{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/904 - 2024/1504<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/904 <br>KARAR NO\t: 2024/1504<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/460 Esas - 2023/517 Karar<br><br>DAVACI\t:\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 17.04.2020 tarihinde Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde ...’ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ...’ün maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonetin çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkil ...'ın beyin kanaması ve kafa travması geçirdiğini, sağ göz kaybı, dişlerinin tamamının kırıldığı ve kollarından ağır şekilde yaralandığını, olayın meydana geldiği yer dikkate alındığında kamyonet sürücüsünün öncelikle kavşakta dönüş yapan sürücüler, doğru seçenekte olan araçlara geçiş üstünlüğüne ilişkin kural başta olmak üzere birçok trafik kurallarını ihlal ettiğini, kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, meydana gelen zararlardan sigorta şirketi ile birlikte sorumlu olduklarını belirterek, sürekli iş göremezlik zararı için şimdilik 1,00TL, geçici iş göremezlik zararı için şimdilik 1,00TL, sürekli bakıcı gideri için şimdilik 1,00TL, %100 maluliyetinin bulunduğu geçici iş göremezlik dönemi süresince söz konusu olan geçici bakıcı gideri sebebiyle şimdilik 1,00TL, SGK’nın karşılamadığı (faturalandırılamayan) tedavi giderleri sebebiyle şimdilik 1,00TL’nin kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesinde; sürekli iş göremezlik zararına karşılık, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 135.000,00TL'sinden sorumlu olması kaydıyla 589.341,56TL'nin kaza tarihi olan 17.04.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, geçici iş göremezlik zararına karşılık 37.301,77-TL'nin kaza tarihi olan 17.04.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den, bakıcı giderine karşılık 7.504,65-TL'nin kaza tarihi olan 17.04.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, SGK'ca karşılanmayan tedavi ve yol giderlerine karşılık 8.619,70-TL'nin kaza tarihi olan 17.04.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tutanağında da net olduğu gibi müvekkilinin sevk ve idaresindeki kamyonun kavşakta geçişini tamamladığını ve motosikletin kamyonun kasasının uç kısmına vurduğunu, başka bir anlatımla davacının dilekçesinde belirttiği gibi kamyonun motora vurmadığını, motorun müvekkilinin kullandığı kamyona çarptığını, dolayısı ile trafik kuralını ihlal edenin davacı olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/304 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda, sürücü ...'ün asli kusurlu, sürücü ... ise tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda, sürücü ..., yönetimindeki “...” plaka sayılı kamyonet ile gündüz vakti, Şehir Merkezi yönünden, Fevzi Çakmak Caddesi’ni takiben seyirle olay yeri kavşağa gelip sola dönüş yapmak istediğinde; dikkatli olması, yavaşlaması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, karşı yönden seyirle aynı kavşağa gelip düz seyretmek isteyen sürücü ... yönetimindeki “...” plaka sayılı motosiklete geçiş önceliğini verdikten sonra, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken, bu kurala riayet etmeden, dikkatsizce ve aniden sola dönüş yapması sonucu bu motosikletin önünü kapatıp, kendi aracına sağ yan kısmından çarpmasına sebebiyet verdiği dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ..., yönetimindeki “...” plaka sayılı motosiklet ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, azami hız limitinin \"50 km/s\" olduğu bölünmüş yolda seyri sırasında olay yeri kavşağa yaklaştığında; her ne kadar karşı yönden seyirle aynı kavşağa gelip sola dönüş yapmak isteyen sürücü ... yönetimindeki “...” plaka sayılı kamyonete göre geçiş önceliği kendisine ait olsa da dikkatli olması, yavaşlaması ve güvenli bir ortam oluştuğundan emin olması gerekirken, bu hususa riayet etmemesi, fren tedbirine başvurmaması ve aracının manevra kabiliyetinden de yararlanarak çarpmayı önleyebilmek adına zamanında önlem almaması nedeniyle bu kamyonete çarpmayı önleyemediği dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğunun  belirlendiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından maluliyete ilişkin düzenlenen raporda, ... oğlu, 19/12/1975 doğumlu, ... T.C, kimlik numaralı ...'ın, 17/04/2020 tarihli yaralanması neticesinde; “Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden 46,2 (yüzdekırkaltıvirgüliki) oranında kaybettiği, Erişkinler İçin Engelilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %30 (yüzdeotuz) olduğu, 12 (oniki) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3 (üç) ay süreyle başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun belirlendiği, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde; 12.02.2020 - 12.02.2021 vadeli, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 410.000,00TL olarak düzenlendiği, davaya konu tazminatın ödenmesi talebiyle davalı sigorta şirketine 20.07.