{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/925 <br>KARAR NO: 2024/1485<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(Kapatılan İstanbul Anadolu 10. Asliye Tic. Mah. 2013/20 Esas)<br>(Kapatılan Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/152 Esas)<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu İşyeri İçin ... Sigorta Poliçesi ile 03/08/2006-2007 tarihleri arasında ... San. Tic. Ltd. Şti. adına sigortalı Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi ... sayılı işyerinde, 1 nolu davalı ... Pazarlama Limited Şirketinin kiracı olarak bulunduğu ve bu davalının tasarrufundaki mahalde 22/07/2007 tarihinde çıkan yangında bina duvarlarının yıkılması ve çatının bir bölümündeki çökme nedeniyle sigortalının büyük hasara uğradığını, Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/148 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ve tahkikat evrakındaki beyanlar ile yangının 1 nolu davalının kullandığı mahallin birinci katında peçete makineleri yakınındaki hazır kağıt ürünlerinin bulunduğu veya depolandığı alanlarda başladığı ve gelişerek etrafa yayıldığının anlaşıldığını, bu yangın hadisesi nedeniyle 1 nolu davalnın sorumlu bulunduğunu, müvekkilinin ekspertiz raporu doğrultusunda 04/10/2007 tarihinde 500.000,00 YTL ve 18/12/2007 tarihinde 1.442.795,53 YTL olmak üzere toplam 1.942.795,53 YTL hasar tazminatı ödediğini, 1 nolu davalının diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... nolu 3.Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin bulunduğunun tespit edildiğini, ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili için davalılara gönderilen yazılara rağmen ödeme yapılmadığını beliterek ödenen bu tutardan şimdilik 28.795,53 YTL'nin 04/10/2007 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından düzenlenen işyeri ekstra paket sigorta poliçesinde ''Yangın mali sorumluluk teminatları olarak tanımlanan sorumluluklar bu teminat kapsamı dışındadır.'' şeklinde düzenleme bulunduğunu, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumet yönünden reddinin gerektiğini, meydana gelen yangında sigortalıları diğer davalının kusurunun bulunmadığını, diğer davalı tarafından Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde kusurlu olan tarafın bina maliki olduğu sonucuna varıldığından halef olan davacının tazminat istemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... Paz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin İstanbul Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesinde, ... parsel üzerinde kurulu ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait fabrika binasının yarısında kiracı olduğunu, davacının sigortalısı ... İhr. Ltd. Şti.nin söz konusu fabrika binasının diğer yarısında faaliyet gösterdiğini, 22/07/2007 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde müvekkiline ait tüm mallar ve makinaların kullanılamaz hale geldiğini, davacının, halefi olduğunu iddia ettiği ... şirketinin poliçede menfaat sahibi olmadığını, taşınmazın sahibinin ... Sanayi Şirketi olduğunu, davacı tarafından sigortalıya haksız ödeme yapıldığını, yangında müvekkili firmanın kusurunun buunmadığını, davacının dayanağı Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/148 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun, bilirkişilerin yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olmamaları, taraflı olmaları, kendi içinde çelişiyor olması, eksik inceleme nedeniyle usule aykırı olduğunu belirterek, haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürdüğü davanın reddini talep etmiştir.<br>2.BİRLEŞEN KADIKÖY 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2008/600 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesinde ... parsel üzerinde fabrika binasının yarısını müvekkilinin kullandığını, fabrika binasının malikinin davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olup diğer yarısını ise 2 nolu davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin kullandığını, binada 22/07/2007 tarihinde yangın çıktığını ve müvekkilinin yanan malları nedeni ile zarara uğradığını, bina maliki olan 1 nolu davalının BK 58.maddesi uyarınca ağırlaştırılmış sorumluluğunun bulunduğunu, yangına karşı gerekli önlemleri almadığını, 2 nolu davalının ise malik olmadığı halde 3.şahıslara karşı malik gibi hareklet ettiğini, bina maliki gibi kusursuz sorumlu olduğunu, diğer davalı ... Bölgesi'nin BK 55.maddesi uyarınca çalıştırdığı bekçilerin yangını derhal itfaiyeye bildirmemeleri nedeni ile ayrıca sanayi sitesi içinde gerekli denetimleri yapıp yangın için gerekli önlemleri almadığından yangından sorumlu olduğunu, olayda makinalarının/emtianın yanması ve mahrum kalınan kar nedeniyle zarar gördüklerini iddia ederek 489.751,00 YTL maddi, 50.000,00 YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 539.751,00 YTL tazminatın olay tarihi olan 22/07/2007 tarihinden itibaren tüm davalılardan, haksız olarak tahsil edildiğini iddia ettiği 14.751,00 YTL kira bedelinin 1 ve 2 nolu davalılardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı ... Bölgesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin müvekkili açısından hukuki dayanaktan tamamen yoksun olup, davanın müvekkili yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının davasını taşınmazda imara aykırılık olduğu ve elektrik tesisatı bakımının yapılmadığı iddialrına dayandırdığını, bu iddia ve taleplerini ancak kiraya verene karşı ileri sürebileceğini, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, '' Hiç kimse kendi kusurundan faydalanamaz '' ilkesi uyarınca, asıl kusurlu kiracı davacının tazminat talebinde bulunma hakkı olmadığını, davacının kullandığı alanda meydana gelen ve çıkış sebebi belli olmayan yangının rizikosunun davacıya ait olduğunu, müvekkiline yöneltilebilecek bir kusur bulunmadığı gibi imar mevzuatına aykırılık ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, kaldı ki davacının kiracısı olduğu taşınmazın müvekkili döneminde değil, Belediyenin yetkililerinin müvekkiline devretmesinden önceki dönemde yapıldığını beliterek davanın müvekkili yönünden gerek husumetten gerekse de esastan reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... şirketleri vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usule uygun olarak açılmadığını, davacının iddialarının yersiz ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilleri tarafından aleyhe açılan dava nedeniyle bu sorumluluktan kurtulmak ve davayı sürüncemede bırakmak amacıyla bu davanın açıldığını, davada tespit raporuna dayanılmışsa da, diğer bir tespit raporunda aksi tespitlerin bulunduğunu, meydana gelen yangından ... şirketinin sorumlu olduğunu, ... şirketinin malik gibi hareket ettiği, bu nedenle kusursuz sorumluluğu bulunduğu iddilarının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu olayda mülkiyet hakkının kullanımından doğan bir zarar değil bir yangının söz konusu olduğunu, alınan tespit raporunun konusunda uzman olmayan bilirkişiler tarafından hazırlandığı iddiasının da yerinde olmadığını, alınan rapora itirazlarının da yersiz olduğunu, yangının ... şirketinden başladığını ve kiracı olan bu şirketin kendisinden başlayan bu yangından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin 22/07/2008 tarihli 2008/600 E. 2008/450 K. sayılı kararı ile dosyasının Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, daha sonra her iki dosyanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>3.BİRLEŞEN KADIKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2008/257 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu İşyeri İçin ... Sigorta Poliçesi ile 03/08/2006-2007 tarihleri arasında ... San. Tic. Ltd. Şti. adına sigortalı Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi ... sayılı işyerinde, 1 nolu davalı ... Maddeleri İmalat Pazarlama Limited Şirketinin kiracı olarak bulunduğu ve bu davalının tasarrufundaki mahalde 22/07/2007 tarihinde çıkan yangında bina duvarlarının yıkılması ve çatının bir bölümündeki çökme nedeniyle sigortalının büyük hasara uğradığını, Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/148 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ve tahkikat evrakındaki beyanlar ile yangının 1 nolu davalının kullandığı mahallin birinci katında peçete makineleri yakınındaki hazır kağıt ürünlerinin bulunduğu veya depolandığı alanlarda başladığı ve gelişerek etrafa yayıldığının anlaşıldığını,  bu yangın hadisesinde 1 nolu davalnın ve dolayısıyla sigortacısı 2 nolu davalının da sorumlu bulunduğunu, bu hadise sebebiyle müvekkilinin 06/02/2008 tarihinde toplam 48.300,00 YTL hasar tazminatı ödediğini belirterek ödenen bu tutarın ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ödetle; aynı konuda Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/152 Esas sayılı dosyası ile derdest dava olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın derdestlikten reddini talep ettiklerini, müvekkili tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde ''Yangın mali sorumluluk teminatları olarak tanımlanan sorumluluklar bu teminat kapsamı dışındadır.'' şeklinde düzenleme bulunduğunu, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumet yönünden reddinin gerektiğini, meydana gelen yangında sigortalıları diğer davalının kusurunun bulunmadığını, diğer davalı tarafından Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde kusurlu olan tarafın bina maliki olduğu sonucuna varıldığından halef olan davacının tazminat istemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... Mad. İmlt. Paz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesinde, ... parsel üzerinde kurulu ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait fabrika binasının yarısında kiracı olduğunu, davacının sigortalısı ... İth. İhr. Ltd. Şti.nin söz konusu fabrika binasının diğer yarısında faaliyet gösterdiğini, 22/07/2007 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde müvekkiline ait tüm mallar ve makinaların kullanılamaz hale geldiğini, davacının, halefi olduğunu iddia ettiği ... şirketinin poliçede menfaat sahibi olmadığını, taşınmazın sahibinin ... Sanayi şirketi olduğunu, davacının sigortalıya haksız ödeme yapıldığını, yangında müvekkili firmanın kusurunun buunmadığını, davacının dayanağı Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/148 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun, bilirkişilerin yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olmamaları, taraflı olmaları, kendi içinde çelişiyor olması, eksik inceleme nedeniyle usule aykırı olduğunu belirterek, haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürdüğü davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin 01/07/2008 tarihli 2008/257 E. 2008/443 K. sayılı kararı ile dosyanın, işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>4.BİRLEŞEN KADIKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2008/219 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Pendik Deri Organize Sanayi Bölgesi ... deki deri imalat fabrikasının davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde 03.08.2006-2007 tarihleri arasında ... nolu ... Sigorta poliçesi ile sigortalı iken, 22/07/2007 tarihinde davalı ... şirketinden sirayet eden yangın sonucu bina, emtia, makine ve techizatın tamamen hasarlandığını, yangının sigorta şirketine ihbar edildiğini ve toplamda 2.062.782,00 YTL ödeme yapıldığını, poliçenin mutabakatlı kıymet esasına göre tanzim edilmiş olduğundan, bir hasar vukuunda ödenecek tazminattan her ne ad altında olursa olsun indirim yapılmadan ödenmesi gerektiğini, oysa eskime tenzili adı altında toplamda 644.425,00 YTL eksik ödeme yapıldığını, mutabakat raporuna rağmen eksik tazminat ödendiğinden poliçe kapsamında ödenmeyen 644.425,00 YTL nin davalı ... Sigorta Şirketinden tahsilinin gerektiğini, diğer davalı ... Gıda Şirketinin müvekkilinin kiracısı olduğunu, kullanmakta olduğu işyerinde çıkan yangının sirayeti sonucu hasarın meydana geldiğini, zararın bir kısmının sigorta şirketince karşılandığını, bir kısım zararın ise poliçede teminat bulunmadığından karşılanamadığını, deri emtiasındaki hasar nedeniyle bakiye 812.600,00 YTL zarardan davalı ... Gıda Şirketinin sorumlu olduğunu, ayrıca poliçe teminatında bulunmayan iş kaybı ve kira kaybı olmak üzere toplam 1.056.930,00 YTL'nin zarara sebebiyet veren ... Gıda Şirketi ile mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den tahsilini talep ettiklerini belirterek, davalı ... Sigorta A.Ş.den poliçe kapsamında olmasına rağmen eksik ödenen 644.425,00 YTL, diğer davalı ... Gıda Şirketinden poliçe kapsamında bulunmayan toplam 1.056.930,00 YTL (davalı ... Sigortanın mesuliyeti poliçedeki limiti olan 144.000,00 YTL ile sınırlı kalmak kaydıyla) 22/07/2007 tarihinden itibaren kur farlı ve avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları dahilinde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından da açıkça beyan ve kabul edildiği üzere müvekkili sigorta şirketi tarafından tapılan ekspertiz neticesinde belirlenen sigorta tazminatının ödendiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olup, sebepsiz zenginleşme amacıyla açıldığını, sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarının sigortalı malın menfaat değerinin rizikosunun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edildiğini, davanın tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, reddinin gerektiğini, davacının davasını ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili tarafından mezkur poliçe teminat kapsamında davacının zararının ödendiğini ve başkaca herhangi bir tamin yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Mad. İml. Paz. Ltd. Şti.'nin işyeri ekstra paket sigorta poliçesinin 04.05.2007-2008 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu poliçe ile müvekkili tarafından düzenlendiğini, sigorta çatısı altında kiracı mali mesuliyet tazminatının da yer aldığını, meydana gelen yangın hadisesinde sigortalısının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sigortalıları tarafından Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde kusurlu olan tarafın bina maliki olduğu sonucuna varıldığından davacının kendi kusuru ile tazminat istemesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, sigortalının kusurlu olması durumunda kiracının malike karşı sorumluluğu klozunun uygulanması gerektiğini, kusur kabul edilmemekle birlikte binanın gördüğü zararın davacılar tarafından kendi sigortalısından alındığını, bu durumda kiracı mali mesuliyet için muhtemek zararın aynı kloz kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kusurun sigortalısında olduğu kabul edilse dahi ekspertiz raporu ile belirlenen süre nazara alındığında kira bedeli olarak 63.000 USD talep edilebileceğini, fazi isteminin yerinde olmadığını beliterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların birlikte dava açmalarının usule aykırı olduğunu, dava arkadaşlıkları bulunmadığını, davacılardan ... Şirketinin, bina maliki olmadığı halde davaya konu 22.07.2007 tarihli fabrika yangını sonrasında sigortalısı olduğu diğer davalı ... Sigorta A.Ş.den bina malikine verilmesi gereken usulsüz ödemeler aldığını, davacıların ünvanlarını birlikte kullanarak belirsizlik yaratmak sureti ile bu durumu örttüklerini, iki davacının hangi hukuksal dayanakla dava arkadaşı olduklarının açıklatılması gerektiğini, her davacının ayrı dava dilekçesi ile ayrı davalarla talepte bulunmalarının zorunlu olduğunu, bu kapsamda dava dilekçesinin talep bölümünün de anlaşılamadığını, bu nedenle dava dilekçesinin ve davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, usule ilişkin aykırılık giderildiğinde esasa ilişkin cevap sunmak üzere süre talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin 16/12/2010 tarihli 2008/219 E. 2010/1046 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen dosyanın (Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahmemesi'nin 2008/600 E.) işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>5.BİRLEŞEN KADIKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2008/528 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... nolu Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Pazr. San. Ltd. Şti.'ne ait otomotik peçete makinasının 22/07/2002 tarihinde davalılara ait işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle yanarak hasarlandığını, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi ve Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla yaptırılan tespitte, yangının çıkış yerinin elektrik panosu civarı olduğu, çıkış nedeninin elektrik panosunda oluşan ark ve elektriksel kıvılcım olabileceği, yangının hızla yayılması neticesinde binada bulunan bütün malzeme ve maddenin yandığını, yaptırılan ekspertiz sonucunda yangın sebebiyle meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına 45.200,00 YTL ödediğini, davalılara müracaatla asli kusurları nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin talep edilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, sigortalıya ödenen 45.200,00 YTL tazminatın 02/10/2007 ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 22/07/2007 tarihinde müvekkillerinin adresinde çılan yangın neticesinde müvekkillerinin büyük zarara uğradığını, davacının davasını dayandırdığı Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasına verilmiş bulunan bilirkişi raporunun, kendilerince yaptırılan ve aynı mahkemenin 2007/148 D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile aksi bulgu ve tespitleri içerdiğini, İTÜ öğretim görevlileri ve yangın uzmanı bir ekip tarafından verilmiş olan raporda; yangının davalılar tarafından değil, davacının müşterisi olan ... Kağıt isimli firmanın tarafında çıkmış olduğunu, davacının bahsettiği elektrik panosu ve civarında kiracının kullandığı alanda ve onların sorumluluk sahasında çıktığını ve yayıldığını, bu nedenle açılmış davaya ve faiz talebine itiraz ettiklerini, bütün bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin 16/12/2010 tarihli 2008/528 E. 2010/1048 K. sayılı kararı ile dosyanın, işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>6.BİRLEŞEN KADIKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2008/513 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... nolu poliçe ile Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... İmlt. Paz. Ltd. Şti.'ye ait Revinder Makinasının 22/07/2007 tarihinde meydana gelen yangında yanarak zayi olduğunu, yapılan ekspertiz incelemesi ve Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yangının çıkış yerinin elektrik panosu civarı olduğu, çıkış nedeninin elektrik panosunda oluşan ark ve elektriksel kıvılcım olabileceği, binada bulunan her tür madde ve malzemenin yanmış yada kullanılamaz hale geldiği, yangın dolayısıyla meydana gelen hasar nedeniyle 02/10/2007 tarihinde sigortalısına 53.885,92 YTL ödediğini, davalılara müracaatla ağır kusurları nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin talep edilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, sigortalıya ödenen 53.885,92 YTL tazminatın 02/10/2007 ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 22/07/2007 tarihinde müvekkillerinin adresinde çılan yangın neticesinde müvekkillerinin büyük zarara uğradığını, davacının davasını dayandırdığı Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasına verilmiş bulunan bilirkişi raporunun, kendilerince yaptırılan ve aynı mahkemenin 2007/148 D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile aksi bulgu ve tespitleri içerdiğini, İTÜ öğretim görevlileri ve yangın uzmanı bir ekip tarafından verilmiş olan raporda; yangının davalılar tarafından değil, davacının müşterisi olan ... Kağıt isimli firmanın tarafında çıkmış olduğunu, davacının bahsettiği elektrik panosu ve civarında çıkmamış olduğunu, kiracının kullandığı alanda ve onların sorumluluk sahasında çıktığını ve yayıldığını, bu nedenle açılmış davaya ve faiz talebine itiraz ettiklerini, bütün bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 02/12/2011 tarihli 2008/513 E. 2011/758 K. sayılı kararı ile dosyanın,  işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.