{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1732 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1449<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2023 (Dava) -  03/07/2024 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/288 Esas - 2024/552 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  03/07/2024 tarihli 2023/288 Esas ve 2024/552 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... arasında yapılan anlaşma uyarınca; ... Hizmet Binasının güvenlik hizmetlerinin müvekkili şirketçe yerine getirildiğini, sözleşme dönemi içerisinde; ... tarafından, sözleşme hükümlerine aykırı ve tek taraflı bir şekilde, 26.08.2022 tarihinde atılan mail ile; 29.08.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceğinin bildirildiğini, ... tarafından haksız, hukuka aykırı ve tek taraflı bir şekilde, sözleşme hükümlerine riayet edilmeyerek sözleşmenin sonlandırıldığını,   projeye davalı şirket tarafından özel güvenlik hizmeti verilmeye başlandığını,  söz konusu projede müvekkili şirket bünyesinde hizmet vermiş olan personellerin de derhal işten ayrılmasının sağlanarak, davalı şirket bünyesinde istihdamının sağlandığını ve aynı personellerin, aynı proje ve lokasyonda hizmet vermeye devam ettiğini,  bu durumun haksız rekabete ilişkin mevzuat hükümlerine ve ticari dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ve bu nedenle hukuki sorumluluğun, haksız rekabetten doğan maddi tazminatın tazmini gerektiğini, Söz konusu hukuka aykırılığın giderilmesi için  davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, htarname karşı tarafa 21.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarih itibari ile temerrüt koşullarının oluştuğunu, söz konusu ihtara rağmen de hukuka aykırılık giderilmemiş, davalı yeni işveren şirket; söz konusu işçilerin bu davranışını öğrendikten sonra dahi çalıştırmaya devam ettiğini, tüm bu sebeplerle davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden ve İş Kanunu m. 23 uyarında maddi tazminat taleplerine istinaden şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 21.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline;  yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının; tazminat davasını İş Kanunu'nun 23. maddesine dayanarak açmış olup görevli mahkemelerin iş mahkemeleri olduğunu, işçi ile eski işveren arasındaki sözleşmenin tarafı konumunda olmayan yeni işverenin, birlikte sorumluluğunun ancak haksız veya usulsüz feshe bağlı olarak işçinin sorumluluğunun varlığı halinde ve buna bağlı olarak gündeme  gelebileceğini, yine müvekkili şirket ile davacı arasında ticari bir ilişki veya herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, davacının dava dışı ... bünyesinde istihdam ettiği işçilerin bir bölümünü kendi emek ve çabası neticesinde bulmadığını, istihdam etmemiş hali hazırda ...nın güvenlik hizmetlerini yürüten yüklenici firmaların mevcutta çalışmakta olan personellerini kendi bünyesine alarak istihdam ettirdiğini, işçilerin iradesinin dava dışı ... bünyesinde çalıştığını, dava dışı ... da işçilerin bu taleplerini kabul ettiğini, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde işçiye müdahale edilemeyeceğini, yıllardır aynı işyerinde çalışan işçilerin istifa iradesinin sergilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketin; davacının dilekçesinde iddia ettiği üzere hiçbir işçiyi ayartması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, davacının haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, bu sebeplerle öncelikle mahkemenin görevsizliğine, usule ilişkin itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine,  mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, birebir davacı ile davalı arasında hukuki bir ilişki veya ticari bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, dolayısı ile TTK 4.maddesi kapsamında ticari davadan söz edilemeyeceği, davacının talep dayanağı İş Kanunu 23.maddesi kapsamında olduğu,her ne kadar davacının davalı yanın haksız rekabet teşkil eden eylemi nden bahsetmiş ise de eylemin yalnızca davalının Ticaret odası ile güvenlik hizmet sözleşmesini davacıdan sonra yaptığı şeklinde bir anlatımının bulunduğu bu durumda 6102 sayılı TTK 55.vd maddesinde yer alan haksız rekabet hususu nedeni ile mutlak ticari davadan bahsedilemeyeceği çünkü davanın 4857 sayılı İş Kanununun 23.maddesi gerekçesi ile ihbar tazminatına dayalı ihbar tazminatının alınmasına yönelik açıldığı,  davalı şirketin yeni işveren konumunda bulunması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 23.maddesi kapsamında davalının sorumlu olması nedeni ile davasını ikame ettiği, bu hali ile İş Kanununa dayanak yapılan davalı sorumluluğunun  gerçekleşip gerçekleşmediğine ve bu nedenle ihbar tazminatının hak kazanılıp kazanılmayacağına  ilişkin değerlendirmede  görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu,  Görev kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden...'' gerekçesiyle; ''... Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE....''  şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... arasında yapılan anlaşma uyarınca; ... Hizmet Binasının güvenlik hizmetlerinin müvekkili şirketçe yerine getirildiğini, sözleşme dönemi içerisinde; ... tarafından, sözleşme hükümlerine aykırı ve tek taraflı bir şekilde, 26.08.2022 tarihinde atılan mail ile; 29.08.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceğinin bildirildiğini, yani ... tarafından haksız, hukuka aykırı ve tek taraflı bir şekilde, sözleşme hükümlerine riayet edilmeyerek, sözleşmenin sonlandırıldığını, ...nın hukuka aykırı feshi akabinde; söz konusu projeye davalı şirket tarafından özel güvenlik hizmeti verilmeye başlandığının tespit edildiğini, ayrıca söz konusu projede müvekkili şirket bünyesinde hizmet vermiş olan personellerin de derhal işten ayrılması sağlanarak tabiri caizse ayartılarak; davalı şirket bünyesinde istihdamının sağlandığı ve aynı personellerin, aynı proje ve lokasyonda hizmet vermeye devam ettiğinin tespit edildiğini ve bu durumun haksız rekabet yaratan bir eylem olduğunu, davalı tarafın eylemleri haksız rekabet teşkil ettiğinden Türk Ticaret Kanununa tabi olduğunu, açıklanan nedenlerle, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğu yönündeki kararın bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, sözleşmenin haksız olarak feshi iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, iş mahkemesine  görevsizlik kararı verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İş Kanununun \" Yeni işverenin sorumluluğu\" başlıklı 23. maddesinde\";<br>\"Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girerse sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin sorumluluğu yanında, ayrıca yeni işveren de aşağıdaki hallerde birlikte sorumludur:<br>a) İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa.<br>b) Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa.<br>c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya devam<br>Ederse.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; dava dilekçesinin içeriğine göre davacının İş Kanununun 23. maddesine dayanarak dava açmış olduğu;  davacının, yanında çalışan bir kısım güvenlik görevlilerinin sözleşmeyi haksız feshederek davalı ile çalışmaya başladığını, davalının da bu durumdan haberdar edilmesine rağmen  bahsi geçen güvenlik görevlilerini çalıştırmaya devam ettirmiş olduğunu iddia ederek belirtilen hususu haksız rekabet olarak nitelendirdiği, ancak dava dilekçesinde belirtilen hususlara göre davanın konusu itibarı ile TTK'nın 55. maddesi anlamında haksız rekabetten bahsedilmemiş olduğu anlaşılmakla, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  03/07/2024 tarihli 2023/288 Esas ve 2024/552 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18a76be0211e8847","SID":"a7dbb66b6961a4ae"}}