{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2024/2373 <br>KARAR NO:2024/2052<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:02/03/2023<br>NUMARASI:2022/730 Esas - 2023/210 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkiline ait araçta meydana gelen şimdilik 10.000 TL reel değer kaybı ve 100 TL hak mahrumiyeti bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, usul ekonomisi gereğince, ön inceleme duruşması beklenmeksizin dosyanın bilirkişiye tevdii ile rapor alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıladığını, müvekkili şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini,  davacıya müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığından başkaca hak ve alacağının kalmadığını, kusur oranının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, değer kaybı  iddiası genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, hasar dosyasının celbinin gerektiğini,  ticari / temerrüt/ avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın HMK'nun 150. maddesinin 5. fıkrası  gereğince açılmamış sayılmasına Esas kaydının bu nedenle  kapatılmasına\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin, davalıya 08.09.2022 tarihinde, duruşma günü de yazılı olarak tebliğ edildiğini, ilk duruşmanın 14.11.2022 tarihine bırakıldığını, davalı tarafın, süresinde cevap vermediği gibi vekili olarak vekaletname de ibraz edilmediğini, duruşmadan evvel verdikleri 14.11.2022 tarihli  dilekçede, davayı takip etmeyeceklerini beyanla, davanın düşürülmesini talep ettiklerini, 14.11.2024 tarihli duruşmada, davalının vekili olmadığı gibi duruşmaya da katılmadıklarını, davanın düşürülmesine karar verildiğini, 14.11.2024 tarihli karar duruşmasından bir ay sonra 12.12.2022 tarihinde davalı cevap dilekçesi ve vekaletname ibraz ettiğini, mahkemenin ise, gerekçeli kararında, davalı lehine 9.800 TL vekalet ücretine hükmettiğini, hükmün icrai takibe konu edildiğini, Yerel mahkemenin, vekalet ücretine hükmetmesinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu,  cevap süresi dolmamış gibi cevap dilekçesi verilmesi, dava müracaata bırakılmamış gibi vekaletname ibraz edilmesinin haksız ve hakkaniyete aykırı olup, aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, öte yandan, davanın açılmamış sayılması halinde hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin yasal düzenlemeler nazara alındığında ise dava değerinin 10.100 TL olduğu ve dava aşaması nazara alındığından, takdir edilen vekalet ücreti miktarının da yasal düzenleme ve oranlara aykırı olduğunu  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut uyuşmazlıkta davalı ... Vekili tarafından mahkeme karar tarihi olan 02/03/2023 tarihinden önce 12/12/2022 tarihli dilekçe ve vekaletnamenin sunulmuş olması nedeni ile yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c5ff1bc1d6c1a34","SID":"7937fc0ca3bd231f"}}