{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1780 <br>KARAR NO\t: 2024/1778<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/03/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/69 Esas,  2022/194 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen trafik kazasından kaynaklı tazminat  davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/04/2019 tarihinde Erzurum ilinde müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalının sevk ve idaresindeki ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ...plakalı aracın ön kısmı ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın sol tarafının büyük hasara uğradığını, kaza sonucu aracın 2 yan perde hava yastığının, sürücü koltuğu hava yastığının, sol iki kapı, sol ara direk, tavan döşemesi ve daha birçok parçasının yetkili servis tarafından değiştirildiğini, aracının kaza tarihine kadar servis bakımlı olup daha önce herhangi bir kazaya karışmadığını, davalı araç sürücüsü ...'in olaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini,  davalılardan ... Gıda İnşaat Spor Malzemeleri ve Giyil Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin ise araç işleteni olduğunu, müvekkilinin aracının 2 ay kadar serviste kalmasından dolayı kullanamadığını ve ciddi mağduriyet yaşadığını, aracı kullanamadığından acil ihtiyaçlarını gidermek maksadıyla 1 haftalığına araç kiraladığını beyanla araçtaki değer kaybı olarak 5.000,00 TL (Fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik harca esas olmak üzere) maddi tazminat, aracın kullanılamaması nedeniyle kiralanan araca ödenen fatura bedeli olan 1.100,00 TL'nin davalı ... şirketi açısından davalı ... şirketine başvuru tarihinden, diğer davalılar açısından ise dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri, yetkili mahkemenin Karayolları Trafik Kanunu madde 110 uyarınca İstanbul Mahkemelerinin olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, dava bakımından dava şartı mahiyetindeki sigortacıya başvuru usulü eksik evrakla yapılması nedeniyle yerine getirilmdiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin belirsiz alacak davası olarak yöneltilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafa 06/11/2019 tarihinde 4.598,46 TL işçilik ve 22.832,46 TL yedek parça bedeli toplamı olarak 27.430,92 TL tutarında hasar tazminatı ödemesi yapıldığını ve sigorta şirketinin üzerine düşen sorumluluğu tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava trafik kazasından kaynaklanan araçta meydana gelen değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan kazanç kaybı istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın kusursuz olduğu, sürücü ...'in ise %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememiz'ce de sürücü ...'ın geçiş önceliğine riayet etmediği anlaşıldığından, bu sürücünün kazanın oluşumunda tek kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Makine mühendisi tarafından güncel piyasa rayiçlerine göre yapılan araştırma neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının 12.500,00 TL olduğu ve aracın 7 günlük süre içerisinde tamir edilebileceği değerlendirilmiştir. Davacının araç kiralama bedeli talebi açısından Mahkememiz'ce TBK'nin 50/2.maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, aracın kullanılamamasından kaynaklanan 1.100,00 TL zararın makul olduğu değerlendirilmiş ve faiz hususunda taleple bağlılık ilkesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İlaveten davalı ... şirketi tarafından dava öncesinde hasar için bir ödeme yapıldığından ve  bu davalının sorumluluğu sigorta teminat limiti kadar olduğundan, bu davalı yönünden teminat limiti kadar davanın kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davanın kısmen kabulü ile,<br>12.500,00 TL değer kaybı ve 1.100,00 TL aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarar olmak üzere toplam 13.600,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 8.569,08 TL (poliçe limiti) ile sınırlı tutulmasına, (davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tutarın 1.064,08 TL'lik kısmına temerrüt tarihi olan 07.06.2019 tarihinden, 7.500,00 TL'lik kısmına ise ıslah tarih olan 31.01.2022 tarihinden itibaren, diğer davalıların sorumlu olduğu tutarın  6.100,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 17.02.2020 tarihinden, 7.500,00 TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan 31.01.