{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1240 <br>KARAR NO: 2024/1620<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/02/2021<br>NUMARASI: 2018/769 Esas -  2021/257 Karar<br>DAVA: İstirdat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Taş. Tic. Ltd. Şti'nin yurt içi ve yurt dışı kargo hizmetleri sunduğunu, bu kapsamda dava dışı davalı sigortalısı ... Sanayi A.Ş'ye taşıma hizmeti verildiğini, davalı tarafından işbu taşımaya istinaden \"1 palet + 2 koli olmak üzere 3 kap muhtelif türde oto tesisat kablosu emtiasının 19.12.2017 tarihinde yapılan nakliyat sırasında eksik olarak teslim edildiğinden bahisle\" İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını ve ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, ancak başlatılan takibe itiraz süresinin geçirilmesi nedeniyle takibin kesinleştiğini ve müvekkilince 11.06.2018 tarihinde 33.705,74-TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, dava konusu taşıma havayolu taşıması olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalının alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu Ekspertiz Raporu ile sabit olduğu üzere; müvekkili şirket tarafından Türkiye'den İngiltere'ye uluslararası havayolu taşıması yapıldığını, taşımanın uluslararası havayolu taşıması olması sebebiyle uyuşmazlığa uygulanacak hükümlerin Montreal Sözleşmesi hükümleri olduğunu, davalı sigortalısı tarafından taşımaya ilişkin herhangi bir özel fayda beyanında bulunulmadığını ve ek bir ödeme yapılmadığını, yine davalı tarafından dayanılmakta olan Ekspertiz Raporunda açıkça kaybolan yükün ağırlığının 98,67 kg olarak tespit edildiğini, bu kapsamda; müvekkili şirketim sorumluluğunun (98,68kgX19SDR) 1.874,73-SDR ile sınırlı olduğunu, esasen somut olayda müvekkili şirketin yasal mevzuat kapsamında sorumlu olduğu tutarın 1.874,73-SDR karşılığı [1-SDR=6.4179-TL (icra dosyasına ödeme yapılan 11.06.2018 tarihli kur)] 12.031,83-TL olduğunu, ancak müvekkili şirketin itiraz süresinin kaçırılmış olması nedeniyle cebri icra tehdidi altında yasal sorumluluğunun üzerinde ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle fazla ödenen tutarın iadesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilince 18.951,54-TL fazla ödeme yapıldığını beyanla davanın kabulü ile; müvekkili şirketin davalıya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında ödemesi gereken tutarın 14.754,2-TL olduğunu, başkaca borcu olmadığının tespitini, cebri icra tehdidi altında fazla ödenen 18.951,54-TL'nin ödeme tarihininden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müvekkili şirkete iadesini, davalı yanın haksız bedelinin %25'inden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını vekaleten talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ... Blok Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ... A.Ş'nin İngiltere'de bulunan ... Ltd. firmasına ihraç ettiği 1 palet + 2 koli olmak üzere 3 kap muhtelif oto tesisat kablosunun Türkiye'den İngiltere'ye hava yolu ile nakliyesi işinin davacı ... Ekspress Taş. Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, Davacı nakliye firması aracılığı ile 23.11.2017 tarihinde Kocaeli-İngiltere seferi ile nakledilen 1 palet + 2 koli muhtelif türde oto tesisat kablosunun emtia alıcısına teslimatında yapılan kontrollerde 2 koli olduğunun görüldüğünü, tahliye sonrası yapılan sayımda 1 palet ürünün eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, Sigortalı tarafından taşıma sırasında meydana gelen zararın sigorta poliçesinden karşılanmasına ilişkin müvekkili şirkete başvuru yapılması üzerine ... no'lu dosyada eksper görevlendirildiğini, eksper incelemesinde kayıp maldan dolayı 5.739,72 Euro zararın oluştuğunun ve nakliyeci ... firmasına rücu imkanı bulunduğu şeklinde görüş bildirildiğini, müvekkilinin de zarar sebebiyle sigortalısına 30.01.2018 tarihinde 26.912,40-TL sigorta tazminatı ödeyerek sigortalısının haklarına halef olduğunu ve yapılan ödemenin rucüen tahsili için de İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takiple tahsil edildiğini, Dava konusu zararın, davalı taşıyıcının pervasızca hareketi sonucu meydana gelmiş olduğundan TTK 886.maddesi gereğince davalı tarafın taşıyanın sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını, taşıma esnasında malların kaybolmasından davacının sorumlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..alınan bilirkişi kök ve ek raporu oluşa ve denetime uygun bulunmakla Mahkememizce de hükme esas alınmıştır. Dava dışı sigortalı ... Sanayi A.