{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/954 <br>KARAR NO: 2024/1584<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2019/623 Esas -  2021/137 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde temlik eden davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 31/05/2013 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın Üsküdar ... Noterliğinin 05/10/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiğini, borcun buna rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalılar hakkında ilamsız takip başlatıldığını, davalılar tarafından yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ...A.Ş ile olan ortaklık bağının 16/06/2016 tarihinde şirket hisselerinin ...'a devretmesi nedeniyle son bulduğunu, bağı kesilene kadar davacı bankaya karşı ödemeleri gerçekleştirdiğini ,kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığını, ayrıca istenen borç miktarının fazla olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılara usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Sözleşmenin 6.2 maddesine göre İstanbul Çağlayan Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkilidir. Davacı ile davalı şirket arasında 22/07/2012 tarih 250.000,00 TL limitli ve 31/05/2013 tarihli 500.000,00 TL limitle genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeyi kefil olarak imzaladıkları görülmüştür. İlk sözleşme yeni Borçlar Kanunu yürürlüğe girdikten sonra imzalanmış olup, şirket ortak ve yöneticilerinin şirket borcuna kefil olması halinde eş rızasının aranmayacağına ilişkin Borçlar Kanunun 584 son fıkrası 28/03/2013 tarihinde yürürlüğe girdiğinden birinci sözleşme kapsamında davalı ...'in eşinin kefalet ve rızası gerekmekte olup dosya içerisinde sunulan belgelerden Tahsin'in eşinin kefalete muvafakat verdiği görülmektedir. Kat tarihi 2018 olup davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan ikinci sözleşme tarihi 31/05/2013 olduğundan Borçlar Kanunun 584/Son gereğince davalı kefiller asıl borçlu şirketin ortak ve yöneticisi olduğundan kefiller açısından eş rızası alınmasına gerek bulunmamaktadır. Kat ihtarı tarihi itibariyle borcun dayanığının 28/03/2013 tarihli sözleşmeye ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Çıkartılan kat ihtarı ile 274.171,25 TL nakdi alacağın ödenmesi, 35.200,00 TL bedelli gayrinakdi alacağın ise  depo edilmesi için 1 gün süre verildiği, kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete tebliğe çıkartıldığı ancak adresten taşındığın gerekçesiyle iade edildiği, İİK 68/b-1 Son maddesi gereğince sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi halinde noter vasıtasıyla krediyi kullandıran tarafa bildirmemesi nedeniyle hesap özetinin eski adrese ulaştığı 09/10/2018 tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı açıktır. Kat ihtarnamesi ...'a, ...'a 09/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. ...'a çıkartılan kat ihtarının ise adresten ayrıldığı gerekçesiyle iade edildiği tespit edilmiştir. Kefil asıl borçlunun borcundan ve asıl borçlunun temerrüdünden kefalet limiti miktarında, kendi temerrüdünün sonuçlarından ise limitle bağlı olmaksızın sorumludur. (TBK 589. Maddesi) bu nedenle ...  da asıl borçlu yönünden temerrüd 11/10/2018 tarihinde oluştuğunda temerrüt tarihinin 11/10/2018 olarak alınması gerekmektedir. Sözleşmenin 3.5 maddesine göre kefiller gayri nakdi kredinin deposunda da sorumludur. Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650 Esas 2019/507 Karar nolu ilamına göre fiilen uygulanan akdi faiz esas alınarak sözleşme hükümlerine göre temerrüt faizinin belirlenmesi gerekir. Bilirkişi tarafından iskonto kredisinde fiili akdi faiz %42,50 , KMH açısından %24,24 , şirket kredi kartı açısından %24,24 olarak fiili akdi faizler saptanmış, sözleşme hükümlerine göre sırasıyla temerrüt faiz oranlarının %63,75, %30,24, %30,24 olarak tespit edildiği görülmüştür. Takip tarihi ile dava tarihi arasında iskonto kredisi kapsamında, çek bedeli tahsilatı neticesinde 26/10/2018 tarihinde 8.810,22 TL, 31/10/2018 tarihinde 57.031,00 TL, 16/01/2019 tarihinde ise 80.476,00 TL olmak üzere toplam 146.317,22 TL'nin ödendiği saptanmıştır. Bilirkişi raporunun 14. Sayfasında raporunda takip tarihi ile dava tarihi arasında belirtilen tahsilatların iskonto kredisinin teminatına alınan çek bedellerinin  tahsilinden sağlandığını, iskonto kredilerini faiz ve ferilerini mevzuat gereği peşin olarak tahsil edildikleri için, takip tarihi ile dava tarihi arasında