{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1883 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1599<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/04/2024 (Dava) - 13/06/2024 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/304 Esas - 2024/343 Karar<br>DAVA             \t: Şirketin İhyası<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/11/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/304 Esas-2024/343 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Ticaret - ..., ... Şirketi hakkında 01/02/2019 tarihinde İzmir 11. İş Mahkemesi'nin 2019/82 Esas sayılı dosyasında alacak davası açtığını, yargılama sırasında davalı şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle 07/03/2024 tarihli duruşmada  müvekkiline, şirketin ihyası konusunda dava açılması için süre verildiğini, tasfiye işlemlerinin davalı tasfiye memuru tarafından yapıldığını, iş mahkemesindeki dava ile ilgili ek tasfiyeye ihtiyaç bulunması nedeniyle davalı şirketin ihyasının gerektiğini bildirdiğini belirterek, ... Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin 27.12.2016 tarihinde tescil edildiğini, 05/04/2019 tarihli olağan genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 19/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 24/12/2019 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu bulunduğunu, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyetinin bulunmadığını beyanla, müdürlüğün yasal hasım olması ve  davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tasfiye memuru tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı tasfiye memuru vekili duruşmadaki beyanı ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"....Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile  İzmir  11. İş Mahkemesinin 2019/82 esas sayılı dosyasında, davanın taraf teşkili sağlanarak görülebilmesi için terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla; davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın İzmir  11. İş Mahkemesinin 2019/82 esas sayılı dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın, yalnız görülen dava konusu ile sınırlı tutulmasına, terkinden önceki tasfiye memuru davalı ...'in davaya konu ek tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere ek tasfiye memuru olarak atanmasına, ...'nın terkinden önceki tasfiye memuru olmasına bağlı olarak ücret verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'nün yasal hasım olup yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı, her ne kadar derdest dava var iken tasfiye işlemlerini yapıp sonlandırması nedeniyle davalı tasfiye memurunun dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu bulunmasına rağmen davacı tarafça dava dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmadığı dikkate alınarak, davacı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmeksizin yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına gerekçesiyle davanın kabulü ile; İzmir ...'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonunda sicil kaydı kapatılan Tasfiye Halinde ... Şirketinin, İzmir 11. İş Mahkemesi'nin 2019/82 Esas sayılı dosyasında davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı amacına yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına, Tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin terkinden önceki tasfiye memuru davalı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına....\"  şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; \"....Mahkemenin şirketin ihyası yönünden vermiş olduğu kararın yerinde olduğunu, ancak düzenlenen gerekçeli karar ayrıntılı olarak incelendiğinde, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediği gibi yargılama giderlerinin de müvekkili üzerine bırakıldığını, verilen kararın düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunulmuşlar ise de mahkemece hatalı uygulamanın ancak karara ilişkin yasal yollara başvurmakla yani kararın istinaf edilmesi yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğundan bahisle taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle mahkemenin gerekçeli kararının 5 nolu kararında yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması kararı ile tavzih talebinin reddi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, 1957/4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre; mahkeme davada haksız çıkan tarafı kendiliğinden yargılama harç ve giderlerini ödemeye mahkum eder; bunun için haklı çıkan tarafın bir talepte bulunmasına gerek olmadığını, avukatlık ücretinin de bir yargılama gideri olduğunu ve mahkemece resen hüküm altına alınacağını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2002/13908 Esas-2003/796 Karar sayılı kararında Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıfta bulunulduğunu, talep edilmese dahi yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine karar verildiğini, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesinde talep şartı aranmayacağını ve mahkemece re'sen hüküm altına alınması gerektiğini, mahkemenin yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılması yönündeki kararının düzeltilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı lehine hüküm kurulmasını talep ettiklerini....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; \"....Davacının dava şartı olarak hukuki yararı bulunmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında dava şartı olarak gösterilen hususlardan bir tanesinin hukuki yarar olduğunu, hukuki yarar, davacı tarafın hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yararının olması olduğunu, aksi halde hukuki yararın yokluğunun söz konusu olacağını, hukuki yarar, davanın açıldığı tarihte olması gereken bir dava şartı olup daha sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığını, bu kapsamda davacı tarafın dava açarken hukuki yararı bulunmadığını, dolayısıyla davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davanın açıldığı tarih dikkate alındığında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, aksi kabul halinde hukuki güvenlik ilkesinin ihlali mahiyetinde olacağını, bu kapsamda kararın kaldırılması gerektiğini, davacı tarafça Ticaret Sicil Gazetesi çağrılarında alacak kaydı yapılmadığını, ilana rağmen başvuru yapılmadığını, mahkeme nezdinde dava konusu edilen şirketin 30/12/2019 tarihli ilan ile tasfiye olduğunu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 30.04.2019 tarih ve 9819 sayısında 1. Çağrı, 08.05.2019 tarih ve 9824 sayısında 2. Çağrı, 16.05.2019 tarih ve 9830 