{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t:<br><br>DAVACI\t: ..<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, davacı aleyhine ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ancak takibe konu bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığını, davalının maddi menfaat sağlamak için davacı adına sahte senetler düzenlediğini ve işbu senetleri kullanarak icra takibine konu etmek suretiyle davacıyı dolandırmaya çalıştığını, bu hususta ... C.Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının halen devam ettiğini belirterek, ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu asıl alacak, işlemiş faiz ve tüm ferileri açısından davacının borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, 2004 Sayılı Yasanın 72/3 maddesi uyarınca öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin yargılama aşamasında devam edilmemesi adına takibin durdurulmasına, depo edilen paranın davalıya ödenmemesine ve davacının menkul ve gayrimenkulleri üzerinde bulunan tüm hacizlerin kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir için teminat ödeyecek maddi gücü olmadığından adli yardım talebinin kabulü ile teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen aleyhine kötü niyetli ve haksız olarak icra takibi başlatılmış olması ve bu kapsamda tüm malvarlıklarına haciz konulması karşısında ilgili yasa gereği iddia edilen alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi ... tarihli ara kararında; 2004 Sayılı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine yapılan takibin durdurulması talebinin reddine ve 2004 Sayılı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi talebinin kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 84 vd. maddeleri gereğince, dava değeri olan  3.705.000,00-TL nin % 15'i olan 555.750‬,00-TL tutarında teminat karşılığında  ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. <br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili 06/09/2024 tarihli cevap-ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle, davaya konu senet borçlularının baba-oğul olduklarını her iki borçlunun takibe itiraz etmemeleri sonucunda icra takibinin kesinleştiğini, ödeme emrine de itiraz etmediklerini, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve davacının bizzat eşi tarafından tebliğ alındığını, takibin kesinleşmesinden sonra dava dışı borçlu ...'ın ... ilinde serbest avukatlık yapan bir avukat aracılığıyla taraflarına ulaştığını ve herhangi bir işlem yapılmamasını, borcu ödeyeceklerini beyan ettiklerini ancak şimdi böyle bir borcun olmadığını iddia ederek kötü niyetli davrandıklarını, davacının oğlunun davalıdan stok mal alacağını ve bu işten elde edeceği kardan sana pay vereceğim diyerek davalıdan altın ve nakit para olmak üzere borç aldığını ve bu almış olduğu paranın karşılığı olarak icra takibine konu senedi davalıya teslim ettiğini, davacının ve dava dışı ...'ın davalıdan almış oldukları bu parayı ödememek için işbu davayı açtıklarını, ilk derece mahkemesinin 18/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen tedbir ara kararı doğrultusunda icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilmiş ise de, dosya üzerinden sadece davacının iddialarına bağlı kalınarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalının haklarının ihlal edildiğini ve davalının alacağına kavuşmasına engel olunduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 24/10/2024 tarihli ara kararında ise; davacı tarafından, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delillerin dosyaya sunulduğu, itiraz eden davalı vekilinin itirazlarının ancak  davanın esası hakkında yapılacak yargılama sırasında incelenebileceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olmadığını, dava konusu icra takibinin dayanağı olan senetler üzerinde iki borçlunun da imzasının bulunduğunu, bunlardan birinin davacı, diğeri de davacının oğlu dava dışı ... olduğunu, her iki borçlunun da takibe itiraz etmediğini, takibin kesinleşmesinden sonra borçluların araç ve taşınmazlarına, banka hesaplarına haciz şerhi konulduğunu, davacı tarafın ihtiyati tedbirin sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu ancak  davacının herhangi bir sebep göstermediğini yani ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını ileri sürerek,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takibe yönelik menfi tespit, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesinde ise: icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemese de, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir hükmü düzenlenmiştir. <br>İİK'nın 72. maddesi menfi tespit davalarına yönelik özel bir düzenleme olarak verilecek tedbirleri sınırlamış, takipten önce açılan davalarda takibin durdurulabileceği öngörülmüşken, takipten sonra açılan menfi tespit davalarında ise yalnızca icra veznesine giren paranın ödenmemesi yönünde tedbir öngörmüştür. Ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında tedbir verileceği belirtilmiştir.<br>Dosya içeriği, mevcut deliller ile ilk derece mahkemesinin imza inkarı mevcut olması nedeniyle İİK 72/3. maddesi uyarınca teminat da alarak ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik kararında isabetsizlik bulunmadığı, bu haliyle karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen ... tarihli ara karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 28/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd46f5e903fd8cb5","SID":"59ea3bdc4fdbc2e7"}}