{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/1406 Esas  - 2024/1204 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1406 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1204<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t   ...<br>KATİP\t\t: ... ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/23 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI \t:<br><br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin ticari şirket davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili 14/02/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; mahkemenin 15/02/2024 tarihli duruşmasında verilen \"dosyanın bilirkişiden dönüşünün beklenmesine, ihtiyati tedbir talebinin dosya döndükten sonra gelecek celse değerlendirilmesine, bu aşamada reddine\" ilişkin olarak verilmiş olan 1 numaralı  ara karardan dönülmesini talep ettiğini, davacının  işbu ortaklıktan çıkma talepli davayı açmasına neden olan, davalı şirket hakim ortağı ...'in, şirketi ve dolayısıyla şirket ortağı davacıyı  kasten ve kötü niyetli bir şekilde zarara uğratmak saikiyle, mahkeme kararları ile sabit olan haksız fiilleri defaatle gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam ettiğini, 15/02/2024 tarihli duruşmadan sonra da davalı şirket adına bizzat kendisinin Maltepe Vergi Dairesine başvurarak yapılandırmaya almış olduğu vergi borcuna ilişkin taksitleri hukuka aykırı bir şekilde, taahhüdünü ihlal etmek suretiyle ödemekten imtina ettiğini, şirket ortağı olarak davacının  kullanımında olan ... plakalı aracın Vergi Dairesince yazılan müzekkereye binaen trafik ekiplerince alıkonulması ve bunu müteakiben, davacıya  haber verilmeksizin değerinin altında icraen satışına sebep olduğunu, işbu satıştan ve diğer işlemlerden davacıyı  haberdar etmediğini, ayrıca ...'in yine bizzat kendisinin vermiş olduğu dilekçe ile Maltepe Vergi Dairesinden, bahsi geçen yapılandırma nedeniyle halihazırda vadesi gelen bir borç olmamasına rağmen, şirketin  kalan son değerli mal varlığı taşınmazın satışa çıkarılmasını talep ettiğini, davalı şirketin fiili kontrolünün  hakim ortakta bulunup; davalı şirkette mevcut borçların ödenmiyor olması, borçlanmaya devam edilmesi, davalı şirketin tüzel kişilik perdesi arkasına saklanılarak davacının  kasten, kötüniyetli ve haksız olarak zarara uğratılmaya çalışılması, şirket malvarlıklarının muvazaalı olarak zimmetlenmesi, şirketten tekrardan para çıkarılacağına dair kuvvetli emareler bulunması sebebiyle, davacının   dava sonucunda alacağına kavuşabilmesi için son çare ve zorunlu olarak davalı şirket banka hesaplarına ve ... İnş. Taah. Tic. Ltd.Şti.’nin, Ankara Gayrimenkul İcra Dairesinin  2022/1844 E. nolu dosyası kapsamında, %50’si şirkete ait olan payın satış bedeline/bakiye kalan satış bedeline,  dava kesin olarak sonuçlanıncaya değin bloke konulması, suiniyetli hukuka aykırı fiilleri nedeniyle, kasten davalı şirket ile şirket ortağı davacının  doğrudan ve dolaylı menfaatlerini ihlal eder şekilde, şirket malvarlığının azalmasına sebep olan, bu nedenle de yetkileri kısıtlanmaz ise gerek davalı şirket gerekse davacının  telafisi imkansız zararlar görmesine sebep olacak davalı şirket hakim ortağı ve yetkili müdürü dava dışı ...’in, şirket müdürlüğünden kaynaklanan, şirketi temsil ve ilzama ilişkin tüm yetkilerinin, davanın kesin olarak sonuçlanması müvekkile ait ayrılma akçesi ve sair her türlü hakkın kendisine ödenerek, şirket ortaklığından çıkmasına değin kısıtlanması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu kısıtlama kararının, III. kişiler açısından geçerlilik kesbetmesi açısından Ticaret Sicil Gazetesinde  yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 16/04/2024 tarihli ara karar ile; davacının ihtiyati tedbir verilmesini gerektirecek şekilde yaklaşık olarak haklılığını ispatlayamadığından, davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatının yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket ortaklarından % 51 paya sahip ...'in; davalı şirkette % 49 paya sahip ve aynı zamanda müdür olarak bulunan davacı ...’