sayısında 3. Çağrı yapıldığını ve alacaklılara alacaklarını bildirmesi için çağrıda bulunulduğunu, ilan akabinde müvekkilinin tasfiye memuru olduğu şirket hakkında herhangi bir alacak kaydı yapılmadığını, dolayısıyla akabinde de 30.12.2019 tarih ve 9983 sayılı gazete ile de şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin tescil ve ilan edildiğini, sicil kayıtları aleni olduğundan işbu kayıtlardan davacının haberinin olmadığının ileri sürülemeyeceğini, bu noktada davacı tarafın dava açma yoluna gitmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususu müvekkiline bir kusur olarak yüklemeye çalışan davacı tarafın beyanlarının kabul edilemez olduğunu, bu durum davacı tarafça daha önce bilinmesine ve şirket yönünden davadan feragat edilmesine karşın işbu davanın açılmasının kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkilinin, yasal prosedüre uygun olarak şirketin terkinini gerçekleştirdiğini, aksi yönde beyanların kabulünün mümkün olmadığını, bu kapsamda davanın reddi kararı verilmesi gerekirken davanın kabulü kararı verilmesinin açıkça kararın kaldırılması gerektiğini ortaya koyduğunu, davacının bir ilam elde etmeksizin işbu davayı açtığını, dolayısıyla hukuki yararlarının yokluğunun da açık olduğunu, bu yönüyle davacının bir hukuki temeli olmadan açtıkları işbu davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesi içeriğinde talebinin TTK’nın 547.maddesi kapsamında ek tasfiye olduğunu, ancak somut olayda aranan koşulların bulunmadığını, diğer bir ifade ile ek tasfiye için zorunlu bir hal söz konusu olmadığını, dava açıldığı sırada şirketin tasfiyeye girdiğini, dolayısıyla davacı taraf bu durumdan haberdar olup ek tasfiye için herhangi bir zorunluluk bulunmadığını, bu hükme rağmen mahkemece yanlış nitelendirme yapılarak davanın kabulü kararı verildiğini....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; TTK'nun 547. maddesi kapsamında tasfiye sonunda ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi aleyhinde İzmir  11. İş Mahkemesinin 2019/82 esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava nedeniyle ve bu dava ile sınırlı olarak ihyası istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br> Davaya konu İzmir ...nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonunda sicil kaydı kapatılan Tasfiye Halinde ... Şirketinin, TTK'nun 547. maddesi kapsamında yapılan tasfiye sonucunda ...nce sicil kaydı 24/12/2019 tarihinde terkin edilmiştir.  <br>İzmir  11. İş Mahkemesinin 2019/82 esas sayılı  dosyasında, davacının, terkin edilen şirket aleyhinde 01/02/2019 tarihinde açtığı davanın derdest olduğu, 07/03/2024 tarihli duruşma ara kararı uyarınca davacıya, davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği görülmüştür. <br>1-Davalı ... vekilinin istinaf  başvuru sebeplerinin incelenmesinde;<br>Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. <br>6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.<br>Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, İzmir  11. İş Mahkemesinin 2019/82 esas sayılı dosyası derdest iken terkin işleminin yaptırılmış olmasına, dolayısıyla davacının ihya talep etmekte hukuki yararının bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı/tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin incelenmesinde;<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusu yargılama giderleri ile vekalet ücretine yöneliktir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) \"Yargılama giderlerine hükmedilmesi\" kenar başlıklı 332 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:<br>\"Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir.<br>29.05.1957 tarihli ve 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında \"... hukuk davalarında hasma tahmili gereken ve muhakeme masraflarından madut bulunan vekalet ücretine diğer muhakeme masrafları gibi mutlak surette talep olunmaksızın re'sen hükmedilmesi icap ettiğine...\" denilmek suretiyle yargılama masrafı ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde talep şartının aranmadığı, söz konusu yargılama giderlerinin mahkemece resen hüküm atına alınması gerektiği belirtilmiştir.<br>6100 sayılı HMK' nın 326/1 maddesine göre ise; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.<br>Buna göre; dava dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmemiş olmasının, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmediği, ayrıca davalı tasfiye memuru aleyhine hüküm kurulduğuna göre HMK' nın 326/1 maddesi uyarınca istinaf eden davalı ...' ın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1.maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 353/1-b-1.maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/304 Esas-2024/343 Karar sayılı dosyasından verilen 13/06/2024 tarihli kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Davanın KABULÜ İLE; İzmir ...'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonunda sicil kaydı kapatılan Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin, İzmir 11. İş Mahkemesi'nin 2019/82 Esas sayılı dosyasında davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı amacına yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına,<br>b-Tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin terkinden önceki tasfiye memuru davalı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, <br>c-Terkinden önceki tasfiye memuru olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına,<br>d-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına,<br>e-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>f-Davacı tarafından karşılanan 72,00 TL tebligat-posta gideri, 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 927,20 TL yargılama giderinin davalı ...' tan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den tahsili ile davacıya verilmesine, <br>h-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,\"<br>  ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı ...'den peşin alındığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına,<br>b-Davacı tarafından karşılanan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, <br>4-a-Davalı ... tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>b-Davacı tarafından karşılanan 90,00 TL tebligat masrafı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 1.259,40 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...' den tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  06/11/2024<br><br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08fdf9d7fbcc35e2","SID":"69cb3bd0f6b3fd4f"}}