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı sigorta şirketinin 27.07.2020 tarihli cevabi yazısı ile; bildirilen eksik evrakların tamamlanması halinde dosyanın değerlendirmeye alınacağının bildirildiği, meydana gelen kazada davalı ...'ün %85 oranında asli kusurlu, davacının ise %15 oranında kusurlu bulunduğu, davacının kaza nedeniyle vücut çalışma gücünden kayıp oranının %46,2 olarak hesaplandığı, şahsın maluliyet hesaplamasında olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında, kişinin toplam engel oranı %30 olarak hesaplandığı, 12 (oniki) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, davacının zararından davalı ...'ün sürücü ve malik olarak, sigorta şirketinin ise dava konusu kazada asli kusurlu olan aracın ZMSS olarak sorumlu olduğu ancak davacı vekili mahkemeye sunmuş olduğu 19/09/2022 tarihli dilekçesinde; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava devam ederken 06/09/2022 tarihinde 275.000,00TL maddi tazminat ve 45.000,00TL işlemiş faiz, 27.700,00TL ilam vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun 410.000,00TL olmasına rağmen bu miktarın 275.00,00TL ödemeyi ibraname şartı yaptığını, müvekkilinin hak ettiği tazminat miktarından 135.000,00TL eksik ödeme yapıldığını, bu miktarın düşülerek bakiyesinin hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de; yargılama sırasında davacı ile davalı sigorta şirketinin anlaşmış olduğu ve bu bedeli davacının tahsil ettiği gözetilerek bu davalı hakkında davanın konusuz kaldığına karar verildiği, yargılama giderleri hesaplanırken bahse konu ibranamede davacının bu davalı yönünden mahkeme dosyasından feragat edeceğini beyan etmesi karşısında kalan 135.000,00TL yönünden davanın reddi gibi hesaplama yapıldığı, meydana gelen kazada davacının motosikleti kask takmadan kullandığı, davacının yaralanmasının baş bölgesinde olduğu, bu durumda davacı tarafın müterafik olarak zararın artmasına neden olduğu gözetilerek belirlenen tazminat miktarlarında Yargıtay'ın yerleşik içtihatları dikkate alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, böylece davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; 29.841,42TL geçici iş göremezlik, 471.474,05TL sürekli iş göremezlik, 6.003,72TL bakıcı<br>          gideri, 6.895,76TL tedavi gideri olmak üzere toplam 514.214,94TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulü ile, 29.841,42TL geçici iş göremezlik, 471.474,05TL sürekli iş göremezlik, 6.003,72TL bakıcı gideri, 6.895,76TL tedavi gideri olmak üzere toplam 514.214,94TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı sigorta şirketi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme hüküm kurarken, işbu dava için hazırlanan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalı müvekkilin %85 kusurlu olduğundan bahisle karar verdiğini, Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2021/304 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda da açıkça belirtildiği üzere, davacının 2918 sayılı KTK madde 52/1-a, madde 137 ve 78/1-b hükümlerini ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, kendisinin yaralanmasında da birinci dereceden kusurlu bulunduğunu, hal böyle iken, her iki rapora yapılan itirazlar birlikte incelendiğinde rapor tanziminde ceza dosyasındaki kusur incelemesinin dikkate alınmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, kaza tespit tutanağında görüleceği üzere davacının sigortası ve muayenesi olmayan motosiklet kullandığını, hiç bir koruyucu ekipmanı bulunmadığını, davacının tedavi gördüğü hastanelerden tedavi evraklarının getirtildiğini ve Ankara Ünversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'den maluliyete ilişkin rapor düzenlenmesinin istenildiğini, davacıya ait maluliyet oranının %30 olarak belirlendiğini, ancak aynı olay ile ilgili Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2021/304 Esas sayılı dosyası ile davacı hakkında Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumunu Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğü'nün 03.02.2023 tarih ve 2022/529-K2 sayılı dosyası ile alınan raporda maluliyet oranının %14 olarak belirlendiğini, hal böyle iken iki maluliyet oranı arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacı ... vekili istinaf dilekçesinde; tazminat hesabının hatalı şekilde kaza tarihindeki asgari ücret ve emsal ücret araştırmasına göre, düşük