{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1935 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1653<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/04/2023 (Dava) - 16/09/2024 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/272 Esas (Derdest Dosya)<br>TALEP             \t: İhtiyati Tedbirin Değiştirilmesi <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/11/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  16/09/2024 ara karar tarihli ve 2023/272 Esas sayılı dosyasının yapılan ön incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP :<br>\tDavalı ... vekili 14.05.2024 tarihli dilekçesi ile; Dikili 2. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesince dava konusu yapılan müvekkili adına kayıtlı ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada-2 parsel, ... ada- 3 parsel, ... ada-4 parsel, ... ada- 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına dava değeri olan 50.000,00-TL nin %15 i karşılığı 7.500,00-TL nakdi teminat ile ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini ve uygulandığını, HMK 390/3 maddesinde “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır” hükmünün yer aldığını, davacının davasının dayanağı 12.02.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısı kararlarının mutlak butlanla batıl, yok hükmünde olduğunu, 12.02.2011 tarihli toplantı kararlarının iptali istemiyle bazı kooperatif ortakları tarafından İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/710 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın reddine karar verildiğini, karara karşı davacı ortaklarca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, davacı kooperatifin tescil ve ilan edilmiş kendi genel kurulunda aldığı toplantı kararlarına karşı on yıl geçtikten sonra geçersizliğini iddia ederek dava açması mahkemelerce korunamayacak olan kötü niyetli eylem olduğunu, üstelik bu iddialarının İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/710 Esas sayılı dosyasıyla incelendiği ve reddedildiğinin de ortada  olduğunu, kısacası Sayın Mahkemede derdest olan dava yönünden davacının yaklaşık ispat şartını sağlayamadığının işbu kararla sabit olduğunu, müvekkili ...'ın taşınmazlarına dava değeri olan 50.000,00-TL nin %15 u karşılığı 7.500,00-TL teminatla karara bağlanan ve 4 taşınmazına uygulanan ihtiyati tedbir kararının, müvekkilinin mülkiyet, taşınmazlarını tasarruf etme hakkını zedelemekte, mağduriyet yaratmakta ve müvekkiline aşırı zarar verdiğini, müvekkilinin mağduriyetinin ve davada yaklaşık ispat şartının sağlanamadığının gözetilmesiyle müvekkilinin ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada-2 parsel, ... ada- 3 parsel, ... ada-4 parsel, ... ada- 4 parsel sayılı taşınmazları üzerindeki ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak kaldırılmasına ya da dava değerine göre Mahkemece belirlenecek teminat bedeli üzerinde ihtiyati tedbirin devamına karar verilerek taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini davalı ... vekili olarak talep etmiştir.<br>Davalılar vekili 13.09.2024 tarihli dilekçesi ile; HMK 390/1 maddesinde “İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir” hükmü düzenlendiğini, HMK’nun 390. madde hükmü kesin ve emredici niteliğinde olduğunu, bu nedenle mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacağını, HMK’nın yetkiye ait 114/2 madde hükmü kesin ve emredici nitelikte olduğunu, bu nedenle mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacağını, kanunun kesin ve emredici nitelikli olup mahkemelerce re’sen dikkate alınması gereken görev ve yetkiye ait hükümlerine aykırı olarak görevsiz ve kesin yetkili olmayan mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir- ihtiyati haciz kararlarını da kanunun emredici hükümlerine aykırı olduklarından varlık kazanamazlar. bu kararlar hukuk âlemine hiç çıkmamış, yok hükmünde sayılan kararlar olucağını, dava dosyası incelendiğinde ihtiyati tedbir kararının Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla verildiğini ve mahkemenin görevine ve yetkisine de itiraz ederek ihtiyati tedbirin kaldırılması istemlerinin de yine Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla reddedildiğinin görüleceğini, hem görevsiz hem de yetkisiz olan Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği bir ihtiyati tedbir kararının hukuk âlemine çıkmadığını, yoklukla malul bir karar olduğundan bu karara itirazın, itiraz üzerine verilen kararın da hukuk âlemine çıkmadığını, yoklukla malul olacakları da alenen belli olduğunu, İhtiyati tedbir kararının görevli ve yetkili olmayan Dikili 2.  