ın bilgi ve onayı olmaksızın kendi şahsi çıkarları uğruna şirketin içini boşalttığını, bu amaçla tamamen kendi suiniyetiyle hareket edebilmek, hukuka aykırı işlemlerini meşru gösterebilmek ve tamamen kendi kontrolünde bir mali müşavir atamak amacıyla davalı şirketin mali müşaviri bulunan ...’ı hukuka aykırı bir şekilde azlettiğini, haksız ve hukuka aykırı şekilde şirketin merkezinde bulunan taşınmazların kilitlerini değiştirdiğini, davacının  haberi ve onayı olmaksızın davalı şirket ‘‘... İnş.Taah. Tic. Ltd.Şti.’’  ile eki aynı olacak şekilde (ortaklık hukuku, ilkeleri ve rekabet yasağına aykırı bir şekilde) ‘‘... Tic. İnş. A.Ş’’ unvanına sahip rakip şirket kurduğunu, denetim yaptırmak bahanesiyle ticari defter ve kayıtları üçüncü kişiler ile paylaştığını, davalı şirket hakim ortağının şirkete ait aracı muvazaalı olarak baldızına devrettiğini, satış bedelini şirket hesaplarına aktarmadığının  Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/646 E. 2020/230 K. sayılı kararı ve dosyasına sunulan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, anılan mahkeme kararı ile aracın şirkete ait olduğu tespit edilmesine rağmen,  söz konusu aracın ne  davalı şirket uhdesine döndürüldüğünü,  ne de aracın satış bedelinin  şirkete ödenmediğini, mahkemece mal kaçırma olgusunun  göz ardı edildiğini, davalı şirketin hakim ortağı ve Müdürler Kurulu Başkanı ..., kendi sebep olduğu şirket vergi borçlarına istinaden; (borçlar yapılandırılmış olmasına ve henüz vadesi gelmemiş olmasına rağmen) Ankara Maltepe Vergi Dairesi’ne dilekçe yazarak davacının  zilyetliğinde bulunan ... plakalı aracın yakalanması ve cebren satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için ayrı ayrı dilekçeler verdiğini ve davacıyı  haberdar etmediğini, anılan kişinin kötüniyetli bu davranışı nedeniyle söz konusu araç değerinin çok altında satıldığını, davalı şirket mal varlığının  azaldığını, şirketin   zarara uğrayıp   ayrılma akçesinin de önemli ölçüde azaltıldığını, Maltepe Vergi Dairesi’nce cebren ... plakalı aracın satışının gerçekleşmesinden kısa bir süre sonra, Şirket Müdürler Kurulu Başkanı, hâkim ortak ... bu kez de henüz vadesi dahi gelmeyen vergi borçlarından mahsubu için şirketin en değerli malvarlığı konumunda bulunan, şirkete ait taşınmazın cebren satılması için dilekçe verdiğini, davalı şirketin kredi borcundan dolayı başlatılan icra takibinde; davalı şirket hakim ortağı ve davacı  kefil sıfatıyla borçlu olup hakim ortak dosya alacaklısı hemşerisi olan şahıs ile anlaşmalı olarak hareket ederek, yalnızca davacının  malları üzerinde haciz tatbik edilmesini sağladığını ve davacıyı  zarara uğratma girişimlerine bir yenisini daha  eklediğini, hakim ortak ..., haksız ve mesnetsiz iddiaları nedeniyle davalı şirketin daha çok borçlanmasına ve davacının ayrılma akçesinin daha da azalmasına sebep olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı  verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekilinin  davacının istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi talepli istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini  talep etmiştir.\t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\t<br>\tSomut olayda, ilk derece mahkemesi ile davacının ihtiyati tedbir verilmesini gerektirecek şekilde yaklaşık olarak haklılığını ispatlayamadığı, davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatının yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiği gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi  kararı gerekçesi gözetildiğinde  usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.08/11/2024<br><br>Başkan- ...             Üye - ...                   Üye -...                 Zabıt Katibi -...<br>...    ...   ...   ...           <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cebfcc1d64d98d3b","SID":"9a41859a14f4c082"}}