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine), sigorta şirketi yönünden fazla istemin reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olup hiçbir piyasa araştırmasını içermediğini, bilirkişi raporunun somutlaştırılmadığını ve hükmün bu eksik rapora dayanılarak verildiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 8.569,08-TL (poliçe limiti) ile sınırlı tutulmasına karar verildiğini ancak kaza başına öngörülen limitin daha yüksek olduğunu, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişinin basit bir kaza yaşanmış gibi hesaplama yaptığını, değer kaybının önemli ölçüde düşük hesaplandığını belirterek kararın kaldırılması istemi ile  istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın niteliğinin kısmi dava kılındığını, ıslaha konu edilen talebin  zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ileri sürülen haksız tazminat talebi bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya 27.430,92-TL tutarında hasar tazminatı ödemesi yapıldığından davacının ödeme üstü tazminata ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, her halükarda müterafik kusurun varlığı halinde davacı lehine hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanununun 92.maddesinin i bendine göre araç mahrumiyeti zararı talebinin teminat dışı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte,  bilirkişi tarafından tespit edilen günlük kiralama bedellerinin fahiş olduğunu, değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunulmadığı takdirde ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı asil ve davalı ... şirketi vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarından biri, davacı tarafından açılan davanın maddi zarar ilişkin kısmi dava olduğu bu nedenle ıslah ile arttırılan kısım için zaman aşımı süresinin dolduğu yönündedir.<br>Davacı vekili tarafından maddi tazminat istemli davanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere açıldığı görülmüştür. Bu durumda davalının ıslaha karşı zaman aşımı talebi ile ilgili değerlendirme yapabilmek için öncelikle davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. <br>Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır.<br> Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. \t<br>Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih 2021/485 E,2021/971 K ) <br>Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere” şeklinde beyanda bulunarak değer kaybı ve ikame araç bedeline ilişkin maddi  tazminat talebinde bulunmuştur. Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığına dair bir beyan bulunmadığından sonuç itibariyle davanın kısmi dava şeklinde açıldığının kabulü gereklidir. <br>Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminata talepleri yönünden zamanaşımı süresi 2918 sayılı KTK’nın 109. maddesine özel olarak düzenlenmiş olup söz konusu madde de aynen;<br>“(1)Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. (2)Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. (2)Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. (3)Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.” denilmiştir.<br>Somut olayda dosyada mübrez kaza tespit tutanağına göre yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası söz konusu olup, zararı meydana getiren eylem suç oluşturduğundan olay, TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık ceza zamanaşımına tabidir. Olayda KTK'nın 109/2. maddesi gereğince 8 yıllık uzamış zamanaşımı hükümleri uygulanacağından ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. (emsal için bknz. Yargıtay 17. HD 2012/12926 E- 2013/8907 K sayılı ilamı). <br>Hal böyle olmakla her ne kadar ilk derece mahkemesince davalı ... vekilinin zamanaşımı defi karar gerekçesinde tartışılmamış ve bir karar verilmemiş ise de davalı ... vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazının yazılı gerekçe dahilinde reddi gerektiği anlaşılmıştır.<br>2-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı ... şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)<br>Somut olayda ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan teknik raporun dosya içeriğiyle kaza tespit tutanağındaki incelemeyle uyumlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu görülmekle davalı ... vekilinin kusura ilişkin aksi yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. <br>3-) Her ne kadar ilk derece mahkemesince ikame araç bedeline yönelik zararlar yönünden davalı ... şirketinin de sorumluluğu bulunduğu kabul edilerek maddi tazminat tutarı belirlenmiş ise de ikame araç bedelinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6.maddesi gereğince teminat dışı haller arasında bulunduğu ve ibraz olunan poliçede ikame araç bedelinin ayrıca sigorta kapsamına alındığında dair bir bulguya rastlanmamakla davalı sigortanın bu yöndeki istinaf istemi de yerinde görülmüştür.<br>4-) Davalı ...Ş., diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. 