<br>7.BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2017/1354 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı/alacaklı müvekkilinin sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olan dava dışı ... Kiralama A.O.'na ait bir adet Kağıt Dilme Makinesinin 22/07/2007 tarihinde çıkan yangın neticesinde hasarlanması sebebiyle, davacı müvekkili sigorta şirketinin ödemiş olduğu hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının tahsili amacı ile Tuzla İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu/davalı firma hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu firma tarafından icra takibine süresi içinde borçları bulunmadığından bahisle itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek 82.331,33 Euro karşılığı 143.651,70 YTL asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 22/07/2007 tarihinde müvekkilinin adresinde çok yıkıcı bir yangının ortaya çıktığını, bu yangın neticesinde müvekkili firmanın değeri milyon dolarlarla ifade edilen bir zararın altında kaldığını ve zararlarının ancak bir kısmını karşılayabildiğini, davacının her ne kadar davasını ve müşterisine yapmış olduğu ödemeyi Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasından verilmiş bulunan bilirkişi raporuna dayandırmış ise de, taraflarınca yaptırılmış olan aynı mahkemenin 2007/148 D.İş sayılı dosyasındaki raporun aksi bulgu ve tespitler içerdiğini, uzman bilirkişilerce verilmiş olan raporda yangının kiracıları olan ... Kağıt isimli firmanın tarafında çıkmış olduğunu, söz konusu yangının kiracılarının kullandığı alanda ve onların sorumluluk sahasında çıktığını ve yayıldığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine, haksız yapılmış olan icra takibi nedeni ile %40 oranında kötüniyet tazminatı verilmesine karar verilmesini talep ve etmiştir. Tuzla İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ... Sigorta A.Ş. tarafından, davalı/borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine, 82.331,33 Euro asıl alacak, 1.927,00 Euro işlemiş fazi olmak üzere toplam 84.258,33 Euro karşılığı 147.275,10 YTL alacak için başlatılan takip olduğu, takibin 15/02/2008 tarihinde Kadıköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatıldığı, davalı/borçlunun yetki itirazı üzerine Tuzla İcra Dairesi'ne gönderilerek ... Esas numarasını aldığı, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 28/07/2008 tarihli ödeme emrinin 07/08/2008 tarihinde davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 12/08/2008 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli 2009/172 E. 2016/48 K. sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahmemesi'ne gönderilmiş, bu mahkemenin 15/02/2018 tarihli 2017/1354 E. 2018/169 K. sayılı kararı ile dosyanın  işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''Birleşen dosyalardan Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/219 Esas sayılı dosyası ile birleşmiş olup, daha sonra birleştiği dosyanın da mahkememizle birleştiği anlaşılan Kadıköy 1.ATM'nin 2008/600 Esas sayılı dosyasının yargılama aşamasında işlemden kalktığı ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla bu dosya yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Olaya ilişkin; Tuzla CBS'nın 2007/4522 Soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturma sonucunda 2008/7999 Karar sayılı takipsizlik kararı verildiği, bu karara karşı Kadıköy Ağır Ceza mahkemesine itiraz edildiği, itiraz üzerine 2008/848 D.İŞ sayılı dosya ile itirazın reddedildiği ve takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Olaya ilişkin İstanbul itfaiye Daire Başkanlığının yangın raporu, kolluk tarafından düzenlenen belgeleri alınan ifade tutanakları, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporları, Tuzla Sulh hukuk mahkemesinin 2007/146 D.İş sayılı dosyası, sigorta şirketlerinin hasar dosyaları, ekspertiz raporları, Tuzla Asliye Hukuk mahkemesinin 2008/966 D.İş sayılı dosyası, Tuzla Sulh hukuk mahkemesinin 2007/148 D.iş sayılı dosyası, Tuzla Sulh hukuk mahkemesinin 2007/167 D.İş sayılı dosyası celp ve ibraz edilmiş, zarar kalemleri, kusur oranları, sigorta teminat kapsamları, rücu şartları, hasar tutarları noktalarında yangın uzmanı, makine mühendisi, patlayıcı uzmanı, sigorta uzmanı, inşaat mühendisi ve muhasebeci bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılarak rapor alınmıştır. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre; yangının başlangıç merkezinin “... Gıda ve Kâğıtçılık” şirketine ait üretim tesisi olduğu, burada bulunan yangın yükü ve kolay yanıcı ürünlerin özelliği nedeniyle alev dillerinin büyüyerek bitişik nizamda faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. ‘ne de sirayetiyle birlikte ... Ltd. Şti. ‘nde de hasar ve zarara sebebiyet verildiği anlaşılmıştır. ... Gıda ve Kâğıt olması, aynı zamanda yangın güvenliği bakımından üretim alanında; erken uyarı sistemi, otomatik yağmurlama (sprinkler) veya gece bekçisi v.b. aktif hiçbir önlem almadığı, hatta olağanüstü hallerde resmi makamlara ihbar edilebilecek bir telefon dahi tesis ettirilmediği, yangının itfaiyeye geç ihbar edilmesinin yangının büyüyerek gelişmesine ve maddi hasarın yüksek boyutlu olmasına sebebiyet vermesi nedeniyle “... Gıda ve Kâğıt Ltd. Şirketinin “asli” kusurlu olduğu ve kusur miktarının; %70 oranında belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu yangınının ... San ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait bölümde başlamadığı, ancak, davalılara ait binanın inşa tarzı, kiracıları ile kendi kullandıkları alanın bitişik nizam olması yangın yönetmeliğinde işaret edilen hususların yerine getirilmemesi yani her iki bina arasında yangın bölmesi yani yangın duvarı oluşturulmaması vb. nedenlerle yangının büyüyerek gelişmesinde; %15 oranında kusurlu ve sorumlu olduklarına dair kanaat oluştuğu, diğer yandan dava dışı ... Bölgesi Yönetimine, OSB Kanunu öncesi arsa sahibi ve sonrası İdare sıfatıyla sorumluluk taşıyan davalı ... İdaresinin neden olduğu yapının mer’i mevzuata uygun şekilde yapılandırılmamasında denetim eksikliği nedeni ile uğranılan zararda %15 oranında kusur atfedildiği anlaşılmış, dosya kapsamına göre kusur oranları mahkememizce de yerine görülerek karara esas alınıştır. Teknik bilirkişi heyeti tarafından bina hasarı ile ilgili inceleme yapılmış ve rapor düzenlenmiş ise de; dosyadaki belgelere göre yanan yapının izinsiz, kaçak ve ruhsatsız bir yapı olduğu, arsanın Organize Sanayi Bölgesine ait olduğu, binanın ... firmasına ait olduğu ve ruhsatsız olması nedeniyle yıkıma matuf olduğundan binanın maddi bir değerinin olmadığı kanaatine varılarak bu talep yönünden red kararı verilmiştir. Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin; 2008/152 sayılı dosyasında, davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından sigortalısına ödenen; 28.795,12 TL’nın, davalı ... Sigortadan tahsili istenmektedir, bu hasar ile ilgili olarak bu tutar davacı ... (...) Sigorta tarafından sigortalısına yapılan toplam 1.942.795,54 TL tazminat bedeli içinde ödenmiş olduğu anlaşıldığından toplam bedel içerisinde birleştirilen dosyada değerlendirilmiştir. Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/219 sayılı dosyasında, davacılar ... ve ... şirketlerince, sigorta şirketi tarafından zararın bir kısmı ödenmesine rağmen ödenmeyen 644.425.-TL nın ödenmesi talebi ile ilgili açılan davada; talep edilen eksik tazminat tutarı, poliçe genel ve özel şartları ile TTK ilgili hükümleri dahilinde birleştirilen dosyada değerlendirilmiştir. Birleşen dosyalardan Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/219 Esas sayılı dosyası ile birleşmiş olup, daha sonra birleştiği dosyanın da mahkememizle birleştiği anlaşılan Kadıköy 1.ATM'nin 2008/600 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından, davalılar ..., ..., ... Sanayi aleyhine açılan davada 489,751.-TL “maddi”, 50.000.-TL “manevi” tazminat olmak üzere toplam 539.751.-TL  tazminat talep edilmektedir. Ancak bu dava dosyasının yargılama aşamasında işlemden kalktığı ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla, bu dosya yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kadıköy 4.Ticaret Mahkemesi 2005/257 sayılı dosyasında, davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından ..., ... şirketine bina, demirbaş, dekorasyon ve makina hasarı için  ödenen; 48.300.-TL, davalılar ... Şirketi ve ... Sigorta A.Ş.’den talep edilmektedir, bu hasar ile ilgili olarak davacı ... (...) Sigorta tarafından sigortalısına yapılan toplam 1.942.795,54 TL tazminat bedeli içinde ödenmiş olduğu anlaşıldığından toplam bedel içerisinde birleştirilen dosyada değerlendirme yapılmıştır. Kadıköy 4.Ticaret Mahkemesinin 2008/528 sayılı dosyasında, davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından davalılar ..., ... şirketinden kendi sigortalısı ... Gıda ‘ya ait hasar gören peçete makinasının hasar bedeli olarak ödenen 45.200.-TL talep edilmektedir. Dosya içinde bu konuda gerekli delil ve ödeme belgeleri bulunmakta olup, teknik bilirkişi tarafından talep edilen tutar kadri maruf bulunduğundan davalılar, bu hasar bedelinden de kusurları oranında sorumlu kabul edilmişlerdir. Kadıköy 3.Ticaret Mahkemesinin 2008/513 sayılı dosyasında, davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından davalılar ..., ... şirketinden, kendi sigortalısı ... Gıda’nın hasar gören ... Bobin Sarma makinası için ödenen 53.885,92 TL talep edilmekte olup dosya içinde hasar ve ödeme ile ilgili belgeler mevcut ödeme belgeleri bulunmakta olup, teknik bilirkişi tarafından talep edilen tutar kadri maruf bulunduğundan, davalılar bu hasar bedelinden kusurları oranında sorumlu kabul edilmişlerdir. Kadıköy 4.ATM'nin 2008/219 Esas sayılı dosyasında; davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, davacılar ... San.  ve ... Dericilik şirketinin talebine istinaden “Mutabakatlı Değer” esasına göre ödemesi gereken tazminat tutarının bina hasarından yapılan” %17 Eskime tenzili” ile; 486.033,13TL, ve aynı şekilde makine hasarından; 21.730,-USD, Dekorasyon Hasarından: 40.000.-USD,  Bahçe ve Çevre düzenlemesinden: 72.500.-USD olmak üzere Toplam: 134.230.-USD karşılığı:158.300.-TL ile birlikte Toplam: 644.425.-TL eksik ödenmiş olduğu, dolayısı ile Davalı ... Sigorta şirketinin, davacı sigortalısına yaptığı bu eksik ödeme nedeniyle, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından anılan sözleşme (poliçe) kapsamında “mutabakatlı değer” esasına göre eksik hesaplandığı anlaşılan Toplam; 644.425.-TL* tazminat tutarını, *(Bina, bahçe ve çevre düzenlemesine ilişkin hasar tutarları için; bina maliki ... San. şirketinin muvafakati ile) Davacı ... şirketine ayrıca ödemesi gerektiği, davacı ... Şirketinde meydana gelen 730.000.-USD’lık deri emtiasına ilişkin hasar ve zararın, 48.300.-TL’nin sigorta poliçesi kapsamında davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından ödendiği, ancak bakiye; 688.704.-USD karşılığı: 812.600.-TL’sı ile, aynı şekilde emtia hasarı dışında olup anılan sigorta poliçesi teminatında bulunmayan; 80.000.-USD “İş Kaybı”, 127.000.-USD “Kira Kaybı” olmak üzere Toplam: 895.704.-USD karşılığı; 1.056.930.-TL’den; Diğer davalı ... Ltd. Şti.’nin, söz konusu olayda; %70 oranında asli kusurlu bulunmuş olması nedeniyle; Kusuru oranında hesaplanan (1.056.930.-TL X %70)= 739.851.-TL’ den, Sigortacısı ... Sigorta ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ancak bu bedelin; davalı ... Gıda Kağıt Ltd.Şti.’nin sigortacısı sıfatıyla diğer davalı ... Sigorta’nın, ... No.lu”İşyeri Ekstra Paket Sigorta Poliçesi” ile sağlanan “Komşuluk Mali Sorumluluk” ek teminatı kapsamında: 144.000.-TL’sine kadar sorumlu olduğu,  bu nedenle, davacı ... Dericilik şirketinin, davalılardan ... Gıda Kağıt LTD. ŞTİ.’nden (739.851,00TL - 144.000,00TL)=595.851,00TL, diğer davalı ... Sigorta’dan da;  144.000,00TL’sına kadar hasar ve zarar tazmini talebinde bulunabileceği, davacı ... şirketinin, konu olayda %70 oranında asli kusurlu bulunan davalılardan ... Kağıt Ltd.Şti.’nden: (739.851,00TL- 144.000,00TL)= 595.851,00TL,  ve onun sigortacısı ... Sigorta’dan da Komşuluk Mali Sorumluluk teminatı kapsamında; 144.000,00TL’sına kadar hasar ve zarar tazmini talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1354 E sayılı birleşen dosya üzerinden yapılan incelemede; hasar konusu “Kağıt Dilme Makinesi”nin, ... KİRALAMA A.O. adına ... (...) SİGORTA Şirketi tarafından 01.07.2007 tanzim tarihli ... No.lu ELEKTRONİK CİHAZ SİGORTA (ECS) poliçesi ile 97.303,53 EURO bedelle ve 01.07.2007-24.07.2009 tarihleri arasında geçerli olmak üzere teminat alındığı, 22.07.2007 tarihinde meydana gelen dava konusu yangın sonucu anılan 2005 model makinenin hasarlanarak kullanılamaz hale geldiği bunun üzerine ... Eksperlik Ltd. Şti. tarafından yapılan ekspertiz raporu doğrultusunda 97.500 EURO olan İkame bedeli üzerinden %15 (14.625 EURO)eskime yıpranma payı düşüldükten sonra kalan 82.875.-EURO bedele, poliçe özel şartı gereği 750 USD karşılığı 543,67 EURO muafiyet uygulanıp belirlenen 82.331,33 EURO nihai hasar tutarının uygun ve geçerli olduğu ve anılan ECS poliçesi özel şartları ve ECS Genel Şartları 1. Maddesi (e) ve (f) fıkraları uyarınca teminat kapsamında olduğu, bu nedenle davacı (...) sigorta şirketinin söz konusu 82.331,33 EURO hasar tazmin bedelini sigortalısı ... Kiralama A.O.’na 15.10.2007 tarihinde ... no.lu Tazminat Makbuzu karşılığında ödediği ve ödediği bu tazminat tutarını, 09.01.2008 tarihli iadeli taahhütlü mektupla davalı (... SAN. TİC. LTD. ŞTİ.) dan rücuen talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı olan ... Kiralama A.Ş. nin elektronik cihazlarının 22/07/2007 tarihinde davalının maliki olduğu binada yangın sonucu hasarlandığı, hasar tutarının sigortalıya ödendiği hususunda ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki tespitlere göre davacı sigorta şirketinin, sigortalısına ödemiş olduğu tutarın teknik bilirkişi heyeti tarafından kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu olayda ... firmasının %15 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden, ödemiş olduğu bedelin %15'i oranında talep edebileceği anlaşılmıştır. Dava konusu dilme makinesi hasarı, anılan ECS poliçesinin teminat kapsamında olup, davacı (...) sigorta şirketi tarafından hasarın tazmin edilmiş olması nedeniyle; TTK:1301 maddesi gereğince sigortalısına halef sıfatıyla söz konusu hasar ve zararın meydana geldiği dava konusu yangın olayında, yangın uzmanı teknik bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranları dikkate alındığında, davalı (... DERİCİLİK) Şirketin %15 oranında kusurlu ve sorumlu bulunduğu, bu nedenle davacı (...) sigorta şirketinin, Davalı (... DERİCİLİK) şirketten, sigortalısına ödediği 82.331,33 EURO tazminat bedelinin; %15’i olan 12.349,70 EURO luk kısmını rücuen talep edebileceği kanaatine varılmıştır\" gerekçesiyle, \"1. ASIL DOSYA: 2014/427 ESAS  (KADIKÖY 3.ATM  2008/152 ESAS) a)Davanın kabulüyle, 28.795,53 TL tazminatın davalılardan (... Gıda ve ... Sigorta A.Ş.’den) ödeme tarihi olan 04.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2. BİRLEŞEN DOSYA: (KADIKÖY 1.ATM  2008/600 ESAS) a)Davacının açmış olduğu maddi tazminat davasının takipsiz bırakılmış olması nedeniyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, b)Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının takipsiz bırakılmış olması nedeniyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 3. BİRLEŞEN DOSYA: (KADIKÖY 4.ATM  2008/257 ESAS) a)Davanın kabulüyle, 48.300,00 TL tazminatın davalılardan (... Gıda ve ... Sigorta A.Ş.’den) ödeme tarihi olan 06.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4. BİRLEŞEN DOSYA: (KADIKÖY 4.ATM 2008/219 ESAS) a)Davalı ... Sigorta A.Ş.’ye karşı açılan davanın kabulüyle, 644.425,00 TL tazminatın temerrüd tarihi olan 04.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte  bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, b)Davalılar ... Gıda ve ... Sigorta A.Ş.’ye karşı açılan davanın kısmen kabulüyle, 739.851,00 TL tazminatın (davalı ... Gıda yönünden olay tarihi olan 22.07.2007 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise temerrüd ispatlanamadığından dava tarihi olan 12.03.2008 tarihinden itibaren) işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen (Poliçe limiti gereği davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu bedelin 144.000,00 TL’lik bölümüyle sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5. BİRLEŞEN DOSYA: (KADIKÖY 4.ATM 2008/528 ESAS) a)Davanın kısmen kabulüyle, 6.780,00 TL tazminatın davalılardan ödeme tarihi olan 02.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte  müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6. BİRLEŞEN DOSYA: (KADIKÖY 3.ATM 2008/513 ESAS) a)Davanın kısmen kabulüyle, 8.082,89 TL tazminatın davalılardan ödeme tarihi olan 02.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 7. BİRLEŞEN DOSYA: (İSTANBUL ANADOLU 5.ATM  2017/1354 ESAS) a)Davanın kısmen kabulüyle, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2008/7166 Esas sayılı dosyasında davalının borca itirazının kısmen iptaliyle, takibin (12.349,70 Euro asıl alacak, 532,22 Euro işlemiş faiz olmak üzere) toplam 12.881,92 Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Takipten itibaren asıl alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre faiz yürütülmesine, Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Şartları oluşmadığından reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" dair hüküm tesis edilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Asıl dosyada davacı, Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/257 E. sayılı dosyasında davacı, Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında davalı olan ... Sigorta AŞ vekili anılan dosyalar yönünden yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; -Asıl dosya ve Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/257 E. sayılı dosyası yönünden; 22/07/2007 tarihinde gerçekleşen yangın nedeniyle ... numaralı İş Yeri İçin ... Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... Dericilik Şirketine ödenen hasar tazminatının ... Gıda Kağıt Şirketi ve anılan şirketin nezdinde sigortalı bulunduğu ... Sigorta A.