{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1718 <br>KARAR NO:2024/1818<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/05/2021<br>NUMARASI:2019/437 Esas - 2021/386 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı temlik eden ...'a ait park halindeki aracın, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde hasarlandığını, müvekkilinin onarım bedeli ve araçtaki değer kaybı nedeniyle zararı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 450,00-TL hasar bedeli, 50,00-TL değer kaybı bedeli ile 250,00-TL ekspertiz ücreti bedelinin poliçe limitleri dahilinde davalının temerrüde düştüğü 04.11.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 12.05.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile; taleplerini hasar bedeli yönünden 31.258,02-TL'ye, değer kaybı yönünden 3.590,00-TL'ye artırdıklarını beyanla tazminatların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davaya konu aracın park halinde olması nedeniyle kusursuz olduğu, davacının zararına ilişkin alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davanın kısmi dava niteliğinde olduğu, kaza tarihi, dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı tarafça temerrüt tarihi olan 04.11.2018 tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de hasar dosya raporunda araç üzerinde inceleme olanağı ve zararın tespitine ilişkin bilgi ve belge verilmediğinden dosyanın kapatıldığı sonradan yeniden açıldığı yazılı olduğundan temerrüdün gerçekleşmediği değerlendirilerek dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmetmek gerektiği kanaati ile;\"-Davanın kabulü ile1-31.258,02  TL hasar bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  kabul edilen alacağın 450,00 TL’sine dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden, 30.808,02-TL’sine ıslah tarihi olan 17.05.2021 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,2-3.590,00 TL değer kaybının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen alacağın 50,00 TL’sine dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden, 3.540,00-TL’sine ıslah tarihi olan 17.05.2021 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; değer kaybı hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiği, fatura sunulmamasına rağmen müvekkili şirketin KDV tutarından sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, kazaya karışan araçların ticari olmaması nedeni ile avans faizi işletilemeyeceği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu araçtaki değer kaybının tespitine yönelik bilirkişi raporunun denetime açık, dosya kapsamına uygun olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, onarım faturası olmasa dahi gerçek zarar kapsamında davalının KDV'den sorumlu olmasına göre davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, kazaya karışan davalıya trafik sigortalı aracın ve de davaya konu hasara uğrayan aracın kullanım şekillerinin hususi olması karşısında hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesi gerekirken, avans faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olup davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerindedir.Ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı yararına takdir edilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar vermek suretiyle yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 595,3‬0-TL maktu ve nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,2/Başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,a/Davanın KABULÜ ile; 31.258,02-TL hasar bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen alacağın 450,00-TL’sine dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden, 30.808,02-TL’sine ıslah tarihi olan 17.05.2021 tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, b/3.590,00-TL değer kaybının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen alacağın 50,00-TL’sine dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden, 3.540,00-TL’sine ıslah tarihi olan 17.05.2021 tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına c/Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca davalıdan alınması gereken  2.380,47-TL harçtan davacı tarafından yatırılan  44,40-TL peşin harç ve 587,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile 1.749,07-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,ç/Davacı tarafından yapılan 44,40-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı, 587,00-TL tamamlama harcı, 250,00-TL ekspertiz ücreti, 119,30-TL posta /müzekkere masrafı ve 1.550,00-TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.595,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d/Davacı taraf lehine A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 5.277,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e/6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,f/Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,g/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan ve kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddf5d1bc4786a84e","SID":"5cd05f450170b0e5"}}