{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/803 - 2024/1365<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/803 <br>KARAR NO\t: 2024/1365<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/493 Esas - 2023/310 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Sigorta Şirketi'ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün 22.09.2020 tarihinde, arıza yapmış olmasından dolayı yolun kenarında durmuş olan ... plakalı araca, aracı tamir etmekte olan ... ve aracın yanında bulunan yaya-yolcu konumundaki davacı ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davalı sigorta tarafından bir miktar dava öncesi (16/06/2021 ve 17/06/2021 tarihlerinde) ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, belirsiz alacak olarak davalıdan sürekli ve geçici işgöremezlik ile bakıcı gideri olarak 10.000 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 141.403,97-TL sürekli işgöremezlik, 15.301,47-TL geçici işgöremezlik, 2.943,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 159.648,44 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 16.06.2021 tarihinde 74.065,95 TL ve 4.649,70 TL ödemenin yapıldığını, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, dava konusu kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiği, soruşturma dosyası kapsamında alınan 18/06/2021 tarihli kusur raporunda, davalı araç sürücünün tali, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ve davacının tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece alınan her iki kusur raporunda kazanın oluşuna davacının bir etkisi olmamakla birlikte, davacının müterafik kusurunun bulunduğunun belirtildiği, 27/11/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi tarafından 16/06/2021 tarihinde yapılan 74.065,95 TL ödemenin ödeme tarihi verilerine göre güncel bedelinin 98.548,07 TL olduğunun hesaplandığı, dava konusu kazada davacının %20 oranında müterafık kusurunun bulunduğu ve ödeme tarihine göre eksik ödenen bedelin 4.772,50 olduğu, aradaki farkın fahiş olmadığı, Yargıtay içtihatlarına göre ödenen bedel ile eksik ödenen bedel arasında fahiş fark bulunmaması durumunda ibranın söz konusu olacağı ve sigorta şirketi tarafından yeterli ödemenin yapıldığı gerekçesiyle, “Davanın Reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; kazada kusurunun bulunmadığını, ödemenin yetersiz olduğunu, kaldı ki ödeme tarihinde aradaki fark olan 4.772,50 TL’nin iki asgari ücrete denk geldiğini, bunun fahiş bir fark oluşturduğunu, kaldı ki davacıya müterafik kusur verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakiye maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 22/09/2020 tarihinde, davacının da içinde bulunduğu aracın arızalanması nedeniyle yol kenarına park edip tamiri sırasında davacının da yaya olarak yol kenarında bulunduğu esnada, davalıya ZMMS ile sigortalı aracın davacıya ve arızalı araca çarptığı, olay nedeniyle davacının kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre %8 malul kalacak, 6 ayda iyileşebilecek ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, davacının kazanın oluşumunda her hangi bir kusuru bulunmamakla birlikte, trafikte arızalanan araçla ilgili trafik güvenliğini tehlikeye düşürmemek için gerekli ve yeterli düzeyde tedbirin alınması gerekirken, kendi menfaati icabı zarara uğramamak için kaçınacağı ve kaçınması gereken davranışlar yerine hiçbir tedbir alınmamasına dikkat etmeden aracı tamir ederken kendisinin yaralanması olayında tali oranda müterafik kusurlu olduğu anlaşılmıştır. <br>\tYerleşik Yargıtay uygulamalarında; davadan önce yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmekte, davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, ödemenin yeterli bulunması halinde davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu, bakiye tazminat alacağı olduğu anlaşılırsa, KTK’nın 111. maddesi kapsamında ödenen miktar ile ödenmesi gereken miktar arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ve fahiş fark bulunduğunun anlaşılması durumunda bu kez rapor tarihindeki veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması, hesaplanan tazminattan davalı tarafça yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye tazminatın bulunması gerekmektedir.<br>\tSomut olayda; hükme esas alınan aktüer raporundaki hesap yönteminin yerleşik içtihatlara uygun olduğu, davalı sigorta tarafından davadan önce 16/06/2021 tarihinde 74.065,95TL ödeme yapılması nedeniyle ödeme tarihi itibarıyla davacının zararının hesaplandığı, davacının %20 müterafik kusuru da nazara alındığında, ödeme tarihinde davacıya 4.772,50TL eksik ödeme yapıldığı hesaplanmışsa da, aynı hasar dosyası kapsamında davacıya 17/06/2021 tarihinde 4.649,70TL daha ödeme yapıldığı, bu ödemenin dava dilekçesindeki ifadelerden de anlaşıldığı üzere davacının kabulünde olduğu, bu durumda davacının ödeme tarihi itibarıyla tüm zararının karşılandığı, fahiş fark bulunmadığı, yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı bu doğrultuda ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70  TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e1a931d88c11eb6","SID":"cdef439bf8e5d0ff"}}