{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/733 <br>KARAR NO:2024/1904<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/12/2021<br>NUMARASI:2018/788 E. - 2021/1368 K.<br>DAVANIN KONUSU:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin, davalı ...'ın maliki olduğu taşınmazı 01.03.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 5 yıllığına kiraladığını, taşınmaza verilebilecek zararları karşılamak üzere depozito bedeli olarak 15.000,00 USD meblağlı teminat senedinin davalı ...'nin zaman zaman yurt dışında olması nedeniyle muhasebecisi olan ...'na dava konusu keşide ve ödeme tarihi boş bırakılacak şekilde imza karşılığında teslim edildiğini, davacı şirketin 2013 yılı eylül ayında taşınmazı tahliye ettiğini ancak depozito olarak verilen teminat senedini iade alamadığını, davalı ...'nin bahse konu teminat senedini diğer davalı ...'a cirolayıp verdiğini, teminat senedinin ... sayılı dosyasında davacı şirket aleyhine takibe konu yapıldığını, teminat senedi ciro edilerek üçüncü kişiye verilmek suretiyle takibe konulduğundan, davacı şirketin dosya borcu olan 60.519,54 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, ancak dava konusu bononun borç senedi olmadığını, kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, teminat senedinin ciro edilmesi ve davalı ... tarafından takibe konulmasının hukuken mümkün olmadığını, kira sözleşmesinin teminatı olarak verilen bononun meblağ ve lehtar kısımlarının dolu olarak, diğer kısımlarının boş olarak imzalanıp verildiğini, boş kalan kısımların davacı şirketin rızası hilafına sonradan doldurulduğunu belirterek, davaya konu yapılan bononun borç değil, teminat bonosu olduğuna, davacı şirketin davalılara borcu olmadığının tespitine, ... sayılı dosyasında takibe konu söz konusu bonodan dolayı cebri icra tehiditi altında ödenen 60.519,54 TL'nin 11.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kambiyo senedini ciro ile alan, yetkili hamil sıfatını taşıyan iyi niyetli 3. Şahıs durumunda olduğunu, davaya konu yapılan bonoda teminat senedi olduğuna dair bir ibare olmadığını belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacınınn davasının REDDİNE\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -... Sayılı dosyasında takibe konan bono bir borç senedi değil müvekkili şirketin 6 yıl kiracı olarak kaldığı taşınmazın maliki olan ...’a kira sözleşmesinin teminatı olarak verdiği bir teminat senedi olduğunu, ... imzalı makbuzdan 15.000,00 USD meblağlı senedin kira sözleşmesi gereği düzenlenen teminat senedi olarak alındığının açıkça anlaşıldığını, sözleşmede teminat bonosunun keşide tarihi 01 Mart 2007 yazılı olsa bile vade tarihinin boş olduğu, 15.000 USD bedeli olduğu, teminat namı ile depozit teşkil edecek şeklinde kiralayana verileceğinin yazılı olduğunu, keşide tarihi hariç kira sözleşmesinde tanımlanan teminat bonosuyla tarifiyle birebir uyumlu olduğunu, teminat bonosunun boş olan keşide tarihi ve ödeme tarihi takibin açıldığı 13.11.2015 tarihindeki zamanaşımı süresi ve en yüksek faiz alınabilecek tarihler göz önüne alınarak yakın zamanda doldurulduğunu, bono üzerinde mahkeme tarafından inceleme yapılsa idi farklı kalem yazı tipleri ile bir kısım yazıların 2007 yılında keşide ve ödeme tarihinin 2015 yılında doldurulduğunun ortaya çıkacağını, icra takibe konu teminat senedi metninde bedel kısmında \"Yeni Türk Lirası\" ibaresi olması dahi keşide tarihinin 15.08.2013 değil 01.01.2009 öncesi bir tarih olduğu gerçeğini ortaya koyduğunu, -Senedin lehtarı davalı ...’ın  avukatı olan Av...’ın   aynı zamanda icra takibini başlatan senet hamili diğer davalı ...’ın da avukatlığını da yapıyor olması iki taraf arasındaki muvazaalı işlemi kanıtladığını, ... Vekili olarak Av....'ın vekaletname sunduğunu, davanın başında ... adına vekaletname sunmamış olsa da davalılar ile müvekkili arasında karşılıklı devam eden mevcut tüm dosyalarda Av. .. vekil olarak ...ı temsil ettiğini,  bu dosyada da davalı ... vekili olarak Av. ... 