Asliye Hukuk Mahkemesince verildiği gerçeğiyle görevsizlik kararı veren bu mahkemenin görevsizlik kararı ile görevsiz olduğu halde verdiği ihtiyati tedbir kararlarını re’sen kaldırması ve tapu idaresine bildirmesi gerekirken bu işlemi yapmadığını, kesin yetki kuralı gereğince yetkisizlik kararı verirken de üstelik Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verdiği ihtiyati tedbir kararı dahi olmadığı halde hatasından dönerek müvekkilinin taşınmazlarının kayıtları üzerine konulan ihtiyati tedbiri re’sen kaldırması ve ihtiyati tedbirin kalktığını tapu idaresine bildirmesi gerekirken bu aşamada da ihtiyati tedbirin kalktığını tapu idaresine bildirmediği dosya kapsamının gerçekleri olduğunu, hâlbuki Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğunu saptamasıyla birlikte taşınmazlar üzerine tesis ettiği ihtiyati tedbirleri de re’sen kaldırması gerektiğini, ancak talep edilmesine karşın kaldırmadığını,  Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla), kesin yetki kuralı gereğince yetkisiz olduğunu saptamasıyla birlikte taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati tedbirlerin görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karara dayalı olduğunu görerek, farkına vararak, hatasından dönerek re’sen kaldırma fırsatı varken de kaldırmasının gerektiğini, ancak talep edilmesine karşın kaldırmadığını, kısacası görevsiz ve yetkisiz mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı görevsizlik kararı kapsamında, yetkisizlik kararı kapsamında re’sen kaldırılması gerekirken kaldırılmadığın ve açıkça kanunun emredici hükümlerine göre yok sayılan ihtiyati tedbirlere vücut kazandırılacak şekilde tamamen hukuka, kanuna ve adil yargılanma hakkına aykırı kararlara imza atıldığını belirterek; Mahkemece, HMK 390 ve HMK 14/2 maddesinin emredici hükümler olduğunun göz önüne alınmasıyla 12.09.2024 tarihli ara karardan dönülerek, emredici hukuk kurallarına aykırı olarak Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve uygulanan, bu niteliği ile hukuk âlemine hiç çıkmamış, yok hükmünde olan ihtiyati tedbir kararının görevsizlik ve yetkisizlik kararı ile re’sen kalktığının tespiti ile müvekkilinin ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada-2 parsel, ... ada- 3 parsel, ... ada-4 parsel, ... ada- 4 parsel sayılı taşınmazları üzerinde mevcut olmaya devam eden yolsuz tescil durumda olan ihtiyati tedbirin re’sen tapu kayıtlarından silinmesi- kaldırılması kararı verilerek yolsuz tescil durumunda olan ihtiyati tedbirin tapu kayıtlarından silinmesi-kaldırılması hususunun Dikili Tapu Sicil Müdürlüğüne tebliğini talep etmiştir.<br>DİKİLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 17/12/2020 TARİHLİ ARA KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin %15'i olan 7.500,00-TL teminat karşılığında KABULÜNE,<br>2-Teminatın yatırılması halinde  taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olması halinde Dava konusu İİli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 2-3-4-5-6-7-8-9-10-11 parsel ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 4,10-11-12 parselde kayıtlı taşınmazlar ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada 10 parselde kayıtlı taşınmazların tapu kaydı üzerine ihtiyati TEDBİR KONULMASINA, teminatın yatırılması ile karar gereğinin ifası için Dikili Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, HMK 393/1 maddesindeki düzenleme gereğince  1 hafta süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması için talepte bulunulmadığı veya teminat yatırılmadığı takdirde ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalmış sayılacağından ihtiyati tedbir kararının  kaldırılacağının ihtarına, süresi içinde talepte bulunulması ve teminatın yatırılması ile karar gereğinin ifası için Dikili Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Karara, karşı taraf/davalı ... vekili tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine yerel mahkemece  \"1-Davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın REDDİNE, 2-Dava konusu uyuşmazlığın ihtiyati tedbire itiraz olduğu anlaşılarak, dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olması halinde Dava konusu İİli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 2-3-4-5-6-7-8-9-10-11 parsel ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 4,10-11-12 parselde kayıtlı taşınmazlar ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada 10 parselde kayıtlı taşınmazların tapu kaydı üzerine ihtiyati TEDBİR KONULMASINA, şeklindeki ihtiyati tedbirin 17/12/2020 tarihli ara kararında belirtilen şekilde DEVAMINA...