{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1679 <br>KARAR NO\t: 2024/1688<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/06/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/272 Esas,  2022/454 Karar<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından  müvekkili  şirket  aleyhine  Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı  icra  dosyasında icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirkette ait  4 taşınmaz  satılarak dosyada  tahsilat yapıldığını, davalı  tarafından  icra  takibine  konulan  60.000,00-TL tutarındaki 20/07/2018 tanzim tarihli ve 13/08/2018 vade  tarihli senet altındaki imzanın   müvekkili  şirket  müdürüne ait olmadığını, müvekkilinin  icra dosyasına vermiş  olduğu  taahhüdü ihlal  suçundan cezası kesinleştiğinden dolayı ve çeklerden dolayı çıkan  hapis cezaları sebebiyle  arandığından dolayı resmi  makamlarda  işlem yapamadığını  bir  dönemde  davalı alacaklı  sahte  senet  ile  icra takibi  başlattığını ve usulsüz  bir  şekilde icra dosyasını kesinleştirdikten sonra  müvekkili şirkette ait  taşınmazlar  üzerine haciz  konulmuş ve bu taşınmazları satarak  paraya çevirdiğini kendisine haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin çek yasasındaki hapis cezalarını ertelenmesine ilişkin çıkan yasal  düzenlemeden sonra araması kaldırıldığından dolayı serbestçe hareket etmeye başlayınca davalı  tarafından  Erzurum  ... İcra  Müdürlüğünün  2018/...Esas sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını ve bu dosyada şirketin üzerine olan taşınmazların  satıldığını ve tahsilat yapıldığını öğrendiğini, müvekkili şirketin  davalıya  borcu  bulunmadığı  gibi  takip  konusu senet altındaki  imzanın sahte olduğunu,  icra  dosyasında  borçlu  gösterilen ...  bu  şahıslar hakkında bu senetleri  zorla  imzalatarak almaları  sebebiyle haklarında  suç duyurusunda  bulunulduğunu, davalı hakkında dava açıldığını, davalının   müvekkilinin yokluğunda  hiçbir  itirazla  karşılaşmadan müvekkili  şirketin üzerine kayıtlı olan  taşınmazları  yarı  fiyatına  değer tespit ettirmiş ve %50 sine   ihalede  kardeşi  adına  satın  aldırdığını, davalının  hem   sahte  senetle  haksız  kazanç  sağladığını hem de  taşınmazları  %50 sine   alarak  haksız  kazanç  elde  ettiğini, takip  konusu  Erzurum  ... İcra  Müdürlüğünün 2018/...  Esas  sayılı  icra  dosyası  incelendiği  takdirde  paranın  19/09/2019  tarihinde   alacaklı  vekiline  ödendiği  anlaşıldığını, Erzurum  ....  İcra  Müdürlüğünün  2018/...  Esas sayılı  icra dosyasındaki takip  konusu  senet altındaki  imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini, müvekkilinin  sahte  senet  sebebiyle  borçlu  olmadığının tespitinin, sahte  senet  sebebiyle  müvekkilinin  satılan gayrimenkullerinden elde edilen ve alacaklıya ödenen 82,433,49-TL nin   ödeme  tarihinden  itibaren  işleyecek  reeskont  faiziyle birlikte davalıdan  alınıp müvekkiline ödenmesine, yargılama  giderlerinin ve ücreti  vekaletin  davalı üzerine  yükletilmesinini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile kendisini şirket yetkili olarak tanıtan ... isimli şahıs arasında hayvan satışından kaynaklanan 35.000,00-TL lik alacak verecek ilişkisi olduğunu, bu ilişkide borçlu olan taraf ... olduğunu, borcunu ödemediğini, maddi konuda güçlük çektiğini, kendisinin ... İnşaat ortayı ve imza yetkilisi olduğunu, ortağı ... ile birlikte inşaat işine başladığını, inşaata tam olarak başlamadıklarını, maddi olarak rahata kavuştuktan sonra inşaat başlayacaklarını belirttiklerini müvekkiline gayet makul bir ücret karşılığında ev satabileceğini belirttiklerini, müvekkilinin de ...'dan olan alacağını tahsil etmek ve aynı zamanda da ev sahibi olmak amacıyla bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin kendisine olan güveninden yaralanan ...'nın, müvekkiline 2 adet ev sattığını, 155.000,00-TL ye henüz başlamayan inşaat üzerine 2 adet ev satan ..., kendisinin müvekkiline olan 35.000,00-TL lik hususi alacağı da mahsup ettiğini, müvekkilinin ...'ya 120.000,00-TL tutarında para verdiğini, ..., senetleri düzenleyip müvekkiline verdiği sırada ortağı olarak gösterdiği ... ile telefonla görüşüp iki adet ev sattığını ve kendisinin de ... İnşaat yetkilisi olarak imzala ehil olduğunu, ...'a müvekkilinin yanında da teyit ettirdiğini, şirket kaşesinin basılı olduğu senetleri müvekkiline teslim ettiğini, davacının iddialarının asılsız olup kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... ....Ticaret ve Sanayi Odasına müzekkere yazılmış şirket yetkilisinin ... olduğuna dair yazı cevabı mahkememize sunulmuş, senet üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığına dair taraflar arasında çekişme bulunmadığı görülmüştür. Dava dışı ...'nın şirket adına yetkisi olmadan takibe konu senedi şirket ve kendi adına imzalamış olduğu, dava dışı ...