Ş. den rücuen tahsilinin sağlanması amacıyla açılan davada eksik ve hatalı inceleme neticesinde ... Dericilik ile ... Şirketi'nin %15, ... Bölgesi Yönetimi'nin %15, ... Gıda Kağıtçılık Şirketi'nin %70 asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, yangının ... Gıda Kağıtçılık Şirketi'ne ait üretim tesislerinde başladığı ve ... Gıda Kağıtçılık Şirketi'nin yangın güvenliği bakımından üretim alanında aktif hiçbir önlem almadığı, (erken uyarı sistemi, otomatik yağmurlama (sprinkler) gece bekçisi) olağanüstü hallerde resmi makamlara ihbar edilebilecek bir telefon dahi tahsis ettirmediği ve bu sebeple yangının geç ihbar edilmesine sebep olduğu hususlarının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu gibi mahkemece tespit edildiğini, yine 08/01/2019 tarihli Bilirkişi Raporu'nun 4. sayfasında belirtildiği üzere binada 16 yıldır şantiye elektriği kullanıldığını, binanın fabrika olarak kullanılması sebebiyle kiracı ... Gıda Kağıtçılık Şirketi'nin faaliyet konuları, kullandığı makine ve teçhizatı, makinelerin toplam enerji ihtiyaçları ve üretim özelliklerini gözeterek elektrik donanımını elden geçirtmesi, gerekli elektrik tesisatını kurması ve önlem almış olması gerekirken hiçbir önlem alınmadığını, bu nedenlerle ... Gıda şirketine atfedilen kusur oranının oluşa uygun düşmediğini, nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2016 tarihli 2014/15238 E. 2016/11323 K. sayılı ilamında şantiye elektriğinin kullanılmasını yangının gerçekleşmesindeki kusur oranlarının tespitinde dikkate almayan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı bulunduğunu, bu nedenlerle ... Gıda Kağıt Ltd. Şti. ne atfedilen eksik değerlendirmeye dayanan kusur tespitinin yeniden işaret ettikleri hususlar gözetilerek yeniden belirlenmesi gerektiğini, -Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında; ... Şirketi tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de eksik incelemeye dayalı kararın müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, zira taraflar arasındaki poliçe gereği sigortalı bulunan ... şirketine toplamda (bina hasar bedeli dahil olarak) 2.062.782,00 TL ödeme yapıldığını, poliçenin mutabakatlı kıymet esasına göre tanzim edildiğini, işbu davada ... tarafından mutabakatlı değer esasına aykırı bir şekilde hesaplama yapıldığı iddiası ile toplam 644.425 TL eksik ödemenin tahsilinin talep edildiğini, ancak mahkemece müvekkili şirket ile davacılar arasında akdedilen temlikname gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verildiğini, 21/01/2014 tarihli Bilirkişi Raporu'nda ''Birleşen dosyalardan Kadıköy 4. Ticaret Mahkemesi'nin 208/219 E. Numaralı dosyasındaki 01.02.2012 tarihli temlikname ile gereğince ... Ltd. Şti. Ve ... Dericilik tarafından davacı ... Sigorta'ya temlik edilen 325.000 TL'lik alacak bulunduğunu sayın mahkemeye arz ederiz.''  denildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan 325.000 TL ödeme ile alacağın temlik alındığını, 01/02/2012 tarihinde ... Sigorta tarafından davacılara 325.000 TL ödeme yapılarak bu miktar kadar alacağın temlik alındığı olgusu gözetilmeksizin karar verildiği beyan ederek; asıl ve birleşen davalar yönünden verilen kararların kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Asıl dosyada davalı ... Sigorta AŞ vekili asıl dosya yönünden yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından asıl dava olan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/427 E. sayılı dosyasında 28.795,53 TL, birleşen Kadıköy 4. ATM 2008/257 E. sayılı dosyasından 48.300,00 TL ve birleşen Kadıköy 4. ATM 2008/219 E. sayılı dosyasından ise ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şti lehine 144.000 TL tazminata hükmedildiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ... numaralı ... Sigorta sözleşmesinde yer alan Komşuluk Mali Sorumluluk Sigortası teminatının 144.000 TL olduğunu, tek teminat olmasına rağmen mahkemece aynı zarar ile ilgili olarak söz konusu limit aşılarak hatalı karar verildiğini ayrıca müvekkili şirket tarafından anılan hasar ile ilgili olarak Birleşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/219 Esas sayılı dosyasında davacı ... Dericilik şirketine 28/04/2010 tarihinde 68.000,00 TL ödeme yapılmış ise de söz konusu ödemenin dikkate alınmadığını, verilen kararın bu nedenlerle hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını, poliçe limiti ve ödemenin dikkate alınmasını talep etmiştir. *Dilekçede birleşen dosyalar (Kadıköy 4. ATM 2008/257 E., Kadıköy 4. ATM 2008/219 E.) yönünden de istinaf istemi mevcut ise de mahkemece çıkartılan muhtıraya rağmen birleşen dosyalara ilişkin istinaf harçları yatırılmadığı için mahkemece istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair karar verilmiş, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı için istinaf talebinin asıl dosyaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 3-Asıl dosyada davalı ...Pazarlama Limited Şirketi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yangının taşınmaz maliki ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'in denetim ve sorumluluğunda bulunan elektrik panosundan çıktığını, ... ve ... şirketlerinin asli kusurlu, OSB'nin ise tali kusurlu olduğunu, olay tarihine yakın tarihlerde keşif ile yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporlarda, yine sigorta şirketlerince hasarın akabinde düzenlenen ekspertiz raporlarında, Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/966 E. dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve bu raporu hükmüne gerekçe yapan mahkeme kararında, ... ve ... şirketlerinin yangının meydana gelmesinde %100 oranında sorumlu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, buna karşın mahkemece tam tersi yönde karar verildiğini, binaların  bitişik nizam olup yangın duvarları ve yangını önleyecek hiçbir uyarı sistemi bulunmadığını, elektriğin dahi şantiye elektriği olduğunu, ...'ın süzme sayaç ile elektrik parasını topladığını, elektrik sayacının ...'ın kontrolünde olduğunu, yangının ...’in poliçesinin bitim tarihinden 10 gün önce 20/07/2007 tarihinde çıkmasının dikkat çektiğini, poliçe limitinin önceki döneme göre abartılı bir şekilde artırıldığını, değerinin çok üstünde sigortalandığını, sigorta yapılırken ...'ın  şirket isimleri ile ilgili değişimler dikkate alınmadan tasfiye halinde olan bina maliki ... Deri firması bu kadar yüksek bedelle sigortalanamayacağından dikkat çekici şekilde ... isimli firmanın bina maliki gibi sigorta edildiğini, müvekkilinin sigortacıları tarafından zararlara ilişkin ... ve ... şirketlerine ödeme yapıldığını, taraflar arasında hasar mutabakatı ve ibra yapıldığını, ilgili ödemeler nedeniyle müteselsil sorumluluk esasları gereği bir sorumluluklarının bulunmadığının mahkemece gözetilmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. *Dilekçe içeriğinde birleşen dosyalar (Kadıköy 4. ATM 2008/257 E., Kadıköy 4. ATM 2008/219 E.) yönünden de istinaf istemi mevcut ise de mahkemece çıkartılan muhtıraya rağmen birleşen dosyalara ilişkin istinaf harçları yatırılmadığı için mahkemece istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair karar verilmiş, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı için istinaf talebinin asıl dosyaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 4-Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/528 E. sayılı dosyasında ve Birleşen Kadıköy 3. ATM'nin 2008/513 E. sayılı dosyasında davacı olan ... Sigorta AŞ vekili anılan dosyalar yönünden yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalıların bina maliki olduğunu, dosyada daha önce diğer davalılar/davacılar tarafından alınan bilirkişi raporları, savcılık dosyasından alınan bilirkişi raporlarında yangının başlangıç yerinin tam olarak tespit edilemediğini, yangın olayından seneler geçtikten sonra yapılan yangının başlangıç yeri ile ilgili tespitlerin gerçekleri yansıtmadığını, Davaya konu yangın olayından önce müvekkili şirket sigortalısı ... Kağıt tarafından daha önce de elektrik panosunda meydana gelen yangın dolayısıyla davalıya uyarılarda bulunmuş ise de davalılar tarafından gerekli dikkat ve özen gösterilmediği için dava konusu yangının meydana geldiğini, yangının meydana geldiği mahalde müvekkili şirket sigortalısının kiracı olması ve ana yapıyı değiştirecek tadilat-değişiklik izni olmaması nedeniyle imalat ve depolar arasında herhangi bir değişiklik yapamadığını, kiracı sıfatında olan müvekkili şirket sigortalısına %70 kusur izafe edilmesinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yangının başlangıcında sigortalıya ait çalışan hiçbir makine bulunmadığından yangının kağıt makinalarından kaynaklı olarak çıkmadığını, binanın bitişik nizam yapılması, yangın duvarları ve yangını önleyecek hiçbir uyarı istemi olmaması, elektriğin şantiye elektriği olması, süzme sayaç ile elektrik parasının davalı ... tarafından toplanıyor olması nedenleriyle kusurun bina maliki olan davalıya ait olduğunu, elektrik sayacı ... ile ... Kağıt arasında bir yerde olup daha önceki tespit raporları ve bilirkişi raporlarında yangının elektrik sayacından çıktığının beyan edildiğini, elektrik sayacının ise davalı ...'ın kontrolünde olduğunu ancak bu hususlar göz ardı edilerek karar verildiğini, dosyada mübrez bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere ilk elektrik fatura tarihi 05/06/1992 tarihli olduğundan elektrik panosunun en az 18 yıllık olup eski teknoloji ile yapıldığını, süreç içerisinde gelişen teknolojiye göre yenilenmediği gibi davalı tarafça kesin abonelik dahi yaptırmadığını, halen kaçak elektrik kullanılmaya devam edildiğini,  davalılardan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait fabrika binalar imar mevzuatına aykırı olarak bahçe boşluğu ve komşu payı bırakılmadan parsel sınırına ve istinat duvarına bitişik vaziyette inşa edildiğinden istinat duvarının yıkılmasına sebep olduğunu, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğünce hazırlanan Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin Binalara İlişkin Genel Yangın Güvenliği Hükümlerinin bulunduğu 21.maddesinde binaların ayrık nizam olarak yapılması gerektiğine işaret edildiğini, davalı ... Deri firmasının ise; (imar planlarında 100 m uzunluğundaki bu arsa ayrık olarak düzenlenmiş bu sanayi bölgesinde) yasaları hiçe sayarak arsanın diğer kısımlarına da kaçak bina yaparak kullanasının yangından kaynaklanan zararın daha da büyümesine sebebiyet verdiğini, yine davalı bina malikinin kendisi ile yan komşu ... arasında istinat duvarı yapmaması, yangın boşluğu olarak bırakılacak kısıma kaçak müştemilat yapması nedeniyle itfaiyenin yangına gereği gibi müdahale edemediğini ve bu nedenle sigortalı firmanın ağır zarara uğradığını, Yapı maliki ... San. ve Tic. Ltd. Şti. binayı imara aykırı ve kaçak bölümlerle inşa etmeseydi ve bu yapı için ilgili İstanbul Tuzla Deri Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü denetim ve kontrol görevlerini yerine getirseydi zararın bu kadar büyüklükte olmayacağını, Müvekkil şirket sigortalısının kullanım alanı ile davalı işletme arasında bina içinde pencere ve kapı bulunduğunu, bu pencere ve kapının sadece davalı firmaya ait kısımdan açılıp kapandığını, yani girişlerin ...’ın denetimi altında olduğunu, herhangi bir parlama ya da yangın durumunda bir bölümdeki yangının diğer tarafa geçmesinin mümkün olduğunu, daha önce de yangın çıkmasına rağmen açık pencerenin her türlü uyarıya karşın ... tarafından kapatılmadığını, bina bekçisinin yangının başladığını görmemiş yani görevini dikkatli ve özenli yapmamış olmasından kaynaklanan ihmali nedeniyle de BK. m.55 gereği işveren davalıların sorumlu olduğunu, yangının ...’in poliçesinin bitim tarihinden 10 gün önce 20/07/2007 tarihinde çıkmasının dikkat çektiğini, poliçe limitinin önceki döneme göre abartılı bir şekilde artırıldığını, değerinin çok üstünde sigortalandığını, sigorta yapılırken ...'ın şirket isimleri ile ilgili değişimler dikkate alınmadan tasfiye halinde olan bina maliki ... firması bu kadar yüksek bedelle sigortalanamayacağından tahsis hakkı sahibi olmayan ... isimli firmanın bina maliki gibi sigorta edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 5-Birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2017/1354 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ... Dericilik ile ... San. Şirketi'nin %15, ... Bölgesi Yönetimi'nin %15, ... Gıda Kağıtçılık Şirketi'nin %70 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini, bu nedenle tamamının zarar gören müvekkil şirketin sigortalısına karşı ve dolayısıyla sigortalıya tazminat ödemesi sebebiyle sigortalısının yerine geçen davacı müvekkili şirkete karşı Borçlar Kanunu 61.madde icabı müteselsilen sorumlu olduklarını, müteselsil sorumluluk esasına göre davalı ... şirketinin zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken mahkemece zarar verenlerin iç ilişkisindeki kusur oranlarını dikkate alınarak %15 kusur üzerinden karar verildiğini, davalının sadece zarar verenlerden biri olması sıfatıyla değil aynı zamanda kiraya veren sıfatıyla BK 301, 304 ve 308 maddeleri uyarınca da zararın tamamından sorumlu olduğunu, ayrıca davalıya atfedilen kusur oranına da itiraz ettiklerini, olay tarihine yakın tarihlerde keşif ile yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporlarda, yine sigorta şirketlerince hasarın akabinde düzenlenen ekspertiz raporlarında, Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/966 E. dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve bu raporu hükmüne gerekçe yapan mahkeme kararında, davalı şirketin yangının meydana gelmesinde %100 oranında sorumlu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, buna karşın mahkemece tam tersi yönde karar verildiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Asıl ve birleşen davalar, Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesinde çıkan yangın olayı nedeniyle tazminat ve rücu istemlerine ilişkindir. Somut olayda; yangının meydana geldiği taşınmaz maliki ... Limited Şirketi olup ... Limited Şirketi kiracıdır. Taraflar arasında, dosya kapsamında yer alan kira kontratına göre 01/08/2006 tarihinde başlamak üzere 3 yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. İşbu esas ve birleşen dosyalardaki taraflar ise mülk sahibi ve kiracı olan bu şirketler ile bunların sigortacılarıdır. Yani somut olayda taraflar arasındaki temel ilişkinin kira ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda ... Limited Şirketi ve ... Pazarlama Limited Şirketi'nin somut olay nedeniyle birbirlerine karşı ileri sürecekleri talepleri kira ilişkine dayanmaktadır. Olay 22/07/2007 tarihinde meydana gelmiştir, işbu dosyaya konu dava ve takip tarihleri 2008 olup 6100 sayılı HMK ve 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden öncedir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. 6762 sayılı TTK'nın 1301.maddesinde; \"Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukukan sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vakı zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Sigorta ettiren kimse, 1 inci fıkra gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı mesul olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmiş ise sigorta ettiren kimse kalan kısmından dolayı üçüncü şahıslara karşı haiz olduğu müracaat hakkını muhafaza eder.\" düzenlemesine yer verilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde; \"Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir...\" HUMK'un 8.maddesinde; \"Sulh mahkemesi:.... II – Dava konusu olan şeyin değerine bakılmaksızın: 1. İcra ve İflas Kanununun onuncu babında yer alan 269 ve 272 nci ve sonraki maddeleri hükümleri hariç olmak üzere, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, aktin feshi yahut tesbit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaları....görür\" hükümlerine yer verilmiştir. Ancak HUMK'un 7.maddesi; \"Diğer bir mahkeme yahut idari makam veya yargı merciinin görevine giren bir dava veya iş kendisine arz olunan mahkeme, duruşma yapmadan görevsizlik kararı verebileceği gibi davanın her safhasında kendiliğinden görevli olmadığına da karar verir. Görev itirazı davanın her safhasında ileri sürülebilir. Bir dava, asliye mahkemesinde hükme bağlandıktan sonra, davanın sulh mahkemesinin görevi içinde olduğu ileri sürülerek üst mahkemede itirazda bulunulamaz.\" şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/10/2013 tarihli 2013/8-1363 E. 2013/1507 K. sayılı kararı; \"...Hukuk Genel Kurulu tarafından işin esasına geçilmeden önce, davanın zilyetliğin korunmasına ilişkin olmasına rağmen, mülga 1086 sayılı HUMK'nun 8/3 ve 6100 sayılı HMK'nun 4/c. maddesi uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevine girip girmediği hususu öncelikle tartışılmışsa da; 1086 sayılı HUMK'nun 7/son maddesinde düzenlenen, “Bir dava, asliye mahkemesinde hükme bağlandıktan sonra, davanın sulh mahkemesinin görevi içinde olduğu ileri sürülerek üst mahkemede itirazda bulunulamaz.” hükmü uyarınca, davaların süratle sonuçlandırılması ilkesi de gözetilerek asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu ve ön sorun bulunmadığı kanaatına  oybirliği ile varılmıştır.\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2012 tarihli 2012/5126 E. 2012/9918 K sayılı kararı; \"...1.Davacının tahliyeye ilişkin temyizinin incelenmesinde; Her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesi davacının tahliye talebi de olması nedeni ile davada, dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'un 8. maddesi gereğince görevli değil ise de, taraflarca mahkemenin görevsizliği ileri sürülmemiş, mahkemecede res'en görevsizlik kararı verilmediğinden, HUMK'un 7. maddesinde yer alan “Bir dava, asliye mahkemesinde hükme bağlandıktan sonra, davanın sulh mahkemesinin görevi içinde olduğu ileri sürülerek üst mahkemede itirazda bulunulamaz.” hükmü gereğince Asliye Hukuk mahkemesince davanın görülmesi gerektiği gözetilerek, Davacının itirazının iptali ile birlikte, davalının tahliyesine karar verilmesi de talep edildiği halde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi doğru değildir...\"Yapılan açıklamalar uyarınca, somut olayda her ne kadar taraflar arasındaki temel ilişki kira ilişkisi olduğu için görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi ise de, bu husus yargılama aşamasında ileri sürülmeksizin dosya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından karara bağlandığından, 1086 sayılı HUMK'un 7/son maddesi uyarınca artık görev hususunun Dairemizce tartışılamayacağı kanaatine varılmış, işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Tarafların; Asıl dosya, Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/257 E. sayılı, Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/219 E. sayılı, Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/528 E. sayılı, Birleşen Kadıköy 3. ATM'nin 2008/513 E., Birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2017/1354 E sayılı dosyaları yönünden istinaf yoluna başvurdukları tespit edilmiştir. İhtilaf; yangının hangi nedenle çıktığı, yangının çıkmasında kim yada kimlerin hangi oranda kusurlu oldukları, zarar tutarlarından sorumlu olup olmadıkları hususlarında toplanmaktadır. <br>Yangın raporu; İstanbul İtfaiye Daire Başkanlığı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31/07/2007 tarihli yangın raporunda; ... Mah. ... Bölgesi 3. Yol ... sayılı yerden 22/07/2007 saat 08:14'te yangın ihbarı alındığı, olay yerine varıldığında binanın zemin üzeri 1 katlı, çatısı eternit fabrika olduğu, söz konusu fabrikanın ... Ltd. Şti. Kağıt Fabrikası ve ...Ltd. Şti. Deri Fabrikası tarafından kullanıldığı, müdahaleden önce fabrikanın alevli surette yanmakta olduğunun görüldüğü, binanın dahili çatısının çok yoğun duman ve yüksekliği 40-50 metreyi aşan alevlerle yanmakta olduğu, yangın çalışmaları ve söndürme sonrası yoğun yanma neticesi tamamen enkaz haline dönüşmüş olan yangın alanında, yangının çıkış noktasında tahminde bulunulacak her hangi bir unsura rastlanma imkanı kalmadığından, yangının çıkış sebebinin tespit edilemediği, bu nedenle yangının çıkış sebebinin tespitinin adli makamlar tarafından yapılmasının uygun görüldüğü belirtilmiştir. Tespit Raporları; 1-Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/146 D.