{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/1675 <br>KARAR NO\t: 2024/1931<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/09/2024<br>NUMARASI\t: 2024/423  Esas - 2024/410 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>TALEP\t: Merci Tayini<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında ..., ... ve ...plakalı araçlar için çalışma anlaşması yapılıdğını, davalının bu araçlar ile müvekkilden hizmet sağladığını ve bunun karşılığında ücret ödediği, sözleşme imzalanırken davalı tarafın sözleşme bedelini 1.200,00 TL olarak belirlediğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan anlaşma gereğince araç için 14.000,00 TL, çalışma yapılan 26 gün için günlük 175,00 TL'den 4.550,00 TL+ KDV anlaşma sağlandığını, davalı tarafından müvekkiline yapılan ödemelerin ekte sunulduğu, fakat sözleşmenin haksız olarak fesih edildiğini beyan ederek şimdilik 1.000,00-TL tazminatın davalı taraftan alınarak kendilerine ödenmesine, ayrıca davalının taşınır ve taşınmaz malları üzerine teminatsız şayet kabul görmez ise uygun görülecek teminatla ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMELERİNİN KARARLARININ ÖZETİ:<br>Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 02.07.2024 tarih, 2023/... Esas ve 2024/... Karar sayılı kararı ile;\"Dava;  sözleşmeden kaynaklanan alacak ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. <br>Somut olayda sözleşme konusu olan araçların kamyon cinsinde olduğu , kullanım amacının ticari olduğu dolayısıyla işin de ticari nitelikte olduğu sabittir. (aynı yönde  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 14/07/2023 tarih, 2023/1707 Esas, 2023/2230 Karar sayılı ilamı)<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın sözleşmeden kaynaklanan alacak ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, sözleşme konusu olan araçların kamyon cinsinde olduğu , kullanım amacının ticari olduğu dolayısıyla işin de ticari nitelikte olduğu, bu halde  dava \"ticari dava\" niteliğinde olduğundan ve Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görüleceğinden mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 fıkraları uyarınca GÖREV dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2- Karar kesinleştiğinde taraflardan birinin 6100 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli ve yetkili Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,\" şeklinde karar verilmiş ve verilen karar 27.09.2024 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 30.09.2024 tarih, 2024/423 Esas ve 2024/410 Karar sayılı kararı ile; \"Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki dava, bir aracın sürücüsü ile birlikte hizmet vermesine ilişkin hizmet sözleşmesi olduğundan, davanın mutlak ticari dava ve yukarıda belirtilen üçüncü grup ticari davalardan olmadığı açıktır. Bu davanın nispi ticari dava olması için ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Davacının tacir olup olmadığı hususunda ticaret odasına yazılan müzekkere cevabında davalının ticaret odası kaydının  bulunmadığı belirtilmiştir. Esnaf odasına yazılan müzekkere cevabında davacının <br>esnaf odasına kayıtlı olmadığının bildirildiği, yine Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan müzekkere cevabında da davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu belirtilmiştir. Davacının vergi kayıtları ve esnaf odası ile ticaret odası kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının tacir olmadığı sabittir. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık nispi ticari dava olarak da değerlendirilemez. Eldeki dosya ile benzer doğrultuda olan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2019/4302 Esas 2019/5615 Karar 08/10/2019 karar sayılı ilamı doğrultusunda, davacının davasının görev nedeniyle usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyada görevli mahkemenin Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi  olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  (bknz. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi'nin 2024/717 Esas 2024/1284 Karar sayılı ilamı)<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine,  görevli mahkemenin Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, <br>2-Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile karşılıklı görevsizlik kararı verildiği anlaşıldığından, Mahkememiz kararının kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde görevli  mahkemenin tayini için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,\" şeklinde karar verilmiş ve verilen 22.10.2024 tarihinde kesinleşmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Her iki mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararları ile çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosya HMK 21. maddesi uyarınca re'sen merci tayini için Dairemize gönderilmiştir.  <br>Bilindiği üzere yargı yeri belirlenmesine ilişkin hükümler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 21 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın \"Yargı yeri belirlenmesini gerektiren haller\" başlıklı 21/1-c bendi uyarınca \"Kesin yetki hallerinde her iki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse\" yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulması gerekmekte olup, aynı Kanunun \"İnceleme yeri\" başlıklı 22/2. maddesine göre \"İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.\"<br>Dava, sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat isteklerine ilişkindir.<br>HMK'nın 2. maddesinde  asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup, bu hükme göre \"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.\" Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında istisna öngörülerek \"Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.\" ifadesine yer verilmiştir.<br>Taraflar arasında akdedilen 16.07.2018 ve 18.10.2019 tarihli sözleşmelerin konusu, davacıya ait olan  kamyonların  davalı için  taşıma yapmak üzere kiralanması işi olup, sözleşmenin 8. maddesinde, sürücü olarak çalışacak kişinin SGK ve İş Güvenliği sorumluluğunun ruhsat sahibi tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Buna göre, sözleşme sürücüsüz araç kiralama hizmeti sözleşmesi olduğu, davacının tacir olduğunun dosya içeriğinden anlaşılamadığı, kamyonun şoförünün davacı yanca temin edileceği, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmayıp uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. ( Yargıtay 3. HD  2017/6402 Esas – 2019/2883 Karar sayılı ilamı) görülmektedir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sürücüsüz araç kiralama işine ilişkin hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>KARAR:  gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362-(1)/c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e297dae957fc7ab","SID":"72cf242f60a4f88e"}}