geçen süreye ikinci kez faiz uygulanması halinde mükerrer faiz hesabına sebep olacağı için yapılan tahsilatların doğrudan borca mahsup edildiğini belirtmiştir. İskonto kredisi açısından 234.317,22 TL asıl alacak 3.274,02 TL de işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak 237.591,24 TL olarak hesaplanmıştır, bu miktardan takip ile dava arasında ödenen miktar düşüldüğünde ise;  Böylece iskonto kredisinden bakiye alacak miktarı 237.591,24 TL - 146.317,22 TL = 91.274,02 TL kalmıştır. Bilirkişi raporuna göre kredili mevduat hesabı yönünden 19.900,08 TL asıl alacak , 131,90 TL işlemiş faiz , şirket kredi kartı açısından 19.927,62 TL asıl alacak, 132,08 TL işlemiş temerrüt faizi, tüm krediler için toplam 176,90 TL BSMV ile 310,89 TL ihtarname gideri hesaplanmıştır. Gayri nakdi krediler açısından ise 14 adet çek sorumluluk bedeli olan 24.400,00 TL'nin depo edilebileceği raporda bildirilmiştir. Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, takip tarihi ile dava tarihi arasında , iskonto kredisi kapsamında ödenen 146.317,22TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan bu kısma yönelik davacının davasının usülden reddine,  davalıların İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas nolu icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin (tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile ) İskonto kredisi yönünden 91.274,02TL asıl alacak, Kredili mevduat hesabı yönünden 19.900,08TL asıl alacak, 131,90TL işlemiş temerrüd faizi, Şirket kredi kartı yönünden 19.927,62TL asıl alacak, 132,08TL işlemiş temerrüd faizi, Her üç kredi için hesaplanan 176,90TL BSMV İhtarname gideri 310,89TL olmak üzere toplam 131.853,49TL üzerinden takibin devamına, İskonto kredisi asıl alacağına dava tarihinden itibaren yıllık %63,75 , kredili mevduat hesabı asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 , şirket kredi kartı asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 üzerinden temerrüd faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 26.370,69 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, gayri Nakdi kredi yönünden depo talebinin kısmen kabulü ile , 14 adet çek sorumluluk bedeli olan 24.400,00TL'nin davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesaba davalılar tarafından depo edilmesine, bankaca tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren tazmin edilen kısmın yıllık %63,75 temerrüd faizi ve faizin %5'i oranında BSMV'si ile birlikte tahsili şeklinde takibin devamına, gayri nakdi kredi yönünden davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin incelenmeksizin ve değerlendirilmeksizin hüküm verildiğini, eksik inceleme ile karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini, haksız dava nedeniyle yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin, davalılar tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu icra takip dosyasına yapmış olunan itirazın kısmen iptaline karar verilerek toplam 131.853,49 TL üzerinden takibin devamına karar vermesinin müvekkili açısından hukuka aykırı olduğunu, uygulanması öngörülen fahiş faizlerin açıkça hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, müvekkilinin kefil sıfatıyla bir sorumluluğunun bulunmadığı diğer bankalardan gelen yazılar ile de sabit olduğunu,  istinaf başvurularının kabulü ile usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden usul ve esas hakkındaki talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Temlik eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iskonto kredisi asıl alacağına dava tarihinden itibaren yıllık %63,75 belirlendiğini, oysa %63,75 olarak tespit edilen bu miktarın hukuken isabetsiz olduğunu, zira davalılar tarafından imzalanan GKS’nin 2.7.1. maddesinde temerrüt halinde Merkez Bankasına bildirilen en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olacak şekilde hesaplanan temerrüt fazinin talep edilebileceğinin açıkça yazılı olduğunu, dava konusu GKS’de yer alan davalı-borçluların müteselsil kefaletlerine ilişkin kısımda, kefiller GKS’nin tüm maddelerini okuyup kabul ettiklerini de beyan ettiklerini, buna göre İskonto ve İştira Senetleri için %60 faiz öngörülmüşse de bu faiz oranının %50 fazlası %90 olduğunu, İlk derece mahkemesi, kararında, yanlış hesaplanmış olan iskonto faizinin alacağın dava tarihinden itibaren işlemesine karar vererek, hukuken başka bir yanlış karar daha ittihaz ettiğini, zira söz konusu faizin dava tarihi olan 21.11.2019’dan itibaren işlemeye başlamasının hukuka aykırı olduğunu, Gayri Nakdi kredi yönünden verilen kararın da hukuka aykırı olarak tesis edildiğini, zira 05.10.