{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/899 <br>KARAR NO: 2024/1418<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/570<br>KARAR NO: 2023/909<br>TARİHİ: 21/12/2023 <br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 11/09/2023<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/667 E., 2023/329 K. sayılı, 22.05.2023 tarihli ilamı ve dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporu gereği müvekkilin alacağının davalıdan tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluna dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davanın kabulü ile icra dosyasına vaki itirazın iptali ve icra takibinin asıl alacak ve asıl alacağa faiz ve ferileri yönünden devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket ile Davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında Kuzey Marmara Otoyolu’nun kar ve buzla mücadele çalışmalarının yürütülmesi amacıyla müvekkil şirket ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kınalı–Odayeri kesiminde “Kar ve Buzla Mücadele Araçları Kiralanması” için iki ayrı sözleşme imzalandığını, davacı tarafın haksız şekilde feshedilen sözleşmeler neticesinde kazanç kaybına uğradığını iddia ederek İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 Esas sayılı dosyası üzerinden gerçekleştirilen yargılama sonucu verilen 2023/329 K. sayılı ve 22.05.2023 tarihli gerekçeli karar ile usul ve yasaya aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, ikame edilen dava içerisinde tespit edilen tutarın ıslah veya talep arttırımı yapılmaksızın başka bir dava konusu edilmesinin derdestlik dava şartına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle huzurdaki yargılamanın derdestlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, sözleşmenin kararlaştırılan fesih süresine uygun olarak ve yeni hizmet döneminden beş ay önce feshedildiği, davacı tarafın lehine kazanç kaybına karar verilmesinin haksız olduğunu, ikame iş alıp almadığının dahi değerlendirilmeksizin tespit edilen tutarların kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/667 esas 2023/329 karar sayılı dosyası delil olarak değerlendirilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının iş bu dava davacısı . ... Limited Şirketi, borçlularının ise ... Anonim Şirketi olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 220.696,96-TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, ödeme emrinin takip borçlu vekiline 30/07/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, takip borçluları vekilinin 25/07/2023 tarihli dilekçesi icra dairesinin yetkisine, borca ve takibe itiraz ettiği görülmüştür. İş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: \"(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu;  takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır\" düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde: \"(1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır\" düzenlemesine yer verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde: \"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez\" düzenlemesine yer verilmiştir. \"...Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartları’dır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır.  Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür... (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/05/2011 tarih, 2011/11-186 Esas 2011/352 Karar sayılı ilamı)\" Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İşbu dava dosyasında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... takip sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmekte olup, takip dosyasının tetkikinde, takibe dayanak belge olarak İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun gösterildiği, raporda belirlenen ve hüküm altına alınmayan bedel yönünden takibe girişildiği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. Sayılı dosyası dosya arasına celp edilerek yapılan incelemede ise; ilgili dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi 2023/211 esas sayılı dosyasında halen istinaf incelemesi aşamasında olduğu, takibe dayanak mahkeme ilamı ve bilirkişi raporuna ilişkin hem davacı hem de davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulduğu, işbu davaya konu alacak talebi yönünden bedelin tespiti amacıyla yargılama sürerken ilgili mahkemece alınan bilirkişi raporuna isnat edilmek suretiyle ilamsız takibe girişilmesi ve davalı tarafça yargılama sürmesi sebebiyle itiraz edilmesi akabinde mezkur itirazın iptali istemiyle dava açmakta davacı taraf açısından hukuki yarar bulunmadığı zira alacak iddiasına dayanak bedelin tespiti yönünden dayanak belgenin bulunduğu dosyada yargılamanın sürdüğü ayrıca hakkaniyet indirimi yönünden davacı tarafça da ilgili ilama karşı istinaf yoluna başvurulduğu gözetildiğinde istinaf incelemesi devam eden dosya içeriği yönünden tekrar yargılama yapılmasında taraflar açısından hukuki yarar bulunmadığı kanaatiyle HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen hukuki yarar dava şartının dava dosyamız açısından sübut bulmadığı kanaatiyle HMK'nın 114 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/667 esas sayılı dosyası tazminat davasının fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak ikame edildiğinini, dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporu gereği mahkemece karar altına alınmayan alacağın fazlaya ilişkin kısmı yönünden davalıdan tahsili için İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluna dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin dava açmakta hukuki yararı olduğunu belirterek davanın usulden reddine dair kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacı itirazın iptali yargılamasının dayanağı olan icra takibi açıkça kötü niyetli olduğundan katılma yolu ile istinaf başvurularının kabulü ile davacı aleyhine icra takibine konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, hizmet alım sözleşmesi kaynaklı ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK m. 67/1 fıkrası iptali istemine ilişkindir. Mahkemece icra takip dosyasındaki borcun sebebine dayanak belgenin bulunduğu İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. Sayılı dosyasında yargılamanın sürdüğü belirtilerek itirazın iptali davası için tekrar yargılama yapılmasında taraflar açısından hukuki yarar bulunmadığı kanaatiyle davanın usulden reddi kararına karşı davacı tarafça diğer dosyada karar altına alınmayan kısım yönünden takip yapıldığı ve hukuki yararın bulunduğu gerekçesiyle, davalı taraf ise kötüniyet tazminatına hükmedilmediğinden bahisle katılma yoluyla  istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının  ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ise ... Anonim Şirketi olduğu, 169.540,00 TL asıl alacak, 14.315,68 TL işlemiş faiz, 26.702,55 TL işlemiş faiz, 8.738,28 TL işlemiş faiz ve 1.400,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 220.696,96-TL üzerinden 12/07/2023  tarihinde başlatılan icra takibinde İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ihtarname borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 30/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 25/07/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, davalılarının ise ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi olduğu, 19/10/2021 tarihinde açılan davanın taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan kazanç kaybı talebine ilişkin tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama neticesinde 22/05/2023 tarihinde davanın kabulü ile, 100.000,00-TL tazminat alacağının temerrüt tarihi 30.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin  hakkın saklı tutulmasına dair karar verildiği, karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı tarafça da katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulduğu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davaya konu icra takip dosyasında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu borcun sebebi yapılarak davacı tarafça yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin iş bu davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. sayılı bu aşamada kesinleşmeyen dava dosyasında davacı taraf fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL üzerinden kısmi dava açmış, davanın ıslah edilmemesi nedeniyle mahkemece taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden hüküm tesis edilmiştir. Davacı taraf katılma yoluyla istinafında da ayrıca ıslah hakkının mahkeme tarafından kullandırılmadığını da istinaf sebebi yapmamıştır. Davacının kısmi davasına konu etmediği fazlaya ilişkin alacağı var ise bu miktarı ilamsız icrada borcun sebebi yaparak takip başlatmasında yasal bir engel bulunmadığı gibi bu takibe itiraz edilmesi halinde açılan itirazın iptali davasınında görülmesinde de hukuki yarar bulunmaktadır. Mahkemece, kısmi davaya konu edilen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/667 E. 2023/329 K. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının değerlendirilerek neticesine esasa ilişkin yargılama ve değerlendirme yapılması gerekirken aksi yönde davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine dair karar verilmesi isabetli değildir. Açıklanan gerekçeyle; dava şartına aykırılık bulunması nedeniyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK m. 353/1-a.4 gereğince kararın kaldırılmasına, davalı tarafın katılma yoluyla istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, davalı tarafın katılma yoluyla istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  05/02/2020  tarih ve 2019/1006 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve dosyanın mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf başvurusu için yapılan başvurma harcı ve yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine,  7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/12/2020 tarihinde HMK'nun 353/1-a ve 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.06/11/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d1a185a6dd67bee","SID":"ed82f5c213fa73b8"}}