{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/861 <br>KARAR NO: 2024/1433<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/02/2024<br>NUMARASI: 2022/889 (E) -  2024/116 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken aniden çıkan köpeğe çarpması sonucu meydana gelen kazada aracın pert olduğunu, tespit edilen rayiç bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının sorumluluğunda olan yolda gerekli önlemlerin alınmamış olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, aracın satışı sonucu alınan 105.000 TL sovtaj bedeli düşüldüğünde kalan bakiye 45.630 TL rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 20. maddesi  uyarınca  karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dışı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ticari işletme olması ve tacirin yaptığı her iş ticari sayılacağından mahkemece verilen görevsizlik kararının kaldırılarak esas incelemeye geçilmesi amacıyla dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesine dayanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu 22/03/1944 tarih 37 Esas, 9 Karar sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" ilkesi benimsenmiştir. TTK'nin “Halefiyet” başlıklı 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olaya bakıldığında; davacı ... Sigorta AŞ'nin sigortalısı ... İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişi tacir, zarar gören sigortalı aracın vasfı kamyonet olduğu gibi, davalı şirket de tacir olup tüzel kişidir. Bu durum karşısında, TTK'nin 4 ve 5. maddeleri uyarınca davalının tacir, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu, dava konusu kazanın tacirler arası haksız fiil niteliğinde olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasının ticari dava olduğu gözetildiğinde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan, İlk Derece Mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince  yatırana  iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c27aabb12ec825b5","SID":"8e2bf657655d4da2"}}