Ş'nin 05.06.2017-05.06.2018 tarihli ... poliçe numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ve davacı taşıma şirketince taşındığı sırada zayi olan emtianın  poliçe teminatı altında olduğu, yapılan ekspertiz sonrası davalının zayi olan emtia bedeli olan 5.739,72 EURO' tazmin ettiği,  bu tutarın da gönderim tarihinde geçerli olan TCMB Bülten no:2018/20 de belirtilen döviz satış kuru olan 1 ERUO=4.688TL üzeriden hesaplandığında 26.912,40TL tuttuğu, aynı tarihli ibraname ve temlikname almak suretiyle, sigortalısının davacı taşıyıcı firma tarafından zayi olan ve davalı ... tarafından tazmin edilen miktarını ve üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını davalı ... şirketine devir ve temlik ettiğini, bu ödeme dekontu ile davalı ... şirketinin halefiyet hakkını kazandığı, halefiyet ve temlik sonucunda davalı ... şirketinin davacı taşıyıcı aleyhine takip başlattığı, davacı beyanına göre süresi içinde itiraz edilmediği için takip kesinleştiğinden dolayı davacının icra dosyası kapsamında 33.705,74TL ödeme yaptığı dosya kapsamı itibariyle belirli bulunmaktadır. Davacının emtianın zayi olduğu konusunda ikrarı mevcut olmakla birlikte, taşıyıcının  zayi sonrası sınırlı sorumlu olacağı, bu sınırın üstünde olan tazminat ödemesinden sorumlu olamayacağı iddiasıyla, takip sonrası ödemiş olduğu kısımdan, sorumluluk sınırının üstünde kalan kısmın kendisine iade edilmesini talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın  çözümü bakımından dava konusu emtianın ziyaından davalının sorumluluğunun ne olduğunun belirlenmesi önem arz etmektedir. Dava konusu olay uluslararası bir hava taşıması esnasında meydana gelmiştir. 02.04.2009 tarih ve 5866 sayılı Kanun ile uygun bulunan 1999 Montreal Sözleşmesinin 1. maddesinde, bu sözleşmenin ücret karşılığında yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ya da kargo taşımacılığı için ve bir hava nakliyesi tarafından üstlenilmiş ücretsiz olarak hava aracı ile yapılan taşımalar için aynı şekilde geçerli olduğu ve uygulanacağı ifade edilmiştir. Montreal Sözleşmesinin 22'nci maddesinin 3. paragrafında taşıyıcının sorumluluğu hasar gören ya da kaybolan kargonun her bir brüt kilogram  için 19 SDR ile sınırlı olacağı belirtilmiştir. Davacı taşımak için sağlam vaziyette  almış olduğu emtianın nerede ve ne şekilde kaybolduğuna dair bir açıklama getirmemiştir. Mücbir sebep olarak kabul edilebilecek  herhangi bir durumun varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiştir. Davacı tarafça dava dışı sigortalıya aktarma merkezi tarafından transferin gerçekleştirildiği  ancak daha sonrası akıbetinin belli olmadığı ve araştırıldığı bildirilmiş, ancak kargonun nihai akıbeti hakkında bir bilgi sunulmamıştır. Kargonun davacı taşıyıcının sorumluluğunda kaybolduğu, ve kayıp nedeninin açıklanamadığı,  davacının da 19.12.2017 tarihli davalının sigortalısına göndermiş olduğu yazıda bu durumu kendilerinin genel hizmet  kalitesi ile bağdaştırılmadığını beyan etmesi durumları göz önüne alındığında, davacının çalışan veya acentelerinin ihmallerinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda davacının, Montreal Sözleşmesinin 22'nci maddesinin paragrafında yer alan 'Eğer hasarın, taşıyıcının, bir çalışanın ya da temsilcisinin  hasar vermek niyetiyle ya da hasarın muhtemelen oluşacağı bilinerek dikaktsizce yaptığı bir fiil veya ihmali neticesinde oluştuğu ispatlanırsa, bu maddenin 1.ve 2.paragrafındaki koşullar geçerli olmayacaktır'  hükmü gereği davacı taşıyanın sınırlı sorumluluğu öngören hükümden yararlanamayacağı değerlendirilmiştir.  