gelir üzerinden hesaplandığını, son asgari ücret artışının hesaplamada dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi ek raporu 16.02.2023 tarihli olup, 01.01.2023 tarihinden itibaren asgari ücretin net 8.506,80-TL ve 01.07.2023 tarihinden itibaren de 11.402-TL olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda iskontosuz bilinen dönem kazancı olarak 01012023-31.12.2023 dönemi tamamı önceki asgari ücrete göre hesaplanmış ise de, 01.07.2023 tarihinden sonra asgari ücretin net 11.402-TL olduğunu, buna göre, bilirkişi raporuna göre müvekkilin  tazminata esas geliri asgari ücretin 1,49185 katı olarak kabul edildiğinde bilinen iskontosuz dönem 6 aylık ücreti eksik hesaplandığı gibi, bakiye iskontolu dönem ve pasif dönem tazminat hesabının da son asgari ücrete göre hesaplanması gerektiğini, yerel mahkeme kararında, ibraname geçersiz kabul edilerek makbuz olarak değerlendirilmesi yönündeki itiraz ve savunma konusunda hiçbir gerekçe yazılmadığını ve sadece sigorta şirketi ile anlaşıldığından bahsedildiğini, yargılama devam ederken, davalı ... Sigorta A.Ş. ile sulh olunması konusunda görüşmeler yapıldığını ve neticede sigorta şirketi tarafından müvekkiline 06.09.2022 tarihinde 275.000-TL maddi tazminat ve 45.000-TL işlemiş faizi olmak üzere tazminat ödemesi ve 27.700-TL ilam vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, davalı Sigorta Şirketinin kaza tarihi olan 2020 yılında maddi tazminat limiti 410.000-TL olup, müvekkilimin maluliyet oranı ve kusur durumuna göre hak ettiği tazminatın hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 827.040,79-TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumlu olduğu davacının hak ettiği tazminat miktarından 135.000-TL eksik ödendiğini, Sigorta Şirketinin müvekkili için hesaplanan tazminatın %33,25'ini ödediği, poliçe limitine göre sorumlu olduğu miktarın ise %67,07'sini ödemiş olup, eksik ödenen rakamın müvekkili yönünden fahiş bir rakam olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111.maddesinin; \"Bu Kanun'la öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkca belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.\" şeklinde olduğunu,    gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması gerektiğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, ödeme tarihindeki (ibraname tarihi) veriler nazara alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması, ödemenin yeterli bulunması durumunda da ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi, ibranamenin 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesi uyarınca yetersiz olduğunun, borcu sona erdirmeyip makbuz hükmünde olduğunun anlaşılması durumunda ise bakiye tazminatın tutarının karar tarihine yakın bir tarihteki verilere göre saptanması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tTrafik kazası neticesinde meydana gelen zararlardan; zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur.<br>\tMüteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili madde de, \"(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tBu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yine TBK'nın 168. maddesinin 2. bendinde, \"alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır\" hükmü düzenlenmiştir. Sürücü açısından; işleten ile sürücü arasında müteselsil sorumluluk olmakla beraber, sürücü haksız fiil faili olup, zarar en son sürücü üzerinde kalacağından, işletenin haksız fiil faili sürücüye rücu hakkı bulunmakta ise de, kaza araçtaki teknik arızadan dolayı meydana gelmediği sürece sürücünün araç işletenine zararı rücu hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle haksız fiil ve zararın asıl sorumlusu olan sürücü hakkındaki feragat, aracın işletenine  sirayet edeceğinden, araç işletenini sorumluluktan kurtarır.<br>\t2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde de ibra ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmiş olup, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği belirtilmiştir. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunması da yeterlidir. Zira anlaşmanın yapıldığı günden başlayarak belirtilen süre içinde bir davanın açılmış olması da, davacının bu anlaşma ile bağlı kalmak istemediğini göstermektedir. Yine; dava sırasında ortaya çıkan aşırı ölçüsüzlük karşısında, davacının yetersiz anlaşmanın iptalini istemesi, iddianın genişletilmesi olarak nitelenemez ve davalının onamına bağlanamaz. Çünkü davacı, yetersiz anlaşmaya karşı (defi yoluyla) geçersizlik savında bulunmaktadır. Davalı yalnızca, anlaşma gününden başlayarak iki yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği uyarısında bulunabilir. Yine, 2918 sayılı KTK'nın 111/2. maddesine dayanarak anlaşmanın iptali isteminde bulunan kişinin, bir miktar ödeme karşılığı verdiği belgenin türü önemli değildir. Burada uygulanacak olan özel yasa (KTK. 111/2) hükmüdür. 