{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/797 <br>KARAR NO:2024/1816<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:15/11/2021<br>NUMARASI:2018/411 Esas - 2021/985 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.10.2017 günü  davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinası ile  kavşak olmayan mahalde U dönüşü yapmak üzere sola manevra yapıp karşı istikamet şeridinin banketine girdiğinde idaresindeki aracın sol ön yan kısımlarına; kendisiyle aynı istikametten geriden gelen ve idaresindeki aracı sollamaya geçen müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısmı çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün ölümü ile neticelenen dava konusu kaza meydana geldiğini, müteveffanın 03.06.1998 doğumlu olup kaza tarihinde sigortasız olarak Çatalca Sanayisinde motor reftefiye ustası olarak çalıştığını,  trafik kazasında çoçuklarını kaybeden ... ve ... için 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek davacı ... için şimdilik 1.000 TL, davacı ... için şimdilik 1.000 TL ve ... için şimdilik 1.000 TL olmak üzere şimdilik toplam 3.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar .... A.ş. ve ... yönünden olay tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kayıdıyla dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılarca ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davalı sigorta şirketine başvuru yapmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddini, ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup poliçe teminat limitinin 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müteveffa için yapılan bir SGK ödemesi varsa bu ödemenin tazminat miktarından mahsup edilmesini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, dava konusu haksız fiilden kaynaklandığından ticari iş niteliği bulunmadığını, davanın usulden reddini, aksinin kabulü halinde poliçe teminat limitleri ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş.  vekili  cevap dilekçesinde özetle; müvekkili işverenin, yasanın kendisine yüklediği objektif özen sorumluluğunu yerine getirmiş; bu bağlamda personelini seçerken, işle ilgili talimat verirken ve denetlerken gereken özeni göstermiş olduğunu, şoför olarak istihdam edilen ..., E-G sınıfı (zemin süpürme makinası-iş kamyonu) sürücü ehliyetine sahip olmakla ve daha önce de uzunca süredir aynı işi yapmakla gördüğü işe uygun nitelikte bir kişi olup, işle ilgili gerekli bilgi, beceri ve eğitim seviyesine sahip olduğunu, sonuç olarak profesyonel bir organizasyon yapısı içinde, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığı çalışma düzeninde, işle ilgili gerekli bilgi, beceri ve eğitim seviyesine sahip yeterli personel ve uygun araç gereçle faaliyet göstermek suretiyle yasanın kendisine yüklediği objektif özen sorumluluğunu yerine getiren müvekkili şirketin somut olayda sorumluluğu bulunmadığını, davanın ... A.Ş.'ye ihbarını, davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılmış olan alacak davası belirlenebilir olduğundan dolayı sonradan artırma yapılması halinde bunu kabul etmediklerini, bununla birlikte dava Bakırköy Asliye Ticaret mahkemelerinde açılması gereken İstanbul Adliyelerinde açılmış olması olması hasebiyle yetki itirazı bulunduğunu, söz konusu olayda maktul ağır kusurlu olup dava açma hakkı ve tarafların tazminat isteme hakları olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... yönünden 142.458,97-TL destekten yoksun kalma tazminatının, Davacı ... yönünden 133.292,15-TL destekten yoksun kalma  tazminatının  dava tarihi olan 08/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve mütesilen tahsili ile davacıya verilmesine;Davalı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... A.Ş.  vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş.vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece müteveffanın kazancının usta geliri olduğu kabul edilerek asgari ücret yerine ustalık gelirinin esasa alan söz konusu hesaplamanın hükme esas alındığını, müteveffanın gelirinin ustalık kazancında olmadığının dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığını, müteveffanın yaptığı iş olan ustalık ve asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğinin ispat edilemediğini, davacının desteği motorsiklet sürücüsü-müteveffa ...'ın kaza esnasında kask takmadığının kaza tespi tutanağı ile sabit olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur Davalı  ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur oranı yönünden değerlendirme yapılmadan rapor düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin kusur oranının yanlış hesaplandığını, gerçeği yansıtmadığını, bununla birlikte müteffa sürücünün kusurunun daha fazla olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp kabul edilecek mahiyette olmadığını, bununla birlikte müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, kazayı önleme kabiliyeti olmadığını, kişinin arkadan çarpması ve kaskının olmamasının ana ölüm sebebi olduğunu ancak bu durumun dosyada tartışılmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı  .. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 13.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen % 75 davalı sürücü ... %25 muris ... kusur oranlarını dikkate alarak karar verdiğini, söz konusu raporda dava konusu olayda ...'in iki yönlü yolda her iki istikametten gelen trafiği kontrol edip gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermediği, geriden gelen motosikletin seyir durumunu gözetmeyip bu aracın hız ve mesafesini dikkate almadan ve bu aracın istikametini kapatacak şekilde sola manevra yapması ile sebebiyet verdiği kazada %75 oranında kusurlu olduğu, muris ...'ın ise idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken yola gereken dikkati vermesi, hareket alanını kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara özen göstermediği, önünde aynı istikamette seyir halinde iken yolun sağından soluna doğru manevra yapan araca karşı zamanında fren ile birlikte etkin tedbir almaması neticesinde karıştığı kazada %25 kusurlu olduğu yönünde hatalı tespit yapıldığını, müvekkili şirketin diğer davalı ...'e gerekli iş güvenliği eğitimini verdiğini, ... gerekli dikkat ve özeni göstererek kurallara uygun bir şekilde dönüş yaparken murisin dikkatsizliği, aşırı hız yapması ve kendi şeridini terk etmesi nedeniyle kaza gerçekleşmiş olmasına rağmen hatalı kusur oranı üzerinden karar verildiğini, murisin asli kusurlu olduğu dikkate alınarak kusurun belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 05.10.2017 tarihihnde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinası ile müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu motosiklet sürücüsünün ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, davacılar tarafından ...'