{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1263 \t\t                                     ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/1425<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/05/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2018/1022 E 2022/396 K<br><br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 29/11/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2018/3080 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, müvekkili ...- ... İnşaat olarak müteahhitlik yaptığını, 03.07.2018 tarihli ilamsız takip ödeme emrinde, 14.04.2014 tarihli cari hesap bakiyesi olarak adlandırdığı alacak kalemini 31.12.2018 tarihli dava dilekçesinde (alacak kalemi anlamında) net olmamakla birlikte 687095 seri numaralı 14.03.2014 tarih, 14.839,68 TL miktarlı ve 687814 seri numaralı 28.03.2014 tarih, 13.593,60 TL miktarlı faturalar dayanak gösterildiğini, müvekkilinin bahsi geçen 687095 seri numaralı 14.03.2014 tarih, 14.839,68 TL miktarlı ve 687814 seri numaralı 28.03.2014 tarih, 13.593,60 TL miktarlı faturalar dışında, davacıdan 37.723,08 TL’ lik mal aldığını, davacı ile müvekkili arasında ticari alışveriş bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasında iş bu ticaretten başka temel ilişkide bulunmadığını, müvekkilinin davacıya bütün faturaların karşılığını gerek makbuz, gerek pos cihazı ödemesi ve gerekse ... Şubesine yaptığı havale ile ödediğini, “Davacı yanın belge olarak dosyaya ibraz ettiği “M/S stoklu cari hareket raporundan da”, müvekkili 88.000,00 TL davacıya havale yaptığının anlaşıldığını, davacının herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporu ile  borçlusu ... İnşaat ..., alacaklısı Zorlu Dağıtım Pazarlama ... olarak düzenlenmiş 14.02.2014 tarihli “50,000.00” TL'lik cari virman başlıklı belge üzerinde ... adına atılı bulunan imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmadığı anlaşıldığından davacının, davalının yapmış olduğu bu ödemeyi borçlu hesabından başka bir hesabın borcu için mahsup etmesine olanak bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden- davacı vekili tarafından;<br>Davalının 50.000,00 TL’yi ...’nun hesabına bizzat virman ettiğini, havaleden sonra almış olduğu ürünler karşılığı kesilen faturaların bedellerinin ayrıca ödenmiş olması ve cari hesap ekstresindeki işlem sıralamalarına bakıldığında dahi davalının virman işlemine ilişkin itirazlarının reddi gerektiğini, davalı yanın borca batık durumda olduğunu ve 2014 yılından bu yana 59.566,92 TL’nin talep edilmemiş olmasının mümkün olamayacağını, cari virman belgesinin bizzat davalı tarafından imzalandığını, mahkemece imza incelemesine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, rapora itirazların karşılanmadığı bildirilerek  başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2018/30820 Esas sayılı icra takip dosyası fotokopisinin incelenmesinden, davacının ticari ilişki nedeni ile davalıdan cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağının tahsili talebi toplam 20.411,49 TL için ilamsız takip yoluyla icra takibi yaptığı, davalı yanca yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilerek iş bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı defterlerinin işletme defteri olup tahsilat ve ödeme kayıtlarını işleyişi sebebiyle ihtiva etmediği, tahsilatlarının ve ödemelerinin dayanak belge ile ispatı gerekeceği, kapanış tasdiki aranmayacağı, davalı vekilinin 28.02.2019 tarihli dilekçesinde beyanında kabul ettiği 28.03.2014 tarihli 13.593,60 TL bedelli 687814 sayılı faturanın sunulmuş olan kayıtlarında yer almadığı, dolayısıyla davalı kayıtlarının beyanları ile çeliştiği, davacının kayıtlarına aldığı, 37.608,96 TL bedelli 2 adet faturanın davalı kayıtlarında bulunmamakla birlikte davacı kayıtlarında havale ile gelen 50.000,00 TL'nin virman edilerek hesap dışına alındığı, ayrıca davalının kayıtlarına aldığı 5 adet faturanın da 381,81 TL KDV miktarı eksik olarak kayıtladığı, davalı tarafça borcu bulunmaz iken 50.000,00 TL davacıya para gönderildikten sonrasında 52.448,64 TL bedelli 3 fatura daha düzenlendiği, davalının ise gönderdiği tutarla 2.448,64 TL borcu olması gerekirken ayrıca 38.000,00 TL havale ile ödemede bulunduğu, rapor ekinde sunulduğu üzere davalının davacıya yolladığı 50.000,00 TL'nin başka bir cari (...) hesabından düşülmesi için onayı bulunan tutanak mevcut olduğu, dosya mevcudu ve taraf kayıtlarında yapılan incelemeye ve tespitlere göre 07.03.2018 takip tarihi itibariyle 14.448,44 TL davacı alacağının bulunduğu, taraflar arasında keşide edilmiş herhangi bir ihtarname ve/veya akdedilen herhangi bir sözleşme örneğinin dosyada mevcut bulunmadığından temerrüdün takiple başlayacağı  bildirilmiştir. <br>Bilirkişi raporuna karşı, taraf vekilleri itiraz dilekçeleri sunmuşlar, davalı vekili 28/10/2019  tarihli dilekçesiyle müvekkilinin davacı şirkete yaptığı 50.000,00 TL havaleyi zorlu dağıtım pazarlama ...'ya virman yapıldığı gerekçesiyle müvekkilin total yaptığı ödemeden bilirkişi raporunda 50.000,00 TL' nin mahsubunun  yapıldığını, ancak virmanı müvekkilinin kabul etmediğini beyan etmiştir.<br>Mahkemece sunulan belge aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda 14.02.2014 tarihli “50,000.00” TL' lik cari virman başlıklı belge üzerinde ... adına atılı bulunan imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Davacı vekili tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle alınan bu rapora itiraz edilmiştir. <br>Davalı virman altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş olup, bu durumda anılan belgenin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle belgenin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve üst mahkemenin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/10/2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.<br>6100  sayılı  HMK'nın  211. maddesinde  yer  alan  ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunludur.<br>Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemece her ne kadar 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak belge altındaki imzanın davalıya ait olmadığı kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de bilirkişi raporunda incelemeye esas belge asılları arasında belgenin düzenlenme tarihinden öncesine ait imza bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş, uyuşmazlık konusu belgenin düzenlenme tarihinden öncesine ait davalının imzasını içeren mukayese belgelerle grafoloji ve belge sahteciliği konusunda uzman bilirkişi heyetinden optik aletler ve gerekli teknik cihazlar kullanılarak çelişkiyi giderici ve denetime elverişli olacak şekilde kesin kanaat içeren denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken bu yön göz ardı edilerek eksik belge ile yapılan incelemeye dayalı ve kesin kanaat içermeyen rapor hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>Ayrıca virman belgesinde adı geçen ... ile davalı arasında Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/243 E. sayılı dosyası ile bir davanın görüldüğü, bilirkişi raporuna davalı yanın itirazında bahsi geçen bu dosyada virman konusu alacağında dava konusu olduğunun ileri sürüldüğü, ancak Mahkemece bu dosya incelenmeksizin eksik araştırma ile hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1022 Esas, 2022/396 Karar ve 23/05/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 22/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca4da4a159695b06","SID":"bf497e51d6f18fc6"}}