29.05.2021 tarihli sunduğu beyan dilekçesinde;\" davacı ile mevcut bütün dosyalarda 2018 tarihli vekaletnamemiz mevcuttur. Dosyada ...'ın vekili olarak görünmem lazım\" şeklinde açıkça beyan ettiğini, bu durumu fark ettikleri için de dosyadan hemen istifa ettiklerini,  senedin lehtarı davalı ...'ın avukatı olan Av. ...'ın aynı zamanda icra takibini başlatan senet hamili diğer davalı ... 'ın da avukatlığını yapıyor olmasının ve sadece müvekkili şirket hakkında icra takibi yapılmasının iki taraf arasındaki muvazaa ilişkisi olduğunun kanıtı olduğunu, bona lehtarı davalı ... ile hamil davalı ...'ın arasındaki ticari ilişkinin gerçek olduğunun yazılı belge ile ortaya konulamadığını,-Senet metninin sonradan müvekkili şirketin rızası hilafına doldurulduğunu, Davalılar tarafından kötüniyetli olarak hareket edilerek ortada herhangi bir borç olmadığı halde depozito olarak verilen teminat senedinin haksız ve hukuksuz yere icraya koyulup, icra tehdidi altında tahsil edildiğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  menfi tespit ve istirdat  davasında harç nispi harca tabi olduğunu, davacıya 1 haftalık kesin süre verilerek eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini,  bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğu yönündeki iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, Davacının haksız davasına dayanak yaptığı 01/03/2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin deposito başlıklı 5.maddesinde teminat senedi olarak verildiği iddia edilen bononun keşide tarihinin 01/03/2007 olduğunu, ancak davaya konu  bononun keşide tarihinin 15/08/2013  olduğunu, bono birbirinden farklı olup kira sözleşmesinde bononun kiralayana verileceği hususunda anlaşma sağlanmış olmasına rağmen davacı dava dilekçesinde; bonoyu, dava dışı 3.kişi ...'na imza karşılığı teslim ettiğini beyan ettiğini, TTK 776.maddesi gereği bonoda düzenleme tarihinin bulunması yasal zorunluluk olduğunu, bononun geçerlilik şartlarından olan düzenleme tarihi bulunmayan bir senedin, kira sözleşmesinde mevcut açık düzenlemeye rağmen teminat olarak verilmiş olmasının mümkün olmadığını, Davacı senet metninin bedel kısmında YTL ibaresi olmasının çelişkili olduğunu iddia etmiş ise de, matbu senet  üzerinde YTL kısmı iptal edilmiş ve USD olarak değiştirilmiş olduğunu, Yeni Türk Lirası 01/01/2005'te yürürlüğe girmiş ve 01/01/2010'da  tedavülden kalkmış ise de; 31 Aralık 2019'a kadar YTL banknotlarının iade edilip  değiştirileceği karara bağlandığını,  yani piyasada YTL üzerinden para akışının 10 yıl süre ile devam etmesine cevaz verildiğini, taraflar arasındaki alacak 15.000 USD olup, senet üzerinde, Yeni Türk Lirası ya da Türk Lirası yazmasının senedin geçerliliğine hiçbir etkisi bulunmadığını,  müvekkilinin davacı tarafça keşide edilen bonoyu ciro ile iyiniyetli 3.kişi diğer davalı ...'a aralarındaki ticari ilişki gereği devir ve temlik ettiğini, yazılı delil sunamadığından yerel mahkemece verilen  davanın reddine kararının yerinde olduğunu, ayrıca davacının kira ilişkisi neticesinde müvekkilinin zarara soktuğunu ve davacı aleyhine ödenemeyen kira alacakları yönünden  İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi 2016/1084 E. Sayılı dosyasından tahliye talepli icra takibi yapıldığını, zararların tespiti amacıyla İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/130 D.İş Sayılı dosyasından delil tespiti yaptırıldığını ve hasarın 121.920,00 TL+KDV olduğu tespit edildiğini, ayrıca  730. maddesine göre hamil (senet alacaklısı) ödememe protestosu düzenlemez ise lehtar ve cirantaya başvuru hakkını kaybedeceğinden TTK  hükümleri gereği davalı ...'ın protesto olmadan müvekkiline karşı icra takibi yapmasının hukuken mümkün olmadığını, protesto olmadan senedi düzenleyen asıl borçlu davacıya karşı icra takibi yapılmasına yasal bir engel bulunmadığını, kanunu uygulamayı muvazaaya dayandırmaya çalışan davacının kötüniyetli olduğunu, Av....'