{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/663 <br>KARAR NO\t: 2024/1382<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/389 Esas - 2024/112 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 09/05/2008 tarihinde, davacı idaresinde bulunan araçla, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ve dava dışı ...'in idaresindeki arkasında dorsesi takılı çekicinin karıştıkları trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, kazaya bağlı yaralanması nedeni ile davacının geçici ve sürekli iş göremez hale geldiğini, davalı ... şirketi tarafından bir miktar ödeme yapılmış olsa da bunun gerçek zararı karşılamadığını, davacının olay tarihi itibari ile nakliyecilik işi yaptığını ve gelirinin aylık 5.000,00 TL olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı vekili 17/03/2015 tarihli dilekçe ile, dava değerini 87.206,00 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, davacının yapmış olduğu başvuru nedeni ile yapılan hesaplama sonucunda 20/04/2012 tarihinde davacı asile 10.235,00 TL ve davacı vekiline 2.559,00 TL ödeme yapılarak kazadan doğan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davacının tüm zararı karşılandığından davacının dava hakkı bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davacı yanın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur durumunun tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, maluliyet durumunun ise Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının gelir durumunun kesin delillerle ispatlanmasını, ispatlanamadığı takdirde asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, davacıya SGK'dan rücuya tabi bir ödemede bulunulup bulunulmadığının sorulmasını, ödeme yapılmışsa hesaplanacak tazminattan mahsubunun gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 07/04/2021 tarih, 2020/398 E. -  2021/233 K. sayılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, ilk derece mahkemesi kararının Dairemiz 03/05/2023 tarih, 2022/904 E. - 2023/655 K. sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde Mahkemece; davanın, 09/05/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması sebebiyle geçici ve daimi iş gücü kaybından dolayı uğradığı maddi zararların tazmini istemine ilişkin olduğu, alınan kusur raporunda kazanın meydan gelmesinde, davacının %80 oranında, davalının %20 oranında kusurlu olmasına ve davacının kazaya bağlı maluliyetinin kanıtlanmış olmasına göre asgari ücretin 2 katı üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacının gerçek zararının 42.083,47 olduğu kabul edilerek daha önce verilen kararın davacının istinafı başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2018/2534 Esas - 2020/776 Karar, 18/06/2020 tarihli ilam ile \"kusur oranı ve gelire yönelik olarak.\" kaldırıldığı, BAM kaldırma ilamı içeriği ve ilk kararın davalı yanca istinaf edilmemiş olması ve ceza dosyasında kabul edilen olayın oluş şekline göre, dosyada alınan tüm kusura ilişkin raporlar da değerlendirilmek suretiyle, tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden 26/07/2023 tarihli rapor alındığı ve bu rapora göre dava dışı sürücü ...’in, meydana gelen olayda %80 (yüzdeseksen) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’nin, olayda %20 (yüzdeyirmi) oranında kusurlu bulunduğu, görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, davacının elde ettiği gelirin belirlenmesi için bildirilen yerlere müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevapları ve SGK hizmet dökümüne göre davacının kaza tarihinde ve 2008 yılında kayıt altına alınan aylık gelirlerin, asgari ücrete çok yakın olduğu, 2009 yılından 2023 yılına kadar davacının gelirinin genellikle asgari ücret olduğu, bazı aylarda ise asgari ücretten az bir miktar fazla olduğunun anlaşıldığı, ayrıca, dosyada bulunan maaş bordrolarının da incelenmesinde davacının asgari ücrete yakın bir gelirinin bordroya yansıtıldığının görüldüğü, davacı taraf her ne kadar davacının gelirinin çok daha yüksek olduğunu belirtmiş ise de, BAM ilamında da belirtilen davacının gelirinin şoför olarak bedeni çalışması kapsamında elde edebileceği gelir olduğu hususu ile daha önce davacının gelirinin asgari ücretin iki katı üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınarak davacının gelirinin asgari ücretin iki katı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak ve bu veriler dikkate alınarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplandığı, 05/01/2024 tarihli raporda tespit edilen kusur ve gelire göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 7.237,54 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının 2.446.136,17 TL olduğunun bildirildiği, davacıya dava tarihinden önce 20/04/2012 tarihinde 12.794,00 TL ödeme yapıldığı, rapor tarihine göre yapılan ödemenin güncellenmesi ile 26.286,59 TL'nin belirlenen tazminat tutarından mahsubu gerektiği, davalı ... şirketinin poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğu, yapılan ödemenin düşümü ile davacının talep edebileceği bakiye tutarın 73.713,41 TL olduğu, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle;\"1-Davanın kısmen kabulü ile;73.713,41 TL'nin 20/04/2012 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br><br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza tarihinde davalının teminat limiti 100.000,00 TL olup, sigorta şirketi tarafından söz konusu limitten daha önce 12.794,00 TL ödendiğini, mahkemece söz konusu miktarı faiz uygulayarak limitten düşerek 73.713,41 TL limit kaldığından bu miktar üzerinden davanın esası hakkında karar verildiğini, yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, bu