{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1752 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1450<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/03/2024 (Dava) -   13/06/2024 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/274 Esas (Derdest Dosya) <br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2024 ara karar tarihli 2024/274 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının dava dışı ...ne kayıtlı ... Limited Şirketinin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürleri olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirketin %51 oranında, davalının ise %49 oranında pay sahibi olduğunu, karşılıklı güven ile  2023 yılında 1.000.000,00 Türk Lirası sermaye ile kurulan şirketin Kahramanmaraş ili ... inşaat projelerinde alt taşeronluk sözleşmeleri ile yapım işlerini üstlendiğini,  bölgeyi ve  şirketin iş yaptığı kişi ve şirketleri bilen davalının yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle usulsüz iş ve işlemler yaptığını, şirket alacaklarını mal edinmek kastıyla, dava dışı şirketlerden tahsil etmeye çalıştığını, şirket adına olan boş çek yapraklarını keşide ederek, şirketi zararlandırıcı iş ve işlemlerde bulunma ihtimaline karşı ihtar edilmesine rağmen boş çek yapraklarının iade etmediğini, yönetim yetkisini kötüye kullanan ve bu suretle ortak şirketin zararına sebebiyet veren davalının, şirket yöneticiliğinden azline, yargılama sürecinde yetkisinin devam etmesi halinde şirketin daha fazla zarara uğramasına sebebiyet verilebileceğinden, tedbiren  şirkete kayyım atanmasına veyahutta münferiden olan yetkinin müşterek yetkiye dönüştürülmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin firmanın %49 ortağı ve anılan şirketi münferiden temsille yetkili olduğunu, davacının iddialarının varsayımlardan ibaret olduğunu, anılan şirketin kredi kartı borçları , davacının imzalamış olduğu çek, şirket adına olan araçların kredi taksit ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını, buna karşı davacının anılan şirket hesabından kendi şahsi hesabına çok yüklü miktarlarda para transferi gerçekleştirdiğini, şirketin 1.450.000-TL bedelli çek ödemesinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, davacının hiçbir şekilde şirkete ait borçları ödemediğini, şirket adına kayıtlı diğer 3 aracın kredi taksit ödemesinin zamanında yapılmadığını, SGK ve vergi ödemelerinin de davacı tarafından yapılmadığını, ... Ltd Şti'ne ait yakın zamanda ödemeler mevcut olup davacı hiçbir ödemeyi yapmadığı  gibi müvekkili davalının zararına olarak iş ve işlemler ikame ettiğini, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini ve tedbir kararı talep ettiğini, müvekkili davalının hiçbir şekilde şirket aleyhine işlem yapmadığını belirterek usul ve hukuka aykırı soyut iddialardan ibaret işbu davanın reddine karar verilmesini avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin 24/04/2024 tarihli talep dilekçesi ile davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, aksine davacı yanın, şirket hesabından kendi hesabına para transferi gerçekleştirdiğini ve şirketin zararının olacağı iş ve işlemlerde bulunduğunu, bu hususta davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu tedbir karanının davacı tarafın soyut iddialarına dayalı olduğunu beyanla tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece 27/03/2024 tarihli ara karar ile;  ''...davacı ile davalının, dava dışı ... Limited Şirketinin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürleri olup olmadığı, davalının müdürlük yetkilerini kötüye kullanıp kullanmadığı, bu kapsamda azlini veyahutta yetkilerinin kısıtlanmasını gerektirir haklı sebeplerin olup olmadığı hususu, yargılamayı gerektirmekte ise de, davacı tarafından dava dilekçesine ekli sunulan sicil kayıtları, ihtarname suretleri ile bir kısım e mail yazışma dökümleri içeriğine göre dava dışı şirketi münferiden temsile yetkili olan davalının mevcut yetkileri ile şirketi temsil ve idare etmeye devam etmesi halinde, dava dışı ortak olunan şirketin telafisi imkansız zararlarına sebebiyet verme ihtimali bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafın sunduğu belge suretlerinin haklılığını yaklaşık olarak ispata elverişli olduğu...'' gerekçesiyle; ''...İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... ... sicil numarasıyla kayıtlı dava dışı ... Limited Şirketinin münferiden temsile yetkili müdürleri olan davacı ... ile davalı ...'nın münferiden olan yetki şeklinin, müşterek yetki olarak değiştirilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İş bu kararın davalı vekili tarafından itirazen kaldırılması talep edilmiş olmakla;<br>Mahkemece 13/06/2024 tarihli ara karar ile; ''....taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalının ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürleri oldukları, dava dışı ... Limited Şirketi'ni münferiden temsile yetkili olan davalının, şirket müdürlüğü görevini kötüye kullanıp kullanmadığı, şahsi menfaatleri doğrultusunda şirketi zarara uğratıcı iş ve işlemlerde bulunup bulunmadığı, bu kapsamda şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, müdürlük görevinden azlinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından tedbir kararının itiraz ile verilen tedbir karanının kaldırılması talebinde bulunmuş ise de, davacı tarafından dava dilekçesine ekli sunulan sicil kayıtları, ihtarname suretleri ile bir kısım e mail yazışma dökümleri içeriğine göre dava dışı şirketi münferiden temsile yetkili olan davalının mevcut yetkileri ile şirketi temsil ve idare etmeye devam etmesi halinde, dava dışı ortak olunan şirketin telafisi imkansız zararlarına sebebiyet verme ihtimali bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafın sunduğu belge suretlerinin haklılığını yaklaşık olarak ispata elverişli olduğu, iş bu aşamada tedbir kararını kaldırılmasını gerektirir sebep ve bu sebepleri yaklaşık olarak ispata yarar kanıt sunulmadığından...'' gerekçesiyle; ''...Davalı vekilinin mahkememizin 27/03/2024 tarihli tedbir kararının dair itirazının REDDİNE....''  şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin firmanın %49 ortağı ve anılan şirketi münferiden temsille yetkili olduğunu, davacı yanın iddialarının varsayımlardan ibaret olduğunu, anılan şirketin kredi kartı borçları , davacının imzalamış olduğu çek, şirket adına olan araçların kredi taksit ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını, buna karşı davacının anılan şirket hesabından kendi şahsi hesabına çok yüklü miktarlarda para transferi gerçekleştirdiğini, davacının Karşıyaka 3.Noterliği 14/03/2024 tarih yevmiye nolu 05534 ihtarnamesine İzmir 11. Noterliği 02576 yevmiye nolu ve 22/03/2024 tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davacının Bornova 2. Noterliği 05/03/2024 tarih yevmiye nolu 04626 ihtarnamesine cevap verilmiş olup İzmir 11. Noterliği 02238 yevmiye nolu ve 12/03/2024 tarihli cevabi ihtarname ile cevap verildiğini, şirketin 1.450.000-TL bedelli çek ödemesinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, şirketin kredi kartı borcu  ve ek hesap borcu ve ... Ltd Şti  adına kayıtlı ... plakalı aracın taksit ödemesinin de müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, davacının hiçbir şekilde şirkete ait borçları ödemediğini, şirket adına kayıtlı diğer 3 aracın kredi taksit ödemesinin zamanında yapılmadığını, SGK ve vergi ödemelerinin de davacı tarafından yapılmadığını,  ... Ltd Şti'ne ait yakın zamanda ödemeler mevcut olup davacı hiçbir ödemeyi yapmadığı  gibi müvekkili davalının zararına olarak iş ve işlemler ikame ettiğini, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini ve tedbir kararı talep ettiğini, ancak müvekkili davalının hiçbir şekilde şirket aleyhine işlem yapmadığını, ancak yerel mahkemece 27/03/2024 tarihli ara kararı ile tedbir kararı verildiğini, açılan dava soyut iddialardan ibaret olup tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirterek 13/06/2024 tarihli ara kararı ile tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin reddine dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davalının şirket yöneticiliğinden azli, tedbiren  şirkete kayyım atanması veya münferiden olan yetkinin müşterek yetkiye dönüştürülmesine karar  verilmesi istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılmasına ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, 27/03/2024 tarihli ara karar ile şirket ortaklarının ayrı ayrı münferit temsil yetkisinin müşterek temsil yetkisine çevrilmesine karar verildiği; davalı vekilinin ara karara itirazı üzerine, 13/06/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davalı/karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>6100 sayılı HMK.'nın \"ihtiyati tedbirin şartları\"na ilişkin 389/2. maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br> Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" hükmü bulunmaktadır.<br>Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; mevcut dosya kapsamı, delil durumu ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları nazara alındığında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, yaklaşık ispatın bu aşamada gerçekleş olmasına göre davalı/karşı taraf vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı/karşı taraf vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı/karşı taraf vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarihli ve 2024/274 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının   ve 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalı/karşı taraf tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9125996add0f734e","SID":"2d6de2da8abfa64e"}}