ın müvekkilini bambaşka dosyalarda temsil etmiş olmasının yasal olarak bir sakıncası da  olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı ... tarafından, davacıya karşı... Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, Davacı teminat senedi olarak verdiği bononun rızası dışında icra takibi yapıldığından icra tehdidi altına 60.519,54 TL ödeme yapmak zorunda kaldığından bahisle İstanbul Anadolu 29.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/28 E. Sayılı dosyasından menfi tespit ve istirdat davası açtığı anlaşılmıştır.... sayılı dosyası celp edilip incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... Şti. Olarak yer aldığı, senet asıl alacağı ile faiz olmak üzere toplam 17.091,37 USD alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takip olduğu, davacı borçlunun 11.12.2015 tarihinde 60.519,54 TL nin ödendiği anlaşılmıştır.Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun  15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim senet metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehtarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir.Dava konusu senedin, 15.11.2013 ödeme tarihli, 15.08.2013 düzenleme tarihli, borçlusu dosya davacısı  .... Ltd. Şti, lehtarı ... olan, lehtar tarafından ...'a ciro edilen 15.000 USD bedelli senet olduğu, davacı tarafça, senedin,. davacı şirket ile davalı ... arasındaki  01.03.2007 başlangıç tarihli, ... Beylerbeyi Üsküdar adresindeki binaya yönelik kira sözleşmesi kapsamında taşınmaza gelebilecek zararlar sebebiyle teminat amaçlı olarak verildiğinin iddia edildiği, 01.03.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin deposito başlıklı 5.maddesinde; ''Kiracıdan depozito olarak 01 Mart 2007 keşide tarihli lehdarı Kiralayan olan 15.000,00 USD (onbeşbin USD) bedelli ve vade tarihi boş olarak tanzim edilmiş bonoyu teminat namı ile ve depozito teşkil edecek şekilde Kiralayana verilecektir. Binada hasar masraf olmaması ve birinci maddede yazılı borçların hiç biri olmaması durumunda kiracıya çıkışı zamanında iade edilecektir.'' şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı her ne kadar senedin kira sözleşmesindeki senet olduğunu iddia etmiş ise de, dava konusu senedin keşide tarihinin 15.08.2013 düzenleme tarihli olduğu, sözleşmede atıf yapılan senedin ise 01.03.2007  tarihli olduğu, Davacı taraf  buna yönelik yazı yaşı incelemesi talep etmiş ise de, benzer  dosyalarda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi ve  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/665 Esas 2018/1465 Karar 18/10/2018 tarihli kararında da \" Ülkemiz koşullarında mürekkep yaş tespitinin mevcut durumda mümkün olmadığı yargı camiasınca bilinmesi ve kabul edilmesi... Hâl böyle olunca yerel mahkemenin mürekkep yaşı incelemesi yapılmasının gerekli olmadığı yönündeki direnme gerekçesi yerinde ve hukuka uygundur...\" şeklinde açıklandığı, buna göre bu yönden bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, ayrıca senedin sonradan doldurulduğu iddiasının dinlenemeyeceği, zira belgeyi imza etmekle boş olan kısmın ne şekilde doldurulacağını peşinen kabul etmiş sayılacağı, imza atanın bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu anlaşılmakla davacının bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, senedin lehtarı davalı ...’ın avukatı olan Av....’ın   aynı zamanda icra takibini başlatan senet hamili diğer davalı ...’ın da avukatlığını da yapıyor olmasının iki taraf arasındaki muvazaalı işlemi kanıtladığını ileri sürmüş ise de, bu hususun tek başına muvazaayı ispata yeterli olmadığı, \"Yeni Türk Lirası\" ibaresi olmasının keşide tarihinin 15.08.2013 değil 01.01.2009 öncesi bir tarih olduğu gerçeğini ortaya koyduğu iddiasının da eski tarihli bir belge üzerinde sonradan doldurma yapılabilecek olması nedeniyle yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2018/788 E., 2021/1368 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f57bbefa32fc9aa4","SID":"a5ec6318fa1d7924"}}