{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1915 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1592<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/10/2024 (Talep) - 10/10/2024 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/231 D.İş Esas - 2024/231 D.İş Karar<br>TALEP             \t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/11/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/231 D.İş Esas-2024/231 D.İş Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP:<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 23/09/2024 karar tarihli 2024.E.166197  Esas, K-2024/475486 Karar Nolu  ilamı gereğince davalının müvekkiline 7.000,00 TL değer kaybı tazminat bedeli, 7.000,00 TL ilam vekalet ücreti, 1.880,49 TL yargılama gideri olmak üzere toplamda 15.880,49 TL borcu bulunduğunu, ilamın kesin nitelikte olduğunu belirterek borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine, masraf ve vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"....söz konusu kararın maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkin olduğu, İİK'nun 257/1maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz isteminde bulunması olanaklı ise de, muaccel alacaklar yönünden  sadece  alacağın rehinle temin edilip edilmediğinin mahkemece incelenmesinin geçici hukuki koruma yöntemlerinden biri olan ihtiyati haciz müessesenin düzenleniş amacı ile  bağdaşmayacağı, uyuşmazlığa konu alacak miktarı ile alacağın dayanağının ilam niteliğinde belge olması ve aleyhinde ihtiyati haciz talep olunan sigorta şirketinin belirli sermaye büyüklüğüne sahip ve ilgili idarelerce denetlenen kişi/kuruluş olduğu dikkate alındığında ihtiyati haciz talep edenin ihtiyati haciz isteminde  bulunmasında hukuki yarar bulunmadığı, söz konusu ilamın cebri icra ile takibe konu edilmesinde herhangi bir engel bulunmadığı, ilamlı icradan kaynaklanan borçlu haklarının  ihtiyati haciz ile bertaraf edilmesinin dürüstlük ilkesine uygun olmayacağı ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceği....\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>MAHKEMENİN \"İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİ\" EK KARARI;<br> Mahkemece \"....Mahkememizin 2024/231 D.İş sayılı 03/10/2024 tarihli kararın; karar tarihi itibariyle istinaf sınırının altında kaldığından; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN VEKİLİ TARAFINDAN; \"....HMK’nın 341/1-b maddesinde ihtiyati haciz talebinin reddi kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceğinin açıkça yazıldığını, madde fıkralarının devamında parasal sınıra tabi olan işlerden bahsedilmiş ve parasal sınıra tabi olan işlerin dava olduğunun kanun lafzında belirtildiğini, ihtiyati haczin geçici hukuki koruma olduğunu, yine İİK’nın 265.maddesinde ihtiyati haciz kararına borçlu tarafın kararı veren mahkeme nezdinde itiraz edebileceği ve itirazının kararı veren mahkeme tarafından reddi halinde istinaf kanun yoluna başvurabileceğinin yazılı olduğunu, mahkemenin 10/10/2024 tarihli istinaf başvurusunun reddi kararına itiraz ettiklerini, 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 257. Maddesinde İhtiyati haczin şartlarının belirtildiğini, anılan karara göre karşı taraf her hangi bir ödemede bulunmayınca; alacağın da rehinle temin edilmemiş olduğundan usule yasaya uygun olarak başvuru yapıldığını, ihtiyati hacze başvurulmasında hukuki yarar tam olduğunu, bu hususlara rağmen mahkemece ihtiyati haczin reddine karar verilmesine dayanak olarak; dürüstlük kuralı, hakkın kötüye kullanılması yasağı, sigorta şirketlerinin maddi anlamda güçlü olması ve borçlu kalmayacağı, hukuki yarar yokluğu ileri sürülse de işbu kararın açıkça usule, yasaya ve yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, mahkemenin ihtiyati haczin reddine ilişkin değerlendirme ve gerekçesinin hatalı olduğunu, alacağın trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen maddi hasar ve değer kaybı alacağı olduğundan haksız fiilden kaynaklı olup likit ve haksız fiil tarihi itibariyle vadesi gelmiş alacak olduğunu, ilamdaki alacak için kanunda büyük küçük şirket ayrımı söz konusu olmadığı gibi, kararı veren mahkeme kararında belirtildiği gibi, ilamlı icra yapabilirdin - senin sigorta şirketinde hakkın kalmaz... şeklinde gerekçenin usule yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati hacze dayanak ilama göre vadesi gelmiş, geçmiş bir alacak söz konusu olduğunu, vadesi gelmemiş alacakmış gibi karşı tarafın büyük şirket olduğu ileri sürülerek mal kaçırma ihtimalinin değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin hukuk kuralı yaratarak karşı tarafın şirket olduğunu da gerekçeye konu ettiğini,  2004 sayılı İİK’da ihtiyati hacze düzenlemelerin hiçbir bölümünde aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin maddi ekonomik gücü ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını, kanun koyucunun madde metninde ihtiyati haciz için gerekli şartları açıkça belirttiğini, bunun dışında ihtiyati hacze konu meblağın büyüklük küçüklüğüyle; ya da aleyhine ihtiyati hacze başvurulan şirketin büyüklük küçüklüğüyle ilgili bir şart getirilmediğini, kanun maddesinde sınırlama getirilmemiş bir durumu lafzi yorum ile bile belirlenemeyecek bir hususu yorum yaparak şart koşmanın mahkemenin takdir sınırları içerisinde olmadığını, görüleceği üzere büyük – küçük şirket ayrımı yapılamayacağını, küçük şirketler aleyhine alınan ihtiyati haciz kararları hukuka uygunken; büyük şirketler aleyhine alınan ihtiyati haciz kararlarının hukuka uygun olup olmadığına karar vermenin de yine mahkemenin takdir sınırları içerisinde olmadığını, bir tarafta borcunu ödemeyen büyük ekonomik gücü hayli yerinde olan şirket diğer tarafta alacağı enflasyona yenik düşüp eriyen kaza mağduru bulunduğunu....\"beyanla, mahkemenin istinaf başvurunun reddi ek kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; 03/10/2024 tarihli 2024/231 D.İş Esas-2024/231 Karar sayılı karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, ihtiyati haciz talep eden vekilinin 09/10/2024 tarihli istinaf başvurusu üzerine, mahkemenin 10/10/2024 tarihli ek kararı ile istinaf başvurunun reddine karar verilmiş, ek karar ihtiyati haciz talep eden/davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. <br>Yeniden değerleme sonucunda 2024 yılı için kesinlik sınırı 28.250,00 TL olmuştur.  <br> İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.<br>Bu yasal düzenlemelere göre istinaf incelemesine konu edilen alacak tutarının 15.880,49 TL olduğu anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; mahkemece miktar itibariyle kesinlik nedeniyle ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurunun reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden vekilinin 10/10/2024 tarihli ek karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/231 D.İş Esas-2024/231 D.İş Karar sayılı dosyasından verilen 10/10/2024 tarihli ek karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, <br>3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f228523f6ce99f70","SID":"e32ead3995d31b2e"}}