{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2022<br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ... - <br>\t<br>DAVALILAR\t: 1- ... - T.C Kimlik No: ...<br>\t: 2- ... - T.C Kimlik No: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br>\t  <br><br>Birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  E.  K.sayılı dava dosyası<br><br>DAVACILAR\t: 1- ... - T.C Kimlik No: ...<br>\t: 2- ... - T.C Kimlik No: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ... - <br>DAVA\t\t: Alacak<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 14/11/2024<br>Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 25/01/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalı-birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın toptan bisiklet ve bisiklet malzemeleri sattığını, aynı sektörde faaliyet gösteren davalıların ortağı oldukları ... BİSİKLET/...... DÜNYASI isimli adi ortaklık ile uzun yıllardan beri ticari faaliyette bulunduklarını, taraflar arasında daha önceki dönemlerde 4.100.000,00 TL tutarında alışveriş olduğunu, yine mal alımı amacıyla davalıların ortağı oldukları .... DÜNYASI isimli adi ortaklığa sipariş çekleri verildiğini, fakat davalıların çek karşılığı olan malları veremedikleri gibi çekleri de iade etmeyerek bankalara ciro ettiğini ve kullandıklarını, bu sebeple çeklerin tamamını müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, bu hususun banka kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca müvekkilin müşterisi olan I.... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen belirtilen 2 adet çekin davacı tarafından davalılara ciro edildiğini, bu çeklerden 05.01.2015 tarihli ve 44.975 USD bedelli olanın, keşideci şirket hesabından ödenmiş olup, 05.04.2015 tarihli 50.000 USD bedelli çekin ise müvekkil tarafından 4 parça olarak hamil bankaya ödenmek zorunda kalındığını, bu çekler ile birlikte müvekkil tarafından ödenen toplam 19 adet çek ve ödemelerine ilişkin bilgi ve ödeme dekontlarının ekte sunulduğunu, tarafların ticari defter ve belgeleri, banka kayıtları incelendiğinde müvekkilin alacağının var olduğunun ortaya çıkacağını, davalıların, bir kısım mallarını yakın zamanda kaçırdıklarının tespit edildiğini  belirterek; davalılar adına kayıtlı olan ve davalılardan ... adına kayıtlı olan, Konya İli Meram İlçesi, ...Mahalle, ... Ada, .Parseldeki taşınmaz ve ayrıca Konya İli, Meram İlçesi, .... Mahallesi, ...Ada, ...parselde bulunan Zemin Kat, H Blok 4 nolu bağımsız bölüm üzerine ihtiyati haciz/tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 25.000 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 09.06.2016 havale tarihli çek tutarlarına ilişkin maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; ... Ltd. Şti. tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından davalılara ciro edilmiş olan 05.01.2015 tarihli 957 no'lu çekin sehven 44.975 USD bedelli olduğunun bildirildiğini, bu çekin bedelinin 45.000 USD olduğunu, bundan sonra tutarın 45.000 USD olarak nazara alınmasını; müvekkili tarafından davalılar lehine keşide edilen 10.04.2015 tarihli 9010954 no'lu Yapı Kredi Bankası çekin bedelinin sehven 50.000,00 USD olarak bildirildiğini, bu çekin bedelinin 30.000,00 USD olduğunu, bundan sonra tutarın 30.000,00 USD olarak nazara alınmasını; müvekkili tarafından davalılar lehine keşide edilen 10.04.2015 tarihli ... seri no'lu Fiba Bank çekinin bedelinin  sehven 42.500 USD olduğunun bildirildiğini, bu çekin bedelinin 42.400 USD olduğunu, bundan sonra tutarın 42.400 USD olarak nazara alınmasının talep ve beyan etmiştir. <br>Davacı vekili 02/12/2016 tarihli dilekçesi ile 25.000 TL üzerinden açtığı dava değerini 1.096.005,28 TL olarak ıslah etmiş ve harcını tamamlamıştır.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı müvekkillere Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olup, borca 17.09.2015 tarihinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davacı şirket tarafından itirazın iptali davası açılmamış olup, işbu davanın ikame edildiğini, davacı şirketle müvekkiller arasında ticari ilişkinin mevcut olup, müvekkillerin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine müvekkillerin davacı şirketten alacaklarının bulunduğunu, bu hususta davacı aleyhine dava açacaklarını, ticari defterlerin incelenmesiyle bu durumun netleşeceğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.<br>Birleşen Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin bisiklet ve bisiklet malzemeleri satışı yapmakta olup, ....Dünyası isimli adi ortaklıkta faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin de aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, taraflar arasında yıllardır süregelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, mal alımı amacıyla davalı şirkete müşteri çekleri ciro edildiğini, müvekkiller tarafındarı bu çeklerin ödendiğini, ancak herhangi bir mal alımı yapılamadığı gibi ödenen çeklerin de davalı şirket tarafından müvekkile ödenmediğini, davalı şirket tarafından davacı müvekkillere Konya ... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olup, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davacı şirket tarafından itirazın iptali davası açılmamış olup, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasına kayıtlı alacak davasının ikame edildiğini, müvekkil tarafından davalı şirkete ödenen çek ve senetlerle ilgili cari hesap dökümleri, sipariş faturaları, çek fotokopileri, muavin defterlerinin ekte sunulduğunu, defter ve belgelerin mahkemece belirlenecek bilirkişi aracılığıyla incelenmesi sonucu mevcut alacağın ortaya çıkacağını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davanın tarafları aynı olan ve aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyası ile tensip zaptı üzerinden birleştirme kararı verilmesine, şimdilik 10.000 TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; birleştirilen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davanın kabul edilemeyeceği gibi yasa ve usullere aykırı olduğunu, iddia edilenin aksine davacıların, davalı müvekkilinin borçluları olduğunu, müvekkili şirketin, toptan bisiklet ve bisiklet malzemeleri satışı yaptığını, davalıların ortağı oldukları .... Bisiklet/.... Dünyası isimli adi ortaklıkta aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında uzun yıllardan beri ticari faaliyetinin var olduğunu, daha önceki dönemlerde 4.100.000,00 TL tutarında alış veriş olduğunu, bu ticari ilişkinin defterde ve tüm ticari hesaplarla ortada olduğunu, mahkemenizce görülmekte olan ...Esas sayılı dava dosyasına sunulan çeklerin bedellerini ödemedikleri gibi mal tesliminin de yapmadıklarından bahisle; davalıların açmış oldukları davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince 25/01/2022 tarihinde verilen karar dairemizin 22/11/2023 tarih 2....... Esas 2...... Karar sayılı ilamı ile davalı ...'ın tek başına istinafa başvurma yetkisi bulunmadığından  hükmün diğer ortak ...'a tebliği ve diğer ortağın hükme karşı istinafa başvuran ...'ın istinafına muvafakat edip etmediğinin saptanması gerektiğinden bahisle geri çevrilmesine karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...mahkememizce bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, ana davada davacının davalılardan 1.095.947,15 TL alacağının bulunduğundan ana davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen dosyada davacılar davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar mahkememizin 25.01.2022 tarihli duruşma zabtının kısa kararın 3.maddesinde mahkememiz dosyası ile birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas .... Karar sayılı dosyasından açılan davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuşsa da; mahkememiz dosyası ile birleşen dosyanın Konya..Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı dosyası olduğu, bu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı ve düzeltilmesinin kısa kararla çelişki oluşturmayacağı anlaşılmakla..\" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1.095.947,15 TL alacağın dava tarihi olan 05/01/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2.... Esas ....Karar sayılı dosyasından açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı TMK’nun 6. maddesinde; “kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür\" dendiğini, davanın avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle alacağın bulunmasına ilişkin olduğunu, davaya konu çeklerin kambiyo senedi olması ve temel borç ilişkisinden bağımsız olması nedeniyle ispat yükünün davacı tarafa düştüğü peşin satış karinesinin aksini iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacının çeklerin avans olarak verildiğini ve malların teslim alınmadığını kanıtlaması gerektiğini, dosya içerisine davacı tarafça çeklerin mal satımına ilişkin verildiğine dair yazılı bir belge sunulmadığı gibi sözleşme yapıldığının kanıtlanamadığı, öte yandan davalı müvekkilin ticari defter kayıtlarında avans çekine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi müvekkili davalının defter kayıtlarının davacının defterlerinin doğrulamamasının ispat külfetini değiştiren bir unsur olmadığını, ispat külfetini tersine çevirmeyeceği, tarafların ticari kayıtları birbirini doğrulamadığı unsuru davacı lehine delil olarak değerlendirilemeyeceğinden, davacı çeklerin avans çeki olarak verildiğinin kanıtlanamadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının ticari defterler dışında hiçbir yazılı delil sunmadığını, yerel mahkemece yapılan yargılamada yalnızca davacı tarafın ticari defter kayıtları dikkate alınarak müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, davacı tarafından davaya konu olan çeklerin  muamelesiz iade edilmesi ve iptal edilmesinin çek bedellerinin ödenmediği anlamına gelmeyeceği gibi, aksine ödendiğine de karine oluşturduğunu, yargılama konusu alacağın yalnızca davacı tarafın iddiaları değerlendirilerek hesaplandığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl davada davanın reddine, birleşen Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. E. sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dairemizin kaldırma kararı üzerine diğer ortak ..., ...'ın istinafına muvafakat etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; asıl ve birleşen dosyada alacak istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için TMK.’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.