ın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma talepli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Aynı olaya ilişkin Çatalca 2. Asliye  Ceza Mahkemesinin 2018/229 Esas sayılı dosyasında  alınan bilirkişi raporunda sanık sürücü ...'in asli kusurlu, müteveffa sürücünün tali kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sonucunda 2019/140 Karar sayılı ilamı ile \"...böylece sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne uymaksızın, kontrolsüz bir şekilde U dönüşü yapmak suretiyle kazanın oluşumuna sebebiyet vermiş olması nedeniyle eylemi sabit olduğundan cezalandırılması yoluna gidilmiş olup ...\"  karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 2019/3340 Esas ve 2020/194 Karar sayılı ilamı ile kararının  kesinleştiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün %75 oranında  asli kusurlu, müteveffa sürücünün %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472  ve  27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları)  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin \"hukuka aykırılığını\" ve \"illiyet bağının varlığını\" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.Somut uyuşmazlıkta;  ceza mahkemesince  sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın  kesinleştiği kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı, mahkemece alınan kusur raporunun  ceza yargılamasında kabul edilen olayın oluşuna ilişkin maddi olguya göre düzenlendiği, kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğünün anlaşılmasına kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi   tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın  kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın  gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar vekili desteğin tekstil sektöründe triko operatörü ve malul kalan davacı Serpil'in tekstil sektöründe makinacı  olarak çalıştıkları iddia etmiş ise aldıkları ücrete ilişkin bir açıklama yapmamıştır. Dosya kapsamına desteğin ve davacı Serpil'in  SGK'dan  ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtilmiştir. Davacı ...'in kaza tarihi itibariyle çalışma kaydının bulunduğu, desteğin SGK kaydında en son Şubat 2013 tarihi itibariyle çalışma  kaydının bulunduğu görülmektedir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır.Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun ve malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2018/910 Esas ve 2019/12325 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, SGK kayıtları, meslek odalarından yazışmalar yapılmış, bilirkişi kök raporunda desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek hesaplama yapılmış , ek raporda TÜİK verisine göre asgari ücretine 1,68 katına göre seçenekli hesaplama yapıldığı, mahkemece desteğin gelirinin asgari ücretin 1,68 katı kabul edilerek karar verilmiştir. SGK kayıtlarına göre desteğin 27/02/2015-28/02/2017 tarihleri arasında çıraklık eğitim merkezinde çalıştığı görülmektedir. Bu durumda desteğin gelirinin asgari ücretinin 1,68 katı olarak hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaza tespit tutanağında mütevefa sürücünün kask takmadığı belirtilmesine rağmen müterafik kusur indiriminin değerlendirilmemiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle  desteğin kask takmamasının zarara etkili olduğu değerlendirildiğinde hesaplanan tazminattan Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları da göz önüne alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği düşünülmeden ve yazılı gerekçe ile bu talebin reddine karar verilmesi doğru değildir. Daire kabulüne göre de davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet  indirimi mahiyetinde olduğundan davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu nedenle;davalılar ... A.Ş. vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davalılar ... A.Ş.  vekili, davalı  ... A.Ş. vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacı ... yönünden 113.967,18-TL destekten yoksun kalma tazminatının,Davacı ... yönünden 106.633,7-TL destekten yoksun kalma  tazminatının  dava tarihi olan 08/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve mütesilen tahsili ile davacıya verilmesine;Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-Davalı Melike Karataş yönünden feragat nedeniyle davanın REDDİNE,3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 15.069,25-TL harçtan, peşin alınan 970,92-TL (35,90-TL peşin harç+935,02-TL)  harç mahsup edilerek kalan 14.098,33-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL peşin harç, 35,90TL başvuru harcı, 935,02-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.006,82-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul-red oranına göre davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.776,88 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6-Kabul-red oranına göre davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.080,20  TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine7-Kabul-red oranına ve davalı ... yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.005,00-TL vekalet ücretinin (red miktarı nazara alınarak) davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 1.621,70-TL yargılama gideri 323,00-TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 1.944,70-TL'nin kabul ve red durumu (5,00-TL) nazara alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,9-Davalı ... tarafından yapılan 15,00-TL yargılama giderinin kabul ve red durumu  nazara alınarak davalı üzerinde bırakılmasına,10-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davalılar ... A.Ş.  vekili, davalı  ... A.Ş. vekili, davalı ... vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a-)İstinaf aşamasında davalı ...A.Ş. tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, b-)İstinaf aşamasında davalı... A.Ş. tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, c-)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bceed6de099f0874","SID":"b8a0b491d700a06a"}}