalışıldığını belirterek davalı ... ... ... Şirketi'nin borca batık durumda olduğunun tespitine, tasfiyesine, şirketin iflasına karar verilmesine ve şirketin yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Dava, davalı ... AŞ'nin borca batıklık olduğunun tespiti, tasfiyesi ve kayyım atanması davasıdır.<br>Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; aynı davacı tarafından aynı davalı aleyhine aynı gerekçelerle şirketin borca batıklık nedeniyle iflası, tasfiyesi ve kayyım atanması davası olduğu, yapılan yargılama sonunda mahkememizin ... tarih ... esas ... karar sayılı kararla davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>6102 Sayılı HMK'nun 114 maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, 114/i maddesi gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarındandır. Yine HMK'nun 115 madde gereğince mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında resen araştırmak zorundadır. HMK'nun 115/2 madde gereğince dava şartı noksanlığı tespit edildiği takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekle, somut dava daha önceden mahkememizce kesin hükme bağlanmış olmakla, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,<br>HMK'nun 114/i, 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE;<br>Alınması gerekli harç, peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, tarafların yokluğunda, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.23/02/2021<br><br><br><br><br>Başkan ...<br> (E-İmzalı)<br>Üye ...<br> (E-İmzalı)<br>Üye ...<br> (E-İmzalı)<br>Katip ...<br>(E-İmzalı) <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"613230e14e4999e6","SID":"a68fc9218b57b5f1"}}