{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1079 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1535<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/04/2018 (Dava) - 14/04/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/110 Esas - 2021/63 Karar<br><br>Asıl dava dosyası;<br>DAVA\t\t: Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü<br>DAVA TARİHİ\t\t: 04/04/2018<br>             <br>Birleşen 2017/154 Esas- 2018/90 karar sayılı dava dosyası; <br>DAVA\t\t: Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü, Maddi- Manevi Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2018/110 Esas - 2021/63 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı 2012/06656 nolu 07/06/2012 tarihli su kesme aparatı adlı faydalı modelin yenilik taşımadığını, daha önce kaydedilen 2008/09715 ve 2002/01548 sayılı faydalı modellerin yeniliği bozduğunu ileri sürerek, terkin kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tBirleşen 2017/154 Esas- 2018/90 karar sayılı dosyası davacısı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  2012/06656 nolu faydalı modelin sahibi olduğunu, bu belge ile birçok belediye, su ve kanalizasyon idaresine ve enerji şirketlerine vana kapama aparatı ürettiğini, davalı firmanın müvekkilinden 2014 yılında satın aldığı 1.000 adet numune ürünü birebir kasten ve kötü niyetli taklit edilerek, 2015 Mart ayından bu yana ihlal edilerek ürettiğini, satışa konu ettiğini, müvekkilinin ürününü birebir kopyalayarak 2016/01528 nolu faydalı model belgesini aldığını ileri sürerek, yenilik unsuru taşımayan davalı adına kayıtlı 2016/01528 nolu faydalı modelin hükümsüzlüğünü, kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkilinin 2012/06656 nolu faydalı model hakkına tecavüz ederek 2014-2016 yılları arasında müvekkilinin ürünlerini birebir benzerini üretip, ticarete konu etmesi nedeniyle, faydalı modelin ihlal edildiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte belirsiz alacak niteliğinde olan şimdilik 20.000 TL maddi, 20.000 TL manevi zararın tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tAsıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı ...'un adına kayıtlı belgenin hükümsüzlüğü ve eylemlerinin hukuka ayrılığı nedeniyle önlenmesi için 2017/154 esas sayılı dosya ile dava açtıklarını, bu dosyada teknik inceleme yapıldığını, ancak hesaba itirazları bulunduğunu, müvekkilleri adına kayıtlı faydalı modelin hükümsüzlük isteminin kötü niyetli olduğunu, açtıkları dava nedeniyle bu davayı yönelttiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen 2017/154 Esas- 2018/90 karar sayılı dosyasında davalı yana usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, ancak savunma ve delil sunmamıştır. Bu bakımdan münkir kabul edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...asıl dosya davalısına ait 2012/06656 nolu faydalı modelin 1 nolu isteminin yenilik özelliğinin bulunmadığı, tescil şartlarını taşımadığı, aynı faydalı modele ilişkin 2 ve 3 nolu istemlerin yenilik ve sanayiye uygulanabirlik şartlarını taşıdığı, 1 nolu istem olmadan da ayakta kalabileceği anlaşılmıştır. Yine birleşen dosya davalısına ait  2016/01528 nolu faydalı modelin yenilik özelliği bulunmadığı, tescil şartlarına haiz olmadığı anlaşılmıştır. Yine birleşen dosya kapsamında birleşen dosya davalısı ...'nın su kesme aparatı üretim ve satış eylemlerinin birleşen dosya davacısının  2012/06656 nolu faydalı modeline tecavüz oluşturur mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dosya davacısı birleşen dosya kapsamında 22/03/2018 tarihinde davasını ıslah dilekçesi vererek taleplerini 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat talep etmiş ve taleplerini belirli hale getirmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirttiği üzere birleşen dosya davacının yoksun kaldığı karın 107.736,85 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalmak suretiyle birleşen dosya davacısı lehine 20.000 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. SMK'nın 149/1-ç maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkı sahibi, tecavüzün tespit, önlenmesi ve maddi tazminat yanında manevi tazminat da talep edebilmektedir...\" gerekçesiyle ASIL DOSYA KAPSAMINDA DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜYLE, Davalıya ait 2012/06656 nolu faydalı modelin 1 nolu isteminin hükümsüzlüğü ile sicilden terkine, 2 ve 3 nolu istemlere yönelik hükümsüzlük talebinin reddine, sicildeki tescilin devamına, <br>BİRLEŞEN DOSYA KAPSAMINDA DAVACININ DAVASININ KABULÜYLE, Davalıya ait 2016/01528 nolu faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkine, Davalının, davacının faydalı model hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine ve men’ine, Davalının tecavüz teşkil eden ürünler ile bunların üretiminde kullanılan münhasıran cihaz ve makine ve kalıplarına tecavüze konu ürünlerin dışındaki ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların masrafları davalıya ait olmak üzere şekillerinin değiştirilmesi mümkün ise değiştirilmesine, mümkün değil ise SMK hakkına tecavüz kaçınılmazsa imhasına, Hükmün karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine, 20.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile ıslah taleplerinin reddine karar verildiğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edildiğini, ancak maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne dair somut dayanak ve gerekçenin hükümde açıklanmadığını, maddi tazminat yönünden alınan kök rapor ve ek rapora ilişkin ayrıntılı ve dayanakları belirtilen itirazlarının nazara alınmadığını, davacının, davasını ispat ile mükellef olduğunu, dosya içerisinde bilirkişi tarafından yapılan soyut ve afaki değerlendirmeler dışında somut ve objektif herhangi bir ispat vasıtası bulunmadığını, somut dayanaktan yoksun afaki bir satış miktarı belirlenmesine muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> Asıl dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü; birleşen dava ise faydalı modelin hükümsüzlüğü ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne  karar verilmiş olup, hüküm asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  yargılama sırasında alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarına somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, asıl davada dava konusu edilen 2012/06656 nolu faydalı modelin 1 nolu isteminin yeni olmadığı ancak 2 ve 3 nolu istemlerin yeni olduğu, 1 nolu istemin hükümsüzlüğünün 2 ve 3 nolu istemleri hükümsüzlüğüne yol açmayacağı, birleşen davada hükümsüzlüğü istenen 2016/01528 nolu faydalı modelin ise 2012/06656 nolu faydalı model karşısında yenilik özelliğinin bulunmadığı, son olarak birleşen davada davacının uğradığı maddi zarar dosyada alınan musahip bilirkişi asıl ve ek raporları uyarınca net olarak tespit edilememiş olsa da, birleşen dava davacısının talep ettiği 20.000,00 TL maddi tazminata dosya kapsamına göre her halukarda hak kazandığı anlaşılmakla bu aşamada maddi tazminat yönünden kararın kaldırılmasına gerek olmadığı, manevi tazminatın ise hak ve nesafet uyarınca yerinde bir miktar olarak tespit edildiği anlaşıldığından, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/110 Esas - 2021/63 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; Asıl dava dosyası yönünden; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının asıl dava davacısı ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.' den tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>Birleşen dava dosyası yönünden; alınması gerekli 2.732,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davalısı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  31/10/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56dd538560dfb143","SID":"ad26693255f34610"}}