durumun BAM ve Yargıtay içtihatları ile de açıklandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenin aykırılık görülmediğinden istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davacının zararının poliçe limitini aşması nedeniyle davalıdan poliçe limiti ile sınırlı tazminat talep edilebileceği, davalının davadan önce ödediği 12.794,00 TL'nin de, güncellenmek suretiyle limitten mahsup edilmesinden sonra davacının bakiye limit kadar tazminat talep edebileceği kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından, davalı tarafından yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan mahsup edilerek davanın kabulü gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir,<br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat taleplerinde, TBK'nın 49. ve devamı maddeleri gereğince, zarar ve tazminat belirlenir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları gereğince, davaya konu zararlar kapsamında daha önce yapılan kısmi ödemeler, ifaya yönelik kabul edildiğinden, tazminat miktarının belirlenmesinden sonra en son nazara alınır. Bu kapsamda, davalı yahut, diğer zarar sorumluları tarafından davadan önce kısmi ödeme yapılmış ise, zarar görene yapılan bu ödemenin yasal faizi ile güncellenmesi suretiyle tazminattan mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Daha önceden yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi, bakiye tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin bir yöntem olduğundan, güncellenen miktar tazminattan mahsup edilir. Ancak kısmi ödeme limit kapsamında sigorta şirketi tarafından yapılmış ise, yapılan ödeme hem bakiye tazminatın belirlenmesinde, hemde limitin belirlenmesinde esas alınması gerekeceğinden, güncellenen ödeme tazminat miktarından düşülerek bakiye tazminat belirlendikten sonra, hükmedilen tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olan sigorta şirketinin limitinin belirlenmesinde, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin güncel değeri değil, sigorta şirketi tarafından limitten yapmış olduğu miktar nazara alınarak, yapılmış ödeme limitten düşülerek bakiye limit belirlenir. Sonuç olarak sigorta şirketi tarafından meydana gelen zarar kapsamında davadan önce bir miktar ödeme yapılmış ve ödemenin yetersiz olduğundan bahisle açılan davada, ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması durumunda, rapor tarihine göre hesaplanan tazminattan, rapor tarihi itibariyle hesaplanan tazminattan daha önceki ödemenin güncellenmiş miktarı mahsup edilerek, davacının bakiye tazminat alacağı belirlenir, zararın poliçe limitinin üzerinde olması durumunda, daha önceki ödemenin sigorta poliçe teminatı kapsamında ödenmiş olması durumunda, ödeme yapan sigortanın limiti ödeme yaptığı miktar kadar (güncellenmeksizin) azalacağı nazara alınarak, bakiye limiti üzerinden karar verilir. Bakiye tazminatın belirlenmesi ile bakiye poliçe limitinin belirlenmesi farklı kavramlar olup, tazminatın belirlenmesinde güncellenerek mahsubu gereken ödemenin, poliçe limitinin belirlenmesinde güncellenmesini gerektirmez.<br>\tSomut olayda, davalı ... şirketi hakkında ZMMS kapsamında poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak eldeki dava açılmış, kaza tarihi itibariyle poliçe limiti 100.000,00 TL olup, sigorta şirketi tarafından davadan sonra 20/04/2014 tarihinde 12.794,000 TL yapılan ödeme sonrasında bakiye limit 87.206,00 TL'dir. Mahkemece, hesaplanan tazminat miktarı (daha önce yapılan ödeme davadan sonra olmasına rağmen güncellenerek düşülmesine rağmen, ayrıca hesaplanan tazminat miktarına göre PMF1931 Yaşam Tablosu yerine kazadan sonra 2010 Yılında oluşturulan TRH2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama doğru olmamakla birlikte hesaplanan tazminat miktarının sigortanın limitle sorumluluğuna etki etmeyeceği de gözetildiğinde ) limitin üzerinde olduğuna göre, davanın talep gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken, davadan önceki ödemelere ilişkin olarak bakiye tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınan, güncellenmiş ödemenin ayrıca limitten mahsup edilmiş olması doğru görülmediğinden, davacının buna ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararanın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.<br>\tBuna göre, davacının bakiye tazminat alacağı sigorta limitinin üzerinde olduğundan, sigorta şirketi tarafından daha önce teminat limitinden 12.794,00 TL ödeme yapıldığından, bakiye teminat limiti 87.206,00 TL kaldığından, ıslah dilekçesi de nazara alınarak, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 14/02/2024 tarihli, 2023/389 Esas - 2024/112 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın KABULÜ İLE; 87.206,00 TL'nin 20/04/2012 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>Fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 5.957,04 TL harçtan, 12/09/2018 tarihinde harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunan 2.559,39 TL'nin, 24,30 TL peşin harcın ve 291,03 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 3.082,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince Dairemiz karar tarihi itibariyle hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 12.168,57‬ TL dava-posta-bilirkişi ücreti, 24,30 TL başvurma, 24,30 TL peşin ve 291,03 TL ıslah harç toplamı 12.508,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 330.00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.499,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>V-Kararın taraflara tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e41e629d3bf17ec","SID":"7284d0b3fca93496"}}