{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2020/747 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/701<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br><br>Mahkememizde  görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Dava dilekçesi özetle şöyledir: \"müvekkilin ticari defterlerinde davalıya borçlu olmadığı açıkça görülmektedir. iş bu durum müvekkilin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle de ortaya çıkacaktır.iş bu yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere müvekkilin ticari defterlerinde davalıya karşı borçlu olmadığı sabittir. tüm bu nedenlerle davalı tarafın iş bu çekten dolayı hak ve alacağı bulunmamakta olup menfi tespit davasının kabulü talep olunur. ayrıca belirtmek gerekir ki, müvekkilin iş bu çek nedeniyle davalıya borcu bulunmadığından müvekkil çekin bedelini bankada tutmamış olup davalının çeki bankaya ibraz etmesi üzerine çeklere karşılıksızdır şerhi vurulmuştur. davalı taraf da sırf müvekkili ceza tehdidi altında bırakmak adına karşılıksız çek şikâyetinde bulunmuştur. davalı taraf da müvekkilin borcu bulunmadığını bilmektedir. sırf kötü niyetle hareket ederek çeki bankaya ibraz etmiş ve ceza şikayetinde bulunmuştur.<br>...bank ...şubesi'ne ait ... seri numaralı 24.08.2019 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 20.000,00-tl bedelli çek ... 14. icra müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile icra takibine konulmuştur. ancak tarafımızca iş bu icra takibine yetki yönünden itiraz edilmiş olup  ... 5. icra hukuk mahkemesi ... esas ...karar 09.01.2020 tarihli ilam ile yetki itirazımızın kabulüne karar vermiştir. alacaklı tarafça bu karar istinaf edilmiş olup iş bu kez de bursa bam 6.hukuk dairesinin 11/11/2020 tarih ve ...esas ... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin karar verilmiştir. bursa icra müdürlüklerinin yetkisizliğine, istanbul icra müdürlüklerinin yetkili olduğuna kesin olarak karar verilmiştir. <br>tüm bu nedenlerle davalı taraf müvekkilin mağduriyetine neden olmuş olup, müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından menfi tespit davamızın kabulüne ve davalı taraf kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine karar verilmesini...\" talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Cevap dilekçesi özetle şöyledir: \"Davayı kabul etmemekteyiz. Dava dilekçesinde müvekkilimin aleyhinde ileri sürülen iddialar gerçek dışıdır ve hukuki dayanaktan yoksundur. Görüldüğü üzere satış sözleşmesinde tarafların edimlerini aynı anda ifa ettikleri esastır. Bu durumda davacı, sözleşme konusu malların kendisine teslim edilmediğini ve çeki avans olarak verdiğini müvekkilimin ıslak imzasını taşıyan yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Ancak davacı, dava dosyasına böyle bir delil ibraz etmemiştir. Ekte örnekleri sunulan yerleşik Yargıtay kararları da bu yöndedir. Davacının kendi elinin ürünü olan ticari defterlerinin işbu davada delil niteliği bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde bahsi geçen yetkisizlik kararının işbu davanın konusu ile hiçbir ilgisi yoktur. Yetki, usule ilişkin bir husustur ve bu hususta verilen hükmün taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığına veya yokluğuna ilişkin olarak delil niteliği bulunmamaktadır.<br>Davacı, işbu menfi tespit davasını samimi bir şekilde borçsuz olduğunu ispatlamak amacıyla açmamıştır. Tarafımızca davacı aleyhine 25.11.2019 tarihinde karşılıksız çek düzenleme suçu nedeniyle ... 5. İcra Ceza Mahkemesi ...E. dosyası ile ceza davası açılmış ve 28.11.2019 tarihinde ... 14. İcra Dairesi ... nolu dosya ile icra takibi başlatılmıştır. Davacı ise, icra takibinin üzerinden 1 yıldan daha fazla bir süre geçtikten sonra işbu davayı açmıştır. Davacının amacı, ceza davasında işbu davanın bekletici sorun olmasını sağlayarak hakkında verilecek ceza hükmünü mümkün olduğunca geciktirmek, zaman kazanmaktır. Zaten ceza davası esnasında da İcra Ceza Mahkemesi'nden bu yönde talepte bulunmuştur. Hayatın olağan akışına göre samimi bir şekilde borçlu olmadığını...\" talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava takibe konu kambiyo senedine yönelik borçlu olunmadığının tesptine ilişkindir. <br>Davacı taraf davalı ile aralarında alım-satım sözleşmesi bulunduğunu , sözleşme kapsamında davalı taraftan tavuk yemi yapımında kullanılan yem maddesinin tedariki konusunda anlaştıklarını , karşılığında takibe konu kambiyo senedini davalıya avans olarak verdiğini, davalı tarafından ürünlerin kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş , davalı tarafta çekin avans çeki değil borcun ödeme ifası için verildiğini savunmuştur. <br>05/06/2022 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir;\"Dava taraf vekillerinden talep ettiğim defter -belge ve bilgiler paylaşılmadığından raporu oluşturabilecek herhangi bir kanaata ulaşamadım. Davalı vekili Av. ... ile mail ve whatsapp üzerinden yapılan yazışmalarda “Davacı taraf verilen kesin süre içerisinde defterlerini ve belgelerini sunmamış ve masrafta yatırmamış, bu durumda defter deliline dayanma hakkı ortadan kalkmış, bizim defter sunmamıza gerek kalınmadığını...\" rapor edilmiştir.<br>Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu,  bononun  teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır.Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin  ... Esas, ... Karar sayılı ...Esas, ...Karar sayılı kararları)  Ayrıca taraflar tacir dahi olsa kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğu bulunmamaktadır.\t<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafça kambiyo senedinden kaynaklı olarak menfi tespit davası açılmış ise de, davacı tarafça takibe konu senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı, takibe konu senedin ödendiğinin de iddia ve ispat edilemediği, davacı tarafça senedin avans senedi olarak verildiği ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddianın da  yazılı ve kesin delil ile ispatlanamadığı, davalının senedin verilmesi amacının mal alım satımı olduğu yönündeki ikrarı nedeniyle  malın teslimine ilişkin ticari defterlerin incelenmesine yönelik mahkememizce  ara kurulmuşsa da masrafın davacı tarafça yatırılmadığı,  davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla kendisine süre verilmesine rağmende yemin deliline ilişkin usuli işlemleri yerine getirmediğinden yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine, dosya kapsamında takip ile ilgili herhangi bir tedbir kararı verilmemesi ve davalının bir zararırnın doğmaması nedeniyle  davalı yanın tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : <br>1-Davanın reddine,<br>Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine,<br>2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 341,55-TL harçtan mahsup edilerek 86,05 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>Dair davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.  08/10/2024<br><br><br>Katip <br>...<br>e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim<br> ...<br> e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07aeaeef75ab7b88","SID":"aa6b07d2bcefe211"}}