Ayrıca davalı ... şirketinin malın değerini, davacı tarafından düzenlenen 8135353472 numaralı hava konişmentosunda açık bir şekilde 5.739,72 EURO ve brüt ağırlığını 118,72 kg olarak beyan ettiği ve davacı tarafından da konişmentoya açıkça yazıldığından, Montreal Sözleşmesinin 22'nci maddesinin 2.paragrafının son kısmında yer alan taşıyıcı beyan edilen toplamı aşmayan bir miktarla ödemekle sorumlu olacaktır' ibaresi gereği de sorumluluk sınırının belirlenmesine gerek kalmadan,  davacı tarafından tamamı zayi olduğu ikrar edilen emtianın beyan edilen 5.739,72EURO tutarı tazmin etmesi gerektiği, bu rakamın icra takibi ile talep edilen rakam ile uyumlu olduğu, dolayısıyla davacının talebinin yerinde bulunmadığı  sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen sebeplerle davacının davasının reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili havayolu taşıyıcısının sorumluluğunun Montreal Sözleşmesi 22/3 hükmü gereğince mutlak surette sınırlı olduğunu, mahkeme tarafından Montreal Sözleşmesi md.22/2 ve md.22/5 hükümlerinin somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, Mahkeme tarafından çelişkili bilirkişi raporlarına itirazları değerlendirilmeksizin ve çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, müvekkilinin sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiğini beyanla istinaf itirazlarının kabulü ile  İstanbul  Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 16.02.2021 tarihli 2018/769 Esas  2021/257 Kararının davacı lehine kaldırılarak öncelikle davanın kabulüne yeniden inceleme yapılması gerektiği kanaatine varılırsa dava dosyasının esas hakkında karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, havayolu taşıması nedeniyle taşımaya konu  kargonun kaybı üzerine  fazladan ödenen bedelin istirdatı  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık, davacının taşımaya ilişkin sorumluluk sınırından yararlanıp yararlanamayacağı, buna göre davacı tarafından fazladan yatırılan bir bedel olup olmadığı noktasındadır. Davalı tarafça davacı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile işlemiş faiziyle birlikte 27.573,38 TL alacağın tahsili amacıyla 02.05.2018 tarihinde  ilamsız icra  takibi başlatılmış, ödeme emrinin 07.05.2018 tarihinde davacıya tebliğinden sonra 07.06.2018 tarihinde yapılan hesap raporuna göre belirlenen  33.705,74 TL icra dosya borcu, davacı tarafça 11.06.2018 tarihinde icra dosyasına yatırılmıştır. Davacı tarafça, sınırlı sorumluluk ilkesi gereği bu sınırı aşan zarardan sorumlu olmadığı ileri sürülerek icra tehdidi altında fazladan yatırılan paranın  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/7. maddesi uyarınca  istirdatı  istemiyle eldeki dava açılmıştır. İİK 72/7. maddesinde “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” düzenlemesi mevcuttur.Anılan kanuni düzenleme uyarınca istirdat davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması gerekmektedir. Bu 1 yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen nazara alınmalıdır. Bahsi geçen hak düşürücü süre, borç olmayan paranın ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Burada dikkate alınması gereken süre ise borç olmayan paranın icra veznesine ödenmesi ile başlayacak süredir. Somut olayda eldeki dava 11.06.2018 tarihinde yapılan ödemeden sonra  bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Dosya kapsamına göre dava dışı  sigortalısı ... Sanayi A.Ş'nin oto tesisat kablosu emtiasının davalı tarafından Türkiye'den İngiltere'ye uluslararası havayolu taşımasının yapıldığı, kargo taşımasına konu emtianın 1 palet+ 2 koliden oluşup, 1 palet ürünün alıcısına  teslim edilmediği  ihtilafsızdır. Davacı tarafından düzenlenen ... numaralı hava konişmentosunda, taşımaya konu  brüt ağırlığı 118,72 kg olan 1 palet kablo emtiasının gümrük değeri  5.739,72 Euro olarak beyan edilmiş, ihracat paketleme bilgi formunda da 1 palet emtianın ambalajlanmış brüt ağırlığının 118,72 kg olduğu belirtilmiştir. Türkiye bakımından 26.03.