İş sayılı dosyasında Elektrik Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... ve Kimya Mühendisi ... tarafından düzenlenen 11/09/2007 tarihli bilirkişi raporu özetle; Yangının başlangıç yerinin elektrik panosunun bulunduğu mahal olduğu, itfaiye görüntüleri incelendiğinde açıkça yangının bu mahalden şiddetle başladığı ve hızla ilerlediğinin görülebildiği, burada yavaş yanma şeklinde oluşan yangının binada yeterli hava olması nedeniyle ilerlediği ve alevli yanma haline dönüştüğü, yani yangının başladığı noktadan bol havanın olduğu yöne doğru yanma olduğu, yavaş yanmadan alevli yanmaya geçiş süresinin yaklaşık 5-15 dakika arasında gerçekleştiği, daha sonra yangının hızla ilerlediği, bu esnada pano da o yönde olduğundan panoyu yakmaya başladığı ve içinde bulunan ... sigortalarını patlatarak elektriksel kontaklara neden olduğu, ayrıca kapının eğim biçimi ve yanma şeklide alevlerin ... Kağıt tarafından geldiğini gösterdiği, yangının daha sonra hızla ilerleyerek çatının yanması nedeniyle gerekli hava bulunduğundan diğer noktalara ilerlemesini sürdürdüğü, bu esnada bina 3. bölümünde ...'a ait olan laboratuvarın alüminyum pencere çerçevelerinin eridiği, camların patladığı ve alevlerin içeride bulunan aletlerin ön yüzlerinin yandığı, arka yüzler incelendiğinde fazla yanık görülmediği, bu olayın ise dış alev nedeniyle yangın yönünde yanmanın olduğunu gösterdiği, bu bölgede bulunan asma tavan taşıyıcı demir kolonların pozisyonları incelendiğinde kolonların yangının şiddetli olduğu kısımlarda oluşturduğu ergime neticesi ters tarafa kamburlaştığının açıkça görülmekte olduğu, bu olayın ise yangının panonun olduğu bölgeden geldiğini gösterdiği, ... Kağıt işletmesinde herhangi bir kimyasal patlayıcı parlayıcı maddenin bulunmadığı, panonun bulunduğu bölümün hammadde deposu olarak kullanıldığı, ıslak mendil yapımında kullanılan malzemelerin depolandığı, yangın esnasında fabrikada çalışan yada dolaşan bir işçi olmadığı, otomatik çalışan bir makine olmadığı, binada kesin elektrik aboneliğinin bulunmadığı, şantiyelere ve geçici durumlara ilişkin verilen geçici elektrik taahhütnamesinin olduğu, 1991 yılında verildiği, ... Kağıt firmasının elektriği süzme sayaç vasıtasıyla ...'dan satın almakta olduğu, açıklanan nedenlerle yangın çıkış nedeninin elektrik panosunda oluşan ark ve elektriksel kıvılcım olabileceği, oluşan yangının hızla ilerlemesi neticesinde binada bulunan her türlü madde ve malzemelerin yanmış yada kullanılamaz hale geldiği, binanın ilgili kısmının tamamen yıkıldığı, kusurun tespiti konusu mahkemenin takdirinde olmakla birlikte elektrik panosunun sevk ve idaresini yapan tarafın asli kusurlu olduğu hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir. 2-Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/148 D.İş sayılı dosyasında bilirkişiler Makine Yüksek Mühendisi (İTÜ Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi) Dr. ..., Elektrik Yüksek Mühendisi ... (İTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi), Kimya Yüksek Mühendisi Dr. ... (İTÜ Denizcilik Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi) tarafından düzenlenen 28/09/2007 tarihli bilirkişi raporunda; olaya ilişkin ifadesi alınan kişilerin beyanları incelendiğinde yangın olayının saat 08:00'den önce çıktığı, yangının farkına varıldığı zaman her iki işletme (... Deri ve ... Kağıt) içinde de kimsenin bulunmadığı ve çalışır durumda herhangi bir makinenin olmadığı, ... ve ... Kağıt işletmelerinde Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre zorunlu olmasına rağmen sistemsel hiçbir önlem alınmadığı, yangında sabotaj olasılığının bulunmadığı, yangının ilk farkına varıldığında yalnızca ... Kağıt işletmesi içinde yanma olaylarının görüldüğü, yangının başladığı yerin ... Kağıt işletmesi 1.katında peçete makineleri yakınındaki hazır kağıt ürünlerin bulunduğu yada depolandığı alanlar ve bölümler olduğu, yangında yanma olaylarının tamamının yalnızca ... Kağıt işletmesi bölümleri içerisinde oluştuğu, ... Deri işletmesi ve idari bina içinde yanma olaylarının oluşmadığı, yangında çatısı tamamen çöken ... Kağıt işletmesinin tamamen enkaz hale geldiği, ... Deri işletmesi ve idari binanın yangından etkilendiği ancak yapısal bütünlüğünün koruduğu, yangının çıkış nedeni yada nedenlerini belirlemenin imkansız olduğu yada doğruluğu kanıtlanamayacak tahminlere dayalı olacağı, yangının çıkış nedeninin ... Kağıt tarafından kullanılan elektrik panosundan kaynaklanmış olamayacağı zira ... Kağıt işletmesine ait elektrik panosunun ... Deri işletmesi içerisinde bulunan sayacının yanmadığı ve yangın söndürme çalışmaları sırasında mekanik etkilenme dışında yangından etkilenmediği, olay sonrası resimler incelendiğinde elektrik panosunun yangının başladığı yer olmadığı tam tersine kendine doğru ilerleyen yangından etkilenen yer olduğu ve pano kapaklarının gri renkli boyasının yer yer yanmadan kalmış olmasının bu durumun kanıtı olduğu, yani yangının elektrik panosundan çıkmadığı ancak elektrik panosunun yangından etkilendiği, ayrıca elektrik dalgalanmasına ilişkin olay tarihinde abonelerden bir şikayet ve bildirim bulunmadığı, elektrik sisteminin yeterliliği konusunda rutin denetimlerde herhangi bir soruna rastlanmadığı ve bir sorun da iletilmediği, bir elektrik panosunda sigortaların atması yada patlaması sonucu yangın başlatabilecek ark oluşumu için elektrik devresine aşırı elektriksel yük binmesi yada arızalı elektrikle işletilen bir araç gereç makinenin çalıştırılması ve benzeri bir olgunun oluşması gerektiği ancak bu hususlarda somut bir veri bulunmadığı, ... Deri Kimya Laboratuvarında kendiliğinden yangının çıkmasının fiziksel olarak pek mümkün olmadığı yanma olaylarının oluştuğu yangın yeri olmadığı ve yalnızca yangından etkilenen yer olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/148 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuna karşı, ... Kağıt Şirketi tarafından Kimya Yüksek Mühendisi ...'den alınan 20/05/2008 tarihli uzman görüşünde; ana elektrik dağıtım panosunda başlayan ve tedrici olarak gelişen yangında saat 07.30-08.15 arasında geçen 45 dakika içinde ancak istif koridorları arasından forklift geçiş kapısını kullanıp, orta yüksek holün çatı örtüsü altında eternıt örtüyü patlatacak kadar bir sıcaklık süresi geçtiği, bu da yangının geç farkedilmesine neden olduğu, bu süre içinde çatı örtüsü altından sızan dumanları ... çalışanı ...'nın gördüğü ve bu yöne doğru yöneldiğinde çatı örtüsündeki eternitlerin patlayarak alavlerin normal atmosfere açıldığı, ...'un ise bu olayı patlama olarak algıladığı, sonuç olarak: yangının ... sorumluluğu altında bulunan ana dağıtım panosunda başlayarak ve bu bölgede yayılarak, orta holde yükselerek eternıt çatı örtüsünü patlatarak atmosfere çıktığı kanaatine varıldığı, Binaların Yangından Korunmasına Dair Yönetmeliğin 2002 temmuz ayında yayınlanarak yürürlüğe girdiği, iki fabrika ve bir idari bloktan oluşan binada yangın yalıtımı ile ilgili hiç bir çalışma yapılmadığı, binadaki yangının bu boyuta gelmesinin bölümler arasında yangın yalıtımının olmamasından kaynaklandığı, bina sahibinin kendi binası, ... Kağıt ve idari bina arasında yangın yalıtımı sağlamadığı için kusurlu olduğu, ...'dan ... Kağıda geçiş yapan demir kapı ile ... kimya laboratuvarının iptal edilmemesi nedeniyle de kusurlu olduğu, ... Kağıt'ın ise depolama ve imalat alanları arasında bir yangın yalıtımı sağlamadığı için kusurlu olduğu, tesisin ana elektrik dağıtım panosu ... sorumluluğu altında olup ... Kağıt içinde ve açık depolama sahasında tutulduğu, bu panonun yangından korunmuş bir hacim içine alınarak girişinin ... tarafına verilmesi gerektiği, ...'ın bu konuda kusurlu olduğu, bu tür bir fabrikada yönetmelik gereği yangın algılama, alarm, uyarı ve ikaz sistemlerinin, uygun su deposu, buna uygun yangın pompa grubu, uygun yangın tesisatı, yangın dolapları, yangın muslukları ve depolar için otomatik sulu yağmurlama sistemleri olması gerekirken bu önlemlerin alınmaması nedeniyle bina sahibinin kusurlu olduğu hususlarında görüş bildirmiştir. Olay nedeniyle alınan bir kısım ifadeler; 1-... isimli firmada bekçi olarak çalışan ... Jandarma görevlilerince alınan 22/07/2007 tarihli ifadesinde; 21/07/2007 günü saat 13:00 da işe geldiğini gece işyerinde yattığını, 22/07/2007 günü saat 08:00 sıralarında kendi fabrikalarının yanında faaliyet gösteren kiracıları ... Kağıt isimli fabrikada yangın çıktığını ... Kağıt isimli fabrikada kaçak olarak çalışan ... isimli Türkmenistan uyruklu şahsın gelerek haber verdiğini, telefonu olmadığı için yan tarafta faaliyet gösteren ... isimli firmanın bekçisine itfaiyeyi aramasını söylediğini, yine telefonu olmadığı için fabrika sahibine de bilgi veremediğini, yan firmadan ... isimli firma ustasını aradığını ve bilgi verdiğini, yangının ilk olarak ... Kağıt isimli firmanın depo kısmından başladığını beyan etmiştir. Yine C.Savcılığınca alınan 12/02/2008 tarihli ifadesinde; ... fabrikasında bekçilik yaptığını, cumartesi ve pazar günleri fabrikada çalışma olmadığını ancak ... Kağıt fabrikasının cumartesi günleri de çalıştığını, pazar sabah 06.40 gibi bu fabrikanın çalışanlarının işyerinden ayrıldıklarını, ... Kağıt fabrikasında ise çalışan bir bekçisinin olmadığını, kendisi bekçi kulübesinde olduğu sırada ... Kağıttan bir işçinin yanına gelerek \"duman çıkıyor\" dediğini, yangının neden çıktığını bilmediğini, 2-... Kağıt firmasında çalışan ... Jandarma görevlilerince alınan 22/07/2007 tarihli ifadesinde; kendisinin 19/07/2007 günü ... Kağıt isimli firmaya gelerek patronun işe aldığını, ... Kağıt isimli fabrikada çalışmaya başladığını, 22/07/2007 günü sabah saat 06:00'a kadar çalıştıklarını ve banyo yaptıktan sonra saat 07:00'da yattığını, zaten kendisinin fabrikada yatıp kalkmakta olduğunu, sonra fabrikanın içerisinden bir patlama sesi geldiğini, o esnada fabrikada kimsenin olmadığını, fabrikanın içerisine baktığında büyük bir duman olduğunu, fabrikada telefon olmadığı için kimseyi arayamadığını, 15-20 dakika sonra itfaiye ve patronlarının geldiğini, fabrikada çalışır durumda bir makinenin olmadığını beyan etmiştir. 3-... firmasında çalışan ... C.Savcılığınca alınan 12/02/2008 tarihli ifadesinde; olay günü sabah namazını kılıp istirahat ettiği sırada dışarı çıktığı zaman duman gördüğünü, bir patlama olduğunu ve alevlerin birden yükseldiğini, içeriye girip talefonla yangınla ilgili itfaiye ve jandarmaya haber verdiğini beyan etmiştir.Soruşturma dosyası; Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/4522 soruşturma sayılı dosyasında, bilirkişi olarak görevlendirilen aynı zamanda yukarıda yer verilen yangın raporunda itfaiye grup amiri olarak imzası bulunan ..., bila tarihli raporunda özetle; dosya içindeki Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'ne 2007/148 D.İş sayılı dosyasında 28/09/2007 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde yangının çıkış nedeni yada nedenlerini belirleyebilmenin olanaksız olduğu yada doğruluğu kanıtlanamayacak tahminlere dayalı olacağının ifade edildiğini, yangının enkazının büyüklüğü nedeniyle çıkış yerinin tespitinde \"işte şuradır\" denemeyecek durumu geldiği göz önüne alındığında yangın raporunda belirttikleri ve bilirkişi raporunda ifade edilen \"çıkış sebebinin belirlenmesinin olanaksız yada doğruluğu kanıtlanamayacak tahminlere dayalı olacağı\" mütalaasına aynen katıldığını, yangının çıkış noktasında da herhangi bir yeri gösterebilmenin gerçekçi olamayacağını bildirmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar; Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/4522 Soruşturma no.lu dosyasında ... şirketi yetkilisi ... hakkında taksirle yangına neden olma suçundan başlatılan soruşturma neticesinde 04/03/2008 tarih ve 2008/799 Karar sayılı kararı ile yangının çıkış nedeninin belirlenemediği, ... Deri kimya laboratuvarında kendiliğinden yangın çıkmasının mümkün olmadığı, şüphelinin müsnet suçu işlediğine dair delil bulunmadığı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/848 Müteferrik kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Bilirkişi raporları; 1-Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında Kimya Mühendisi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. ..., Makine Mühendisi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. ..., Elektrik Mühendisi ... tarafından düzenlenen 03/06/2009 tarihli raporda özetle; Bina hasarı; ekspertiz raporunda bina hasar bedeli olarak belirlenen ancak mutabakat raporuna aykırı olarak %17 kıymet kazanma tenzili düşülen hasarlanan bina değerinden %17 kıymet tenzili doğru olmadığından 1.647.308,38 USD'nin gerçek hasar bedelini yansıttığı, yine tam olarak hasarlanmayıp bina olarak ayakta kalmasına rağmen yangından dolayı islenmek ve çatıdaki eternitlerin kırılması nedeniyle bunların onarım ve boyası için yapılması gereken giderlerin ekspertiz raporunda hesaplandığı gibi 27.600,00 USD, sair yapılar hasar bedeli olarak istinat duvarı, kanalizasyon alt yapı, bahçe duvarının yıkılan bölümünün yenilenmesi gideri olarak eksper tarafından tespit edilen 67.720,00 USD hasar bedelinin gerçek hasar bedelini yansıttığı ve toplam hasarın bu durumda 1.742.628,38 USD olduğu, Makine-tesisat hasarı; ekspertiz raporunda 230.760,00 USD belirlenmiş ise de, raporda bir kısım makinenin tamir edilemeyecek olmasına rağmen tamir edilebileceği hususunda değerlendirme yapılması bir kısım makine yönünden ise onarım masrafının düşük tutulmuş olması sebebiyle makine hasarının toplam 374.161,00 USD olduğu, Demirbaş ve dekorasyon; demirbaş ve dekorasyon yönünden ekspertiz raporunda 7.000,00 USD belirlenmiş ise de bu miktarın mutabakatlı kıymet raporunda belirtilen bedellerle uyuşmadığı, söz konusu yangından dolayı demirbaş ve dekorasyon kullanılma olanağı bulunmadığından poliçede yazılan teminat miktarının tam olarak ödenmesi gerektiği, eksper tarafından eksik belirlenen tutar 40.000,00 USD olup toplam hasarın 47.000,00 USD olduğu, Bu durumda bina 1.742.628,38 USD + makine-tesisat 374.161,00 USD + demirbaş-dekorasyon 47.000,00 USD = 2.163.789,38 USD hasar hesap edilmiştir. Emtia hasarı; poliçede emtia hasarının 100.000,00 USD teminat sağlandığı, emtiada meydana gelen toplam hasar 730.822,00 USD olduğu için eksik sigorta nedeniyle teminat tutarının 41.296,66 USD olarak hesaplandığı ve bu miktar kadar davacı ... şirketine ödeme tapıldığı, emtia hasarının toplam  730.822,00 USD olduğu belirtilmiştir. 2-Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. ..., Yangın  Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 14/12/2009 tarihli raporda özetle; Kusur yönünden; Olayda yangını başlatacak en önemli unsurun elektriksel etken olduğu, tesisatın çok eski olduğu, sigortaların halk arasında bıçaklı sigorta diye tabir edilen çok eski tip sigortalardan tesis edildiği, şehir şebekesinden gelen voltajın 380 volt RST 3 fazlı sistem olduğu, 380 volt elektrik akımının fazlar arası çakışmasının (kontak yapmasının) büyük patlama sesi yapacağı, ... Gıda Kağıt fabrikasında yatılı olarak kalan ... isimli işçinin duyduğu patlamanın da bu olduğu, patlama ile fabrika dahilinde bulunan (tenvirat) iç tesisat linye hatları ve makine motorlarını besleyen 3 fazlı (RST) kablolarını patlatarak tutuşturduğu, tutuşan kablo izolasyonlarının çevresinde bulunan kolay yanıcı malzemelere sirayeti ile birlikte yangının büyüyerek geliştiğinin değerlendirildiği, ... Gıda Kağıt şirketinde muhtelif miktarlarda kağıt bobin, temizlikte ve sağlık sektöründe kullanılan havlu, peçete gibi kağıt ürünler ile polyester ağırlıklı malzemeler üretildiği ve depolandığı ayrıca yanıcı özelliği bulunan diğer kimyasallar bulunduğu, ... şirketinde deri, kürk, astar bezi, tiner, selülozik tuşesoft oil, pigment boyar madde karışımı, akrilik binder karışımı, katyonik waksetil, glikol, selülozik lak, anilin boya karışımı, solvent esaslı nitroselüloz lak emülsiyonu, üretimde kullanılan çeşitli kimyasal maddeler bulunduğu ve büyük kısmının yanıcı oldukları, Normal sıcaklıkta bile buharlaşabilen tiner ve asetonun en küçük bir elektrik arkı, likit yani sıvı kimyasal maddelerin transferi için kullanılan herhangi bir pompanın milindeki bir ısınma elektrik motoru kıvılcım çıkarmaya karşı korumalı (exproof) değilse bu motordan çıkabilecek bir kıvılcım sonucu tutuşabileceği, ... Gıda Kağıt malzemeleri üretim tesislerinde yangının çıktığı tarih ve saatte her ne kadar üretim yapılmamış olsa da şehir şebekesinden gelen elektrik enerjisinin ana kumanda panosunda 380 volt elektrik enerjisinin bulunması ve ana kumanda şalterinin açık olması nedeniyle üretim bulunan linye hatlarında enerji olacağından bıçaklı sigorta tabir edilen bakır baraların bağlantılarında, buat bağlantılarında ve trifaze motor bağlantı klemenslerinde zamana bağlı olarak gevşemeler, yıpranma ve metal yorgunluğu oluşacağından şehir şebekesinden gelen dalgalı akımın ani iniş ve çıkışları nedeniyle kıvılcımlaşma, kablo bağlantı klemens ve buatlarda ısınma dolayısıyla da ark (kontak) yaratacağından üretim sahasında bulunan kağıt, polyester kumaş, tiner, solvent, aseton gibi kolay uçucu ve yanıcı maddeleri tutuşturması ve bitişik nizamda konuçlanan ... ve ... Deri firmalarına ait binaların arasında yangın bölmesi ve yangın duvarı gibi yangına karşı dayanıklı ayrışım yapılmadığından bu tesislerin üretim sahalarında stoklanmış yanıcı özelliği de bulunan hammadde, mamul ve yarı mamul maddelerinde yangın sirayeti nedeniyle alevlenmesi sonucu ortamda parlama ve patlama şeklinde alevli bir yangın başlatabileceği, Tüm bu bilgiler ışığında durum değerlendirildiğinde, ... Kağıt üretim tesislerinde ve ... ile ... Deri Tesislerinde tesisin kapalı alanının genişliği, binaların inşai durumu, üretimde kullanılan ham maddelerin yanıcı ve kimyasal özellikleri göz ününe alınarak muhtemel yangınlara karșı alınacak en önemli önlemler  arasında yer alan üretim tesisleri ortamında bulunan elektrik iç tesisatında kullanılan anahtar priz, bağlantı buatları, motor klemens bağlantı kapakları gibi toza, neme, kıvılcımlaşmalara karşı korunaklı olan (exprof) sistemi ile korunması ve elektrik iç tesisatının yetkili elektrikçi tarafından periyodik bakım ve onarımlarının yapılması gerektiği ayrıca yangının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 2002/4390 sayılı Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik esaslarına göre Yangın Alarm Ve İhbar Sistemi (ısı, duman ve aleve karşı erken uyarı ikaz sistemi) ile muhtemel yangınlara karşı motopomp sulu söndürme ve otomatik sprikleme sistemleri yapılması gerektiği, Yangının başlangıç noktasının ... Kağıt üretim tesisleri olduğu, ... Kağıt üretim ve depolama tesisleri dahilinde bulunan elektrik iç tesisatına şehir şebekesinden gelen dalgalı akımın ani iniş ve çıkışları nedeniyle kıvılcımlaşma, kablo bağlantı klemens ve buatlarda ısınma dolayısıyla da ark şerare (kontak) yaptığı, henüz çalışma saatinin başlamadığı yangının çıkış saatinde PVC ile kaplı enerji kablolarından devreden büyük miktarda akım çekilmemesine rağmen koruma elemanlarının sigorta, aşırı akım röleleri ve çeşitli termiklerin görevini yapamaması, tesisat kablolarının bakımsızlığı, devredeki bağlantıların ve temas noktalarının iyi irtibatlı olmaması, zamanla gevşemesinden dolayı bakır kabloların izolasyonların kavrularak tutuştuğu ve barut etkisi yaptığı açık alevi hat boyunca taşıyarak etrafındaki ısıdan tutuşabilen diğer maddeleri yaktığı, Yangının büyüyerek gelişmesinde ... Kağıt şirket yetkililerinin erken uyarı ihbar yapabilecek sistem veya personeli bulundurmadığından itfaiye birimine ihbarın geç yapıldığı, kaybedilen zaman dilimi içinde büyüyen yangının bitişik nizamda bulunan ...'a ait diğer binalara da sirayet ettiği, yangın nedeniyle her iki şirkette de büyük maddi zararın oluştuğu, zararın yüksek oluşumunda binaların mimari özelliği nedeniyle bitişik nizamda yapılmış olması,  her iki şirket binasının aralarında yangın bölmesi ve yangın duvarı gibi fiziki engellerin yapılmamış olmasının da etkili olduğu, yangının çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 2002/4390 sayılı Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği genel esas ve usullerinin uygulanmaması nedeniyle ihmaller zinciri sonucu oluştuğundan, ... Gıda Kağıt Sağlık Temizlik Ltd. Şti. yetkililerinin 7/8 oranında kusurlu bulunduğu, ... ve ... Deri yönetimi tarafından yangınlara karşı yangın perdesi, ara boşluk gibi inşai tarzda herhangi bir önlem alınmadığı, dolayısıyla ... Kağıt işletmesinde çıkan yangının kendi bina ve müştemilatlarına kolayca sirayet neticesinde maddi kaybın yüksek olduğu, bu nedenlerle ... Deri ve ... şirketlerinin olayda 1/8 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Hukuki açıdan değerlendirme; A-Davacılar ... ve ... Deri'nin, davalı ... Sigorta yönünden talebi; Davalı ... (...) Sigorta'nın sigortalı ... Dericilik şirketine 04/10/2007 tarihli ibraname ile 500.000,00 TL ve tarihsiz ibraname ile 1.442.795,54 TL, 06/02/2008 tarihli ibraname ile 48.300,00 TL, tarihsiz ibraname ile 54.190,00 TL olmak üzere toplam 2.045.285,54 TL ödeme yaptığı, ... ve ... Deri şirketlerinin dava dilekçelerinde sigorta şirketi tarafından 2.062.782,00 TL ödeme yapıldığını ancak %17 eksime tenzil edildiği ve diğer hasarlardan da bir takım tenzilatlar yapılarak eksik ödemede bulunulduğunu belirttiği, 07/12/2007 tarihli ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından hazırlanan Yangın Ekspertiz Raporunun 4.sayfasında binada meydana gelen hasardan %17 oranında (486.033,13 YTL) eskime tenzili, 13. sayfasında 4.000,000 USD demir hurdası tenzili, 13. sayfasında % 17 oranında (354.701,73 YTL) eskime tenzili, 14. sayfasında, 925,00 USD ve 729,70 USD malzemeden eskime tenzili, 21. sayfasında makine - tesisatta meydana gelen hasar miktarından 4. 