{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/07/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 18/11/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Müvekkil şirketin davalı borçlu aleyhine Antalya 13. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, mezkur icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiğini, ancak ne var ki; davalı borçlu tarafından borcun 20.027,59 TL meblağlı kısmına haksız bir şekilde itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı tarafından da aynı zamanda bu meblağın alacaklıya ödenmemek üzere ihtirazı kayıtla icra dosyasına depo edildiğini, davalı borçlunun Antalya 13. icra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirketin davaya konu takibe dayanak Antalya 10. Noterliği 24.12.2018 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesinde gösterilmiş cari hesap ekstresine konu faturalarda belirtilen malları davalı borçluya teslim ettiğini, davalı borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazda müvekkil şirkete 48.313,00 TL borcu olduğunu, bunun dışında 20.027,59 TL meblağlı herhangi bir borcu olmadığını belirtmişse de işbu iddiaların mesnetsiz ve gerçeklikten uzak olduğunu, sadece  haksız yere takibi durdurmaya yönelik olduğunu, nitekim, davaya konu takibe dayanak  cari hesap ekstresine konu faturalar ve sevk irsaliyelerinde de açıkça görüleceği üzere müvekkil şirketin faturalara konu malları davalıya  teslim ettiğini, faturasını kestiğini, davalı yanın söz konusu faturalarda belirtilen malları teslim almadığına ilişkin her hangi bir itirazının bulunmadığını belirterek davalı borçlu tarafından Antalya 13. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden takip borçlusu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  davalı vekili süresinden sonra ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin .... tarihinde davacı taraftan almış olduğu ürünlerin,  müvekkil şirket tarafından 10.01.2019 tarih, ... nolu fatura ve ... nolu Gümrük Geçiş Beyannamesi ile yurt dışına sevkinin yapıldığını, ancak davacı tarafından müvekkil şirkete verilen mallarla ilgili, Bulgaristan giriş kapısındaki doktor kontrollerinde söz konusu mallarda ilaç kalıntısı tespit edildiğinin belirtildiğini ve imha edilmek üzere tamamına el konulduğunu, söz konusu malların imha edildiğini, söz konusu malların sağlıklı olması, ilaç kalıntısı olmaması, sevk edilecek malların ambalajlanması, üretim işlerinde geçerli olan teknik kurallara göre yapılması, malların son tüketim tarihine kadar sorunsuz ve ayıpsız olarak durması gibi hususların davacı tarafın yükümlülüğü altında olduğunu, zira ilaç kalıntılarının resmi makamlar tarafından tespit edildiğini ve bu sebeple mallara imha edilmek üzere el konulduğunu, söz konusu mallarda ilaç kalıntısı tespit edilerek imha edilmek üzere el konulduğu bilgisi taraflarına ulaştığı gibi davacıya ihbar edildiğini ve mallara Bulgaristan sınırında imha edilmek üzere el konulduğunu, imha bedeli cezası kesildiğinin belirtildiğini, bu hususta davacı tarafa ödeme yapılmayacağı ve resmi kurumlardan ulaşacak tüm cezai yükümlülükleri ile navlun bedelinin de taraflarına ait olacağının belirtildiğini, hatta bu hususta müvekkil şirket tarafından  09.11.2018 tarih ... nolu 19.251,70 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturanın Antalya 11. Noterliği 05.12.2018 tarih ... yev. Nolu, Antalya 10. Noterliği 02.01.2019 tarih ... yev .nolu ve Antalya 10. Noterliği 20.12.2018 tarih ... yev. Nolu ihtarnameleri ile gönderildiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından davacı tarafa sözlü olarak da derhal ayıp ihbarında bulunulduğunu,  bu sebeple söz konusu durum ile ilgili karşı tarafa süresi içinde ihbarda bulunulduğunu belirterek yukarıda belirtilen sebeplerle fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile;  