2918 sayılı KTK’nın 111/2. maddesine dayanılarak anlaşma ve uzlaşmaların (sulhname, ibraname, feragatnamelerin) iptali için, ödenen tazminatın \"yetersiz\" veya \"aşırı\" olduğunun \"açıkça belli olması\" yeterli olup, ayrıca 818 sayılı BK’nın 21. maddesi ile 23, 28, 29 vd. maddelerinde ve 6098 sayılı TBK'nın 28 ile 30, 36, 37. maddelerindeki yanılma, yanıltma, aldatma, korkutma, bilgisizlik, deneyimsizlik, parasal yönden darda ve sıkıntıda olmak gibi iradeyi sakatlayan durumlara sığınılmasına ve bunların kanıtlanmaya çalışılmasına gerek yoktur. Kanun hükmünde, iptal nedeni olarak nesnel (objektif) bir ölçü kabul edilmiş; zarar gören yönünden yetersizliğin (eksik ödemenin) ve zarar sorumlusu yönünden aşırılığın (fazla ödemenin) \"açıkça belli olması\" yeterli görülmüştür (Çelik, A.Ç.: Ölüm Nedeniyle Destekten Yoksunluk, Ankara, 2016, s. 345 vd). <br>\tGerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla, açık oransızlığın bulunduğu durumlarda anılan belge ibraname değil, ancak makbuz niteliğindedir. Yeri gelmişken açık oransızlık (açık nispetsizlik - fahiş fark) kavramını da açıklamak gerekmektedir. Açık oransızlık, karşılıklı edimler arasında “göze çarpan aşırı bir fark” anlamına gelir. Normal bir kimsenin hayat, bilgi ve görgüsüne göre, edimler arasında olağanüstü ve aşırı bir farkın bulunması durumunda açık oransızlığın oluştuğu kabul edilir. Bu ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 12.02.2019 tarihli ve 2015/21-1323 E., 2019/128 K. sayılı kararında da kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır.<br>\tYapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının değerlendirilmesi de, ödeme tarihindeki (ibraname tarihi) veriler nazara alınarak yapılmalıdır. Yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması, ödemenin yeterli bulunması durumunda da ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi, ibranamenin 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesi uyarınca yetersiz olduğunun, borcu sona erdirmeyip makbuz hükmünde olduğunun anlaşılması durumunda ise bakiye tazminatın tutarının karar tarihine yakın bir tarihteki verilere göre saptanması gerekmektedir.<br>\tAyrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/(17) 4-6 Esas, 2024/292 K sayılı ilamından da anlaşıldığı üzere yalnızca davadan önceki anlaşmalar değil dava sırasındaki anlaşmaların da KTK 111. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>\tSomut olayda davalı sigorta şirketi, 275.000 TL maddi tazminat, 45.000 TL işlemiş faiz ve 27.700 ilam vekalet ücretini 06/09/2022 tarihinde ödemiş, makbuz, ibraname ve feragatname başlıklı belge düzenlenmiş, belgede davacının “... Sigorta AŞ sigortalısı, ve sigortalı araç sürücüsün zimmetini her türlü hak, alacak ve davdan kayıt şartsız ibra ettiği  belirtilmiştir. <br>\tMahkemece yapılması gereken iş, ödeme tarihindeki (ibraname tarihi) verilere göre ödemenin yeterli olup olmadığını tespit etmek, ibranamenin 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesi uyarınca yetersiz olduğunun, borcu sona erdirmeyip makbuz hükmünde olduğunun anlaşılması durumunda ise bakiye tazminatın tutarının karar tarihine yakın bir tarihteki verilere göre saptamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalara göre mahkemece bilirkişi raporundaki eksik veya hatalı hususlar belirtilerek bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davacı ve davalı ... vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ İLE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/05/2023 tarih, 2020/460 Esas ve 2023/517 Karar numaralı ilamının KALDIRILMASINA, <br>\tYukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>\tKaldırma ve gönderme sebebine göre istinaf isteminde bulunan davacı ve davalı ... vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Davacı ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf harcının talepleri halinde kendilerine iadesine,<br>\t3-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa artan kısmın yatırdıkları oranda karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, <br>\t4-İstinafa gelen davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince verilecek kararda gözetilmesine, <br>\t5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 22. İcra Dairesinin 2023/16695 Esas sayılı dosyasına yatırılan 26.600,00 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yapılmasına dair, <br>\tDuruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baaac55a8df745f2","SID":"9a11af7ce1e84720"}}