şirket adına imza yetkisinin bulunmadığı ancak Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanlarda ...davacı şirketin ortağı gibi hareket ettiği, ...ın soruşturma aşamasındaki ifadelerinde '...  ile aralarında gayriresmi bir ortaklığının bulunduğu, ... ile yarı yarıya ortak olduklarını, aralarında inançlı işlem olduğunu' beyan etmesi üzerine, mahkememizce davacı şirket yetkilisi ...'ın isticvap edilmesi gereksinimi duyulmuş, davacı şirket yetkilisi 30.06.2022 tarihli celsede isticvap edilmiş, alınan beyanında;  'Müteahhitlik işlerini tek başına yaptığını, ...'nın resmiyette şirketle bir ilişkisi olmadığını, ... ile gayri resmi ortak olduklarını, resmiyette herhangi bir ortaklığın bulunmadığını, gayriresmi ortaklığının müteahhitlik işleri ile ilgili olduğunu, dava dışı ...takibe konu senedi kendi borcu için verdiğini, davalıları tanımadığını' beyan etmiş, takibe konu senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı hususunda çekişme bulunmadığı, davalı tarafın senetteki imzanın şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmadığını bildiği, ...şirket yetkilisi gibi hareket etmesinin şirket tarafından onaylanmadıkça şirketi bağlamayacağı, bu hususta ...yetkisiz temsille hareket ettiği, senetteki imzanın şirketi borçlandırmayacağı kanaatine varıldığından davanın kabulü ile takibe konu senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmişse de davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinde birinin de takip nedeniyle ödenen bedelin istirdatı olduğu ancak bu hususa kısa kararda sehven yer verilmediği görülmüş, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmaması adına gerekçeli kararda da yer verilmemiş,  aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.\"  gerekçesiyle \"Davanın kabulü ile, davacının Erzurum.... İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açmış oldukları davada icra takibine konu senetlerin sahte olduğunun tespiti ve icra kanalıyla davalı tarafından tahsil edilen bedelin istirdat talep edilmesine rağmen mahkemece kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmasın diye gerekçeli kararda istirdat yazmadığının belirtildiğini, mahkemece \"Davanın kabulü ile, davacının Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine\" şeklinde karar verildiğini, mahkemece dava dilekçeleri dışında   infaz  kabiliyeti  olmayan  bir  karar  verildiğini, dava  dilekçelerinde  ve beyan  dilekçelerinde belirttikleri gibi  icra  dosyasında  borçlunun  malı  satılıp paraya  çevrilip   tahsilat  yapıldığından   dolayı   ödenen  paranın  istirdadına  karar  verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne  ve  sahte  senet  sebebiyle  borçlu  olmadığının tespitinin, sahte  senet  sebebiyle  müvekkilinin  satılan gayrimenkullerinden elde edilen ve alacaklıya ödenen 82.433,49-TL'nin   ödeme  tarihinden  itibaren  işleyecek  reeskont  faiziyle birlikte davalıdan  alınıp müvekkiline ödenmesine karar  verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirkette resmi ortak olarak ..., gayri resmi ortak olarak ... adli kişilerin olduğunu, bu şirketin sözde bir inşaat adı altında kişileri dolandırmak kastıyla hareket ettiklerini, ...'nın çek ve senet verdiği kişilere kendisini şirketin imza yetkilisi olarak gösterdiğini, söz konusu reklam panolarında ... ve ...'