{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 16/08/2024<br>NUMARASI\t\t: Esas <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>KARŞI TARAF DAVALI\t: <br>\t\t<br>                                                  Konya . İcra ve İflas Dairesi <br>\t<br>DAVA\t\t: Tapu İptali ve Tescil<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 17/10/2024<br>Davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 09/08/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>TALEP:  Davacı vekili, davalı kooperatifin 06/12/2010 tarihli genel kurul kararı gereğince, kooperatifin  Yazır Mahallesi,.... Caddesi, ....pafta,... Ada,... parsel, 21. Blok Kat 5, kuzeybatı ve güney cepheli 10 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı daireyi bütün aidatları peşin alınarak müvekkiline tahsis ettiğini, müvekkilinin davalı kooperatife üye yapıldığını, müvekkilinin başkaca ödeme yapmaması ve müvekkilinden üye aidatı alınmamasına karar verildiğini, alınan karar gereğince müvekkilinin 15/01/2011 tarihinde 93.000,00 TL'ni kooperatif muhasebesine, 30/04/2011 tarihinde 26.000,00 TL'ni Türkiye İş Bankasına yatırdığını, müvekkilinin kendisine tahsis edilen dairenin adına tescil edilmediğini, üyeliğinin tespiti için dava açtıklarını, müvekkilinin kooperatife peşin bedelli üye olduğuna ilişkin karar çıktığını ve  kesinleştiğini, kooperatifin iflasına karar verildiğini, dava konusu taşınmazın halen müvekkili tasarrufunda olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini ve 3.kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır.<br>HMK nun ihtiyati tedbirin şatları başlıklı 389. maddesi; “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünü amirdir. <br>Tapu kaydının ve UYAP sorgulamasında dava konusu taşınmazın davalı/müflis kooperatif adına kayıtlı olmadığından HMK'nun 389. Maddesinin amir hükmü uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir..\" gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br> Davacı vekili 31/07/2024 tarihli dilekçesi ile,  dava konusu taşınmazın halen arsa sahipleri adına kayıtlı olduğunu, davalı kooperatifin taşınmaz üzerinde yapıyı inşa ettiği ancak halen tapu kaydını kooperatif üzerine almadığının anlaşıldığını, bu nedenle davayı ıslah ederek Kooperatif tarafından müvekkiline tahsisi yapılan .... Mah. .... Cad.de bulunan .... Pafta, ...Ada, ..Parsel, 21. Blok, 5. Kat kuzeybatı ve güney cepheli 10 no’lu bağımsız bölüme ait tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu iptali ve tescil yönündeki talepleri uygun görülmez ise, tapu kaydının rayiç bedeli tespit edilerek dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tapu kaydında adı geçenlerin davaya dahili davalı olarak dahil edilmesine ve tedbir taleplerinin yeniden değerlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"... taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı ve açılmış olan bir davaya ıslah yoluyla dahi davada taraf artırılması dava dilekçesinde yer almayan başka gerçek ya da tüzel kişilerin davaya dahil edilmesi usulen mümkün olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davalı Kooperatif Yönüyle Islah Açısından Yapılan Değerlendirmede: Dava dilekçesinin incelenmesinde dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilinin talep olunduğu lakin davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile netice ve talebine terdiden tapu iptal talebinin reddedilmesi halinde dava konusu taşınmazın reeskont faizi ile tahsili talep edildiğinden ıslah dilekçesinin davalı kooperatife tebliğine karar verilerek...'' gerekçesiyle, davacı vekilinin ikinci kez ihtiyati tedbir talep ettiği anlaşıldığından talebin değerlendirilebilmesi için ihtiyati tedbir harcının iki haftalık kesin süre içerisinde ikmal edilmesi aksi halde ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmeyeceğinin davacı tarafa ihtarına, davacı vekilinin dahili davalı talebinin reddine, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu taşınmazın halen arsa sahipleri üzerine kayıtlı olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, işbu karar üzerine davanın ıslah edilerek arsa sahiplerinin davaya dahil edilmesi ve akabinde ihtiyati tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesinin talep edildiğini, mahkemece ara kararla arsa sahiplerinin davaya dahil edilmesi taleplerinin reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu zira, dava konusu bağımsız bölümün müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin kesinleşen mahkeme kararı ile kooperatifin peşin bedelli üyesi olduğunun tespitine karar verildiğini, davalı kooperatifin inşaatı yaparken ve kura neticesi sonrası dahi taşınmazı kendi üzerine almadığını, Kooperatifler Yasasına aykırı hareket ettiğini, davalı kooperatifin yapıyı inşa ve devam süreçlerinde kendi üzerine almadığından tapu kayıt malikleri halen arsa sahipleri olduğundan dahili davalı edilmesi gerektiğini, bu nedenle ıslah ve dahili davalı dilekçeleri doğrultusunda arsa sahiplerinin davaya dahil edilmesini, ıslah dilekçesinin kabulü ile dahili davalılar sonrası ihtiyati tedbir talebinin kabulünü talep ettiklerini,  taşınmazın 3. kişilere devrolmasının hak kaybına sebebiyet vereceğini ileri sürerek,   mahkemece verilen  ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>  Davacı tarafça ihtiyadi tedbir talebi ile birlikte dava konusu taşınmazın adına  kayıtlı olduğu dava dışı üçüncü kişilerin de davaya dahili davalı olarak eklenmesi talebinde bulunulduğu, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br> 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise;  Davacı tarafça dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, mahkemece dava konusu taşınmazın kooperatif adına kayıtlı olmaması nedeniyle talebin reddine karar verildiği sonrasında ise, davacı tarafça taşınmazın adına kayıtlı olduğu dava dışı üçüncü kişilerin dahili davalı olarak kabulü ile ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği anlaşılmakla, mahkemece talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-  Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan .....                 Üye .....                        Üye ....                  Katip .....<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcc4bb4b35081dec","SID":"8fd29ebeeffc2895"}}