2918 sayılı Kanun'un hükümlerine göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve kanunen yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Ayrıca davalı ... şirketi harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden poliçe limitinin, toplam hükmedilen maddi tazminata oranı dahilinde sorumludur. (bknz. Yargıtay 4. H.D.2024/912 E. 2024/2339 K. Sayılı ilamı)<br>Somut olayda, davalı ... şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olduğu miktar üzerinden alacak bedeline hükmedilmesi doğru olmakla birlikte değer kaybına ilişkin bakiye miktar esasen poliçe limitine dahil olmayıp dava konusu olmadığından davalı lehine (değer kaybına ilişkin limit dışı miktar dahil edilerek) yazılı tutarda vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalıdır. Eş söyleyişle, davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olup teminat dahilinde olduğu kabul edilen değer kaybı yönünden davalı ... şirketi yararına fazladan vekalet ücreti verilmesi yerinde olmayıp, davalı ... şirketinin teminat teminat kapsamında olmadığı halde sigorta şirketinden tahsili talep olunan 1.100,00 TL'lik ikame araç bedelinden kaynaklı olarak vekalet ücretine hak kazanacağı kabul edilmelidir. Davacının bu yöne işaret eden istinaf itirazının yazılı gerekçe dahilinde kısmen kabulü gerekmiştir. <br>5-) Öte yandan ZMMS poliçesi uyarınca davalı ... şirketinin maddi zararlarda araç başına azami 36.000,00 TL ile sorumluluğunun sınırlı olduğu, araçta meydana gelen değer kaybının aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre teknik hesaplama yapılmış olması dahilinde davacının aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı  asilin ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı tarafın ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br> Davanın kısmen kabulü ile,<br>1-) 12.500,00 TL değer kaybı bedelinin (davalı ... şirketinin bakiye poliçe limit miktarı olan 8.569,08 TL'sinden sorumlu olmak üzere), tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tutarın 5.000,00 TL'lik kısmına temerrüt tarihi olan 07.06.2019 tarihinden, 3.569,08 TL'lik kısmına ise ıslah tarih olan 31.01.2022 tarihinden itibaren; diğer davalılar  ... Gıda İnşaat Spor Malzemeleri ve Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden sorumlu oldukları tutarın 5.000,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 17.02.2020 tarihinden, 7.500,00 TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan 31.01.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>2-)Aracın kullanılamamasından kaynaklanan 1.100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar  ... Gıda İnşaat Spor Malzemeleri ve Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti. ve ...'den tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>Davalı ... şirketi yönünden aracın kullanılamamasından kaynaklı tazminat isteminin reddine, <br>3-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 929,02 TL ilam harcından, peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 874,62 TL harcın 551,00 TL'sinin tüm davalılardan kalan 323,60 TL'sinin davalılar ... Gıda İnşaat Spor Malzemeleri ve Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 13.600 TL vekalet ücretinin 8.569,08 TL'sinin tüm davalılardan, 5.030,92 TL'sinin ... Gıda İnşaat Spor Malzemeleri ve Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,<br>5-)Davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan ikame araç tazminatı istemi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine  verilmesine,<br>6-)Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 104,18 TL peşin harç, bilirkişi ücreti 500,00 TL, ATK fatura ücreti 323,00 TL ve 377,15 TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam yapılan 1.358,73 TL yargılama giderinin 855,00 TL'sinin tüm davalılardan 502,73 TL'sinin de ... Gıda İnşaat Spor Malzemeleri ve Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, <br>7-)Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin 831,60 TL'sinin tüm davalılardan 488,40 TL'sinin de ... Gıda İnşaat Spor Malzemeleri ve Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>8-)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, şeklinde  YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Taraflardan alınan istinaf karar peşin harcının taraflara iadesine,<br>IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL başvuru harcı, 210,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 430,70-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>V-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL başvuru harcı, 61,75-TL posta masrafı olmak üzere toplam 282,45-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,<br>VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c315ff4dea5210b","SID":"1e1abd5c66f5a70a"}}