{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/460 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1630<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                                   : 02/07/2020 (Dava) - 10/06/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/310 Esas -  2021/477 Karar<br>DAVA             \t\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2021 tarih ve 2020/310 Esas - 2021/477 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın, dava dışı ...  Ltd. Şti ile kredi sözleşmesi yaptığı, davalının bu sözleşmenin müteselsil kefili olduğu, dava dışı borçlu şirketin kredi borcunu ödememesi sebebiyle İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2020/2277 E sayılı icra takip dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kefili olduğu sözleşme limitinin 500.000-TL olduğu, açılan kredi sözleşmesi ile hangi kredilerin kullanıldığı, kefalet miktarını aşan borcun olup olmadığı hususlarının belirli olmadığını, faizin fazla talep edildiğini, ihtarnamenin usulsüz tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...davacı bankanın, dava dışı ...  Ltd. Şti ile kredi sözleşmesi yaptığı, davalının bu sözleşmenin müteselsil kefili olduğu, dava dışı borçlu şirketin kredi borcunu ödememesi sebebiyle oluşan alacağının tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, kredi kullanan asıl borçlu dava dışı ... Ltd. Şti.'nin davacı banka ile kredi sözleşmesi düzenlendiği, davalının bu sözleşmeyi 6098 sayılı TBK'nun kefalet hükümlerine uygun olarak, müteselsil kefil olarak imzaladığı, asıl borçlu şirketin takip tarihi itibariyle kredi borcunun toplam 43.007,25-TL olduğu, kefalet limiti dahilinde davalının bu borçtan sorumlu olduğu...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2020/2277 E sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 41.124,08-TL asıl alacak, 959,55-TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 47,98-TL % 5 BSMV vergisi, 875,65-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 43.007,25-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 24 temerrüt faizi ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (8.601-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtarnamenin usulsüz bir şekilde tebliğ edildiğini, müvekkiline değil, muhtara tebliğ edildiğini, bu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, müvekkili temerrüde düşmediğinden davacı bankanın talep ettiği faiz miktarının fahiş olduğunu, yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkilinin kefil olduğu kredi sözleşmesi limitinin 500.000 TL olduğunu, takibe konu kredi borcundan önce hangi kredilerin kullanıldığı, kullanılan kredilerin müvekkilinin kefil olduğu miktarı aşıp aşmadığı konusunda bir bilginin yer almadığını, yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, yerel mahkemenin gerekçesini hukuka aykırı bilirkişi raporuna dayandırdığını, bilirkişi raporunun da usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, bilirkişi raporunda, davacı tarafın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranlarının TCMB tebliğlerine göre yasal olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklama yapmadığını, dolayısıyla davacı tarafın talep ettiği fahiş faiz oranlarının bilirkişi tarafından değerlendirilmeden doğrudan kabul edilmesinin raporu hukuka aykırı hale getirdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı her ne kadar kat ihtarının kendisi yerine muhtara tebliğ edilmesi sebebiyle temerrüt faizinden sorumlu olmayacağını savunsa da, tebliğin davalının sözleşmede belirtilen adresine ve bizzat kendisine yapıldığı, davacı tarafından uygulanan faiz oranlarının genel kredi sözleşmesinde belirtilen oranlar olduğu, dolayısıyla kredi sözleşmesinde kefil olan davalının borçtan sorumluluğunun devam ettiği, bu sebeple mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin  İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/310 Esas - 2021/477 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 2.937,82 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 734,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.203,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  07/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7761bfde286b1a36","SID":"5f90cb1e6c6d1f11"}}