{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1758 <br>KARAR NO:2024/1811<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/04/2021<br>NUMARASI:2018/361 Esas - 2021/330 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 05.09.2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin başvuruda bulunulmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir ödemede yapılmadığını, müvekkilinin yevmiye usulü çalıştığını ve aylık gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydı ile cismani zararı nedeniyle 100,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 19.02.2021 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin geçici iş göremezliği için 10.926,70-TL, sürekli iş göremezliği için 23.908,71-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacı tarafça yapılan başvuru üzerine davalı tarafından bir kısım belgelerin talep edildiği, davacı tarafça ikinci kez yapılan başvuru üzerine davalı tarafından %5 oranında maluliyetin kabul edilmesi halinde ödeme yapılabileceğinin belirtildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik uygulanarak düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 18.03.2020 tarihli 4240 sayılı raporu ile davacının %2 oranında maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, kazaya karışan sürücü beyanları ve kaza anına ait kamera görüntülerinin incelenmesi suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde, kazaya karışan plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %80, davacının %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, aktüer bilirkişi raporu ile davacının zararının alternatifli olarak düzenlendiği, PMF 1931 yaşam tablosu uygulanması halinde davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının 34.835,41-TL olduğunun belirlendiği, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalının, davacı tarafça ikinci kez yapılan 20.02.2018 günlü başvuruyu takip eden 8. iş günü temerrüde uğradığı gerekçesi ile, \" Davanın KABULÜ ile; \t1-10.926,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 23.908,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam: 34.835,41 TL maddi tazminatın 01/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davadan önce başvuru yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği, davadan önce yapılan başvuru sırasında tazminat hesabı için zorunlu belgelerin sunulmadığı, davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiği, maluliyet raporunun davacı muayene edilmeksizin düzenlenmesinin hatalı olduğu, kusur oranının ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespiti gerektiği, geçici iş göremezlik zararının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığı, kazaya, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatı ve SGK tarafından varsa yapılmış ödemelerinin zarardan mahsup edilmesi gerektiği, müvekkilinin ancak dava tarihinden ve yasal faiz ile sorumlu tutulabileceği, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle açılan tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; tazminat hesabı için istenilen ve gerekli belgelerin davacı tarafça sunulmuş olması nedeni ile davadan önce başvuru koşulunun gerçekleşmiş olmasına, maluliyet raporunun ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından dosya kapsamına alınan tüm tedavi evrakları değerlendirilerek düzenlenmesine, kusura ilişkin raporun ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamasına, kaza anına ait CD izleme tutanağı ile kazaya, plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun belirlenmiş olmasına, bilirkişi raporunun, kazanın oluş şekli ile uyumlu, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm vermeye elverişli olmasına, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararının davalının sorumluluğunda bulunmasına, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının SGK Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün cevabi yazı içeriği ile anlaşılmış olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf talebi yerinde olmadığı gibi ilk derece mahkemesince takdir olunan tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olması nedeniyle de davalı vekilinin faiz türüne ilişkin istinaf talebinin de konusu bulunmamaktadır.Ancak davalı kurumun, davacı tarafça yapılan başvuru üzerine temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğine ilişkin kabulde isabetsizlik yok ise de, davacı tarafça yapılan ikinci başvuru tarihi 20.02.2018 gününü takip eden 8. iş günü sonrasının 03.03.2018 günü olmasına rağmen temerrüt tarihinin hatalı hesaplanarak daha fazla gün için faiz yürütülmesine karar verilmesi isabetsiz olup, davalı vekilinin temerrüt tarihine yönelik istinaf talebi yerindedir.Ne var ki, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın davacı lehine takdir olunan tazminata 03.03.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 594,91-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,2/Başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, a/Davanın KABULÜ ile; 10.926,70-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 23.908,71-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam: 34.835,41-TL maddi tazminatın 03/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,b/Alınması gereken 2.379,61-TL karar ve ilam harcı, davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harç ve 119,00-TL tamamlama harcı ile davalı tarafından ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yatırılan 2.224,71-TL bakiye karar harcı ile karşılanmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, c/Davacı tarafından yapılan 154,90-TL peşin ve tamamlama harcı, 35,90-TL başvurma harcı, 236,10-TL müzekkere ve posta masrafı, 1.600,00-TL bilirkişi ücreti, 1.124,00-TL ATK masrafı olmak üzere toplam;  3.150,90-TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,ç/Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 5.225,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,d/Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,e/Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan ve arta kalan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5f858124d30f17d","SID":"bd36b40fc05328d0"}}