739,40 USD elektrik pano ve kompresör tesisatından, deneme dolabından eskime ve sovtaj tenzili, 21. sayfasında demirbaş - dekorasyonda meydana gelen hasar miktarından 1.500,00 USD eskime tenzili yapıldığının görüldüğü, Dava konusu uyuşmazlığa konu olan yangın rizikosunun, davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen ... no lu İşyerleri İçin ... Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında olduğu, teminat kapsamına bina, makine tesisat, demirbaş- dekorasyon üzerinde gerçeklesen hasarlar dahil olup, emtia hasarları, iş ve kira kaybı teminat kapsamında olmadığı, Söz konusu poliçenin mutabakatlı kıymet/takdir edilmiş değerli düzenlendiği, bu tür sigortaların TTK’nın 1283. maddesinde düzenlendiği, yine yangın sigortası genel şartlarının 5.2.maddesinde yer aldığı, Eskime/aşınma payı teknik anlamda bir riziko oluşturmadığı, teknik anlamda riziko, sigorta sözleşmesinin taraflarının (sigorta ettiren/sigortacı) münhasır iradeleri dışında kalan gerçekleşmesi veya gerçekleşme tarihi belirsiz olan zarar veya başkaca uyguna olamayan bir hal doğuran geleceğe ait bir olay olduğu, eskime/aşınma olgusunun ise belirsiz/tesadüfi bir olgu olmadığı, mal kullanıldıkça (kural olarak) mutlaka meydana geleceği, dolayısıyla mutabakatlı sigortada sigortacının bu gerekçeyle eskime/aşınma olgusuna himaye verdiğinin mütalaa edilemeyeceği, bir an için ve farzı muhal olarak (bazı özel koşullara bağlanması kaydıyla) eskime/aşınma olgusuna sigortacının himaye verdiğini varsayarsak ortada bir yeni değer sigortasının mevcut bulunması gerektiği, oysa somut çekişmede bir yeni değer sigortası kurulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, şayet taraflar mutabakatlı sigorta sözleşmesini kurarken bir yıllık sigorta sözleşmesi süresince oluşabilecek muhtemel eskime/aşınma payını hesaplayarak mutabakatlı kıymetten düşmüş ve sigorta değerini bu doğrultuda tespit etmiş iseler bu takdirde eskime/aşınma payının tazminattan indirilmemesi gerektiği, Olayımızda sovtaj bedelinin de indirilmesinin uygun değerlendirildiği, zira sigortalının malvarlığında kalan ve kurtarılan bu değerlere tazminat ödenmesi sigortalıyı sebepsiz yere zenginleştireceği, bunun ise tazmin ilkesine, zenginleşme yasağına aykırı bir sonuç olacağı, Bu nedenlerle davacılar ... ve ... Deri'nin talep ettikleri bina, makine - tesisat ve demirbaş-dekorasyon hasarının, davalılardan ... Sigorta ile yapılan sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olduğu; sigorta sözleşmesinin mutabakatlı değer sigortası olmasına rağmen, ödenecek sigorta tazminatından eskime/ aşınma payının ve sovtajın indirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, B-Davacılar ... ve ... Deri'nin, davalı ... Kağıt yönünden talebi ve aralarındaki hukuki ilişki; Davacılar ... ve ... Deri vekili tarafından dilekçelerinde, ... Kağıt'ın kiracı olarak bulunduğu gayrimenkullerin malikinin ... Deri'nin olduğunu, ...'in ise dava konusu yangının meydana geldiği taşınmaz üzerinde bulunan bina ve eklentilerinde mevcut olan emtia ve tüm menkul malların maliki olduğunu beyan ettiği, yangın nedeniyle davacılar ... Deri ve ...'e ait fabrika binası, emtia, makine ve teçhizat hasara uğradığı, teknik bilirkişilerin yangının meydana gelmesinde ... Kağıtçılık yetkililerinin 7/8 oranında, ... ve ... Deri yetkililerinin illiyet bağı nedeniyle de 1/8 oranında kusurlu bulunduğu sonucuna vardıkları, birleşen davanın davalısı ... Bölgesi'ne bir kusur atfedildiği, Buna göre, dava konusu yangının meydana gelmesine, hukuka aykırı, kusurlu hareketi ile sebebiyet veren ... Kağıt yetkilileri haksız fiil faili olarak BK m. 41'e göre kusuru oranında sorumlu olacağı, söz konusu yangının sirayet etmesi sonucu bina, makine - tesisat ve demirbaş dekorasyon üzerinde meydana gelen zarar ... no'lu İşyerleri İçin ... Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında olduğundan, davacıların zararı davalı ... Sigorta'dan talep etme hakkına sahip oldukları, söz konusu poliçe teminatı kapsamında olmayan hasardan ise haksız fiil faili sıfatıyla ... Kağıt'ın sorumlu olacağı, teknik bilirkişilerin (bir önceki raporda) emtia hasar bedelini 730.822,00 USD olarak tespit ettikleri ancak iş ve kira kaybı zararlarını belirleyemedikleri, buna göre teknik bilirkişiler tarafından tespit edilen 730.822,00 USD emtia hasar bedelinin ve teknik bilirkişiler tarafından tespit edilemeyen iş ve kira kaybının haksız fiil faili sıfatıyla ... Kağıt'tan kusuru oranında (7/8) talep edilmesinin mümkün olduğu, C-Davacılar ... ve ... Deri'nin, davalı ... Sigorta yönünden talebi; Dava dosyasına mübrez ... poliçe no'lu ... Sigorta Poliçesinin sigortacı ... Sigorta ile sigortalı ... Kağıtçılık arasında akdedildiği Sigortanın başlangıcı 04/05/2007, bitiş tarihi 04/05/2008 olarak belirlendiği, komşuluk mali sorumluluk + kiracı mali sorumluluk teminatlarının yer aldığı, Yangın Sigortası Genel Şartlarının \"Yangın Ve İnfilak Mali Sorumluluğu (Yangın Sigortası ile Birlikte Verildiği Takdirde Yangın Poliçesine Eklenecek Kloz)\" kısmında; \"Bu klozda verilen ek teminatlar, birlikte verilebileceği gibi ayrı ayrı da verilebilir. Yangın Sigortası Genel Şartları Hükümleri Saklı Kalmak Kaydıyla Kiracının Malike Karşı Sorumluluğu Bu sigorta, kiracının kiralanana vereceği zarar nedeniyle veya kira intifa kaybına sebebiyet  vermelerinden doğacak zararları teminat altına alır. Kiralanana verilecek zarar dolayısıyla kiracının malike karşı sorumluluğu sigortasında ödenecek tazminatın hesabında esas tutulacak kıymet, inşa tarihinden itibaren meydana gelen eskime payı düşülmek suretiyle hasar yer ve tarihindeki rayiçlere göre binanın bulunacak inşa kıymetidir. Bina yeniden inşa edilmeyecekse, tazminat miktarı binanın hasardan bir önceki iş günü alım satım kıymetinden arsa kıymeti düşülerek bulunacak miktarı geçemez. Kira veya intifa kaybına sebebiyet vermeleri dolayısıyla, kiracının malike karşı sorumluluğu sigortasında ödenecek tazminatın hesabında esas tutulacak kıymet, bir seneyi geçmemek üzere, hasar tarihinde kirada bulunan kısımların tamiri veya yeniden inşası için tesbit edilecek süreye isabet edecek olan kira bedeli tutarıdır.\" \"Malik veya Kiracının Komşuluk Sorumluluğu Malik veya kiracının komşuluk sorumluluğu yangın veya infilak hasarının sirayeti yüzünden komşu bina ve mallarına vereceği zararları karşılar. Yangın veya infilak hasarının sirayeti yüzünden komşulara vereceği zararlar dolayısıyla malik veya kiracının komşulara verilen zararın ve zararın giderilmesi ile ilgili ödenecek tazminatın hesabında esas tutulacak kıymet, Yangın Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre bulunacak bina ve muhteviyatının değeridir.\" şeklinde düzenlendiği,Söz konusu sigorta poliçesi ile komşuluk mali sorumluluk ve kiracı mali sorumluluk rizikolarının ek teminat olarak verildiği, komşuluk mali sorumluluk teminatı kiracının yangın veya infilak hasarının sirayeti yüzünden komşularına vereceği zararlar dolayısıyla sorumluluğunu, kiracı mali sorumluluk teminatı ise kiracının kiralanana vereceği zarar nedeniyle veya kira intifa kaybına sebebiyet vermelerinden doğacak zararı kapsadığı, ancak kira kaybı dolayısıyla kiracının malike karşı sorumluluğunun bir seneyi geçmemek üzere hasar tarihinde kirada bulunan kısımların tamiri veya yeniden inşası için tespit edilecek süreye isabet edecek kira bedeli olarak belirlendiği, Sigorta poliçesinde yer alan, komşuluk mali sorumluluk ek teminatına göre davalılardan ... Sigorta'nın, sigortalısı ... Kağıt'ın kusuru ile (teknik bilirkişiler tarafından 7/8 olduğu belirlenmiştir) sebebiyet verdiği yangının sirayet etmesi nedeniyle \"komşu bina ve mallarına gelecek zararı\" teminat altına aldığı, TTK'nun 1310.maddesi gereği yangın rizikosundan zarar gören kişilerin doğrudan sigortacıya karşı talep ve dava hakkına sahip oldukları, davacıların emtia hasarını komşuluk mali sorumluluk ek teminatı kapsamında, kira kaybını kiracı mali sorumluluk ek teminatı kapsamında ... Sigorta'dan sigortalısının kusuru oranında talep hakkına sahip oldukları, iş kaybının ise teminat kapsamında olmadığı hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir. 3-Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/528 E. sayılı dosyasında Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ..., Elektrik Mühendisi ... ve Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 12/04/2010 tarihli ilk raporda; Yangın çıkış yerinin elektrik panosu civarı olduğu, çıkış nedeninin elektrik panosunda oluşan ark ve elektriksel kıvılcım olabileceği, binada iki elektrik panosu bulunduğu, ana panonun ... Kağıt tarafında olduğu, ... Deri tarafında sayaçların bulunduğu bir pano olduğu, söz konusu iki panonun birbiriyle irtibatlı olduğu ve kabloların kablo tavaları ile taşındığının belirtildiği, yangının ... Kağıt tarafında bulunana ana panodan çıktığı, firma tarafından bu kısmın ıslak mendil deposu olarak kullanıldığı, bu bölüme tek girişin ... tarafından geçildiğinin ve bu panonun ... Deri kontrolünde ve sorumluluğunda olduğunun belirtildiği, ... Deri'nin kendi kontrol ve sorumluluğunda olan elektrik panosunun gerekli bakımını yapmaması, önlem almaması sebebiyle %75 oranında kusurlu olduğu, ... Kağıt firmasının ise depoları ve imalat bölümü arasında yangın geçişini önleyecek tedbir almaması sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. 4-Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/528 E. sayılı dosyasında Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr. ..., Kimya Mühendisi Prof Dr. ... ve ... tarafından düzenlenen 23/09/2010 tarihli ikinci raporda ise; yangının başladığı yerin kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı fakat işyerine ait ilk elektrik panosunun 1992 tarihi taşıyor olması sebebiyle yangın çıktığında en az 15 yıllık olabileceğinin tahmin edildiği, panonun eski teknoloji ile yapıldığı, işyeri ilgililerine değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiği, olaydan 3 ay öncesinde de bir yangın çıktığı ancak büyümeden söndürüldüğü, panoların bakım ve kontrolünün ... Deri firmasında olduğu, yangının elektrik arızasından çıkabileceğinin en büyük olasılık olması sebebiyle kusurun elektrik panolarının bakım ve kontrolünden sorumlu olan ... Deri şirketinde olduğu, ... Kağıt şirketinde patlayıcı ve parlayıcı herhangi bir kimyasalın bulunmadığı, bu nedenle yangının ... Kağıt firmasından başlamayacağı için kusur ve sorumluluğunun olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 5-Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/513 E sayılı dosyasında Sigorta Hakemi Öğretim Görevlisi ..., Elektrik Mühendisi ... Hukuk Fak. Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... tarafından 22/02/2011 tarihinde sunulan raporda; yangının çıkış yerinin elektrik panosu civarı olduğu, panonun bakım, onarım yangından korunmasında sorumluluğun 2002 yılında yayımlanan yönetmelik gereğince bina maliki ...'a ait olduğu ancak bu sorumluluğu yerine getirilme için %75 oranında kusurlu olduğu, ... Kağıt firmasının ise yangının çıkışı ve önlenmesi için gerekli önlemleri basiretli tacir olarak almaması sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğu hususunda kanaat bildirilmiştir. 6-Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/152 E. sayılı dosyasında Kimya Mühendisi Yangın Uzmanı ..., Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ..., Mimar ..., Mali Müşavir ... ve Sigorta Bilirkişisi ... tarafından sunulan 07/12/2012 tarihli raporda; -... Deri ve ... Kağıt şirketlerinin her ikisinin de Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre gerekli önlemleri almadığı, yangının ilk fark edildiği yerin ... Kağıt işletme deposu olduğu, yangının başladığı yerin ... Kağıt işletmesi 1.kat peçete makinelerinin yakınındaki hazır kağıt ürünlerinin olduğu yada depolandığı alanlar olduğu, yangın olayının yalnızca ... Kağıt işletmesi içindeki bölümlerde gerçekleştiği, yanma olayının ... Deri işletmesi ve idari binasında meydana gelmediği, -Yangının elektrik panolarından yada ... Deri laboratuvarından çıkmadığı ancak laboratuvar ve panoların kendine doğru ilerleyen yangından etkilendiği, İtfaiyenin yangın söndürme çalışmalarına ... Deri tarafından ... Kağıt işletmesi orta kısımlarına denk gelen çatıdan başladığı, yine bu kısımlara denk gelen saç kapıdan yoğun biçimde devam ettiği, -Yangın sonrası sadece ... Kağıt işletmesinin tümüyle enkaz durumuna geldiğinin görüldüğü, ... yangından etkilenmiş ise de yapısal bütünlüğünün koruduğu, -Elektrik panolarının işletme binasının kenar kısımlarında yer aldığı yangının ise ... Kağıt işletmesinin 1.katının orta kısımlarında başladığı, yangının başladığı ... Kağıt işletmesinde gece çalışma yapıldığı, sabah 6 sıralarında 1 kişi harç binanın terk edildiği, yangın 08:00 civarında fark edilmiş olsa da yanmanın başlangıcının 07:30 civarlarında olma ihtimali bulunduğu, yangın nedeniyle delillerin tamamen yok olduğu, -Yangın başlangıç noktasının panodan uzak olması ve yangın başlatacak elektrik tesisatı haricinde başkaca bir ateş kaynağının olmaması nedeniyle yangının peçete makinelerine akım taşıyan elektrik tesisatından kaynaklanmış olacağı, başkaca yangını meydana getirecek bir unsurun bulunmadığı, -Meydana gelen yangın olayında tarafların kusur durumu, gerek yangın çıkışı ve tedbirleri, gerekse yapının yasal prosedürlere uygun olmayıp kaçak yapı statüsünde olması dikkate alınarak değerlendirildiğinde; yangının fiilen ... Kağıt adlı işletme dahilinde başladığı, -... Deri tarafından gerekli yangın önlemlerinin alınmadığı, ayrıca yapının yapım tarihi dikkate alınarak (beyanlara göre 1994 öncesi) malik sıfatıyla mer'i yönetmeliklere ve şartnamelere göre (Bayındırlık Yapı İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili maddeleri uyarınca) \"basiretli tacir\" olarak uyarı, tutanak, tespit ve gerekli belgelerin sağlanması yönüyle sorumluluğu gereği %50 oranında kusurlu olduğu, -OSB Kanunu öncesi arsa sahibi ve sonrası İdare sıfatıyla sorumluluk taşıyan davalı İstanbul OSB İdaresinin neden olduğu yapının mer'i mevzuata uygun şekilde yapılandırılmamasında denetim eksikliği nedeniyle %25 kusurlu olduğu, -Yangının fiilen meydana gelmesinde etken olduğu ve mahalde kiracı sıfatıyla kullanan firmanın da \"basiretli tacir\" olarak davranmadığı, talep etmediği bir şekilde göz yumar davranışı dikkate alınarak %25 kusurlu olduğu hususlarında görüş bildirilmiştir. 7-Aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/01/2014 tarihli 1.ek raporda; Yangının tamamen ... Gıda Kağıt isimli işyeri içerisinde meydana geldiği ve kapı önlerine kadar alevlerin dağılmış olduğu, elektrik pano kutusuna ait metal saçların deformasyon ve renk değişimine uğramamış olması nedeniyle yangının panoya haricen sirayet ettiği, yangın esnasında duman ve alevlerin dikey olarak yükselmesi nedeniyle yangının çıktığı alanda yanmaya devam ettiği, etrafına fazlasıyla sirayet etmemiş olduğu, Yangını ilk gören ... isimli işçinin bir patlama sesi duymuş olduğu ve içeri baktığında dumanları gördüğünü ifade etmiş olması karşısında önce elektrik kablosu izolasyonu üzerinde ısınma meydana geldiği ve ısınan kablonun yoğun duman çıkarttığı, bilahare ısınan ve izolasyonu tutuşan kablonun kısa devre yaparak patlama şeklinde ses çıkartmış olabileceğinin düşünüldüğü, Kablo izolasyonu üzerinde meydana gelen hasar, ezilme, izolasyon zayıflaması veya kablonun uzun süre kullanımından kaynaklanan sertleşme sonucu oluşan çatlamalardan kaynaklanan fazlar arasındaki elektrik akım geçişlerinin kablo üzerinde ısınma meydana getirdiği, sürekli olarak artan bu ısının petrol kökenli olan kablo izolasyonunu tutuşma sıcaklığına ulaşmasıyla yanma hadisesinin başladığı, çıplaklaşan kablonun kısa devre yaparak patlama sesi çıkartabileceği, kablo izolasyonunun tutuşma sıcaklığına ulaşıncaya kadar yoğun bir duman çıkartarak bilahare alevli yanmaya başlayacağı, yanmanın kablo izolasyonu boyunca ilerleyemesiyle aşağıya doğru da yanar halde kablo eriyiği düşeceğinden yangının hem kablo boyunca hem de aşağı düşen yanar damlalar vasıtasıyla çok hızlı ilerleyebileceği, bu sırada çok düşük akımlar meydana geleceğinden sigortalar tarafından algılanamayacağı ve bu nedenle sigortalar tarafından devre kesilmeyebileceği, işyerinde çalışan Kemal isimli işçinin patlama sesi duyup işyeri içerisine baktığında duman görmüş olması, alevden bahsetmemesi, yangının kablo izolasyonundan başlamış olduğunu doğruladığı, yangının başladığı yerin ... Kağıt İşletmesi 1. kat peçete makineleri yakınındaki hazır kağıt ürünlerinin bulunduğu yada depolandığı alanlar olduğu, yangın olayının yalnızca ... Kağıt İşletmesi içindeki bölümlerde gerçekleştiği belirterek, kök rapordaki kusur oranları yönünden tespitlerini yinelemişlerdir. Bina değerine ilişkin; Meri mevzuata göre (OSB, İmar Kanunu, Yapı Denetim Kanunu) projelendirilmemiş, yapı ruhsatı almamış, mühendislik mimarlık hizmeti alınmadığı anlaşılan taşınmazın (... Bölgesi Yol3 ...H17 parsel) üzerinde mevcut olduğu anlaşılan \"fabrika\" nitelikli binanın değeri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca her yıl ilan edilen (16/7/1985 tarihli ve 85/9707 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren \"Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartmamesi\"nin 3.2 maddesi gereğince mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak 2008 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri yapının mimarlık hizmetlerine esas olan sınıfı dikkate alınarak inşaat genel giderleri ile yüklenici karı dahil) tablodan sınıfı olarak belirlenen III/A ve III/B sınıfları atası (Küçük ve orta ölçekli sanayi tesisleri, donanımlı atölyeler, ticarethaneler, dükkanlar, imalathaneler ve dökümhaneler ve benzeri yapılar) ve taraf beyanları itibariyle yapım yılının 1994 öncesi olduğu öğrenildiğinden, dava tarihine kadar geçen 15 yıllık yıpranma paylı değeri (tablodan 11-15 yaş arası değeri dikkate alınarak ve belgelerden mevcut durumu değerlendirilerek) Dava Tarihi olan 26/02/2008 rapihi itibariyle 11.500 m2 x 427 TL/m2 x (1,00-0,25) = 3.682.875,00 TL olarak hesap edildiği belirtilmiştir. 