{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/870 <br>KARAR NO:2024/1867<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:13/12/2021<br>NUMARASI:2016/420 Esas - 2021/998 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:06/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/05/2011 tarihinde  davalı sigorta şirketine sigortalı,  işleteni davalı ... , sürücü davalı ...'ın ... plakalı aracı husumetli olduğu müvekkillerinin üzerine kasten sürerek ...’ın ağır yaralanmasına neden olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik olayda sakat kalan ...‘ın iş gücü kaybı için 1.000 TL, yapılan sağlık ve yol harcamaları için 1.000 TL maddi tazminatın davalılar ve aracın geçerli trafik sigortası olmadığından ...’ndan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesi, kazada yaralanan ... için 70.000 TL, eşi ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın araç işleteni ve sürücüsünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davadan önce müvekkili kuruma dava konusu talep ile ilgili yazılı bir başvuru yapmaması sebebiyle, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumun davacı tarafa karşı tedavi masrafları yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin karşılayacak olduğu zararın yönetmelikle belirlenmiş olduğunu, davacının yaya olduğunu bu nedenle kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, zararın tespiti gerektiğini, sorumluluklarının teminatı limiti ile sınırlı olduğunu, ticari/avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde;  açılan davanın haksız fiilden kaynaklanmış olduğunu, olayda herhangi bir ticari olgu bulunmadığını, taraflardan herhangi birinin de tacir olmadığın,ı bu nedenle; davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, bu  nedenle davanın usul yönünden reddi gerektiğini, dava konusu olayın tamamen kavgadan kaynaklanan, kasten yaralamadan ne'şet etmiş olduğunu, herhangi bir trafik kazası da olmadığını, olaya karışan aracın müvekkili ...' a ait olup, ticari bir araç olmayıp, ailenin hususi binek arabası olduğunu, müvekkili ... dava konusu olayın mağduru olduğunu, kavga olayına karışmamış olup tamamen olayın dışında kaldığını, davacıların bu olayla ilgili ceza davasında mahkum edildiklerini, davacıların, müvekkilinin aracına zarar verdiklerinden bu zararın değeri olan 5.000-TL yi tazmin ile sorumlu olduklarını, ceza davasının Yargıtay aşamasında olduğunu bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-Maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile; 470.571,00 TL sürekli iş göremezlik ve 13.320,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 483.892,00 TL maddi tazminatın(davalı ... yönünden olay tarihindeki poliçe teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sorumlu olması şartıyla), davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 23/05/2011 tarihinden, davalı ... yönünden başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrası olan 21/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-Manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... bakımından 30.000,00 TL, davacı ... bakımından 5.000,00 olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 23/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirtildiği şekilde davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ...  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Karşı tarafın tazminat talebine ilişkin dava şartını yerine getirmediğini, davacının maluliyetine sebebiyet veren olayın trafik kazası niteliğinde olmayıp müvekkili kurumun  sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu kazadan dolayı tazminat talebinin 19/10/2021 ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına  uğradığından davanın reddinin gerektiğini, 5684 sayılı yasanın 14. Maddesi ve ... Yönetmeliği gereği ...'nın bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı dolaylı zarar kavramı içerisinde değerlendirilmekte olup gelir kaybına ilişkin müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tazminat hesaplaması yapılırken hakkın doğduğu tarih (kaza tarihi) dikkate alınarak PMF Yaşam Tablosu ve Progresif Yöntemi uygulanması gerektiğini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 üncü maddesi ise \"Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları  Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.\" şeklindedir. Teminat dışında kalan haller ise KTK'nın 92 inci ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 üncü maddesinde ise tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir.Motorlu araçlarla kasten üçüncü kişilere verilen zararlar teminat kapsamı dışına çıkarılmadığı gibi kasti bir hareket sonucunda sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği de ortadadır. Yukarıda açıklanan hükümler gereği davalının, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasten üçüncü kişilere verdikleri zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğinin benimsendiği açıktır. Davalı vekilinin tazminatın teminat dışı olduğuna ilişkin istinafı yerinde değildir. Davacı vekilinin 19/10/2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalılar ... ve ...'ya yönelik olduğu davalı ... yönünden ıslah yapılmadığı anlaşıldığından  ıslah zamanaşımına; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında geçici iş göremezlik  gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar verildiğinden geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararları); Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verildiğinden hesaplama yöntemine (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/3033 E.- 2021/1560 K.,  2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararları);  Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 15/04/2016 tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olmadığından  davacı tarafça dava tarihinden önce davalı ... Hesabına başvuru yapılmamış olması usuli bir eksiklik olarak nitelenmeyeceğinden  başvuru koşuluna ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ...vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 13.662,00 TL harçtan peşin alınan  8.263,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.398,34 TL harcın davalı ... Hesabın'dan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d9c36d5730d2374","SID":"892a7cf6eb7be15c"}}