ın isim ve telefon numaralarının bir arada gösterildiğini, her iki şahsın da zaten insanları dolandırmak amacıyla sözde inşaat işine giriştiklerini birçok beyan ve faaliyetleriyle aşikar ettiklerini, müvekkili ile ... arasında hayvan alım satımı nedeniyle 35.000,00-TL'lik alacak verecek ilişkisi olduğunu, bu ilişkide ...'nın borçlu olduğunu, borcunu ödemediğini, müvekkilinin borcunu ödemesini istemesi üzerine ...'nın maddi imkansızlık nedeniyle ödemeyeceğini dile getirdiğini, ancak Erzurum CBS'nin 2019/...Soruşturma sayılı dosyasındaki beyanlarında ... Mahallesi ... Erzurum adresinde 48 dairelik bir inşaata başlayacaklarını ifade ettiklerini, ...'nın müvekkiline henüz inşaata başlamadıklarını, borcuna karşılık kendisine topraktan ev satabileceğini teklif ettiğini, müvekkilinin de alacağını tahsil etmek adına kabul ettiğini, müvekkilinin parayı banka aracılığıyla ödemeyi teklif ettiğini, ancak ...'nın kendisinin ve ortağının icra takibinde olduklarını, banka hesaplarında haciz olduğunu, sözleşme yapmayıp bunun karşılığında müvekkiline senet vermek istediğini söylediğini, müvekkilinin bir anlık saflığından faydalanan ...'nın müvekkiline henüz başlamayan inşaat üzerinden 155.000,00-TL'ye iki adet ev sattığını, müvekkilinin 35.000,00-TL'lik alacağının mahsubu ile müvekkilinin ...'ya 120.000,00-TL para  verdiğini, şirket kaşesinin basılı olduğu senetleri müvekkiline verdiğini, ev satışlarını davacı tarafın bildiğini, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının çelişkili olduğunu, imzaların aynı anda hem sahte hem de zorla attırılmış olamayacağını, tüm süreci baştan sonra bilen davacı tarafın son bir çırpınışla hareket ettiğini ve dolandırdığı müvekkilini bir de işbu mahkeme aracılığıyla da zor duruma sokturuğunu, hukukun bu tarz eylem ve kişileri korumayacağı elzem olup, bu hususta ilk derece mahkemesinin son derece ağır ve zorlama bir karar verdiğini, müvekkilinin hem ... hem de davacı şirket hakkında ayrı ayrı icra takibi başlattığını, taraflara gönderilen tebliğlerin şirket çalışanı sıfatıyla ... tarafından alındığını, uzunca bir süre devam eden icra işlemlerine adı geçen tarafların itiraz etmediklerini, senetteki imzanın sahte olduğunu dile getiren davacının bu konuda yargı mercilerine neden başvurmadığını, Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2018/...Esas sayılı dosyası incelendiğinde sözde paravan şirketin piyasaya bir hayli çek ve senet vermiş olup bu senetlerin çoğunun icra takibine konu olduğunu, bu haliyle birden fazla kişiyi dolandıran ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan Erzurum ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, söz konusu ceza dava dosyasının iş bu dosya arasına celbini talep ettiklerini, TTK'nın 18/2. maddesi uyarınca karşı tarafın hiçbir şekilde üzerine düşen basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, iş bu davanın son celsesinde davacı tarafın ...'nın resmiyette ortağı olmadığını, ...'yı işine fazla karıştırmadığını, dava konusu senetle ilgisi olmadığını dile getirdiğini, davacı tarafın vermiş olduğu bu ifadelerin tamamıyla kendisini kurtarmak ve müvekkilinden ne koparırsak kardır saikiyle hareket edildiğinin göstergesi olduğunu, şöyle ki ... adlı kişinin resmiyette ortak değilse neden sözde inşaatın reklam panolarında her iki şahsın da isim ve iletişim bilgilerinin yer aldığını, buna ilişkin görselin cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, şirkette kendisine yardımcı olan gayriresmi ortağın şirket yetkilisi gibi reklam yapılmasının her iki şahıs açısından da kişileri dolandırma saikiyle hareket edildiğinin göstergesi olduğunu, davacının ...'yı işine fazla karıştırmadığını beyan etmesine karşı nasıl oluyor da ev satışına onay verdiğini, bu durumun yardımcı değil şirkette ortak olarak hareket etmenin göstergesi olduğunu, ayrıca şirket isminin her iki şahsın isminin ilk iki harfinden meydana geldiğini, davacı tarafın alenen yargılama aşamasında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak yargılama makamına doğruları söylemediğini, son olarak dava konusu senetlerle ilgisinin olmadığını dile getiren karşı tarafın senetlerin müvekkiline teslim edildiği anda ... ile konuşmuş olup ...'nın şirkette imza yetkilisi olduğunu, kısacası söz konusu senetlerden haberi olduğunu kabul ettiğini, davacı tarafın mahkeme huzurunda mağdur edebiyatı yaparak gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafından  müvekkili  şirket  aleyhine  icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirkete ait 4 taşınmazın  satılarak dosyada  tahsilat yapıldığını, davalı  