8-Mahkemece İTÜ Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ..., Yangın ve Patlayıcı Maddeler Uzmanı ..., Yangın Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi Mahmet ..., Mali Müşavir ..., Sigorta Uzmanı ...'dan alınan 04/12/2017 tarihli raporda; <br>Kusur tespiti yönünden; Dosyadaki tüm kayıt ve raporlar incelendiğinde özellikle, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/219 Esas sayılı dosyasına sunulu Prof. Dr. ... ve arkadaşları tarafından düzenlenen 14/12/2009 tarihli raporda olayın kronolojik gelişimi tüm detaylarıyla anlatılarak yangının çıkışının merkezinin ... Gıda ve Kağıtçılık olduğunun tüm delil ve detaylarıyla ortaya konulduğu, dosya kapsamı ve birleştirilen dosyalardaki bilirkişi raporları arasında kusur ve kusur oranları yönünden birbirleriyle örtüşmeyen değer ve oranlar olduğu gözlenmiş ise de, bilirkişi heyetinin özellikle Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/219 Esas sayılı dosyasına sunulu 14/12/2009 tarihli raporda belirtilen ve takdir edilen kusur miktarı ve kusur sebeplerine itibar edilmesi gerektiği hususunda görüş birliğine varılmakla dava dışı ... Sanayi yönetiminin de olayda kusurunun bulunduğunun değerlendirildiği, Yangının başlangıç merkezinin ... Gıda ve Kağıt şirketine ait üretim tesisi olduğu, burada bulunan yangın yükü ve kolay yanıcı ürünlerin özelliği nedeniyle alev dillerinin büyüyerek bitişik nizamda faaliyet gösteren ... Dericilik şirketine sirayetiyle bu şirkette hasar ve zarara sebebiyet verildiği, yangının çıkış merkezinin ... Gıda ve Kağıt olması, aynı zamanda yangın güvenliği bakımından üretim alanında erken uyarı sistemi, otomatik yağmurlama-sprikler veya gece bekçisi v.b. aktif hiçbir önlem almadığı, hatta olağanüstü hallerde resmi makamlara ihbar edilebilecek bir telefon dahi tesis ettirilmediği, yangının itfaiyeye geç ihbar edilmesinin yangının büyüyerek gelişmesine ve maddi hasarın yüksek boyutlu olmasına sebebiyet vermesi nedeniyle ... Gıda ve Kağıt Şirketinin %70 oranında asli kusurlu olduğu, ... Deri ve ... Deri şirketleri yönetimi tarafından yangınlara karşı yangın duvarı ara boşluk gibi inşai tarzda herhangi bir önlem alınmaması sebebiyle ... Gıda ve Kağıtçılık'ta çıkan yangının kendi bina ve müştemilatlarına kolayca sirayet etmesi neticesinde ve maddi kaybın yüksek çıkmasında bu iki şirketin %15 oranında tali kusurlu olduğu, Ayrıca yine raporlarında, OSB Kanunu öncesi arsa sahibi ve sonrası İdare sıfatıyla sorumluluk taşıyan davalı İstanbul OSB İdaresinin neden olduğu yapının mer'i mevzuata uygun şekilde yapılandırılmamasında denetim eksikliği nedeniyle uğranılan zararda %15 oranında tali kusurlu olduğu, Bina bedeli yönünden; Bayındırlık ve İskan Bakanlığından Mimarlık Ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2007 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ'e göre; 3A Grubu yapıların; \"...Donanımlı atölyeler, ticarethane, dükkan, imatahane, dökümhane...\", birim fiyatının 375,00 TL / m2 olduğu, 4A Grubu yapıların; \"... Entegre sanayi tesisleri ve fabritalar...\", birim fiyatının; 482,00 TL / m2 olduğu, Yapılarda Yıpranma Paylarına İlişkin Oranları Gösteren ve Resmi Gazetenin 02/12/1982 Gün ve 17886 Sayısında yayımlanan oranlara göre; \"...11-15 yıllık Çelik Karkas - Betonarme Karkas binalarda yıpranma payı oranının; %15...\" olduğu tespit edilmiş olup, bina değerinde % 15 oranında yıpranma payı düşülmesi gerektiği, Buna göre; Yapının nitelik itibariyle \"Fabrika - Donanımlı Atölye\" vasıflarında olması nedeniyle hesaplamada dikkate alınacak birim maliyet değerinin (3A + 4A) grubu yapıların ortalama değerinin olması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, buna göre, yangın sebebiyle hasar gören ve yıkılan binanın değeri; 11.500,00 m2 x (375,00 TL/m2 + 482.00 TL/m2 /2) x (1,00 - 0,15) = 4.188.587,50 TL hesaplandığı ve söz konusu bina hasarından tarafların kusurlarına göre sorumlu olacakları, Kadıköy 4.Ticaret Mahkemesinin 2008/528 E. sayılı dosyasında, Davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından davalılar ..., ... Deri şirketinden kendi sigortalısı ... Gıda'ya ait hasar gören peçete makinasının hasar bedeli olarak ödenen 45.200 TL talep edildiği, dosya içinde bu konuda gerekli delil ve ödeme belgeleri bulunmakta olup davacının talebi yerinde görüldüğü, bedelin kadri marufunda olduğu, davalıların bu hasar bedelinin % 15 kusur oranı itibariyle 6.780,00 TL olarak rücuen talep edilebileceği, yine dava dışı OSB'nin  % 15 kusur oranı itibariyle 6.780,00 TL'yi OSB'den rücuen talep edilebileceği, Kadıköy 3.Ticaret Mahkemesinin 2008/513 E. sayılı dosyasında, Davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından davalılar ..., ... Deri şirketinden, kendi sigortalısı ... Gıda'nın hasar gören ... Bobin Sarma makinası için ödenen 53.885,92 TL talep edildiği, dosya içinde bu konuda gerekli delil ve ödeme belgeleri bulunmakta olup davacının talebi yerinde görüldüğü, bedelin kadri marufunda olduğu, davalıların bu hasar bedelinin % 15 kusur oranı itibariyle 8.082,89 TL olarak rücuen talep edilebileceği, yine dava dışı OSB'nin  % 15 kusur oranı itibariyle 8.082,89 TL'yi OSB'den rücuen talep edilebileceği, Asıl dosya (Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/152 E.) ve Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/257 E sayılı dosyasında, Davacı ... (...) Sigorta'nın sigortalı ... Dericilik şirketine 04/10/2007 tarihinde avans olarak 500.000,00 TL ve 18/12/2007 tarihinde de (1.438.061,53 TL + 4,734,01 TL lik prim alacağı ile birlikte) 1.442.795,54 TL olmak üzere Toplam 1.942.795,54 TL ödeyerek aldığı ibraname ile eTTK 1301. Maddesi uyarınca sigortalısına halef olarak %70 oranında asli kusurlu bulunan davalılardan ... Gıda Kağıt şirketi ile onun sigortacısı olan ... Sigorta şirketine karşı müştereken ve müteselsilen sigortalısına ödediği; 1.942.795,54 TL tazminat bedelinin %70'i oranında olan 1.359,956,88 TL'sını rücuen tazmin talebinde bulunabileceği, ancak ... Sigorta AŞ'nin poliçede Komşuluk Mali Sorumluluk limitinin 144.000,00 TL olması nedeniyle bu miktarla sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğu, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında; 1-Davalı ... Sigorta yönünden; Poliçenin mutabakatlı değer esasına göre tanzim edildiği, Mutabakatlı değerin, sigorta sözleşmesinin tarafları olan sigortalı ile sigortacı tarafından, üzerinde mutabık kalınmış, tam zıya halinde sigortalıya ödenecek olan bedel olduğu, Mutabakatlı değerin, sigorta poliçesi düzenlendiği sırada belirlendiği ve poliçe süresi içerisinde meydana gelebilecek piyasa dalgalanmalarından etkilenmediği, Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. nin yaptırdığı mezkur ekspertiz raporunda, hasara ilişkin gerek poliçeye ekli genel şartlar 5.2 Mad.si, gerekse TTK 1283. Maddesinde belirtilen \"Mutabakatlı Değer\" esasına aykırı bir şekilde hesaplama yapıldığı, mutabakatlı değer tespiti ile sigortalı-sigortacı olarak her iki tarafi da bağlayıcı olan sigorta konusu değerler üzerinden yapılan bir takım indirimlerle hasar bedelinin eksik saptandığı, Eksper raporu ile davalı sigortacı tarafindan ödenecek tazminat tutarının hesaplanmasında sigorta konusu değerlerin, rizikonun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak (eskime, yıpranma v.b bazı indirimler yapılarak) tespit edilmesi hususu, ancak mutabakatlı değer esası ile düzenlenmemiş olan poliçeler için geçerli olup, \"Mutabakatlı değer\" esası ile akdedilen sözleşme/poliçelerde taraflarca mutabık kalınan ve poliçeye de derç edilen mutabakatlı değerlerin esas alınması gerektiği, bu değerler bir yıl için geçerli olduğundan aynı yıl içerisinde meydana gelen hasar nedeniyle mutabakatlı değerlerden ayrıca bir eskime payı (Mutabakatlı değerin, aynı yıl içinde konu rizikolar için eskime/yıpranma payları da hesaplanarak yapılan cari değer tespiti olduğu ya da olması gerektiği dikkate alınarak, ayrıca eskime/yıpranma v.b. söz konusu olamayacağından) düşülemeyeceği veya herhangi bir \"eskime tenzili\" uygulanamayacağı, Bu nedenlerle ... (...) Sigorta A.Ş. nin dava konusu yangın olayı sonucu meydana gelen hasar ve zarar nedeniyle Sigortalısı davacı ... Dericilik şirketine ait ... No.lu İşyeri Sigorta poliçesi kapsamında \"bina, makine, demirbaş ve dekorasyon v.s. hasarı\" olarak bina maliki olarak davacı ... Deri San.'nin muvafakati ile ... Dericilik Şirketine (bina hasar bedeli dahil olarak) ödediği anlaşılan toplam: 2.062.782,00 TL tazminat bedelinin, davacı sigortalısı (... Dericilik) tarafından \"fazlaya ait talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla\" ibra edildiği anlaşıldığından, Davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'nin, davacılar ... Deri San. Ve ... Dericilik şirketinin talebine istinaden \"Mutabakatlı Değer\" esasına göre ödemesi gereken tazminat tutarının; Bina hasarından yapılan eskime tenzili 486.033,13 TL ve aynı şekilde makine hasarından 21,730,00 USD, dekorasyon hasarından 40.000,00 USD, bahçe ve çevre düzenlemesinden 72.500,00 USD olmak üzere toplam: 134.230,00 USD karşılığı 158.300,00 TL ile birlikte toplam 644.425,00 TL eksik ödenmiş olduğu, dolayısı ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin şirketinin, davacı sigortalısına yaptığı bu eksik ödeme nedeniyle, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tarafından anılan sözleşme (poliçe) kapsamında \"mutabakatlı değer\" esasına göre eksik hesaplanan; 644.425,00 TL tazminat tutarını, (Bina, bahçe ve çevre düzenlemesine ilişkin hasar tutarları için; bina maliki ... Deri San. şirketinin muvafakati ile) Davacı ... Dericilik şirketine ayrıca ödemesi gerektiği, 2-Davalı ... Kağıt ve ... Sigorta yönünden; ... şirketinde yangın nedeniyle meydana gelen 730.000,00 USD'lık deri emtiasına ilişkin hasar ve zararın, 41.296,00 USD karşılığı 48.300,00 TL'sinin sigorta poliçesi kapsamında davalılardan ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından ödendiği, Ancak bakiye; 688.704,00 USD karşılığı: 812.600,00 TL ile aynı şekilde emtia hasarı dışında olup anılan poliçe teminatında bulunmayan; 80.000,00 USD İş Kaybı, 127.000,00 USD Kira Kaybı olmak üzere toplam: 895.704,00 USD karşılığı; 1.056.930,00 TL'den, diğer davalı ... Kağıt Ltd. Şti.'nin, söz konusu olayda; %70 oranında asli kusurlu bulunmuş olması nedeniyle; 1.056.930,00 TL X %70 = 739.851,00 TL'den, ... No.lu ... Paket Sigorta Poliçesine istinaden sigortacısı ... Sigorta ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ancak bu bedelden ... Sigorta'nın \"Komşuluk Mali Sorumluluk\" ek teminatı kapsamında sorumluluğunun 144.000,00 TL ile sınırlı olduğu, 9-Aynı bilirkişi heyetinden alınan 08/01/2019 tarihli ek raporda; Bilirkişi heyeti kök rapordaki yangının çıkış şekli, kusur tespit ve oranına, mutabakatlı sigorta esasına yönelik görüş ve kanaatlerini koruduklarını açıklamışlardır. İstanbul Anadolu Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1354 E. sayılı dosyasında ise; Dava konusu dilme makinesi hasarı nedeniyle sigortacının ödemiş olduğu  82.331,33 Euro tazminat bedelinin uygun olduğu, bu bedelden davalı ... şirketinin %15'lik kusur oranına isabet eden 12.349,70 Euro ile sorumlu olduğu hususunda görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Asıl ve birleşen davalara konu poliçeler; 1-Asıl dosya, birleşen Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/257 Esas sayılı dosyası ve Birleşen Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 Esas sayılı dosyası yönünden; Sigortacı ... Sigorta AŞ., sigortalı ... İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. olan ... no.lu 03/08/2006-2007 vade tarihli poliçe;<br>\"İşbu poliçe ile aşağıda belirtilen döviz değerleri üzerinden teminat verilmiş olup  03/08/2006 tarihli T.C. Merkez Bankası USD satış kuru 1,4899 YTL alınmıştır. Bina 2.000.000 USD Makine-Tesisat 1.133.500 USD Demirbaş-Dekorasyon 47.000 USD NOT: \"İşbu poliçe ile teminat altına alınan bina ve makine-tesisat, demirbaş-dekorasyon Sn. ...'ın ... no.lu mutabakat raporuna atfen mutabakatlı değer esası ile tanzim edilmiştir.\" şeklinde düzenlemiştir. ... Hizmetleri Ltd. Şti tarafından düzenlenen 07/12/2007 tarihli raporda; sigortalının ... Dericilik Şirketi olup USD üzerinden bina, makine, demirbaş, dekorasyon, emtia teminatları verildiği, yangının ... Gıda Kağıt şirketi tarafından kullanılan mahallin 1.katında peçete makineleri yakınındaki hazır kağıt ürünlerinin bulunduğu veya depolandığı alanda başladığı ve gelişerek yayıldığı, Makinelerin elektrik tesisatı, elektrik panoları, aydınlatma armatürlerinin tamir ve yenileme fiyat teklifinin 48.843,48 TL + KDV olduğu, Bina hasar bedeli 1.470.205,70 USD, makine-tesisat hasar bedeli 230.760,00 USD, demirbaş-dekorasyon hasar bedeli 7.000,00 USD toplam 1.707.965,70 USD, iş durması azami teminatı 500,00 TL, kira kaybı azami teminatı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL olduğu, emtia hasarının 41.296,66 USD olduğu belirtilmiştir. ... (...) Sigorta tarafından, sigortalı ... Dericilik şirketine 04/10/2007 tarihli ibraname ile 500.000,00 TL ve tarihsiz ibraname ile 1.442.795,54 TL, 06/02/2008 tarihli ibraname ile 48.300,00 TL, tarihsiz ibraname ile 54.190,00 TL olmak üzere toplam 2.045.285,54 TL ödeme yapmıştır. (... ve ... Deri şirketlerinin birleşen dava dilekçelerinde ise sigorta şirketi tarafından 2.062.782,00 TL ödeme yapıldığı ifade edilmektedir.) Yine sigortacı ... Sigorta AŞ, sigortalı ... Kağıt olan ... no.lu, 04/05/2007-2008 vadeli poliçede komşuluk mali sorumluluk yönünden 144.000,00 TL, kiracı mali sorumluluk yönünden 144.000,00 TL ek teminatlar verilmiştir. 2-Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/528 E. sayılı dosyasında; Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi, davalılar ... Deri ve ... şirketleridir. Sigorta ettiren ... Gıda Kağıt Şirketi, sigortalı ... Kiralama AŞ olup, finansal kiralama sözleşmesine konu otomatik peçete makinesinin ... poliçe no ile sigorta ettirildiği,... Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen raporda hasar bedelinin 45.200,02 TL hesaplandığı, bu bedelin sigortalıya 02/10/2007 tarihinde davacı tarafça ödendiği, ödenen bedelin tahsili istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.3-Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/513 E. sayılı dosyasında; Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi, davalılar ... Deri ve ... şirketleridir. Sigorta ettiren ... Gıda Kağıt Şirketi, sigortalı ... AŞ olup, finansal kiralama sözleşmesine konu rewinder makinesinin ... poliçe no sigorta ettirildiği, ... Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen raporda hasar bedelinin 53.885,92 TL hesaplandığı, bu bedelin sigortalıya 02/10/2007 tarihinde davacı tarafça ödendiği, ödenen bedelin tahsili istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 4-İstanbul Anadolu Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1354 E. sayılı dosyasında; Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi, davalı ... şirketidir. ... Sigorta AŞ nezdinde düzenlenen ... no.lu, 97.303,53 Euro bedelli, 01/07/2007-24/07/2009 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesinde, sigorta ettiren ve sigortalı ... A.O. olup poliçede ayrıca kiracı olarak ... Gıda Kağıt Şirketi yer almaktadır. Finansal kiralama sözleşmesine konu kağıt dilme makinesinin (...) işbu poliçe ile sigorta örtüsüne alındığı anlaşılmaktadır. ... Eksperlik Ltd. Şti. tarafından düzenlenen raporda hasar bedelinin 82.331,33 Euro hesaplandığı, bu bedelin davacı tarafça, sigortalı ... Kiralama A.O'na 16/10/2007 tarihinde ödendiğine dair tazminat makbuzu bulunmaktadır. Tuzla İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı hakkında 82.331,33 Euro asıl alacak + 1.927,00 Euro işlemiş faiz (16/10/2007 ödeme tarihinden itibaren) olmak üzere 84.258,33 Euro (harca esas değer 147.275,10 TL) alacağın tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin 07/08/2008 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 12/08/2008 tarihinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. HMK 297.maddesi uyarınca re'sen yapılan inceleme; Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde \"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.\" düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır. İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anayasanın 141. maddesinde ise mahkemelerin verdiği her türlü kararların gerekçeli olması gerektiğine işaret edilmiştir. HMK'nın 297. maddesinde hükmün kapsamı düzenlenmiştir. HMK'nın 297/1.c bendinde; \"Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri\" gerekçeli kararda yer alması gerektiği ifade edilmiş, hükmün sonuç kısmında yer alması gereken hususlar ise HMK'nın 297/2. bendinde; \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/02/2018 tarihli 2017/21-1721 E. 2018/345 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; \"01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 297’inci maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır... Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hâkimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (resen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru B./ Arslan R./ Yılmaz E.; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 472). Anayasa’nın 141’inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur...\" İlk derece mahkemesince verilen karar incelendiğinde, bilirkişi heyetinin 04/12/2017 tarihli kök ve 08/01/2019 tarihli ek raporundaki bir kısım tespitler aynen alınarak; \"...Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin; 2008/152 sayılı dosyasında, davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından sigortalısına ödenen; 28.795,12 TL’nın, davalı ... Sigortadan tahsili istenmektedir, bu hasar ile ilgili olarak bu tutar davacı ... (...) Sigorta tarafından sigortalısına yapılan toplam 1.942.795,54 TL tazminat bedeli içinde ödenmiş olduğu anlaşıldığından toplam bedel içerisinde birleştirilen dosyada değerlendirilmiştir. Kadıköy 4.Ticaret Mahkemesi 2005/257 sayılı dosyasında, davacı ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından ..., ... Deri şirketine bina, demirbaş, dekorasyon ve makina hasarı için  ödenen; 48.300.-TL, davalılar ... Gıda Kağıt Şirketi ve ... Sigorta A.Ş.’den talep edilmektedir, bu hasar ile ilgili olarak davacı Mapfre (T.Genel) Sigorta tarafından sigortalısına yapılan toplam 1.942.795,54 TL tazminat bedeli içinde ödenmiş olduğu anlaşıldığından toplam bedel içerisinde birleştirilen dosyada değerlendirme yapılmıştır...\" şeklinde tespite yer verilmiş ise de işbu dosyalar yönünden mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme ve gerekçe bulunmamaktadır, bu durum ise Anayasanın 141.maddesine, HMK'nın 297.maddesine aykırıdır.  Esasa yönelik inceleme; İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 1086 sayılı HUMK'un 238.maddesinde \"Delil davanın halline tesir edebilecek münazaalı hususları ispat için ikame olunur. Maruf ve meşhur olan veya ikrar olunan hususlar münazaalı sayılmaz.\" şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972). BK'nın 58. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğun doğması için; kişinin bina veya sair inşa eserinin maliki olması ve zararın bina veya sair inşa eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki bir noksanlıktan meydana gelmesi gerekir. Bu sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bir bina veya yapı eserini malikinin bu madde hükmüne göre sorumlu tutulabilmesi için zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte zararla, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Anılan sorumlulukta zarar gören zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğunu ispatlamakla yükümlü ise de yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zira BK'nın 58. maddesine dayalı sorumluluk, kusursuz sorumluluk halidir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih 2014/11-289 E. 2016/163 K. sayılı ilamında sorumluluk kavramı, bina malikinin sorumluluğu, illiyet bağının varlığı ve kesilmesi şu şekilde açıklanmıştır; \"...Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir. Sorumluluk hukukunun tarihsel gelişim süreci içerisinde, kusur sorumluluğundan kusursuz sorumluluğa uzayan bir yol izlenmiştir. Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mes’uliyet Hukuku, Ankara 1967, s.89). Bu sorumlulukta kusur, sorumluluğun öğesidir (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C.1, B.6, İstanbul 1998, s:554). Sorumluluk, için mutlaka kusurun aranması bazı hallerde modern tekniğin ve makineleşmenin icaplarına yabancı düşmektedir. Bu sebeple hukukun, esas prensibi olan kusur sorumluluğu yer yer zayıflamış hatta bazı hallerde tamamen ortadan kalkarak yerini kusursuz sorumluluğa terk etmiştir. Teknik ilerlemeler ve ona bağlı olan tehlikelerin artması karşısında, kusura dayanan subjektif sorumluluk artık, yalnız başına, zarar görenlere etkili bir koruma sağlamaya elverişsiz ve dolayısıyla adaleti gerçekleştirmek bakımından yetersiz kalmıştır. Kusur yoksa sorumlulukta ortaya çıkmaz görüşü artık geçerliliğini kaybetmiştir. Objektif ihtimam vazifesinin ihlali mülahazası gereğince; bir şeye veya şahsa karşı kendisine, kanuni bir ihtimam vazifesi yükletilen kimse, bu vazifeyi kusuru olmaksızın yerine getirmese dahi, bu yüzden doğan zarardan mesul olmalıdır. Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir (Tandoğan Halûk, Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı Sorumluluk Hukuku, Ankara 1981, s. 3-10; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Tekinay Borçlar Hukuku,  Cilt I, Beşinci Bası, İstanbul 1985, s. 671). Öğretide kusursuz sorumluluk halleri \"olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu\" gibi ikili ayırıma tabi tutulduğu gibi (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C.1, B.3, 1989; Tandoğan Haluk, a.g.e., s.22); \"hakkaniyet sorumluluğu-nezaret ve ihtimam gösterme yükümünden doğan sorumluluk-tehlike sorumluğu\" şeklinde üçlü ayırım yapanlar da vardır (Tekinay /Akman /Burcuoğlu/ Altop, Tekinay Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, B.7, İstanbul 1993, s:498). Kusursuz sorumluluk, genellikle olumsuz bir biçimde sorumlu kişinin kusurunu gerektirmeyen bir sorumluluk olarak tanımlanır. Bu noktada; \"bina ve yapı eserlerinden doğan sorumluluğuna\" ilişkin olarak, kusursuz sorumluluk/ağırlaştırılmış sebep/ağırlaştırılmış objektif sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağında doktrinde ve uygulamada görüş birliği bulunmaktadır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 58.maddesinde (818 s. BK); \"Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mes’ul olur.\" denilmektedir. Burada, yasa koyucu bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenleri, mümkün olduğu kadar basit ve dolaysız bir tazmin imkanı sağlayarak, onları korumaktadır. Bu anlamda sorumlu olabilecek malik, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi, kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir. Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğu için; bina veya sair inşa eserinin maliki olmak ve zararın doğmasında bina veya sair inşa eserinin yapılmasındaki bozukluktan veya bakımındaki bir noksandan  meydana gelmesi gerekir. Malikin, bina ya da tesisin tehlike taşımayacak bir durumda bulunmasını sağlama yükümlülüğü, yalnız onu kullananlara karşı değil, herkese karşı vardır. Mülga 818 s. BK’nın 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk-bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bir bina veya yapı eserini malikinin mülga 818 s. BK’nun 58. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için, zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte sorumluluğun son şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Kanunda, bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiştir. Yapım bozukluğunu veya bakım eksikliğini ispat etmesi gereken zarar görenin, bir de illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre, hakim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır (Ataay Aytekin, Borçlar Hukuku Genel Teorisi, İstanbul 1995, s.348; Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.203; İmre Zahit, Doktrinde ve Türk Hukukunda Kusursuz Mesuliyet Halleri, İstanbul 1949, s.182; Tunçomağ Kenan, Borçlar Hukuku, İstanbul 1972, s.357; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.110; Tandoğan Haluk, Türk Mes’uliyet Hukuku, 1961, s:193). Bazen illiyet bağının ispatı çok zor olabilir. Bu tür durumlarda, zarar verici olgunun, bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluğa veya bakım eksikliğine bağlanması, hayatın olağan akışına uygun ise, hakim illiyet bağının varlığına karar verebilir (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.205). Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır. (Eren Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2009, s.611, s.617) Başka deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır. Bazı hallerde zararın ortaya çıkış biçimi, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinin varlığını gösteren fiili bir karine oluşturur. Yapının yapımı ile ilgili mevzuata ve teknik kurallara uyulmadığı, alışılmış tedbirlerin alınmadığı ve resmi makamlarca yapılan denetimler sonucunda, bina ve yapı eserinin teknik niteliklerinin uygun görülmediği ispatlanırsa, bunlar eksikliğin ve illiyet bağının varlığına birer belirti sayılır. Keza, daha önce aynı zararların ortaya çıkması, zarar verici olaydan sonra yeni güvenlik tedbirlerinin alınmamış olması da birer belirti oluşturabilir (Koç Nevzat, Bina ve Yapı Eseri Maliklerinin Hukuki Sorumluluğu (BK.m.58), Ankara 1990, s. 45 v.d.). İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Mülga BK’nun 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir. Doktrindeki kabul edilen görüşe göre illiyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.230; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.113; Deschenaux Henri, Tercier Pierre, Sorumluluk Hukuku, Çeviren Salim Özdemir, Ankara 1983, s.37). İlliyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu  veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten  üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılır. Eldeki davada ise illiyet bağını kesen bu sebeplerden; zarara “üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olması” tartışılmaktadır. Kural olmakla birlikte, hiçbir kimse, aynı zarardan üçüncü kişinin de sorumlu olduğunu ileri sürerek, kendi sorumluluğundan kurtulamaz. Her biri, zincirleme sorumluluk kuralları uyarınca zararın tamamından sorumlu olur. Bununla birlikte, üçüncü kişinin kusurunun çok ağır olması veya olaya neden olan eylemin çok önemli olması nedeniyle, birinci eylemin geri plana itilmesi durumunda,  sonuç değişebilir. Belirtmek gerekir ki, üçüncü kişinin kusuru gerekli objektif yoğunluğa, başka deyişle gerekli ağırlığa ulaşmadıkça, zarar görenin kusurunda olduğu gibi illiyet bağını kesmeye yetmeyecektir. Öteki deyişle, üçüncü kişinin kusuru yeterli ağırlığa ulaşıp, illiyet bağını kesmedikçe sonuç doğurmayacaktır. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun  21.05.2014 gün ve 2013/11-1082 E., 2014/680 K.; 16.09.2015 gün ve 2015/11-226 E., 2015/1766 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir....\" 818 sayılı BK'nın kira sözleşmesine ilişkin hükümlerin düzenlendiği kısımda; BK'nın 249.maddesinde; \"Mucir, mecuru akitten maksut olan kullanmağa salih bir halde müstecire teslim etmek ve icar müddeti zarfında bu halde bulundurmak ile mükelleftir.\" BK'nın 250.maddesinde; \"Mecur, icare müddeti zarfında müstecirin bir kusuru olmaksızın akitten maksut olan kullanılmak mümkün olamıyacak veya ehemmiyetli surette azalacak bir hale düştüğü takdirde, müstecir, ücretten mütenasip bir miktarın tenzilini talep edebileceği gibi; ayıp münasip bir müddet zarfında bertaraf edilmezse, akdi dahi feshedebilir. Mucir, kendisinin bir kusuru olmadığını ispat edemez ise tazminat ile mükellef olur.\" BK'nın 256.maddesinde; \"Müstecir mecuru kullanırken tam bir ihtimam dairesinde hareket ve apartman icarında bina dahilinde oturanlara karşı icabeden vazifeleri ifa ile mükelleftir. Müstecir vukubulan ihtara rağmen bu mükellefiyete daimi surette muhalefet eder yahut açıktan açığa fena kullanarak mecura daimi bir zarar iras eylerse mucir tazminat ile birlikte icar akdinin hemen feshini talep edebilir.\" hükümlerine yer verilmiştir. Yine 818 sayılı BK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerin düzenlendiği kısımda; BK'nın 41.maddesinde; \"Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.\" BK'nın 42.maddesinde; \"Zararı ispat etmek müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı  takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder.\" BK'nın 43.maddesinde; \"Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumulünün derecesini tayin eyler. Zarar ve ziyan irad şeklinde tayin olunduğu takdirde borçludan icabeden teminat alınır.\" BK'nın 44.maddesinde; \"Mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir. Eğer zarar kasden veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde hakim, hakkaniyete tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir.\"  Bu hükümler uyarınca bina maliki ve kiraya verenin gerek BK 58.maddesi gerekse BK 249 vd maddeleri uyarınca, kiracının ise BK 256.maddesi ve haksız fiile ilişkin BK 41 maddesi uyarınca sorumluluğu mevcuttur. 1-Yangının başlangıcı ve kusur yönünden; İstinaf isteminde bulunan tüm taraflar olayda takdir edilen kusur oranlarına ilişkin itirazlarını ileri sürmüşlerdir. Somut olayda gerek asıl, gerekse birleşen dosyalar kapsamında alınan bilirkişi raporları, tespit raporları incelenip değerlendirildiğinde; yangının sabotaj gibi kasıtlı bir nedenle çıkmadığı ortak kanaat olarak bildirilmiştir. Yangının ... Kağıt firmasının kullandığı kısımda başlamış olduğu ise yine raporlarla sabit hale gelmiştir. Söz konusu binanın kaçak yapı statüsünde olduğu, şantiyelere verilen geçici elektrik taahhütnamesinin olduğu ve 1991 yılında verildiği, 16 yıldır kesin elektrik aboneliğinin sağlanmadığı, ... Kağıt firmasının söz konusu mahalde kiracı olduğu, dava konusu yangın olayının 22/07/2007 tarihinde meydana geldiği, elektrik aboneliği olmadığından ... Kağıt firmasının elektriği süzme sayaç vasıtasıyla ...'dan satın almakta olduğu, tüketim bedelinin ... tarafından hesaplanıp ... Kağıttan tahsil edildiği, iki adet elektrik panosunun bulunduğu, ana panonun ... Kağıt tarafından olduğu, ... Deri içinde ise sayaçların bulunduğu bir pano daha olduğu, söz konusu iki panonun birbiriyle irtibatlı olduğu, ... Kağıt firmasının kullandığı tarafta bulunan ana panonun ... kontrolünde olduğu anlaşılmıştır. Bir kısım raporlarda yangının elektrik panosundan çıktığı yönünde kanaat bildirilmiş ise de, diğer bir kısım raporlarda panonun yangın sonrasındaki resimleriyle mevcut hali de dikkate alındığından yanma olayının panodan başlamadığı ancak yangından panonun da etkilenmiş olduğu kanaatinin olayın oluş şekline uygun düştüğü kanaatine varılmıştır. Yangın elektrik panosundan çıkmamış ise de elektrik tesisatı dışında yangının çıkmasına neden olacak herhangi bir etken olmadığı ise raporların büyük kısmında açıklanmıştır. Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/152 E. sayılı dosyasında Kimya Mühendisi Yangın Uzmanı ... ve diğer bilirkişiler tarafından sunulan 07/12/2012 tarihli raporda; Yangın başlangıç noktasının panodan uzak olması ve yangın başlatacak elektrik tesisatı haricinde başkaca bir ateş kaynağının olmaması nedeniyle yangının peçete makinelerine akım taşıyan elektrik tesisatından kaynaklanmış olacağı, başkaca yangını meydana getirecek bir unsurun bulunmadığı belirtilmiştir. Ek raporda ise kablo izolasyonu üzerinde meydana gelen hasar, ezilme, izolasyon zayıflaması veya kablonun uzun süre kullanımından kaynaklanan sertleşme sonucu oluşan çatlamalardan kaynaklanan fazlar arasındaki elektrik akım geçişlerinin kablo üzerinde ısınma meydana getirdiği, sürekli olarak artan bu ısının petrol kökenli olan kablo izolasyonunu tutuşma sıcaklığına ulaşmasıyla yanma hadisesinin başladığı ifade edilmiştir. Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında Yangın  Uzmanı ... ve diğer bilirkişiler tarafından düzenlenen 14/12/2009 tarihli raporda ise; Olayda yangını başlatacak en önemli unsurun elektriksel etken olduğu, tesisatın çok eski olduğu, sigortaların halk arasında bıçaklı sigorta diye tabir edilen çok eski tip sigortalardan tesis edildiği, 380 volt elektrik akımının fazlar arası çakışmasının (kontak yapmasının) büyük patlama sesi yapacağı, ana kumanda panosunda 380 volt elektrik enerjisinin bulunması ve ana kumanda şalterinin açık olması nedeniyle üretim bulunan linye hatlarında enerji olacağından bıçaklı sigorta tabir edilen bakır baraların bağlantılarında, buat bağlantılarında ve trifaze motor bağlantı klemenslerinde zamana bağlı olarak gevşemeler, yıpranma ve metal yorgunluğu oluşacağından şehir şebekesinden gelen dalgalı akımın ani iniş ve çıkışları nedeniyle kıvılcımlaşma, kablo bağlantı klemens ve buatlarda ısınma dolayısıyla da ark (kontak) yaratacağından üretim sahasında bulunan kağıt, polyester kumaş, tiner, solvent, aseton gibi kolay uçucu ve yanıcı maddeleri tutuşturması ve bitişik nizamda konuçlanan ... ve ... Deri firmalarına ait binaların arasında yangın bölmesi ve yangın duvarı gibi yangına karşı dayanıklı ayrışım yapılmadığından bu tesislerin üretim sahalarında stoklanmış yanıcı özelliği de bulunan hammadde, mamul ve yarı mamul maddelerinde yangın sirayeti nedeniyle alevlenmesi sonucu ortamda parlama ve patlama şeklinde alevli bir yangın başlatabileceği, ... Kağıt üretim ve depolama tesisleri dahilinde bulunan elektrik iç tesisatına şehir şebekesinden gelen dalgalı akımın ani iniş ve çıkışları nedeniyle kıvılcımlaşma, kablo bağlantı klemens ve buatlarda ısınma dolayısıyla da ark şerare (kontak) yaptığı, henüz çalışma saatinin başlamadığı yangının çıkış saatinde PVC ile kaplı enerji kablolarından devreden büyük miktarda akım çekilmemesine rağmen koruma elemanlarının sigorta, aşırı akım röleleri ve çeşitli termiklerin görevini yapamaması, tesisat kablolarının bakımsızlığı, devredeki bağlantıların ve temas noktalarının iyi irtibatlı olmaması, zamanla gevşemesinden dolayı bakır kabloların izolasyonların kavrularak tutuştuğu ve barut etkisi yaptığı açık alevi hat boyunca taşıyarak etrafındaki ısıdan tutuşabilen diğer maddeleri yaktığı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece Yangın Uzmanı ... ve diğer bilirkişilerden alınan 04/12/2017 tarihli raporda; bilirkişi heyetinin özellikle Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/219 Esas sayılı dosyasına sunulu 14/12/2009 tarihli raporda belirtilen ve takdir edilen kusur miktarı ve kusur sebeplerine itibar edilmesi gerektiği kanaatine vardığı açıklanmıştır. Somut olayda yangının elektrik panosundan çıkmadığı sabit hale gelmiştir. Ancak bilirkişiler tarafından yangının çıktığı yer olarak ifade edilen elektrik tesisatının, binanın sabit olan elektrik tesisatı mı olduğu yoksa davalı ... tarafından kullanılan makinelere ait harici elektrik kablolarının mı kasdedildiği anlaşılamamıştır. Zira mahkemece hükme esas alındığı anlaşılan 04/12/2017 tarihli raporda atıf yapılan ve aynı bilirkişi (Yangın Uzmanı ...) tarafından yapılan tespitlerin yer aldığı 14/12/2009 tarihli raporda \"...elektrik iç tesisatına şehir şebekesinden gelen dalgalı akımın ani iniş ve çıkışları nedeniyle kıvılcımlaşma, kablo bağlantı klemens ve buatlarda ısınma dolayısıyla da ark şerare (kontak) yaptığı, henüz çalışma saatinin başlamadığı yangının çıkış saatinde PVC ile kaplı enerji kablolarından devreden büyük miktarda akım çekilmemesine rağmen...\" şeklinde tespitler ile Yangın Uzmanı ... ve diğer bilirkişiler tarafından sunulan 07/12/2012 tarihli raporda \"...kablo izolasyonu üzerinde meydana gelen hasar, ezilme, izolasyon zayıflaması veya kablonun uzun süre kullanımından kaynaklanan sertleşme sonucu oluşan çatlamalardan kaynaklanan fazlar arasındaki elektrik akım geçişlerinin kablo üzerinde ısınma meydana getirdiği, sürekli olarak artan bu ısının petrol kökenli olan kablo izolasyonunu tutuşma sıcaklığına ulaşmasıyla yanma hadisesinin başladığı...\" şeklindeki tespitler, yangının ... Gıda tarafından kullanılan kablolardan kaynaklandığı izlenimi uyandırmaktadır. Ancak 14/12/2009 tarihli raporda \"tesisatın çok eski olduğu, sigortaların halk arasında bıçaklı sigorta diye tabir edilen çok eski tip sigortalardan tesis edildiği, 380 volt elektrik akımının fazlar arası çakışmasının (kontak yapmasının) büyük patlama sesi yapacağı, ana kumanda panosunda 380 volt elektrik enerjisinin bulunması ve ana kumanda şalterinin açık olması nedeniyle üretim bulunan linye hatlarında enerji olacağından bıçaklı sigorta tabir edilen bakır baraların bağlantılarında, buat bağlantılarında ve trifaze motor bağlantı klemenslerinde zamana bağlı olarak gevşemeler, yıpranma ve metal yorgunluğu oluşacağından..., koruma elemanlarının sigorta, aşırı akım röleleri ve çeşitli termiklerin görevini yapamaması, tesisat kablolarının bakımsızlığı, devredeki bağlantıların ve temas noktalarının iyi irtibatlı olmaması, zamanla gevşemesinden dolayı bakır kabloların izolasyonların kavrularak tutuştuğu\" yönündeki tespitlerin ise bina tesisatına ilişkin olduğu düşünülmektedir. Şayet böyle bir durum var ise yangın bina tesisatından kaynaklanmakta ise yukarıda açıklandığı üzere 818 BK 58.maddesi uyarınca bina malikinin kusursuz sorumluluğu söz konusu olacaktır. Ayrıca dosya kapsamında yer alan kira sözleşmesine göre ... Kağıt firmasının yangının meydana geldiği fabrikayı 01/08/2006 tarihinden başlamak üzere kiraladığı anlaşılmakta ise de ... şirketi vekili 23/12/2015 tarihli celsede; \"...yangın olayının ... Gıdanın kiracı olduğu bölümden başladığı itfaiye raporu ve fotoğraflarla sabittir, ayrıca orayı fiilen işleten kendisi idi, yaklaşık 10 yıllık kiracı olması nedeniyle iş yerinde kullanmış olduğu elektrik sistemi ile ilgili tedbirleri kendisi alması gerekiyordu...\" şeklinde beyanı ile söz konusu yerin ... Kağıt firması tarafından 10 yıldır kiracı olarak kullanıldığını ifade etmiştir. Bu durumda yangının meydana geldiği fabrikanın ... Kağıt firması tarafından hangi tarihten itibaren kiracı olarak kullanıldığının tespit edilmesi, söz konusu binanın kaçak yapı statüsünde olduğu, şantiyelere verilen geçici elektrik taahhütnamesinin olduğu ve 1991 yılında verildiği, 16 yıldır kesin elektrik aboneliğinin sağlanmadığı yönündeki tespitlerin elektrik tesisatında meydana gelen yangında etkisinin tartışılması ayrıca dava konusu yangın olayından birkaç ay öncesinde de söz konusu mahalde elektrik tesisatından kaynaklı olarak yangın çıktığı yönündeki itirazların ve dosya kapsamına bu yönde ibraz edilen belgelerin de değerlendirilerek incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle son bilirkişi heyetine Yangın Uzmanı ... da eklenerek, yapılan açıklamalar çerçevesinde yangının çıkış noktası ... Kağıt'ın kullandığı alan ise de bu alandaki elektrik tesisatı olarak ifade edilen tesisatın ne olduğu açıklanarak, bina maliki ...'