{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1269 <br>KARAR NO: 2024/1176<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/05/2024<br>NUMARASI: 2024/357 Esas (Derdest) 2024/297 <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı yüklenicinin arsa sahibine karşı açtığı davada,  davalı arsa sahibi ile ayni paylaşım esasına dayalı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını, yer tesliminin yapıldığını, davalının sözleşmeyi feshettiğini, feshi kabul etmediklerini belirterek, sözleşmenin ayakta olduğunun tespitini, fesih geçerli kabul edilirse haksız fesih sebebiyle uğranılan zararların tahsilini ve yüklenicinin olumsuz zararlarının karşılanmasını talep ve dava etmiştir.Davacı arsa sahibi yükleniciye karşı açtığı davada,  sözleşmenin haklı neden ile sona erdiğinin tespiti ile  taşınmaza haksız müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiş, sonrasında  ara karar ile taşınmaza haksız müdahalenin önlenmesine talebi yönünden HMK 12/1, 18/1, 114/1-ç, 115/2 maddeleri gereği İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi kararı verilmek üzere tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmesine karar verildiği görülmüştür. Tefrik edilen ve istinafa esas mahkeme kararında, ( 2024/357 Esas) müdahalenin meni talepli elde ki davada, dava konusu taşınmaz adresinin İzmir İli olması sebebiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 12/1, 18/1, 114/(1)-ç ve 115. maddeleri gereğince yetkili mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, kesin yetki sebebiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı arsa sahibi vekili istinafında, taraflar arasında arsa satışı karşılığı gelir paylaşım sözleşmesi imzalandığını, yüklenicinin edimlerini süresinde yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini, feshe rağmen inşaat sahasının yüklenici tarafından terkedilmediğini, değişik iş talepli olarak şantiyenin ve sahanın boşaltılmasına yönelik tedbir talep ettiklerini, taleplerinin kabul edildiğini, icra kanalıyla taşınmazın tahliye edilerek iş sahibine teslim edildiğini, buna rağmen müdahalelerin devam ettiğini, bu nedenle meni müdeheli talepli dava açtıklarını, tespit ve müdahalenin önlenmesi taleplerinin birbiri ile bağlantılı olduğunu, sözleşmesel ilişkiye bağlı meni müdahale davası olduğunu, bu davalarda kesin yetki kuralının uygulanmadığını, HMK 6 ve 17 maddesi gereğince İstanbul Anadolu Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalının ikametgahı ve her iki tarafın yerleşim yerinin İstanbul Anadolu yakası olduğunu, sözleşmenin 17. maddesine göre yetki sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 48. Maddesinde İstanbul Anadolu Mahkemelerinin kesin yetkili olarak düzenlendiğini, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, mahkemenin tefrik kararı vermesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tefrik edilen dosyada davacı arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı arsa sahibi, akdin haklı neden ile sona erdiğinin tespiti ile  taşınmaza haksız müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, kesin yetki sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. HMK; 12. maddesinde \"(1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.(2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. (3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.\" denilmektedir. Somut olayda; davacı arsa sahibinin malik olarak mülkiyet hakkına dayalı haksız kullanım nedeni ile el atmanın önlenmesi talebi ile dava açtığı, el atmanın önlenmesi talebinin taşınmazın aynına ilişkin olduğu, HMK; 12. maddesi gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, söz konusu yetkinin kesin yetki olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği, böylece mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20.05.2024 tarih ve 2024/357 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6c2a1607cdd4426","SID":"62ddfaf64f498087"}}