{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 05/08/2024<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 14/11/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İLGİLİLERİN İDDİALARININ ÖZETİ: <br>İlgililer vekili, ekte sundukları tapu suretlerinin davalı Sınırlı Sorumlu .... adına kayıtlı iken kooperatif üyeleri olan ilgili kişilere binaen ferdileşme işlemiyle taşınmazların 15.06.2020 tarihinde ilgili kişilerin adına tescil olduğunu, tapu kaydına uygulanan işlemin hatalı olduğunu, Honaz Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından müvekkilleri adına kayıtlı ve davayla ilgili olmayan taşınmazların da tapu kaydı üzerine \"Davalıdır.\" beyanı işlendiğini, mahkeme tarafından belirtilen ada parsellerin ilgili müvekkillerine ait taşınmaz bilgileri olmadıklarını, Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 26.03.2021 tarihli yazı cevabına baktıklarında Sınırlı Sorumlu ...'nin aktif ve pasif taşınmaz kayıtlarının çıkartılarak tüm kayıtlar üzerine \"Davalıdır,\" şerhi işlendiğini, huzurdaki dava ile ilgisi olan olmayan herkesin taşınmazına bu beyan işlendiğini, bu nedenle hatalı işlem uygulandığını belirterek ...,  .....,  ... nolu taşınmazların tapu kayıtlarına Honaz Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından konulan hatalı beyan kaydının düzeltilmesi ve \"Davalıdır.\" beyanının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece 05/08/2024 tarihli ara karar ile; \"... dava konusunun tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir talebinin ancak \"uyuşmazlık konusu hakkında\" istenip uygulanabileceği ve taşınmazların üçüncü bir şahsa devri halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, kaldı ki davalıdır şerhinin taşınmazının kullanımına engel teşkil etmediği nazara alınarak itirazların reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, ilgililer vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İlgililer vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbire itiraz dilekçesi ekinde sunulan tapu suretlerine göre taşınmazların davalı kooperatif adına kayıtlı iken ferdileşme işlemi sonucunda 15/06/2020 tarihinde ..., ... ve .... nolu taşınmazların müvekkilleri adına tescil olduğunu, huzurdaki davada ise 15/06/2020 tarihinde müvekkillere tescil olunan taşınmazların tapu kaydına 24/03/2021 tarihli  mahkeme yazısına istinaden kaldırılması talep edilen \"davalıdır\" beyanları işlendiğini, tapu kaydına uygulanan işlemin hatalı olduğunu, Honaz Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından müvekkilleri adına kayıtlı ve davayla ilgili olmayan taşınmazların tapu kaydı üzerine de \"davalıdır\" beyanı işlenmiş durumda olduğunu, mahkeme müzekkeresine göre Sınırlı Sorumlu ...'inin aktif ve pasif taşınmaz kayıtlarının çıkartılmasına ve ada parsel bilgileri tek tek belirtilmiş taşınmazların tapu kayıtları üzerine \"davalıdır\" beyanı işlenmesine karar verildiğini, mahkeme tarafından belirtilen ada parseller içerisinde müvekkillerine ait taşınmazların bilgilerinin olmadığını, müvekkillerinin adına ikame olunan dava ile herhangi bir alakasının olmadığını, mahkemece yeni parsellerin başkaca malikleri olup olmadığına dikkat edilmeksizin mülkiyet hakkını sınırlayıcı şekilde itiraza konu beyanların işlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, tapu üzerinde \"davalıdır\" şerhini gören alıcı adaylarının taşınmazları satın almaktan vazgeçmeleri sonucu müvekkillerinin mağdur olduğunu, mahkemenin davacının haklı bulunması durumunda elde etmesi muhtemel bir menfaati korumak adına dava ile alakası olmayan ve olması da mümkün olmayan müvekkillerinin mağduriyetini devam ettirmesinin adaletli olmadığını, müvekkillerinin mağduriyete uğratılmaması gerektiğini, mahkemece \"davalıdır\" beyanının taşınmazın kullanımına engel olmadığı şeklindeki gerekçenin de hayatın gerçeklerine aykırı olduğunu, müvekkilleri adına kayıtlı ....,   ...,  ... nolu taşınmazların tapu kayıtlarına konan ihtiyati tedbir nitelikli \"davalıdır.\" şerhine yapılan itirazların reddedildiği ara kararın kaldırılması gerektiğini, akabinde ...,  ...,  ... nolu taşınmazların tapu kayıtlarına konan ihtiyati tedbir nitelikli \"davalıdır.\" şerhinin de kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  davalı kooperatif ortaklığından kaynaklı kendilerine isabet eden taşınmazların tapularının iptali ile davacıların adına tesciline, olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle,  tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacının, davayı kazanması halinde dava konusu mal veya hakka kavuşmasını güvence altına almak amacıyla davadan önce veya yargılama sırasında verilen tedbirlere ihtiyati tedbir denilmektedir. 