davanın reddine karar verilmesini,  % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı tarafından davalıya fatura konusu malların satış ve tesliminin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf teslim edilen malların bir kısmını ayıplı olduğunu, gümrükte imha edildiğini, ayıplı mallara karşılık gelen tutar kadar davacıya borçlu olmadıklarını, imha malzeme bedeli kadar tanzim edilen faturayı davacıya gönderdiklerini iddia etmektedir. Davacının kabul etmemesi ve süresinde ihbar yapılmadığını belirtmesi karşısında ayıp savunmasına bulunan davalı taraf bu hususu ve süresi içerisinde muayene ve ihbar külfetini yerine getirdiğini ispatla yükümlüdür. Dava dilekçesine ekli ihtarnamelerden görüleceği üzere imha malzeme bedeli olarak davalı tarafça düzenlenen 09/11/2018 tarih, 19.251,70.-TL bedelli fatura davacıya iki kez gönderilmiş, davacı tarafından süresinde iade edilmiştir. Bu fatura davacı kayıtlarında da bulunmamaktadır. Yine davalı tarafça tanzim edilen 09/11/2018 tarihli 912,20.-TL'lik ayıplı mal bedeline ilişkin düzenlenen diğer fatura da davalı kayıtlarında yer almamaktadır. Davalının ayıplı mallara karşılık düzenlediği her iki fatura toplamı 20.163,90.-TL'dir. Davalının da kısmi itirazı 20.027,59.-TL tutarlı olup, taraflar arasındaki ihtilaflı alacağın ayıplı mallara karşılık düzenlenen bu iki faturadan kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının cevap dilekçesi süresinde olmadığından ve 13/04/2021 tarihli duruşmadaki beyanına göre davacı vekilinin, sonradan sunulan delillere ve savunmalara muvafakati olmadığından davalının ayıba ilişkin bildirdiği deliller incelenememiştir. Diğer taraftan davalının iddiasına konu ayıba ilişkin davalı tarafça sunulan imha belgeleri incelendiğinde el koyma tarihinin 24/10/2018 olduğu, hatta davalı tarafça imzalı ve fakat davacıya tebliğ edildiği ispatlanamayan ayıp bildirimine ilişkin belgenin de 25/10/2018 tarihli olduğu, davalı tarafça kesilen faturanın 09/11/2018 tarihini taşıdığı, davalının ilk ayıp ihbarının ise bu tarihlerden çok sonra 05/12/2018 tarihli ihtarname ile yaptığı görülmektedir. Dolayısıyla davalının inceleme ile ortaya çıkan ayıbı TTK'nın 23/c maddesinde öngörülen 8 günlük ihbar süresi geçtikten sonra ihbar ettiği, davalı taraf öncesinde sözlü ihbarda bulunduğunu iddia etmişse de bu hususu kanıtlayamadığı sonuç olarak mallar ayıplı olsa bile ihbar külfetini süresinde yerine getirdiğini kanıtlayamayan davalının ayıba katlanması gerektiği kanaatine varılarak davalının kısmi itirazının haksız olduğu ve reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Takipteki satım bedeline ilişkin asıl alacak tutarı 68.340,59.-TL olup, davalı bunun 17.447,00.-TL'sini takip tarihi olan 04/01/2019 tarihinde 30.866,00.-TL'sini ise takip tarihinden sonra 07/01/2019 tarihinde ödemiştir. Davalının takip tarihindeki yaptığı ödeme düşülerek takibe geçilmesi gerektiğinden davacının takip tarihinde isteyebileceği alacak tutarının 50.893,59.-TL olduğu, takipten önce davacı tarafından davalıya çekilen 12/12/2018 tarihli ihtarnamenin davalıya 14/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 3 günlük sürenin geçmesinden sonra davalının 18/12/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, bu tarihten takip tarihine kadar geçen 17 gün için %19,50 avans faiz oranı üzerinden  yapılan hesaplamada takip öncesi istenebilecek işlemiş faiz tutarının 620,68.-TL olduğu, ancak davacının 40,66.-TL talepte bulunmakla bu talebiyle bağlı olduğu, davacının takipten önce çektiği iki ihtarnamenin masrafına ilişkin noter makbuzlarının bulunduğu buna göre istenebilecek ihtarname masrafının toplam 988,60.-TL olduğu, ihtiyati haciz kararında hükmedilen 606,00.-TL vekalet ücreti ve 123,90.