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinden de görüleceği üzere müvekkili bankanın borçlulardan alacağı gayrinakdi miktar toplam 35.200 TL olduğunu, Mahkemenin 22 adet çek depo ettirilmesine ragmen 14 adet çekin depo edilmesi tespitinin sebeplerinin gerekçeli kararda yer almadığını, hükümde usulden red edilen kısım için maktu vekalet ücreti hükmedildiği halde gayri nakit alacakları için red edilen kısım için de maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, gayri nakit kısmı takip açıldığında alacaklı olduklarını ve dava tarihinde de alacaklarının olduğu halde red kararı verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararda taraflarınca açılan itirazın iptali davasını reddeden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan krediye ilişkin alacağın  tahsili istemiyle asıl borçlu ve kefiller hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı temlik eden davacı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı kefil ...'ın kredi borcundan sorumlu olup olmadığı, gayri nakdi kredi alacağının ve  iskonto kredisi için belirlenen faiz oranının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, reddedilen kısım yönünden davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin doğru olup olmadığı, hükmedilen iskonto kredisi alacağına dava tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasının yerinde olup olmadığı  noktalarındadır. Dosya kapsamına göre temlik eden davacı banka ile  davalı ... arasında  22.07.2012 tarih 250.000 TL limitli ve 31.05.2013 tarihli 500.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların kredi sözleşmelerine müteselsil kefil oldukları,  kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete iskonto kredisi, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı kullandırıldığı, 31.05.2013 tarihinde akdedilen sözleşme için davalı kefillerin şirket ortağı, yönetim kurulu başkanı ve/veya yönetim kurulu üyesi olmaları sebebiyle eş muvafakati belgesi bulunmadığı, Üsküdar ...Noterliği'nin 05.10.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtamamesi ile kredi cari hesabı 05.10.2018 tarihinde kat edilerek  ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde kredili mevduat hesabı ve şirket kredi kartı için 39.744,79 TL'nin, iskonto kredisi için 234.317,22 TL'nin ve çek taahhüt bedeli için 35.200 TL 'nin ödenmesinin talep edildiği, kat ihtarının tebliği amacıyla davalı şirketin ve davalı ...'ın kredi sözleşmesinde belirtilen adreslerine çıkartılan tebligatların iade döndüğü , davalılardan ... ve ...'a kat ihtarının 09.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Temlik eden davacı banka  tarafından, davalı takip borçluları hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"kat ihtarnamesi ve genel kredi sözleşmesi\" sebebine dayalı olarak 234.317,22 TL iskonto kredisine ilişkin asıl alacak ve 7.510,99 TL işlemiş temerrüt faizi, 19.926,41 TL kredili mevduat hesabına ilişkin asıl alacak ve 214,62 TL işlemiş temerrüt faizi, 19.927,62 TL şirket kredi kartı ve 214,63 TL  işlemiş temerrüt faizi ile 397,01 TL BSMV,  310,89 TL ihtarname gideri olmak üzere  282.819,39 TL nakdi alacağın (takip tarihinden itibaren asıl alacağa 05.10.2018 vadeli iskonto kredisi için  %90 , 05.10.2018 vadeli ticari kredili mevduat hesabı için % 30,24 ,  05.10.2018 vadeli kredi kartı için %30,24 temerrüt faizi uygulanmasına) ve 35.200 TL gayri nakdi alacağın tahsili istemiyle 18.10.2018  tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 599/1. Maddesinde, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği düzenlenmiştir. Buna göre borç doğduktan sonra kefaletten dönülmesi mümkün değildir. Kaldı ki, TBK'nun 599/1. maddesinde sayılan kefaletten dönme sebeplerinin gerçekleştiği yolunda da herhangi bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinde kredi borçlusu şirketin ortaklığından ayrılma  kefaletten dönme sebepleri arasında sayılmamıştır. Kefil, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmakla birlikte  banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması durumunda yeni sözleşmede, ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaması ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Somut olayda icra takibine konu edilen kredilerin dayanağının 31.05.2013 tarihli kredi olduğu dosya kapsamına sunulan banka kayıtları ve  hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, davalı kefil ... 