6100 sayılı Kanun'un \"Geçici Hukuki Korumalar\" başlığı altında 389 uncu ve devamı maddelerinde ihtiyati tedbir, ihtiyati tedbirin şartları, ihtiyati tedbir kararı, teminat gösterilmesi, uygulanması ve diğer hususlar düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı Kanun'un 389 uncu maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 391 inci maddesinde ise Mahkemenin, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebileceği düzenlenmiştir. Mahkemelerce verilebilecek ihtiyati tedbir kararlarının nelerden ibaret olduğu Kanunda sınırlı şekilde sayılmamıştır. Mahkeme, dava konusu şeyin niteliğine uygun düşecek bir ihtiyati tedbire karar verilebilecektir.<br>Dava konusu taşınmazların başkasına devrini önlemek bakımından ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir. Söz konusu ihtiyati tedbir kararı tapu kütüğüne şerh verilir. Şerhler, şahsi hakların kuvvetlendirilmesi, malikin bazı tasarruf yetkilerinin sınırlandırılması, çekişmeli bir hakkın korunması, bir tescil işleminin geçici olarak tapuya yazılması için gerçekleştirilen tapu işlemidir. Tapu Sicili Tüzüğü'nün 46 ncı ve devamı maddelerinde şerhler düzenlenmiştir. Eşya hukukunda tapu kütüğüne yapılan diğer kayıtlar gibi şerhler bakımından da sınırlı sayılı ilkesi benimsenmiştir. Kanunlarda belirtilen haller dışında tapu kütüğüne şerh verilemez. 4721 sayılı sayılı Kanun'un 1010 uncu maddesinde taşınmazların tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına dair şerhler ve 1011 inci maddesinde ise geçici tescil şerhleri düzenlenmiştir. Tapu kaydına yazılan  şerhler taşınmazın ayni hak durumunda bir değişiklik yaratmazlar. Şerhler ilgili oldukları hususu aleni hale getirirler. Bu nedenle de tapuda işlem yapanlar şerh edilen hususu bilmediklerini ileri süremezler. Çekişme konusu yapılan hususun, sonradan hak iktisap  eden üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesini sağlar.<br>Taşınmazların tapu kaydına konulan \"Davalıdır \" şerhi ise Kanunda açıkça düzenlenmiş ya da tanımlanmış değildir. Ancak uygulamada sıklıkla taşınmazların tapu kaydına \"davalıdır\" şerhinin işlenmesine şeklinde ara kararlar kurulduğu ve bu ara kararlar kurulurken taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmadığı ve genellikle de teminat alınmadan karar verildiği görülmektedir. Yargıtay ve Bölge Adliyelerinin uygulamalarına bakıldığında \"davalıdır\" şerhinin tasarruf yetkisini kısıtlamadığı, tapu sicilini işlem yapmaya kapatmadığı görülmektedir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.05.2012 tarihli 2012/6976 E., 2012/6023 K. sayılı ve 29.02.2012 tarihli 2012/2886 E., 2012/2157 K. sayılı kararları). Bir taşınmazın tapu kaydına konulan \"davalıdır\" şerhi, malikin ya da şeklen malik görünen kişinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini hiçbir şekilde kısıtlamayıp, mülkiyetten doğan haklarını kullanmasına engel olmayacaktır. Söz konusu taşınmazla ilgili olarak bir uyuşmalık bulunduğunu, bir davanın derdest olduğunu gösterecektir. Ve derdest davanın sonunda davacının davasında haklı çıkması halinde, haklarının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini sağlayacaktır. \"Davalıdır\" şerhi sadece üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldıran bir işlev görecektir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarihli 2012/6608 E., 2012/14332 K. sayılı kararı). <br>Tüm bu anlatılanlar ışığında taşınmazların tapu kaydına \"davalıdır\" şerhi işlenmesine dair verilen ara kararların 6100 sayılı Kanun'un 389 uncu ve devamı maddeleri uyarınca hukuki anlamda ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olmadığının kabulü gerekir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.07.2017 tarihli 2016/28553 E., 2017/10126 K. sayılı kararı). Buradan hareketle taşınmazların tapu kaydına \"davalıdır\" şerhinin işlenmesine dair mahkeme kararları 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesinde öngörülen nihai kararlardan olmadığından istinaf yoluna tabi değildirler. Açıklanan gerekçelerle 6100 sayılı HMK'nın 394/3. maddesi kapsamında ihtiyati tedbire karşı menfaati açıkça ihlal edildiği iddiası ile ihtiyati tedbir kararına itiraz ve istinaf etme yönünden hukuki yararı bulunan üçüncü kişiler konumunda olan ... ve ....'in HMK'nun 341/1 maddesi anlamında istinafı kabil bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, vekillerinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlgililer vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60 TL harcın ilk derece mahkemesince ilgililere verilmesine <br>3-İlgililerin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgililere İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.14/11/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55f17393c839a3d8","SID":"67388a7641f3f939"}}