{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/406 <br>KARAR NO: 2024/4282<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2021<br>NUMARASI: 2018/1014 Esas - 2021/705 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 26/07/2016 tarihinde Tahtakale mahallesi, ... Avcılar/İstanbul adresinde davalı İski Genel müdürlüğü ile yüklenici firması ... Ticaret A.Ş tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında müvekkil şirkete ait tesislere hasar verildiği, Müvekkil şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 18.998,00 TL hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiği, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 18.998,00 hasar bedeli, 688,61 TL gecikmiş gün faizi olmak üzere toplam 19.686,61 TL 'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığı ve borçluya ödeme emri gönderildiği, davalı borçlu ... Genel Müdürlüğü ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra 29/12/2016 tarihinde borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu vekili itirazında, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz orana ve ferilerine itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini açıklayarak davalının İstanbul .. İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret A.Ş. Vekili cevabında; Davaya konu uyuşmazlıkta, müvekkili şirketin dava konusu hakkın yükümlüsü, haksız fiili işleyen olmadığından müvekkiline husumet yöneltilmesi mümkün bulunmadığını, müvekkili ile diğer  davalı ... Genel Müdürlüğü arasında “Avrupa 2. Bölge 2014 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu, Yağmursuyu Kanalı Ve Dere Islahı İnşaatı İşine Ait Sözleşme” akdedildiğini, müvekkilinin bu sözleşme gereğince Avrupa 2. Bölge 2014 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu, Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı İşini yaptığını ve dava konusu hasarın/zararın gerçekleştiği iddia olunan mevkide hiçbir çalışması olmadığını, davanın husumet ve zaman aşımı yönünden reddine ve davacı  dava dilekçesinde iddialarını delillendirmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu iddia olunan zararını, zarara müvekkili şirketin sebep olduğunu, zarar/hasar ile müvekkil şirketin gerçekleştirdiği çalışmalar arasında illiyet bağı bulunduğunu, müvekkil şirketin kusurlu ve sorumlu olduğunu ispat edemediğini, davacının gerçek durumu yansıtmayan iddialarının  fahiş olduğunu beyan ile davanın reddine karar verimesi gerektiğini savunmuş ve haksız ve kötü niyetli olduğundan davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevabında; Dava konusu yerde, müvekkili elemanlarınca değil diğer dava dışı müteahhit firma tarafından yapılan kazı çalışması sırada hasar meydana geldiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davanın konusunun haksız fiilden kaynaklanacağını, ancak yasal faiz istenebileceğini beyan ile usul ve esastan müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının davalı idare ve taşeronu şirket tarafından yapılan çalışmalar sırasında, müvekkili tesislerine hasar verildiğinden bahisle, hasar bedelinin tahsili bakımından yapılan icra takibine davalıların itirazının iptalini talep ettiği, davalıların usul ve esas yönünden davanın reddi gerektiğini savundukları görülmüş, dava konusu olaya ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, olay tarihinde mahalde ... Genel Müdürlüğünün  veya yüklenici ...  AŞ nin alt yapı çalışması kazı ruhsatı izni verilip verilmediği araştırılmış, verilen cevabi yazıdan davacının talebine konu tarih ve mahalde davalılara verilmiş bir kazı ve çalışma izni ruhsatı olmadığı tespit edilmiş olmakla, davacının dava konusu mahalde davalı ...'nin taşeronu diğer davalı şirket tarafından kazı ve çalışma yapıldığı ve zararın bu çalışma nedeniyle meydana geldiğini ispatlayamadığından davacının davasını ispatlayamadığı sonucuna varılmakla; Davacının davasının REDDİNE, ...\" karar verilmiştir.  Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kamu hizmetinin aksama sebebini belgelemesi sebebiyle saha personelince ilk elden tutulan hasar tespit tutanaklarının, aksi davalı yanca ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının,  haksız fiil iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı,İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan alanında uzman bilirkişi heyeti raporunun  denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1014 Esas  2021/705  Karar sayılı 05/10/2021 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"737e66a6d3516547","SID":"90c09a49afb268cc"}}