{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1957 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1666<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2024 (Dava) - 05/06/2024 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/225 Esas - 2024/389 Karar<br>DAVA             \t: Kooperatif İhyası<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/11/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 tarih ve 2024/225 Esas - 2024/389 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/59 E.sayılı dosyasında ... Kooperatifinin davalı konumunda bulunduğunu, yargılama sırasında kooperatifin ticari sicilinden silindiğini, 05.10.2023 tarihli duruşmada ihya davası açmak üzere süre verildiğini bildirerek, Tasfiye Halinde ... Kooperatifi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br><br>\tCEVAP:<br>\tDavalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenilen kooperatifin 28/06/2016 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve 11/04/2022 tarihinde tasfiye sonucu terkin edildiğini, kurumun aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalılar tasfiye memurları cevap vermemişlerdir. Ancak bu celseye katılan tasfiye memuru ..., davacı şirket tarafından açılan davanın yerel mahkemede sonuçlanması üzerine kooperatifçe ödeme yapıldığını ve sonrasında tasfiye işleminin sonlandırıldığını, ancak karşı tarafın istinafa başvurması üzerine dosyanın bozularak yeniden yargılamaya devam edildiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/59 E.sayılı dosyası ile davacı ... Ltd. Şti.vekili tarafından davalı ... Kooperatifi aleyhine itirazın iptali davası açıldığı, 05/10/2023 tarihli celsede davalı kooperatifin ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline süre tanındığı, yargılamanın devam ettiği; ihyası istenilen kooperatifin taraf olarak gösterildiği bu davada taraf olarak yer almasının ve temsilinin zorunlu bulunduğu, tasfiye memurlarının davanın kesin şekilde sonuçlanmadan tasfiyeyi kapatmalarının hukuka uygun olmadığı...\" gerekçesiyle davanın KABULÜNE, ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 11/04/2022 tarihinde sicilden terkin edilen \"Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi\"nin -Dikili 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin  2023/59 E.sayılı itirazın iptali davasının yürütülüp sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olmak üzere- İHYASINA ve ...'ne TESCİLİNE, Tasfiye memurları ..., ... ve ...'ın tasfiye memurluğu görevlerinin devamına, Tescil ve atama işlemlerinin ilanına, işlemlerin tasfiye memurlarınca yerine getirilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı tasfiye memurları istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, esas itibariyle inşaat şirketinin kooperatiften alacağı olduğu yolundaki talebinin Dikili İcra Müdürlüğün 2016/385 Esas sayılı dosyasında icra takibine konduğunu, icra ve yargılama sonucu alınan paranın zamanın tasfiye ile görevli memurları tarafından ödendiğini, mahkeme tarafından henüz kooperatif tasfiye edilmeden, inşaat şirketinin kooperatiften alacağının olduğuna  dair herhangi bir karar verilmediğini, çünkü somut bir bilgi ve belge bulunmadığını, inşaat şirketinin amacına hizmet etmediğini, mahkemeyi yanıltma yoluna gittiğini, kooperatif tasfiye kararının alındığında sekiz ortağa sahip olduğunu, bunların bulunmasının mümkün olmadığını, yani ihya yapılsa bile bu kişileri bulmanın mümkün olmaması nedeniyle kooperatifin zaten münfesih duruma geleceğini, organları olmayacağını ve karar alınamayacağını, kooperatif ihyası kararı alınırken, kooperatifin mevcut hukuki yapısı ve fiili durumunun dava tarihi olan 2016 yılından günümüze ortada kooperatif ortağınında hali hazırda üç kişilik yönetim kurulunun dışında hiç bir ortağı bulunmayacağını, şirketin gerçek anlamda alacağının tasfiye memurlarınca şahsi paralardan ödendiğini, şirketin bir alacağının bulunmadığını, şirketin başka bir alacağının olup olmadığı yönünde bir karar olmadan, bu hususlarda gerekli inceleme yapılmadan, yanıltıcı bilgilerle karar verilmesini kabul etmediklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, 1163 sayılı Koop. K.nun 98.maddesi ile atfı ile TTK'nun 547.maddesi  hükmüne göre açılmış, tasfiye kararının uygulanması sonucunda sicilden terkin edilen kooperatif ile ilgili ek tasfiye (ihya) istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tasfiye memurları ..., ... ve ... tarafından istinaf edilmiştir.<br>Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. <br>6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.<br>Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Somut olayda; ihyası istenilen kooperatifin 12/06/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısının 8. gündem maddesi ile kooperatifin tasfiye işlemlerinin başlatılmasına ve tasfiye memuru olarak ..., ... ve ...'ın seçilmesine oybirliği ile karar verildiği, tasfiye sonucunda 11/04/2022 tarihinde sicilden terkin edildiği; Dikili 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/59 E.sayılı dosyası ile davacı .... Şti.vekili tarafından davalı ... Kooperatifi aleyhine itirazın iptali davası açıldığı, 05/10/2023 tarihli celsede davalı kooperatifin ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline süre tanındığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurlarının atanmış olmasına, derdest dava varken tasfiyenin sonlandırılmış bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memurlarının istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/225 Esas - 2024/389 Karar sayılı kararına karşı davalı tasfiye memurları ..., ... ve ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  20/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8027d884d8716298","SID":"63fc8fcc76d7f838"}}