2016 yılında şirket ortaklığından ayrıldığını ve  kefil sıfatıyla bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de kredi borcu ödenmedikçe ve borcu sona erdiren başka bir neden bulunmadıkça kredi borcundan dolayı davacı bankaya karşı sorumludur. Davaya konu genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kullandırılan kredi kartı ve kredili mevduat hesabı yönünden yapılan değerlendirmede;  27.05.2013 tarihine kadar kredili mevduat hesaplarına uygulanacak faiz oranları bankalarca serbestçe belirlenirken 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26.maddesinde  azami akdi ve gecikme faiz oranlarını Merkez Bankası'nın tespit etmeye yetkili olduğu  düzenlenmiştir. 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan TCMB'nin 2013/8 sayılı tebliği ve 2013/35 sayılı duyurusunda 27.05.2013 tarihinden itibaren uygulamaya geçmek üzere, kredili mevduat hesaplarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarının, kredi kartı işlemlerine uygulanacak aylık azami akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemeyeceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kredili mevduat hesabı alacağına uygulanacak faiz oranı bakımından kredi kartlarına ilişkin  hükümlerin  uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Somut olayda hükme esas alınan  bilirkişi raporunda kredili mevduat hesabı ve kredi kartına ilişkin akdi ve temerrüt faizi oranlarının TCMB'nca belirlenmesine ilişkin düzenlemeye uygun olarak hesaplama yapılmış olup, kredili mevduat hesabına ve kredi kartı alacağına takip tarihinden itibaren %30,24 temerrüt faizi uygulanması yerindedir. Davaya konu genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kullandırılan iskonto kredisi yönünden yapılan değerlendirmede ; 31.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin  iskonto kredisine ilişkin 5.2.maddesinde \"Banka sözleşme ile açtığı kredinin tümünü veya bir bölümünü iskonto veya vesikalı veya vesikasız iştira senedi  kredisi olarak kullandırmayı kabul ettiği takdirde müşteri bankanın anılanı kredilerine ilişkin şartlarına uygun ticari senedi bankaya temlik cirosu ile devretmeyi veya bankanın isteği halinde iştira senetlerini, poliçeleri bankanın emrine tanzım etmeyi kabul eder. Müşteri bankaca dış  ülkelerdeki tüm yabancı bankalar üzerine keşideli çekler dahil kambiyo senetleri üzerine yapılacak iskonto ve iştira işlemlerine ilişkin bedellerin tarafına ödenmesine karşılık bu çeklerin karşılıksız olması veya herhangi bir sebeple tahsil edilememesi ve iskonto ve iştira edilen senetlerin vadelerinde ödenmemesi sonucunda tarafına yapılan ödeme sebebiyle  doğan borçlarını iskonto ve iştira tarihinden talep tarihine kadar  geçen süreye tekabul eden ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faizi, gider vergileri, KKDF, fon, kur farkı ve bankanın uğrayabileceği diğer zararlar ile birlikte bankanın ilk yazılı talebinde  ayrıca protesto çekmeye ve herhangi bir kanuni  merasime lüzum olmaksızın derhal ödemeyi aksi halde sözleşmede belirtilen oranlarda ve şekilde temerrüt faizi ve onun gider vergisini ödemekle yükümlü olacağını , yabancı banka çeklerinin iştira edilmeleri sebebiyle bankaca tanzim edilen döviz alım belgelerinin bahis konusu çeklerin fiilen tahsilinden evvel hesabının kapatılması için kullanılmayacağını kabul eder.\" düzenlemesi mevcuttur.31.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin 2.7.1 maddesinde de \"...Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren filli ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür TL krediler ve hesaplar için bankanın TC Merkez Barıkasına bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler.\" düzenlemesi  bulunmaktadır. Davacı bankaca  temerrüt tarihinde \"kısa, orta ve uzun vadeli cari kredilere  fiilen uyguladıkları\" faize ilişkin bir veri dosyaya ibraz edilmiş ve iskonto kredisi temerrüt tarihinde bankaca uygulanan en yüksek faizin %60  olduğu, sözleşme gereği temerrüt faizinin cari faizin %50 fazlası olan %90 uygulanması gerektiği  savunulmuş ise de banka ekstreleri ve bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile iskonto kredisine fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %42,50 olduğu belirlenmiş olup, mahkemece  iskonto kredisi yönünden temerrüt faizi oranı olarak %42,50 'nin  %50 fazlası olan %63,75 oranının  esas alınması yerindedir. İskonto kredilerinde kredi