<br>Davalılar-birleşen dosya davacılarının asıl dosyaya yönelik istinaf başvuru taleplerinin  incelenmesinde; davacı-birleşen dosya davalısının, davalılar-birleşen dosya davacılarının ortak oldukları ... Bisiklet/....Dünyası isimli adi ortaklıktan  satın alınacak mal karşılığı avans olarak davaya konu çekleri verdiğini davalı tarafça mal teslimi gerçekleşmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını, davalılar-birleşen dosya davacılarının çekleri iade etmediklerini,  çekleri ödemek zorunda kaldığını belirterek alacak talebinde bulunduğu, çek bir ödeme aracı olup çeklerin mevcut bir borcu ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin mevcut olduğu,  davaya konu çeklerin avans olarak verildiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının bu iddiasını ancak yazılı delillerle/ kesin delillerle ispatlaması gerekeceği, davacı-birleşen dosya davalısının defterlerindeki kayıtların tek başına bunu ispat etmeye yeterli olmadığı, davacı-birleşen dosya davalısının çeklerin avans olarak verildiğini yazılı delillerle ispat edemediği, açıkça yemin deliline de dayanmadığı, bu nedenle asıl  davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalılar-birleşen dosya davacılarının asıl dosyaya yönelik  istinaf başvuru taleplerinin kabulü  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince davanın reddine ilişkin yeniden karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davalılar-birleşen dosya davacılarının birleşen dosyaya yönelik istinaf başvuru taleplerinin  incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde \"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır....\" hükmünün yer aldığı,<br>Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir.<br>Bir başka anlatımla, faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.: Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay,İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13).<br> 6098 sayılı TBK’nın 102. maddesinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme,muaccel borç için yapılmış olur. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.” hükmünün yer aldığı, <br>Somut olayda; davalılar-birleşen dosya davacıların, davacı-birleşen dosya davalısından alacaklı olduklarını belirterek alacak talebinde bulundukları, alınan bilirkişi raporlarına göre  davalılar-birleşen dosya davacıların defterlerine göre davacı-birleşen dosya davalısından alacaklarının bulunmadığı, davalılar-birleşen dosya davacılarının  defterlerindeki kayıtların Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2019 tarih 2018/2190 Esas 2019/4712 Karar, 18/06/2013 tarih 2013/8049 Esas 2013/11345 Karar ve 12/09/2012 tarih 2012/7670 Esas 2012/12782 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi  aleyhlerine delil olacağı, davalılar-birleşen dosya davacılarının alacaklı olduklarını yazılı delille ispat edemedikleri, açıkça yemin deliline de dayanmadıkları, bu nedenle ilk derece mahkemesince birleşen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar-birleşen dosya davacılarının birleşen dosyaya yönelik  istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davalılar-birleşen dosya davacılarının birleşen dosyaya yönelik  istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE, <br>1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL karar ve ilam harcının davalılar-birleşen dosya davacılarından tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>3-İstinafa başvuran  davalılar-birleşen dosya davacıları tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>B) Davalılar-birleşen dosya davacılarının asıl dosyaya yönelik  istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2022 tarih .... Esas - .... Karar sayılı ilamının asıl dosya yönünden KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar-birleşen dosya davacıları tarafından yatırılan 18.716,04 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, <br>2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar-birleşen dosya davacıları tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 501,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 722,2‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince asıl dosyada davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan 18.717,04‬ TL'den alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 18.289,44 TL harcın karar kesinleşince ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalılar tarafından yapılan 3.375,00 TL bilirkişi ücreti, 93,90 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.468,9‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara  verilmesine, <br>5-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 165.440,74 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>6-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine<br>D)  İlk derece mahkemesince davalılardan tahsiline karar verilen bakiye karar harcı ile ilgili düzenlenen 14/06/2022 tarihli harç tahsil müzekkeresinin  bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,<br>E) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>F) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  12/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"122cb61756900ef8","SID":"ad8316e2b44d27f8"}}