tarafından  icra  takibine  konulan  senet altındaki imzanın  müvekkili  şirket  müdürüne ait olmadığını, davalı alacaklının  sahte  senet  ile  icra takibi  başlattığını ve usulsüz  bir  şekilde icra dosyasını kesinleştirdikten sonra  müvekkili şirkette ait  taşınmazlar  üzerine haciz  konulduğunu, icra  dosyasında  borçlu  gösterilen ...'nın bu  şahıslar hakkında bu senetleri  zorla  imzalatarak almaları  sebebiyle haklarında  suç duyurusunda  bulunulduğunu, iddia ederek senet altındaki  imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini, sahte  senet  sebebiyle  müvekkilinin  satılan gayrimenkullerinden elde edilen ve alacaklıya ödenen 82,433,49 TL'nin   davalıdan  alınmasını talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili ile kendisini şirket yetkili olarak tanıtan ... isimli şahıs arasında hayvan satışından kaynaklanan alacak verecek ilişkisi olduğunu, bu ilişkide borçlu olan tarafın ... olduğunu, borcunu ödemediğini, kendisinin ... İnşaat ortayı ve imza yetkilisi olduğunu, ortağı ... ile birlikte inşaat işine başladığını, inşaata tam olarak başlamadıklarını, maddi olarak rahata kavuştuktan sonra inşaat başlayacaklarını belirttiklerini müvekkiline gayet makul bir ücret karşılığında ev satabileceğini belirttiklerini, müvekkilinin de ...'dan olan alacağını tahsil etmek ve aynı zamanda da ev sahibi olmak amacıyla bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin kendisine olan güveninden yaralanan ...'nın müvekkiline 2 adet ev sattığını, kendisinin müvekkiline olan 35.000,00-TL lik hususi alacağı da mahsup ettiğini, müvekkilinin ...'ya 120.000,00-TL tutarında para verdiğini, ...'nın, senetleri düzenleyip müvekkiline verdiği sırada ortağı olarak gösterdiği ... ile telefonla görüşüp iki adet ev sattığını ve kendisinin de ... İnşaat yetkilisi olarak imzalamaya ehil olduğunu, ...'a müvekkilinin yanında da teyit ettirdiğini, şirket kaşesinin basılı olduğu senetleri müvekkiline teslim ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar karar verildiği anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. <br>Somut uyuşmazlıkta davacının borçlu olmadığının tespiti yanında 82.433,49 TL'nin davalıdan tahsili talebi de bulunmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesince davacının belirtilen talebi hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediği, yukarıda da belirtildiği üzere sadece davacının menfi tespit talebi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. <br>Bu haliyle mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kararı, usul ve yasaya uygun değildir. Bu durum 10.04.1992 gün ve 1991/..Esas, 1992/.... karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ve 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine aykırı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı bu yönüyle yerinde görülmemiştir. <br>O halde mahkemece yapılacak iş; Davacının istirdat talebi hakkında da infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde usulün aradığı niteliklere haiz bir karar vermekten ibarettir. <br>HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde \"...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması\" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda;  yukarıda ayrıntılı  biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.<br>Açıklanan bu durum karşısında; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına ve kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1- Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/06/2022 tarih ve 2020/272 Esas 2022/454 Karar sayılı  hükmün dava dosyasının esası incelenmeksizin HMK’nın 297. 355 ve 353/(1)-a-6 maddeleri gereğince RE'SEN  KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nın 353/(1)-a maddesi gereğince dava dosyasının Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere  Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, <br> 4-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin karar harçlarının talepleri halinde başvuru sahibine iadesine, <br>5-İstinaf başvurusu aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>8-Gerekçeli kararın tebliği ve harç iadesi işleminin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2315da86b7ee4bd9","SID":"faab6b286cc09c8d"}}