ın mı yoksa kiracı ... Kağıt'ın mı sorumluluğunda olduğu hususunun, 818 sayılı BK 58.maddesi de nazara alınarak tartışılması ve değerlendirilmesi, ... Kağıt'ın söz konusu fabrikayı kiracı olarak kullandığı süre de göz önünde bulundurularak ayrıca Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik gereği hem bina malikinin hem de kiracının alması gereken önlemlerin her iki taraf yönünden ayrı ayrı tartışılması, yukarıda açıklanan hususlar incelenip değerlendirilerek kusur oranlarının denetime açık olacak şekilde yasal düzenlemeler de dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığından, kusur oranlarına yönelik tarafların istinaf taleplerinin kabul edilmesi ve kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Ancak yeniden yapılacak yargılamada ve verilecek kararda, kazanılmış hakların gözetilmesi, ayrıca asıl dosyada davalı ... Sigorta AŞ'nin limit yönünden itirazlarının nazara alınması gerektiği açıktır. 2-Birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1354 E. sayılı dosyası yönünden; Dava, sigorta tazminatı olarak sigortalıya ödenen bedelin işlemiş faiziyle tahsili istemine ilişkindir. İşbu dosyaya konu poliçe incelendiğinde; sigorta ettiren ve sigortalı ... Kiralama A.O. olup poliçede ... Gıda Kağıt Şirketi  kiracı olarak gösterilmiştir. Davacı vekili tarafından, müteselsil sorumluluk esasına göre karar verilmesi gerekirken, kusur oranının nazara alınmasının hatalı olduğu ileri sürülmüştür. 818 sayılı BK'nın 50.maddesinde; \"Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler...\"<br>BK'nın 51.maddesinde; \"Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında, birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur. Kaideten haksız bir fiili ile zarara sebebiyet vermiş olan kimse en evvel, tarafından hata vaki olmamış ve üzerine borç alınmamış olduğu halde kanunen mesul olan kimse en sonra, zaman ile mükellef olur.\" hükümlerine yer verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda; ...'ın %15, dava dışı OSB'nin %15, ... Kağıt'ın %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, ödenen hasar tazminatının %15'lik kısmı yönünden kısmen kabul kararı verilmiştir. 6762 sayılı TTK'nın 1263/1. maddesinde sigorta sözleşmesi; \"Sigorta bir akittir ki, bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.\" şeklinde tanımlanmıştır. TTK'daki bu tanımlamada yer alan sigorta türlerinden biri de mal sigortalarıdır. Mal sigortaları ise somut aktif değer sigortaları ve sorumluluk sigortaları şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Somut aktif değer sigortalarında para ile ölçülebilen bir menfaatin zarar görmesi halinde sigorta şirketi tarafından zararın karşılanması amaçlanmakta olup dava konusu sigorta poliçesi de somut aktif değer sigortaları içinde yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nın 1278.maddesinde; \"Mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukukan mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiçbir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kasdından veya aksi mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca somut aktif değer sigortalarında, sigorta sözleşmesinde aksine bir düzenleme olmadığı sürece sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul olduğu kimselerin kusurlarından doğan hasarları da tazmin ile mükelleftir. ... Kağıt işbu poliçede sigorta ettiren veya sigortalı olarak yer almamakta ise de, poliçede kiracı olduğunun açıkça belirtildiği, poliçenin ise ... Kağıt firmasına finansal kiralama sözleşmesi ile teslim edilen makine nedeniyle yani finansal kiralama sözleşmesine istinaden düzenlendiği, bu durumda ... Kağıt firmasının maddede ifade edilen \"sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukukan mesul bulundukları kimseler\" kapsamında yer aldığı anlaşılmakla, ... Gıda yönünden belirlenen kusurun tazminat hesabında dışlanması yerindedir. Ancak OSB'nin de kusurlu olduğunun tespit edilmesi karşısında, BK'nın 50. maddesi uyarınca ancak müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranının işbu davada nazara alınması hatalı olup, bu kusur oranı da eklenerek hesaplama yapılması ve karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen karar hatalıdır. Davacı tarafça takip dosyasında; 82.331,33 Euro asıl alacak + 1.927,00 Euro işlemiş faiz (16/10/2007 ödeme tarihinden itibaren) olmak üzere 84.258,33 Euro (harca esas değer 147.275,10 TL) üzerinden takip başlatılmış, eldeki davada ise harca esas değer olarak sadece asıl alacak olan 82.331,33 Euro (TL karşılığı 143.651,70 TL) bildirilmiş ancak faiz istemini de kapsayacak şekilde itirazın iptali talep edilmiştir. Mahkemece; faiz yönünden harç yatırılmamasına rağmen kararda işlemiş faize hükmedilmiştir. Öncelikle davacı tarafa işlemiş faiz yönünden talebi olup olmadığı hususu açıklattırılarak, işlemiş faiz talebi varsa 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca eksik harcın tamamlatılması gerekirken, harç ikmal edilmeden faize hükmedilmesi hatalıdır. Ayrıca işlemiş faize yönelik karar verilmiş ise de işlemiş faizin ne şekilde hesaplandığı da belli değildir. 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesinde; \"Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.\" hükmü yer almaktadır.  Davacı tarafça ödeme tarihinden takip tarihine kadar faiz talep edilmiş olup, Euro cinsi olan bu alacak kalemi yönünden, talep tarihleri arasında Devlet Bankalarının Euro cinsinden yabancı paraya açtıkları bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranları tespit edilerek, faiz miktarının hesap edilmesi ve davacı tarafın faiz isteminin temin edilecek bu veriler ışığında değerlendirilmesi gerekirken, denetime uygun şekilde hesaplama yapılmadan veya rapor alınmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Ancak yeniden yapılacak yargılamada ve verilecek kararda, işbu kararın sadece davacı tarafça istinaf edilmesi ve davalının istinaf isteminin olmaması sebebiyle kazanılmış hakların nazara alınması gerektiği açıktır. 3-Birleşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 Esas sayılı dosyası yönünden; Sigortacının ... Sigorta AŞ., sigortalının ... San. Tic. Ltd. Şti. Olduğu ... no.lu 03/08/2006-2007 tarihli poliçe; \"İşbu poliçe ile aşağıda belirtilen döviz değerleri üzerinden teminat verilmiş olup  03/08/2006 tarihli T.C. Merkez Bankası USD satış kuru 1,4899 YTL alınmıştır. Bina 2.000.000 USD Makine-Tesisat 1.133.500 USD Demirbaş-Dekorasyon 47.000 USD NOT: \"İşbu poliçe ile teminat altına alınan bina ve makine-tesisat, demirbaş-dekorasyon Sn. ...'ın ... no.lu mutabakat raporuna atfen mutabakatlı değer esası ile tanzim edilmiştir.\" şeklinde düzenlemiştir. Yangın Sigortası Genel Şartlarının, Tazmin Kıymetlerinin Hesabı başlıklı B.5 maddesinin \"Mutabakatlı Değer\" başlıklı 5.2.maddesinde; \"Sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında veya sigorta süresi içinde sigorta konusu bina, sabit tesisat, makineler, demirbaşlar veya ev eşyasının değeri sigorta ettirenin ve sigortacının oybirliği ile seçtikleri bilirkişiler tarafından saptanır ve taraflarca kabul olunursa, rizikonun gerçekleşmesi ve tazminatın hesabında bu değere taraflarca itiraz olunamaz. Mutabakatlı değer esasıyla yapılacak sözleşmeler için saptanacak değer listesi en çok bir yıllık sigorta süresi için geçerlidir. Bilirkişi masrafı, sözleşmeyi mutabakatlı değer esasıyla isteyen tarafa aittir. Ticari emtia üzerine mutabakatlı değer esasıyla sözleşme yapılamaz.\" düzenlemesine yer verilmiştir. 6762 sayılı TTK'nın 1283.maddesi; \"Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak hakikaten uğradığı zararı tazmine mecburdur. Sigorta bedeli sigorta olunan menfaatin değerini aşarsa sigortanın bu değeri aşan kısmı batıldır. Bu sebeple sigorta bedeli indirilir, sigorta priminin dahi ona tekabül eden kısmı indirilir ve primin fazla tahsil edilen kısmı geri verilir; şu kadar ki; menfaat değeri tarafların rey birliği ile seçtikleri bilirkişiler tarafından önceden takdir ve tahmin edilmiş ve taraflarca kabul olunmuşsa sigortacı bu değere itiraz edemez.\" şeklinde düzenlenmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/3708 E. 2017/2487 K. ; \"...Dava, sigorta hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mal sigortalarının ana ilkelerinden biri sigorta bedelinin, yasal istisnalar dışında sigorta değerine, bir başka deyişle, sigorta ettirilen menfaatin değerine eşit olmasıdır. Bu ilkenin anlamı, sigortanın hiçbir zaman haksız kazanç vesilesi olmaması, bir diğer söyleyişle ve TTK’nun 1283 ve 1292/2. maddesinde de açıkça düzenlendiği üzere, sigortacı, sigorta bedeli daha yüksek olsa bile sigortalının ancak gerçek zararını ödemekle yükümlü bulunmasıdır. Ancak, TTK’nun 1283. maddesi uyarınca mal sigortaları bakımından takseli (mutabakatlı değer) sigorta poliçesi düzenlenmesi mümkün olup, yasa maddesinde belirtilen şekilde önceden ve tarafların ittifakıyla seçtikleri bilirkişi veya bilirkişiler marifetiyle takdir ve tahmin olunup taraflarca kabul edilen sigorta değerine sigortacı itiraz edemez. Fakat bu husus, ancak yasa maddesinde belirtilen şekilde saptanan menfaat değerleri bakımından caridir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, çelik siloların 1950-1960 yılları arasında yapılmış olduğu, bu nedenle %45 nispetinde yıpranma ve eskime payı düşülmesi gerektiği belirtilerek, bu hesaplama şekli benimsenerek hasar tespiti yapılmış ise de; davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de değindiği üzere taraflar arasında akdedilen Teknik Şartname'nin ''A-GENEL ŞARTLAR'' başlıklı  bölümünün 1. maddesinde ''Abonman  hariç  tüm sigorta konusu varlıkların sigortaya esas olacak değerleri ekli listelerde belirtilmiş olup; istekli söz konusu varlıklarıa ait sigorta değerlerini kabul etmiş sayılır. Bu nedenle eksik ve aşkın sigorta uygulaması yapılamaz'', 10. maddesinde ise ''Poliçe teminatı kapsamındaki rizikoların gerçekleşmesi halinde idarenin meydana gelecek nihai zararı ihale dokümanında yer alan muafiyet ve istisnalar dışında eskime, aşınma, yıpranma (kullanma) payı ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri, teknik amortisman, nitelik farkları gibi hiçbir kesinti ve tenzil yapılmaksızın yüklenici tarafından tam olarak idareye ödenecektir.'' denilmiş olup, sigorta poliçesinin açıklamalar başlıklı bölümünde ''poliçe, 2011/205824 nolu ihale idari ve teknik şartnamesindeki teminat ve hükümler doğrultusunda düzenlenmiştir. 2011/205824 kayıt nolu ihale dokumanında (sözleşme,idari şartname, teknik şartname ve eklerinde) yer almayan ibareler ve klozlar hükümsüzdür.'' ifadesine yer verilmiştir. Bu itibarla,  teknik şartnamede yer alan hükümler karşısında  taraflar arasında  takseli (mutabakatlı değer) sigorta poliçesi düzenlendiği, hasar bedelinden yıpranma payı esas alınmak suretiyle  tenzilat yapılamayacağı gözetilmeksizin yapılan hesaplamaya itibar edilerek  hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen poliçenin de yukarıda yer verildiği üzere mutabakatlı değer esasına göre tanzim edildiği açıktır. 6762 sayılı TTK'nın 1269.maddesinde; \"Bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri, bu menfaati sigorta ettirebilirler.\" 6762 sayılı TTK'nın 1270.maddesinde; \"Bir kimse diğer bir kimsenin nam ve hesabına dahi sigorta akdedebilir; şu kadar ki; o kimse, nam ve hesabına hareket ettiği kimseyi temsile salahiyetli değilse sigorta priminden dolayı bizzat mesul olur. Nam ve hesabına sigorta mukavelesi yapılan kimse rizikonun gerçekleşmesinden önce veya sonra icazet verirse sigortadan faydalanır. Diğer bir kimsenin nam ve hesabına yapıldığı, mukavele şartlarından anlaşılmıyan bir sigorta mukavelesi bunu yapmış olan kimsenin nam ve hesabına yapılmış sayılır.\" düzenlemesi yer almaktadır. Bina maliki ... Deri şirketi olup, ... Sigorta AŞ tarafından düzenlenen poliçede sigortalı ... şirketidir. Hasar ve zarara uğrayan ... Dericilik'in bulunduğu fabrika binasının maliki olarak ... Deri San.'nin 17/12/2007 tarihli Muvafakatnamesi ile tazminatın ... Dericilik Şirketine ödenmesi için davacı ... (...) Sigorta şirketine icazet verdiği, 6762 sayılı TTK'nın 1269, 1270 ve 1278.maddeleri uyarınca taşınmazı kullanan (... Dericilik) ile malik (... Deri San.) arasındaki menfaat ilişkisi ve muvafakatname de dikkate  alındığında maddi hasar ve zarar için yapılan tazminat ödemesinin, sigorta hukuku ve mevzuatı açısından usulüne uygun olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ancak davacılar ... Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Av. ... ile Av. ... 08/02/2012 tarihli (13/02/2012 havale tarihli) dilekçeleri ile; davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından davacılara sulh anlaşması nedeniyle 325.000,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, TTK 1301.maddesi gereği ödenen miktar nispetinde davacıların haklarına halef olduğunu, aynı zamanda ... Gıda şirketine karşı açmış oldukları davada da 3250.000,00 TL'lik kısmını ... Sigorta AŞ'ye HMK 125/2 maddesi uyarınca devir ve temlik ettiklerini, bu nedenlerle ... Sigorta AŞ'ye yönelttikleri davayı tüm hukuki sonuçları ile birlikte HMK 123 uyarınca geri aldıklarını, açılmamış sayılmasını talep ettiklerini beyan ederek açıklanan nedenlerle; ... Sigorta AŞ yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, karşılıklı anlaşma nedeniyle leh ve aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesini, ... Gıdaya yöneltilen talebe ilişkin 325.000,00 TL'lik kısım ... Sİgorta AŞ'ye devir ve temlik edildiği için ... Sigorta AŞ'nin davacılar yanında davaya kabulüne, ... Gıdaya yönelttikleri davanın 325.000,00 TL'yi aşan kısmının davacılar yönünden devamına karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dilekçe ekinde ayrıca 01/02/2012 tarihli \"Makbuz İbraname ve Temlikname\" başlıklı belge ibraz edilmiştir. Mezkur belgede ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Dericilik İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi 325.000,00 TL bedelin nakden ve defaten alındığı, bu nedenle Kadıköy 3 ATM'nin 2008/152 E (Kadıköy 4. ATM 2008/219 E) sayılı dosyasında ... Sigorta AŞ'ye karşı derdest davadan gayrikabili rücu feragat ettiklerini, ... Sigorta AŞ'den her ne nam altında olursa olsun herhangi bir alacakları kalmadığını, ikame edilen davada 325.000,00 TL'lik kısmı ... Sigorta AŞ'ye devir ve temlik ettiklerini beyan etmişlerdir. Belge altında ... Deri ve ... Dericilik şirketlerinin kaşeler ve imzaları yer almaktadır. Yine ... Sigorta AŞ vekili Av. ... 08/02/2012 tarihli (13/02/2012 havale tarihli) dilekçesi ile davacıların müvekkili yönünden davalarını geri almalarına ilişkin beyanlarına aynen muvafakat ettiklerini, davanın geri alınması sebebiyle masraf ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. İşbu dilekçe ekinde ayrıca yukarıda da yer verilen 01/02/2012 tarihli \"Makbuz İbraname ve Temlikname\" başlıklı belge ibraz edilmiştir. Mahkemece söz konusu dilekçeler nazara alınmaksızın verilen karar hatalı olup kararın bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. Yine aynı dosyada davacılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Ve ... Dericilik İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Av. ... ile davalı ... Sigorta AŞ vekili Av. ...'in ortak sundukları 28/04/2010 tarihli dilekçe ile sulh olduklarını beyan ettikleri, davacılar vekilinin 12/05/2010 havale tarihli dilekçe ile ... Sigorta AŞ yönünden dosyayı atiye terk ettiklerini, takip etmediklerini beyan ettiği, mahkemece 11/06/2010 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren HUMK 409.maddesi uyarınca dosyanın yenilendiğine dair bir kayıt bulunmadığı, mahkemece 16/12/2010 tarihinde dosyanın Kadıköy 3. ATM'nin 2008/152 E (ana dosya) sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verdiği anlaşılmakla, bu davalı yönünden 11/09/2010 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönündeki hüküm tesisi hatalı olup, söz konusu karara karşı davalı ... Sigorta AŞ (... Sigorta AŞ) tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de istinaf harçlarının yatırılmamış olması sebebiyle mahkemece istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair karar verildiği söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı için kararın ... Sigorta AŞ yönünden kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca yine bu karara karşı ... Gıda Kağıt Şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de bu davalı tarafından da istinaf harçlarının yatırılmamış olması nedeniyle mahkemece istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair karar verildiği söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı için kararın ... Gıda Kağıt Şirketi yönünden de kesinleştiği tespit edilmekle, Bu durumda Birleşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/219 E. sayılı dosyası yalnızca davalı ... Sigorta AŞ yönünden kaldırılmış olup mahkemece yeniden kurulacak hükümde davalı ... Sigorta AŞ dışında diğer davalılar yönünden verilen kararın kesinleşmiş olduğunun nazara alınması gerekmektedir. <br>Sonuç; Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğinden, asıl dosyada davacı, birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/257 E. sayılı dosyasında davacı, birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında davalı olan ... Sigorta AŞ vekilinin anılan dosyalar yönünden, asıl dosyada davalı ... Sigorta AŞ vekilinin asıl dosya yönünden, asıl dosyada davalı ... Pazarlama Limited Şirketi vekilinin asıl dosya yönünden, birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/528 E. sayılı dosyasında ve birleşen Kadıköy 3. ATM'nin 2008/513 E. sayılı dosyasında davacı olan ... Sigorta AŞ vekilinin anılan dosyalar yönünden, birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2017/1354 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ vekilinin birleşen dosya yönünden istinaf istemlerinin ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılması karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl dosyada davacı, birleşen dosyalar davalısı ... Sigorta AŞ'nin, asıl dosyada davalı ... Sigorta AŞ'nin, asıl dosyada davalı ... Pazarlama Limited Şirketi'nin, birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/528 E. sayılı dosyasında ve birleşen Kadıköy 3. ATM'nin 2008/513 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ'nin, birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2017/1354 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ'nin istinaf istemlerinin AYRI AYRI KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararının, -Asıl dosyada davacı ... Sigorta AŞ, davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Maddeleri İmalat Pazarlama Limited Şirketi yönünden, -Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/257 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ yönünden, -Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/219 E. sayılı dosyasında davalı Mapfre Sigorta AŞ yönünden, -Birleşen Kadıköy 4. ATM'nin 2008/528 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ yönünden, -Birleşen Kadıköy 3. ATM'nin 2008/513 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ yönünden, -Birleşen İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2017/1354 E. sayılı dosyasında davacı ... Sigorta AŞ yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Taraflarca asıl ve birleşen davalar yönünden  yatırılan  istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı  Hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca asıl ve birleşen davalar yönünden yatırılan  istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince ayrı ayrı  iadesi edilmesine, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a499117d570f930e","SID":"46e82c17fb5d15e3"}}