{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/755 <br>KARAR NO: 2024/1914<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/01/2022<br>NUMARASI: 2018/692 E. - 2022/44 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıya karşı herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı numaralı dosyasında başlatılan 10.000,00 TL tutarındaki ... seri numaralı çeke dayalı takibe ilişkin icra dosyasından yapılacak ödemenin öncelikle yatırılacak teminat karşılığı ihtiyati tedbir yolu ile durdurularak işbu takibe dayalı hacizlerin kaldırılmasını, akabinde takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, icra dosyasına konu takibi oluşturulan... Bankası Van şubesinde keşide edilen ... seri numaralı 10.000,00 TL bedelli ... Paz. San. Ve Tic. A.Ş tarafından keşide edildiği görülen çekin arka yüzünde yer alan ve müvekkili şirket ... Sanayi ve Ticaret Şirketine benzetilerek basılmış görünüm \"... San. A.Ş\" kaşesi ile bu kaşe üzerinde yer alan imza müvekkiline ait olmadığını, davalarının kabulüne karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında davacı borçlu hakkında girişilen, çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı ve sonrasında davacı borçlu tarafından iş bu menfi tespit davası ikame edildiği, davacı borçlu vekilinin iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, ... Kimya San. A.Ş kaşesi üzerinde yer alan imzanın davacı borçlu şirkete ait olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, hem dosyaya celp edilecek imza örnekleri hem de Mahkeme tarafından gerekli görüldüğü takdirde yapılacak bilirkişi incelemesinde çekteki imzanın davacı borçluya ait olmadığının görüleceği, ayrıca çekteki imza vasıflı bir imza olup taklit edilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarına itibar edilmemesi gerektiği, davacı borçlu tarafın açmış olduğu iş bu davanın reddine, dava konusu icra takibinin devamına, kötü niyetli ve hukuki menfaati bulunmayan itiraz ve taleplerin reddine, karşı tarafın itiraz ettiği tutar üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve icra takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesi gerektiği, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu  ... Bankası Van Şubesi'ne ait keşidecisi ... Paz. San. ve Tic. A.Ş. olan ... numaralı 31/05/2018 tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin arka sayfasında davacıya atfen atılı bulunan ciroya ilişkin imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 25/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda cirodaki imzanın  31/05/2018 tarihi itibariyle davacı şirket yetkilileri olan ... ve ...'nun eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/753 esas 2020/47 karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu da benzer mahiyettedir. Mahkememizce aldırılan raporun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının da dosya kapsamı ile de örtüşmemesi de dikkate alınarak itibar edilmemiştir.  Davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, dava konusu edilen kambiyo senedi niteliğindeki çekin arka sayfasındaki ciro niteliğindeki imzanın davacı şirketin yetkili temsilcilerinin eli ürünü olmadığının ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına tahsilat makbuzu ile de sabit olduğu üzere 20/07/2018 tarihinde 4.385,04 TL ödeme yapmış olup 11/09/2018 tarihli dilekçesi ile de bu bedeli faizi ile birlikte talep etmiştir. Bu nedenlerle davanın kabulü ile, davacının ... Bankası Van Şubesi'ne ait keşidecisi ... Paz. San. ve Tic. A.Ş. olan ... numaralı 31/05/2018 tarihli 10.000,00 TL bedelli çek ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline,  davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında ödenen 4.385,04 TL'nin 20/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.  Davacı tarafın tazminat talebinin yönünden İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca davanın kabulü yanında davalı tarafın haksız ev kötüniyetli olması gerekir. Davacı şirket ile davalı şirket arasında  dava konusu çekte arada başka cirantaların olması dikkate alındığında davacıya atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğunu davalı taraf çeki iktisab ettiğinde bilebilecek durumda değildir. Dosya kapsamında davalının kötüniyetli olduğuna dair bir belge veya delil de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle de davacı tarafın tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalının tazminat talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın kabulüne karar verilmiş olması davalının tazminat talebinin İİK'nın 72/4. Maddesi'ndeki koşullar oluşmadığından ve ayrıca para cezası talebinin de yasal koşulları oluşmadığından, Davanın  kabulü ile, davacının ... Bankası Van Şubesi'ne ait keşidecisi ... Paz. San. ve Tic. A.Ş. olan ... numaralı 31/05/2018 tarihli 10.000,00 TL bedelli çek ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline,  davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında ödenen 4.385,04 TL'nin 20/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,  Davacı tarafın tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, Davalı tarafın tazminat ve para cezası taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine\", karar verilmiştir.  Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Yerel mahkemenin salt bilirkişi raporları çerçevesinde,  başkaca hususları dikkate almadan hüküm kurduğunu,  raporların karşılaştırma belgelerindeki keşideciye ait imzaları kendi aralarında değerlendirildiğini, yeterli araştırma ve açıklamalara yer vermeden hazırlandığını, -İyi niyetli müvekkilinin çekin tahrifata uğrayıp uğramadığını bilebilecek konumda olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.05.2011 tarihli 2011/19-228 Esas -2011/328 Karar sayılı kararı gereği de Davalı müvekkili şirketin tamamen hukuka uygun ve iyi niyetle hareket ettiğini, takibe konu çekte de görüldüğü üzere ciro silsilesinin düzgün olduğunu, yetkili hamil sıfatını haiz müvekkilinin hukuka aykırı ve kötü niyetle herhangi bir işleminin olmadığını,  kararın kaldırılarak Davanın reddine,  haksız olan davacı yan aleyhine dava konusu tutarın %20'sinden aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatı ile takip konusu alacağın %10 'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından sunulan 14.03.2022 tarihli istinaf dilekçesinin netice-i talep bölümünde Davalı tarafından yerel mahkeme kararının bozulmasının talep edilmesinin hukuki dayanaktan açıkça yoksun olup usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin takibe konu çekteki ciro silsilesinde yer alan bulunan hiçbir tüzel veya gerçek kişi ile ticari ilişkisi bulunmadığını, ciranta sıfatıyla çekte yer alan imzanın da  Müvekkili Şirket yetkililerine ait olmadığını, bilirkişi raporunun hükme  esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, çek üzerindeki imzanın cirantaya ait olmadığı iyi niyetli ve kötü  niyetli hamil değerlendirilmeksizin herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olduğunu, dayanak olarak gösterilen Yargıtay kararının çekteki  yetkili hamil sıfatının belirlenmesi konusuna ilişkin değerlendirmeler içerdiğini, Davalının istinaf incelemesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, imzanın sahteliğine dayalı İİK 72.maddesine dayalı menfi tespit davası olup,  uyuşmazlık ... Bankası Van Şubesi'ne ait keşidecisi ... Paz. San. ve Tic. A.Ş. olan ... numaralı 31/05/2018 tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin arka sayfasında davacıya atfen atılı bulunan ciroya ilişkin imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davacının bu çek ve bu kapsamda başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı ve icra dosyasında ödediği bedelin istirdatını talep edip edemeyeceği ve davacı tarafın İİK'nun 72/5. Maddesi uyarınca, davalı tarafın ise İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca tazminat talep edip edemeyecekleri hususlarına ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası celp edilmiş, dosya üzerinde yapılan incelemede, takip alacaklısı ... A.Ş. tarafından takip borçluları ... Paz. San. ve Tic. A.Ş., ... San. A.Ş., ... ve ... aleyhine, ... Bankası Van Şubesi'ne ait keşidecisi ...Paz. San. ve Tic. A.Ş. olan ... numaralı 31/05/2018 tarihli 10.000,00 TL bedelli çek dayanak yapılarak toplam 11.644,58 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 12/06/2018 tarihinde takip başlatıldığı, 18/06/2018 tarihinde ...San. A.Ş.'ye ödeme emrinin tebliğ edildiği, 20/07/2018 tarihinde... San. A.Ş. Tarafından 4.385,04 TL ödemenin icra dosyasına yapıldığı anlaşılmıştır.İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/753 esas 2020/47 karar sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede davacısının ... San. A.Ş., davalısının ... Faktoring A.Ş. olduğu 20/06/2018 tarihinde açılan imzaya itiraz davasının yapılan yargılaması neticesinde 23/01/2020 tarihinde davacının imzaya itirazının kabulü ile davacı-borçlu hakkındaki icra takibinin durdurulmasına dair miktar itibariyle kesin olarak karar verildiği görüldü. 25/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu çekte ...San ve Tic Anonim Şirketine atfen atılmış imza ile Şirket yetkilileri ...'na ait mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki birinci ciranta imzanın ...'nun eli ürünü olmadığı, takliden atılmış imza niteliğinde olduğu, inceleme konusu çekte ... San ve Tic Anonim Şirketine atfen atılmış imza ile Şirket yetkilileri ...'na ait mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde, ara gramlarında farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki ciranta imzanın H...'nun eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte ve yeterlilikte bulgu saptanmadığı görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.  “imzanın sahte olması” iddiası  senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Dosya içerisinde bilirkişi raporu incelendiğinde, Bilirkişi raporunda,  inceleme konusu ve mukayese imzaların, ışık kaynağı ve diğer büyütme ve aydınlatma cihazlarından müteşekkil inceleme ortamında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik metotlarla objektif denetime uygun olarak inceleme yapılmış olduğu ve yine raporda inceleme konusu imzalarla mukayese için çekin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihleri içeren noter ve banka asıl imza örneklerinin incelendiği, Yargıtay'ın teknik olarak belirttiği hususlarda inceleme yapıldığı, buna göre yeniden rapor alınması gerektirir bir delilin bulunmadığı, imzanın davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği, buna göre yeniden incelenmesine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli son hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, ayrıca sunulu Yargıtay kararının imzaların istiklali prensibine ilişkin olup, iş bu dava dosyası yönünden emsal alınamayacağı, davalının bu yöndeki tüm istinaf isteminin reddinin gerektiği  bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüne varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2018/692 E., 2022/44 K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 795,44  TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee19cdf5780d6231","SID":"9794ee3a3b5a562d"}}