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren  28.05.1999 tarihli Havayolu İle Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralları Birleştirilmesine Dair Montreal Sözleşmesi'nin 1. Maddesine göre, sözleşmeye taraf devletler arasındaki taşımalarda Montreal Sözleşmesi uygulanır. Davaya konu taşımanın yapıldığı ülke de anılan sözleşmeye taraf olup, uyuşmazlığa 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi uygulanacaktır. Montreal Sözleşmesi'nin 18/2. maddesine göre, kargo taşımacılığında, taşıyıcı, kargonun tahrip olması, kaybolması, kargoya zarar gelmesi durumlarında uğranmış hasara karşı sadece olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumludur. Montreal Sözleşmesinin 22/3. Maddesine göre kargo taşımacılığında,  gönderen tarafından kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, taşıyıcı kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Diğer durumda, ödenecek toplamın, gönderenin varıştaki teslimatta sağlayacağı gerçek faydadan fazla olduğunu ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı beyan edilen toplamı aşmayan bir miktar ödemekle sorumlu olacaktır. Montreal Sözleşmesi'nin 22/5.maddesinde zararın taşıyıcı, taşıyıcının adamları veya temsilcilerinin zarar vermek kastıyla veya zarar oluşmasının kuvvetle muhtemel olduğunun bilinciyle pervasız bir şekilde gerçekleştirilen icrai veya ihmali bir hareketinden kaynaklandığı ispat edilmesi ve böyle bir icrai ya da ihmali hareketin taşıyıcının adamları ve temsilcileri tarafından gerçekleştirilmesi halinde ayrıca söz konusu adam ve temsilcilerin görev sınırları içerisinde hareket ettiklerinin de ispatlanması halinde yolcu ve bagaj taşımalarına ilişkin birinci ve ikinci fıkrada yer alan sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme kargo taşımacılığında uygulanmaz.Kargo taşımasına konu emtianın ziyaı veya hasara uğramasının davacı taşıyıcının veya adamlarının kasıtlı veya pervasız davranışlarından kaynaklanması halinde bile bu durum, taşıyıcının Konvansiyon hükümlerine göre sınırlı sorumluluktan faydalanmasına engel teşkil etmez (Emsal Yargıtay 11. HD, 13.03.2014 tarih, 2012/14200-2014/4905 E.K sayılı ilamı) Dava konusu taşıma, eşya taşıması mahiyetindedir. Somut olayda taşıma belgesinde \"özel bir fayda\" beyanına rastlanılmadığı gibi  taşıyıcıya ilave bir ödeme yapıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Anılan ... numaralı hava konişmentosunda gümrük değeri  gösterilmiş ise de bu beyan, emtianın Türk Gümrüğü için yapılan değerini göstermekte olup, özel fayda beyanı olarak kabul edilemez. Bu durumda davacı taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk esaslarına göre tespit edilmesi gerekir. Yargıtay davacının (borçlu) yapılan ilamsız icra takibine itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleşmesi ve kesinleşen bu takibe menfi tespit davası açmamış olması ve borcu ödemek zorunda kalması durumunda açılan istirdat davasında davalının (alacaklı) alacağının varlığını ispat etmesi gerektiğini kabul etmekte olup, eldeki dava yönünden icra takibine konu edilen alacağın varlığını (davacı taşıyıcının gerçek zarar nedeniyle sorumlu olduğunu) ispat yükü üzerinde olan davalı  tarafça , davacı taşıyıcının, sınırlı sorumluluğu aşan zarardan sorumlu olduğu  ispatlanmamıştır.  Montreal Konvansiyonu'nun 22/3.maddesinde sorumluluk sınırının belirlenmesinde brüt mü yoksa net  ağırlığın mı esas alınacağı konusunda herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte doktrinde söz konusu sınırın brüt ağırlık üzerinden hesap edilmesi fikrinin geniş ölçüde kabul görmektedir.  (bkz. Ülgen, Hüseyin: Hava Taşıma Sözleşmesi, Ankara, 1987, sf. 195; Özdemir, Atalay: Hava Taşıyıcısının Sorumluluğu, Ankara, 1990, sf. 99; Turhan, Gökhan: “Uluslararası Hava Yolu Taşımalarında Taşıyıcının Yüke İlişkin Sorumluluğu”, İstanbul, 2016, sf. 139. Ayrıca, bkz. Y. 11. HD, 11.12.2018, E. 2017/2519, K. 2018/7831 ) Buna göre somut olayda sınırlı sorumluluk ilkesi gereği  kaybolan  ürünlere ilişkin hava konşimentosunda yazılı brüt ağırlık 118,72 kg olup , davacının 118,72 kg x19 SDR=2.255,68 SDR ile sınırlı sorumluluğu bulunduğu, ödeme tarihinde 1 SDR= 6,4179 TL olduğundan davacının 14.476,72 TL zarar bedelinden sorumlu olacağı açıktır. Davacı hakkında, dava dışı sigortalıya ödenen 26.912,40 TL'nin takip tarihine kadar  işlemiş avans faiziyle birlikte  27.573,38 TL üzerinden takip başlatıldığı ve davacının icra dosyasına 33.705,74 TL ödeme yaptığı gözetildiğinde istirdata konu talep  hakkında hesaplama yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının gerçek zarar bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olup, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir.Buna göre davalının dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı 30.01.2018 tarihinden 02.05.2018 takip tarihine kadar (92 gün x 9,75/100 faiz oranı x 14.476,72 TL/365 gün hesabıyla) talep edilebileceği işlemiş faiz tutarı 355,77 TL'dir. Davacının icra dosyasına ödeme yapmadan önceki 07.06.2018 tarihi itibariyle yapılan hesap raporunda belirlenen 35,90 TL başvurma harcı, 19,20 TL masraf ile birlikte  Dairemizce 14.476,72 TL üzerinden hesaplama yapıldığında 1.317,38 TL tahsil harcı, 1.737,21 TL vekalet ücreti (2018 AAÜT'ye göre 14.476,72 x12/100) ve 154,68 TL faiz  ( 02.05.2018 ile 11.06.2018 tarihleri arasında 40 gün x 9,75/100 faiz oranı x 14.476,72 TL/365 gün hesabıyla) olmak üzere davalının talep edebileceği tutar 18.096,86 TL olup, davacının icra dosyasına 33.705,74 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında fazladan yatırılan 15.608,88 TL'nin davacıya iadesi gerekir. Bu nedenle davanın kısmen kabulü ile 15.608,88 TL'nin ödeme tarihi olan 11.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davacı haciz tehdidinden kurtulmak için borçlu olmadığı bir bedeli icra veznesine yatırmak zorunda kaldığını belirterek haksız takip bedelinin %25’inden aşağı olmamak tazminat talep etmiş ise de haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadına ilişkin bu tür davalarda, menfi tespit davalarında olduğu gibi alacaklının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilebileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla,  davacının yasal dayanağı olmayan  tazminat talebinin  reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece verilen karar isabetli görülmemiş olmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında  davanın kısmen kabulüne dair  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE: 1-15.608,88 TL'nin tazminatın ödeme tarihi olan 11.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,  2-Davacının davalı aleyhine takip bedeli üzerinden %25 oranında tazminata hükmedilmesi isteminin reddine, 3-Alınması gerekli 1.066,24 TL harçtan başlangıçta davacı tarafından peşin olarak alınan 323,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 742,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 323,65 TL peşin  harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 35,90 TL başvuru harcı, 70,50 TL posta ve tebligat gideri, 750 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 820,50 TL yargılama masrafının davanın kabul oranı dikkate alınarak 705,33- TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 15.608,88  TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.342,66 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 8-Karar kesin olduğunudan HMK 'nın 333. Maddesi uyarınca ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa  iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 48,00 TL olmak üzere toplam 210,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1816945fa4437775","SID":"8edf8d8aa1cecf3a"}}