{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1579 <br>KARAR NO\t: 2024/1804<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/334 E.  -  2022/228 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/06/2022 tarih ve 2021/334 E. - 2022/228 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2017/85548, 2017/85558, 2017/85567, 2017/85596, 2017/85603, 2017/85608, 201785618, 2017/85625, 2018/01153, 2018/74775, 2018/81031, 2018/81516, 2018/81517, 2018/81519, 2019/103442, 2019/132493, 2019/93318, 2020/08588 sayılı \"...\" ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"... a.ş\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/18798 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin ... A.Ş. grup şirketlerinden biri olarak tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu çok sayıda markasının bulunduğunu, ayrıca “...” şirketine ait olan markalar üzerinde de lisans hakkı sahibi olduğunu, markaların 36. sınıfta koruma altında olduklarını, 2020/18798 sayısı ile davalı tarafça gerçekleştirilen başvuruya yönelik itirazlarının kurum tarafından reddolunduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu çok sayıda markanın sahibi iken davalı yanın “... a.ş.” ibareli başvurusunun müvekkili markaları ile benzerlik taşıdığını, müvekkili markalarının tek asli unsurunun “...” olduğunu,  dava konusu markanın bütünsel algıda müvekkili markalarından farklılaşmadığını,  “a.ş.” ibaresinin anonim şirket kısaltması olduğunu, tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde yalnızca “...” ibaresine odaklanacağını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduklarını, yine markaların kapsamında 36. sınıf hizmetlerin yer aldığını,  davalı yanın daha evvel de 2019/08191 sayısı ile “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya yönelik itirazlarının kurum tarafından kabul edildiğini, Ankara 2. FSHHM nezdinde anılan marka ile ilgili açılan YİDK iptal davasının da reddedildiğini, kurumun daha önce vermiş olduğu karar ile işbu kararın çeliştiğini, müvekkilinin anılan ibare üzerinde aynı zamanda gerçek hak sahibi olduğunu, derdest bir dava varken ve dava sonucunda davalı başvurusu reddedilmişken yeni bir başvuru gerçekleştirmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nun 2021-M-7143 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/18798 başvuru numaralı “... a.ş” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, Kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı yanın gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında 36. sınıfta kalan hizmetler ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan hizmetlerin birebir aynı olduğu, taraf markalarında ortak olarak kullanılan unsurun “...” ibaresi olduğu, anılan ibarenin ayırt edici vasfı yüksek, özgün ya da farazi bir ibare gibi yüksek bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ancak davacı yanın önceki tarihli markalarından özellikle \"...\" gibi markalarında, davacı yanın anılan ibareyi doğrudan markasal bir nitelik arz edecek şekilde kullandığı ve anılan markalarında “...” ibaresinin münhasır esas unsur ya da esas unsurlardan biri olarak kullanıldığı, dolayısıyla tüketicinin uyuşmazlık konusu hizmetlerde bu markalar ile daha evvelden karşı karşıya kaldığı bir durumda, anılan markalar ile benzer bir renkte oluşturulmuş ve hiçbir ek ayırt edici unsura haiz olmayan  ibaresini, aynı hizmetlerde gördüğünde, sonuna “a.ş” eki eklenmiş bu markayı, anılan markaların iktisadi kaynağındaki şirketi / teşebbüsü işaret eden bir marka olarak algılayabileceği; her ne kadar “...” ibaresi özgün ya da güçlü ayırt ediciliği bulunan bir sözcük değil ise de taraf markalarını birbirlerinden somut olarak ayıran hiçbir ayırt edici ek unsur bulunmadığı, davacı yanın “...” ibaresini ihtiva eden önceki tarihli markaları mevcutken, bu markaya konu hizmetlerde, “... a.ş.” şeklinde bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki karşılaştığı markanın davacı yanın iktisadi kimliği bünyesinde yaratılmış yeni bir marka olduğu, davacı yanın kurumsal logosunu değiştirdiği algısını edinmesinin mümkün görüldüğü, taraf markaları zaten SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer görüldüğünden SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2021-M-7143 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br> <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, zira söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, başvurudaki \"a.ş.\" ibaresinin markaya yeterli ayırt edicilik kazandırmadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunların mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği de gerçekleştiğinden, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/12/2024\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f529577a7e3a31a1","SID":"7144bfdf161d61ba"}}