-TL  ihtiyati haciz gideri olmak üzere satım bedeline ilişkin asıl alacak dışında kalan diğer asıl alacak  (ihtarname masrafı + ihtiyati haciz vekalet ücreti + ihtiyati haciz masrafı gideri) toplam tutarının 1.718,50.-TL olduğu,  takipten sonraki ödeme için ödeme gününe kadar işleyen faizden de davalının sorumlu olduğu, takipten sonra 07/01/2019 tarihli ödeme tarihine kadar geçen 3 günlük süre için 50.893,59.-TL asıl alacak yönünden işleyen faiz tutarının 81,57.-TL olduğu, 1.718,50.-TL'lik diğer alacak yönünden ise işleyen faiz tutarının 1,27.-TL olduğu, son ödeme tarihi itibariyle davacının talep edebileceği satım bedelinden kalan bakiye asıl alacağın 20.027,59.-TL işlemiş faizin (40,66 + 81,57 + 1,27) 123,50.-TL, ihtarname masrafının 988,60.-TL, ihtiyati haciz vekalet ücretinin 606,00.-TL, ihtiyati haciz masrafının 123,90.-TL olmak üzere toplam  alacağın 21.869,59.-TL olduğu, davacının ise dava açılırken 20.027,59.-TL, harç tamamlama ile 1.760,66.-TL olmak üzere toplam 21.788,25.-TL üzerinden harç yatırdığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talebinden fazlasına hükmedilemeyeceği, 81,34.-TL'lik farkın davacının son ödeme tarihine kadar işleyen faizi hesaplamadan dava açması sebebiyle  talep edilebilecek işlemiş faizden düşülmesi gerektiği\" şekilinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı,  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin davacıdan almış olduğu ürünleri gümrük geçiş beyannamesi ile yurt dışına çıkarttığını, ancak ürünlerin üzerinde  Bulgaristan Giriş Kapısında doktor kontrollerinde ilaç kalıntısı tespit edilmesi nedeni ile ürünlerin imha edildiğini, ayıp ihbarı bildiriminde esas alınacak tarihin fatura tarihi değil malların imha edildiği ve müvekkili şirkete bildirildiği tarih olduğunu, mallara el konulduğuna ilişkin bilginin taraflarına ulaştığı gibi davacıya ihbar edildiğini, hatta bu hususta 09/11/2018 tarih ... nolu faturanın tanzim edildiğini, bu faturanın Antalya 11. Noterliğinin 05/12/2018  tarih ... yevmiye nolu, Antalya 10. Noterliği 02/01/2019 tarih ... yevmiye nolu ve Antalya 10. Noterliğinin 20/12/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnameleri ile davacıya gönderildiğini, ayıp ihbarının derhal yapıldığını, malları ayıpsız, kusursuz, ilaçsız teslim etme yükümlülüğünün davacıda olduğunu, ayrıca Antalya İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından aynı şekilde davacı şirkete de kontrol raporu hazırlanması için gidildiğini, tutulan raporda mallara el konulduğu tespitine itirazın bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, İcra İnkar Tazminatına hükmedilecek bir husus bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine  ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, satım sözleşmesine konu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin taraflar arasında  ihtilafsız olmasına, ayıbın varlığını ve süresinde ayıp ihbarının yapıldığını ispat külfetinin davalı üzerinde olmasına, davalının süresinde davaya cevap vermemiş olmakla ayıp hususunda bildirdiği delillerin ilk derece mahkemesince dosyaya celp edilerek bu  hususta araştırma yapılmamasında bir hukuka aykırılık  bulunmamasına, ürünlerin 24/10/2018 tarihinde imha edilmesine rağmen ayıba ilişkin iade faturasının tarihinin 09/11/2018 tarihi olması ve ayıp bildirimine ilişkin ilk ihtarnamenin 05/12/2018 tarihinde davacıya gönderilmiş olmasına göre ayıp ihbarının süresinde olmadığına yönelik ilk derece mahkemesi kararı  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan;  davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.488,35 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 380,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.108,35 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.18/11/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03c05afc28ba4d8c","SID":"7dcbe21a601486d1"}}