{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/778 <br>KARAR NO: 2024/1911<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/01/2022<br>NUMARASI: 2021/1 E. - 2022/22 K.<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış ve taraflar arası varılan anlaşma sonucu banka hesaplarına ödenen ancak mahsup edilmeden icra takibi yapılan 10.460,00 TL için icra takibi yapıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, Dava şartı arabuluculuk için başvurulmuş ve anlaşma sağlanamamış olup son tutanak dosyaya ek yapıldığını, Davalı şirket hesabına ödenen 10.460,00 TL mahsup edilmeden icra takibi başlatmış ve 56.761,85 TL ödenmiş olduğunu, ayrıca çek tazminatı olarak 5.250,00 TL ödenmiş ve başka borç kalmadığına dair ibraname alınmış olduğunu, davalarının kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20 Sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava nispi harca tabi olduğundan usulden reddi gerektiğini, Müvekkilinin dava dışı müşterisi ile kredi sözleşmesi akdetmiş ve davacının keşide ettiği çek müvekkiline verilmiş, müvekkili yaptığı araştırmada davacının acz halinde olduğunu 3.kişilerdeki çeklerin karşılıksız kaldığını tespit ettiğini ve müşterisi ile sözleşmeyi fesih ederek icra takibi başlattığını, iş bu takibe ilişkin olarak dosya borçlusu müşteri tarafından 05.10.2018 tarihinde 206.000,00 TL tahsil harcı hariç olmak üzere ödeme yapıldığını, davacının da beyan ettiği 10.460,00 TL ödeme iş bu takipten mahsup edildiğini, kapak hesabında görüldüğü üzere toplam borç miktarı 235.822,13 TL olduğunu, borçlulardan tahsil harcı hariç olmak üzere tahsilat yapılmış olup, bu hali ile kalan bakiye 218.928,78 TL Müvekkil şirkete sözleşme kapsamında müşteri, kefil, fatura borçlusu olmak sureti ile borçluluk sıfatı bulunanlar tarafından toplamda 216.460,00 TL ödeme yapılmış, yine dosya kapsamında 2.468,78 TL indirim de yapılmak sureti ile dosya kapatılmış olduğunu, Davacı 56.761,85 TL ödeme yaptığını iddia edilen ödemeye ilişkin olarak bir dekont da sunulmadığını, Davacı çek takibe konu edilmeden önce 16.04.2018 tarihinde müvekkil şirkete 10.460,00 TL ödeme yaptığını ve bu ödeme müvekkilinin müşterisi aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına mahsup edildiğini, Davacı çeke ilişkin başlatılan takibe sadece çek tazminatı karşılığı olan 5.250,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenlerle; 1-Dava değeri dava dilekçesinde gösterilmemiş olması sebebi ile davanın açılmamış sayılmasına, 2-Eksik harç miktarının tamamlattırılmasına, Sayın Mahkemeniz tarafından verilecek kesin süre içinde tamamlanmaması halinde davanın reddine, 3-usul ve yasaya aykırı olarak açılan kötü niyetli davanın reddine, 4-kötü niyetli ve haksız açılan dava nedeni ile müvekkil ile olan anlaşmamız gereği tahakkuk edecek vekalet ücretini tarafımıza ödemeye mahkum edilmesini, 5 Davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, 6-Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....  Davacının dava dışı ... firması emrine 15.04.2018 tarih ve 52.500,00 TL meblağlı çek keşide edip teslim ettiği, çekin ... firması tarafından davalıya ciro edildiği, davalı tarafından çekin tahsil amaçlı bankaya ibraz edildiği, arkasına karşılıksız kaşesi vurulduğu, davalı ile hiçbir ticari ilişkisi olmayan  davacının bu süreçte 16.04.2018 tarihine 4.460,00 TL davalıya ödeme yaptığı, davalının anılan ödemeyi mahsup etmeden bahse konu çeki İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından 04.05.2018 tarihinde davacı ve ilk ciranta ... firmasını borçlu göstererek icra takip işlemi başlattığı, 21.11.2018 tarihinde davacının davalı hesabına 6.000,00 TL ödeme daha aktardığı, dosya kapsamı, taraf ticari defterleri, celp edilen  İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyas ve düzenlenen denetime 03.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda   davacının davalıya yapmış olduğu toplam 10.460,00 TL  ödemenin karşılıksız  çekin tam bedeli üzerinden başlatılan icra takip dosyasına mahsup edilmediği, anılan çek dışında davacının davalıya herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığı,   Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafından yapılan 10.460,00 TL ödemenin Türkmenoğulları adına yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasındaki borca mahsup edildiğini beyan etmiş ise, celp edilen ve bilirkişi marifetiyle  tetkiki sonucu anılan icra dosyasına bu bedelin mahsup edildiğine dair belgenin mevcut olmadığı, ayrıca davacının   İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyada borçlu sıfatı bulunmadığından açık yazılı muvafakati olmadan yapmış olduğu ödemenin bu dosyaya mahsup edilmesinin geçerli olmayacağı  gözetilerek fazladan ödenen 10.450,00 TL'nin davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği gözetilerek asıl alacak yönünden davanın kabulü ile 10.460,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal fazi uygulanmasına,  takip öncesi davalıya yazılı ihtarat yapılmak suretiyle davalı temerrüte düşürülmediğinden takip öncesi döneme ilişkin faiz talebinin reddine, 2.092,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının takipte kötü niyetli olduğu iddia edilemeyeceğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı yanca müvekkilinin kendisinden fazla para tahsil ettiğinden bahisle takip başlatıldığını, ancak davacı yandan fazla tahsil edilen herhangi bir miktar bulunmadığını, müvekkili faktor ile müşterisi arasında imzalanan sözleşme gereği müşteriye finansman desteği sağlandığını,  sağlanan finansman desteği karşısında müşterinin  fatura ile tevsik edilmiş olan çekleri ve senedi aldığını, alınan senedi müşterinin kredi riski oluşması üzerine takibe koyduğunu, çeklerin vadesi geldiğinde de borçlunun davaya konu etmiş olduğu çek karşılıksız çıktığını ve çekten kaynaklı olarak takibe geçildiğini,  Davacı tarafından müvekkili şirkete 10.460,00 TL ödeme yapılmışsa da, söz konusu ödeme davacı tarafından çek takibe konu edilmeden önce 16/04/2018 tarihinde yapılmış olup, ödemenin müvekkili müşterisi aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına mahsup edildiğini, -Her ne kadar yerel mahkemece  davacının fazla ödeme yaptığı belirtilmişse de, davacı yanca mahsup edilen miktar dışında sadece çek tazminatı ödendiğini,  Davacının mahsup edilen miktar dışından sadece çek tazminatını ödediğinin tüm dosya kapsamında sabit olduğunu, davacının çek tazminatı dışında ödeme yaptığını gösterir herhangi bir belge de dosya kapsamında bulunmadığını, müşterinin  çekleri riske girdiği için takip başlatılmasında ve başlatılan takipte çeklere ilişkin gelen ödemelerin mahsup edilmesinde herhangi bir beis bulunmadığını,  -Bilirkişi raporları incelendiğinde görüleceği üzere salt davacının defterleri incelendiğini, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin müvekkilinin ticari defterlerinde açıkça belirtildiğini,  bilirkişi incelemesine yönelik olarak ticari defterlerin sunulması için süre verilmişse de, ihtaratın yapıldığı avukat duruşmadan kısa süre sonra rahatsızlandığını, sağlık raporu da ekte sunulduğunu, kesin sürenin elde olmayan nedenlerler geçirildiği açık olmakla, müvekkilinin  ticari defterleri incelenmeksizin verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenizce kararının kaldırılması ile müvekkilinin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, Davacı tarafından çek borcuna karşılık tahsil edilen mükerrer  alacağın iadesi sebepli olarak, 09.11.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Nolu dosyasında 10.460,00 TL asıl alacak ve 2.445,03 TL işlemiş faizi ile toplam 12.905,03 TL alacağı için takip başlatıldığı, başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. 26/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı ticari defter kayıtları incelenmiş, ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Md. ve 213 sayılı VUK 221. Md. göre açılış tasdikleri ve e-defter beratlarının usulüne uygun olduğu, kendi lehine delil vasfını taşıdığı (HMK222. Md.), incelenen davacı ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 10.460,00 TL alacaklı olduğu, Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafından yapılan 10.460,00 TL ödemenin ... adına yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasındaki borca mahsup edildiğini beyan ettiği tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından alacaklı olarak davacı tarafından dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. adına keşide edilen 15.04.2018 vadeli 52.500,00 TL çek için : 04.05.2018 tarihinde, 52.500,00 TL Asıl alacak, 270,10 TL işlemiş faiz, 5.250,00 TL Çek tazminatı, 157,50 TL TTK ya göre komisyon 58.177,60 TL TOPLAM takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı ticari defter ve kayıtlarında,  16.04.2018 tarihli toplam 10.460,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.  28.12.2018 tarihli ibraname incelendiğinde, davacının çek tazminatı dışında borcunun kalmadığının belirtildiği, 03.05.2019 tarihli ibraname ile çek tazminatının da haricen ödendiği ve borcun kalmadığının belirtildiği görülmüştür. Davalı taraf her ne kadar dava dışı şirketin borcu nedeniyle, davacının sorumluluğu bulunduğunu istinaf gerekçesi olarak ileri sürmüş ise de, davacının sorumluluğunun sadece çek miktarı kadar olduğu,  16.04.2018 tarihli toplam 10.460,00 TL ödeme yapıldığı, çeke yönelik takibin 04.05.2018 tarihinde başlatıldığı ve bu takipteki borcun da tamamen de ödendiğinin ibranamedeki beyanlar ile anlaşıldığı, buna göre icra takibinden önce ödenen bedelin mahsubunun yapılmadığının sabit olduğu, Davalının  müşterisi 3. Şahıs ... Temizlik firması ile de tarafların karşılıklı birbirlerini ibra ettikleri, davacı taraf indirim yapıldığı iddiasında ise de, bu konunun davacı ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacının çek miktarı ile sorumlu olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olup, makbuzlara göre deftere işlendiği, kesin delil vasfında olduğu, davalı defterlerinin incelenmesinin bu aşamada sonucu değiştirmeyeceği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu,  davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarih ve 2021/1 E., 2022/22 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 714,52 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 276,56‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 437,96‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc1375edb616de43","SID":"521ef42c30fe766c"}}