{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1738 <br>KARAR NO: 2024/1745<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/10/2024<br>NUMARASI: 2024/723 Esas -  2024/686 Karar<br>TALEP: Zayi Belgesi Verilmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Talep eden şirkete ait pay defterinin diğer belgelerle birlikte sehven imha edilmesi nedeniyle şirketin faaliyetleri için gerekli olduğundan talep eden şirkete ait pay defterine ilişkin zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; \"...,talep dilekçesindeki açıklamalara göre talep eden şirketin pay defterinin şirketin diğer belgeleriyle birlikte imha edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere uyuşmazlığın hukuki niteliği dava dilekçesindeki açıklamalara göre değerlendirilir. Buna göre somut olayda pay defterinin yitmesinin yasanın aradığı esasen mücbir sebepler olan yangın, sel ve deprem nedenlerine girmediği gibi; yasadaki gibi ifadesinden mütevellit her türlü tedbir ve dikkate rağmen defterin irade dışında kayıp edildiğine yönelik bir husus da bulunmadığı, esasen pay defterinin ağır ihmal sonucu imha edilmesine hukuki sonuç bağlanmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki; talebin bu haliyle yasal bir dayanağı bulunmadığından hukuken karşılanamayacağı, 6102 Sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatına haiz olan talep eden şirketin temsilcisinin ticari defterlerin saklanması ve korunması bakımından TTK'nin 18/2 maddesi gereğince tacir olmanın hüküm ve sonuçları bakımından basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğünü ve sorumluluğunu yerine getirmediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, ileri sürülen vakıanın 6102 sayılı TTK'nin 82/7, TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri kapsamında ispat edilemediği gibi mahkememizin şirketin faaliyetlerini sürdürmesinin temini bakımından  pay defteri düzenlenmesinin sağlanmasına yönelik bir görev ve yetkisinin de bulunmadığı anlaşılmakla işbu talebin reddine karar verilmek suretiyle;  6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince davanın/talebin  reddine,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dosyasına sunulan deliller celp edilmeden karar verildiğini, Türk Ticaret Kanunu’nda zayi belgesi için sınırlı sayıda neden olması sebebiyle hakimin hukuk yaratması zorunlu olup şirketin faaliyetine devam edebilmesi için pay defterine ilişkin zayi belgesi verilmesi gerektiğini, dava dilekçemize de belirtildiği üzere davacı şirketin tek ortaklı ve yabancı sermayeli olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma  durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen  kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Ancak somut olayda davacı şirket; pay devri işleminin yapılabilmesi ihtiyaç duyulması üzerine talebe konu pay defterinin şirketin diğer evrakları ile birlikte imha edilmesi nedeniyle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş olup davacı ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özen göstermediği gibi ileri sürülen bu hususular TTK 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesinin  gerektirir hallerden de değildir. Buna göre talebe konu defter yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığından mahkemece  davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2507fef356bf8fa7","SID":"1760a10d2166f582"}}