{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/50 <br>KARAR NO: 2024/1567<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2021<br>NUMARASI: 2020/41Esas - 2021/741 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/11/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, taraflar arasındaki kargo sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından davalının taşıma işlerinin özenli bir şekilde yapıldığını ancak davalının taşıma ücretlerini ödemediğini, buna ilişkin faturaların hem elektronik ortamda hem de fiziki olarak davalıya iletildiğini, borcun ödenmemesi üzerine 9.770,66-TL asıl alacak ve 659,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.430,04-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takibinin başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin müşterilerine gönderdiği ürünlerin taşımasının davacı tarafından özenli bir şekilde yapılmadığını, taşınan malların bir kısmının kaybolduğunu, hasar gördüğünü, geç taşıma yapıldığını, bu hususların davacıya bildirilmesine rağmen müvekkiline geri dönüş olmadığını, bir kısım ürünlerin müşterilerine yeniden gönderildiğini, bu sebeplerle müvekkilinin zararı oluştuğunu; davacının pervasız hareketleri sonucu sınırsız bir şekilde bu zarardan sorumlu olduğunu, davacının alacağını kabul etmemekle birlikte zarar kalemlerinin takas ve mahsubunun gerektiğinin açık olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacının alacak miktarını ispatlamak zorunda  olduğunu, bunun için taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, davacı vekilinin hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında yasal sonuçları ihtar edilmesine rağmen davacının inceleme günü mazeretsiz olarak defterlerini sunmaktan kaçındığı, davacı vekilinin karar celsesinde pandemi nedeniyle defterlerini ibraz edemediklerinden yeni bir inceleme günü verilmesi talebinde bulunduğu, mahkemedeki diğer dosyalarda ticari defter incelemelerinin sorunsuz şekilde yapıldığı dikkate alındığında, davacının talebinin yerinde görülmediği davacının davasını ispat edemediği; davacının takipte kötü niyeti sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, pandeminin her şirketi aynı şekilde etkilemediğini, müvekkili şirketin pandemi döneminde evden çalışma sistemine geçtiğini, çalışanların birer hafta dönüşümlü olarak ofise geldiklerini ve mücbir sebep olarak kabul edilen pandemi şartları sebebiyle ticari defterlerin sunulamadığını belirterek, hükmün kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan  icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; her iki taraf vekilinin de hazır bulunduğu 03/12/2020 tarihli ön inceleme duruşmasının ara kararının 5 nolu bendinde, dosyanın bir mali müşavir ve bir taşımacılık uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına; 6 nolu bendinde, 28/12/2020 günü saat 14:00'da duruşma salonunda tarafların ilgili defter ve dayanak kayıtlarını inceleme için hazır etmesine, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve  aleyhlerine karar verilebileceğinin ihtar edildiği; 7 nolu bendinde davacı vekilinin bilirkişi ücretini 2 haftalık kesin süre içinde yatırması aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, bilirkişi ücreti süresi içinde yatırılmıştır. Davacı taraf, ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü olan 28/12/2020 tarihinde hazır etmediğinden incelenmemiştir. Davalı vekili de 11/12/2020 tarihli dilekçesiyle, müvekkilinin defterlerinin mukim olduğu İzmir mahkemesinde incelenmesini talep etmiş, mahkemece İzmir ATM'ye istinabe talebinde bulunulmuş; sonrasında 12/04/2021 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin ticari defterlerine delil olarak dayanmaktan vazgeçtiğinden davalının defterleri de incelenmemiştir. Ancak; davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği hususunda uyuşmazlık olmayıp davalının bu konuda bir itirazı bulunmamaktadır. Davalı cevap dilekçesinde, taşımanın özensiz yapıldığından bahisle kargoların hasarlandığını ve kaybolduğunu, bu nedenle zarara uğradığını belirterek, dilekçesinin ekinde savunmasına esas delilleri olarak müşterileriyle arasındaki e-posta yazışmalarını, faturaları ve hasarlı olduğunu iddia ettiği kargolara ilişkin fotoğrafları sunmuştur. Davacı da 25/02/2020 tarihli delil dilekçesi ile  hizmet faturalarını, e-postaları ve davalıyla aralarındaki yazışmaları ibraz etmiştir. Uyuşmazlık bu haliyle cari-açık hesap alacağına ilişkin olmayıp,davalının zarara uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Eldeki davada tarafların iddia ve savunmaları tarafların muhasebe kayıtlarının incelenmesiyle değil, taşıma hizmetine konu delillerinin değerlendirilmesiyle sonuca bağlanabilecektir. Uyuşmazlığın niteliği itibariyle ticari defterlerin ibrazına gerek olmadan  bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bilirkişi ücretini süresi içinde yatıran davacının inceleme talebinden vazgeçmediği de gözetilerek, mahkemece tarafların ticari defterleri dışındaki delilleri üzerinde değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 Tarih 2020/41 Esas - 2021/741 Karar sayılı kararının  HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f8c5c262984ed13","SID":"4c012552b2f25082"}}