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 16/09/2024 TARİHLİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davalılar vekilinin 13.09.2024 tarihli talebinin reddine, Mahkememizin 12.09.2024 tarihli ara kararında belirtildiği şekilde; eldeki dava, yetkisizlik kararı veren mahkemedeki yargılamanın devamı niteliğinde olmakla, davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazı hakkında yetkisizlik kararı veren mahkeme tarafından 03/06/2021 tarihli ara kararı ile istinaf yolu açık olarak karar verildiği anlaşıldığından itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar vekilinin dava değeri üzerinden teminat üzerine ihtiyati tedbir konularak ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebinin ihtiyati tedbir konusu taşınmazlar dava konusunu oluşturduğundan reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir kararına itiraz eden/davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesince verildiği ve Mahkemenin görevine ve yetkisine de itiraz ederek ihtiyati tedbirin kaldırılması istemlerinin de yine Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla reddedildiğini, mahkemenin görevsizlik kararı kapsamında ihtiyati tedbirleri kaldırmayı atladığını, ancak görevsizlik kararının kesinleşmesi ile tedbirlerin kendiliğinden kalktığını, Mahkemelerin, kamu düzenine ait, kesin ve emredici hukuk hükümlerine aykırı olarak kendiliğinden kalmış olan ihtiyati tedbir kararını ayakta gibi kabul ederek karar veremeyeceklerini, ihtiyati tedbir kararının Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleşmesi ile kendiliğinden kalktığını, Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği bir ihtiyati tedbir kararı olmadığını, aynı şekilde kesin yetkili İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin de verdiği ihtiyati tedbir kararı olmadığını, kendiliğinden kalkmış olan Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği ihtiyati tedbir kararını ayakta olarak kabul ederek müvekkilinin taşınmazları üzerinde halen yolsuz olarak varlığını sürdüren tedbirlerin re'sen kaldırılmasına karar vermeleri gerekirken tedbirlerin kaldırılması taleplerinin reddedilmesinin müvekkilinin mağduriyetine neden olacağını belirterek, yerel mahkemenin 16/09/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep ; ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davalılar vekilinin 13.09.2024 tarihli talebinin reddine, mahkemenin 12.09.2024 tarihli ara kararında belirtildiği şekilde; eldeki dava, yetkisizlik kararı veren mahkemedeki yargılamanın devamı niteliğinde olmakla, davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazı hakkında yetkisizlik kararı veren mahkeme tarafından 03/06/2021 tarihli ara kararı ile itirazın reddine istinaf yolu açık olarak karar verildiği, itirazın reddi kararının davalılar vekiline 08/06/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, bu itirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, davalılar vekilinin dava değeri üzerinden teminat üzerine ihtiyati tedbir konularak ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebinin ihtiyati tedbir konusu taşınmazlar dava konusunu oluşturduğundan reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen  396.maddesi; \" Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.<br>İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.\" düzenlemesi bulunmakta, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı görülmektedir.<br>HMK 396 maddenin gerekçesinde;\"İhtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır.<br>Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir.\" şeklinde açıklanan gerekçede belirtildiği  gibi; hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar  hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde,  kanun yolundan  beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.<br>Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararlarına itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, HMK'nun 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında; durum ve koşulların değiştiği iddiası ile ilgili tarafların tedbirin kaldırılması talebi üzerine mahkemenin vermiş olduğu kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır. (Yargıtay 11. HD. 2013/15990 E-2013/20189 K. sayılı 11.11.2013 tarihli, yine aynı dairenin 2018/2004 E-2018/35484 K. sayılı, 14.05.2018 tarihli, yine 19. HD. 2013/10277 E - 2013/15587 K. sayılı 21.10.2013 tarihli, yine 5. HD.'nin 2012/25081 E - 2013/2865 K sayılı 21.02.2013 tarihli İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18 Hukuk Dairesinin 2020/816 Esas 2020/661 Karar sayılı  kararları) <br>Açıklanan nedenlerle; mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine yönelik kararına  karşı kanun yolu kapalı olduğundan başvurunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2024 tarihli ve 2023/272 Esas sayılı sayılı ara kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin 6100 sayılı HMK.'nun 341-(2) ve 346-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-İstinaf edenin yatırmış olduğu 1.169,40-TL istinaf başvuru harcı ve 427,60-TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 1.597‬,00-TL harcın istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK.'nun 333. maddesi uyarınca  ilk derece mahkemesince istinaf eden taraflara iadesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK.'nun 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-Dosyanın mahkemesine iadesine<br>Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 362-(1)-f) maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.  20/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"042860bd7c7b54b7","SID":"8579efbc71ffc3d7"}}