tutarının tamamı için kredi lehdarından kambiyo evrakının temlik alınması söz konusu olup,  temlik alınan her bir kambiyo senedinin vadesine kadar işleyecek faiz, BSMV ve diğer masraflar peşin olarak hesaplanarak kredi lehdarına kullandırılan krediden en başta mahsup edilir .Temlik alınan her bir kambiyo senedi vadesi geldiğinde bankaca tahsil edilerek kredi borcundan düşülür ve tüm kambiyo senetleri vadesi geldiğinde tahsil edilmiş ise kredi borcu kapatılır. (Özen, Burak; Kredi Açma Sözleşmeleri, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2017, s.1902 vd,) Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, temerrüt tarihi itibariyle iskonto kredisi yönünden 236.059,96 TL  asıl alacak hesaplanmış ise de  ödeme emrinde  234.317,22 TL asıl alacak talep edildiğinden bu tutar üzerinden takip tarihine kadar hesaplanan temerrüt faizinin 3.274,02 TL, BSMV'nin 163,70 TL olduğu belirtilmiştir. İncelenen banka kayıtlarına göre takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 26.10.2018 tarihli 8.810,22 TL, 31.10.2018 tarihli 57.031 TL, 16.01.2019 tarihli 80.476 TL çek tahsilatı yapıldığı görülmekle bilirkişi tarafından , takip tarihi itibariyle hesaplanan 237.591,24 TL iskonto kredisi  alacağından, çek tahsilatları düşülerek dava tarihi itibariyle iskonto kredisi alacağı 91.274,02 TL olarak hesaplanmıştır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 06/11/2018 tarih, 2017/2059 Esas ve 2018/5532 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere takipten sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden temerrüt tarihi ile  takipten sonra ilk ödemenin yapıldığı tarihe kadar asıl alacağa temerrüt faizi işletip yapılan ödeme önce faizden,  geriye kalanı da asıl alacaktan düşüp sonra eğer varsa ilk ödeme tarihinden ikinci ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletilmesi şeklinde hesaplama yapılması gerekir. Bu şekilde tüm ödemeler için hesap yapıldıktan sonra son ödeme tarihindeki borç durumuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin ise infaz aşamasında dikkate alınması gerekmektedir. Davalı ... vekili, istinaf süresi sona erdikten sonra beyan dilekçesi sunmuş olup, ekinde takip tarihinden sonra dava tarihinden önce bilirkişi raporunda belirtilenler dışında tahsilat yapıldığına ilişkin uzman görüşü raporu ibraz etmiştir. Davalının bu beyanı , ödemeye ilişkin olup, borcu sona erdiren bir vakıa olan ve hukuki niteliği itibariyle bir itiraz niteliğinde olan  ödeme itirazının  yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkündür. Bu nedenle istinaf aşamasında ileri sürülen bu hususun ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanısıra  6098 sayılı TBK'nun 100 ve devamı maddelerinde belirtilen mahsuptaki sıra dikkate alınarak  iskonto kredisi yönünden takipten sonra davadan önce yapılan  ödemelerin yukarıda Yargıtay uygulamalarında belirtilen şekilde bilirkişi tarafından hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bu yönlerden  denetime elverişli değildir. Davaya konu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan gayri nakdi kredi  yönünden yapılan değerlendirmede ; bankaların verdikleri çek karneleri nedeniyle her bir çek yaprağı için zorunlu karşılık ödeme riski bulunması nedeniyle çek karnesi verilmesi, gayri nakdi kredi verilmesi niteliğindedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın sunduğu çek statü raporlarına göre 10 adet çek yaprağının karşılıksız işlemine tabi tutulduğu,  4 adet çek yaprağının bankaya ibraz ya da iade edilmediği, toplam 14 adet çek yaprağından doğacak/doğabilecek olası sorumluluk tutarının 22.400 TL olduğu belirtilmiştir. Ancak davacı tarafça takip talebine konu kat ihtarında  22 adet çek depo bedelinin talep edilmesine, dosya kapsamına alınan banka kayıtlarında ise depo bedeline ilişkin 19 adet çek kaydı bulunmasına göre depo bedeli  ve çek sayısı yönünden oluşan farklılığın nedeni konusunda daha önce rapor sunan bilirkişiden taraf ve yargı denetimine elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı  ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın işaret edilen hususlarda yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı ve davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin kaldırma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekili ve davalı ...  vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine  iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e19d9fa7a6dc2b97","SID":"82250806cbb3e1fb"}}