{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>22. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/2732 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2406<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO \t\t: 2023/218  <br>KARAR NO\t\t: 2024/515 <br>DAVA TARİHİ\t: 13.03.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 25.06.2024<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit ve İstirdat<br>KARAR TARİHİ\t: 22.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.11.2024<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli, 2023/218 Esas ve 2024/515 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA: <br>Davacı, aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3782 Esas sayılı dosyasında çeke dayalı takibin başlatıldığını, takibe konu çeke imza atmadığını, takip dosyasındaki taraflarla herhangi bir ilgisi olmadığını, takibe konu çekin sahte olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3782 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takip dosyası ile kendisinden tahsil edilen bedelin istirdat ile kendisine iadesine, haksız hacizlerin tedbiren ve hükmen kaldırılmasına, takibin durdurulmasına, masrafların adli yardım kapsamında değerlendirilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. <br>CEVAP : <br>Davalı vekili, davacı şirketin ... Tic. Ltd. Şti.'nin dava dışı takip borçlusu ..., dava dışı takip borçlusu ... ve dava dışı takip borçlusu şirket ... Limited Şirketi'nden olan alacağının tahsili amacıyla İzmir 7. İcra Müdürlüğü nezdinde 2021/3782 E. Sayılı dosyası ile 38.070,00 TL asıl alacak, 114,21 TL komisyon, 3.807,00 TL çek tazminatı, 27.252,64 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 69.243,85 TL alacak çıkışlı 12.03.2016 günlü 2002768 Seri No lu çekin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle 7 örnek icra takibi başlatıldığını ve  İİK md. 89 gereğince davacıya haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi prosedürünün başlatıldığını, taraflarınca 06.08.2021 tarihinde davacıya tebligat çıktarılması için talepte bulunulduğu, haciz ihbarnamesinin 17.08.2021 tarihinde aynı konutta yakına teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiğini, davacının birinci haciz ihbarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz etmemesi üzerine taraflarınca 08.09.2021 tarihinde davacıya 89/2 haciz ihbarnamesinin gönderilmesinin talep edildiğini, tebligatın 05.10.2021 tarihinde muhatap tarafından bizzat teslim alınarak tebliğ edildiğini,  davacının ikinci haciz ihbarnamesine de yasal süresi içerisinde itiraz etmemesiyle  14.10.2021 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilmesinin talep edildiğini, tebligatın 26.10.2021 tarihinde  tebliğ edildiğini, davacının üçüncü haciz ihbarnamesi için ise yasal süresi içerisinde İİK md.89'a göre menfi tespit davasını açmaması ile takip dosyasına  borçlu olarak eklenerek takibin kesinleştiğini, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek davacının sadece kötü niyetle hareket ettiğini, alacaklıyı zarara uğratmaya çalışmakta olduğunu savunarak, İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2021/3782 E. sayılı dosyasına konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla, davalı lehine kötüniyet tazminatının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, dava dışı şirket aleyhine davalı şirket tarafından başlatılan  takipte icra takibi kesinleştikten sonra davalı şirket tarafından davacıya  tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz edilmemesi sonrası davacı tarafından borçlu olmadığının tespiti istemiyle açıldığı, davalı tarafça davanın reddi istemiyle açılan menfi tespit davası olduğu, İİK 89/3 hükmüne göre davacı tarafa yapılan tebliğden itibaren 15 günlük süre içinde bu sebebe dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunulması gerektiği hususu düzenlendiği, davacı tarafça İİK 89/3 uyarınca kendisine tebliğ edilen ihbarnameyi 26.10.2021 tarihinde tebliğ aldığı, yapılan tebliğin usulüne uygun olduğu, tebliğin yapıldığı tarih  dikkate alındığında dava tarihinin 15 günlük yasal süresi içinde olmadığı, bu hükme dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti isteminin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının icra takip dosyası yönünden takibe konu borç için sorumluluğunun doğduğu, davacının takibe konu borç ile ilgili borçlu olmadığı iddiasını ispata yarar davacı ile davalı şirket arasında doğrudan hukuki ilişki olduğunu gösterir herhangi bir beyan ve delilin mevcut olmadığı, İİK Md. 89 hükümlerinin işbu dava yönünden incelenmesi gerektiği, davacı tarafın mevcut davada İİK Md. 89/3 gereği, borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunma süresinin 15 gün olarak belirlendiği, bu sürenin hak düşürücü süre olarak ön görüldüğü ve bu süre içinde dava açılmamasına sebep yasal herhangi bir gerekçenin ileri sürülmediğinin görüldüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı istinaf dilekçesinde özetle; aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021-3782 E. sayılı dosyasından takip yapıldığını, İzmir 7. İcra Dairesi 2021/3782 Esas sayılı dosyadan hakkında çeke dayalı takip yapılarak haciz işlemi yapıldığını, takibe konu çeke imza atmadığını, söz konusu takipteki imzasını taşıyan tüm belgelerin sahte olduğunu, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/9363 sor. sayılı dosyasından konu ile ilgili şikayette bulunduğunu, imza örneklerinin Denizli Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınmasına karar verilmesini talep ettiğini ama bunun değerlendirilmediğini, kararın yanlış olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, masrafların adli yardımdan karşılanmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit ve istirdat isteğine ilişkindir.<br>İİK'nın 89. maddesi; \"Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.<br>Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.<br>(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.<br>Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir....\" şeklindedir.<br>İİK'nın 89/3. maddesi gereğince kendisine haciz ihbarnameleri tebliğ edilen kişi önceki haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz etmemiş ise üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde menfi tespit davası açabilir. Bu süre hak düşürücü süre olduğundan mahkemece resen gözetilmelidir.<br>Somut olayda; alacaklının ... Ltd. Şti., borçlunun ... Şti., ..., ... olduğu, İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2021/3782 Esas sayılı dosyasında takip dayanağının 12.03.2016 günlü 20022768 seri nolu 38.070,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.<br>2004 sayılı Kanun'un 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Taraflardan birisinin tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır. (Aynı yönde, Yargıtay 11. HD'nin 06.11.2023 t.li, 2023/5228 E. ve 2023/6468 K. sayılı kararı) <br>O halde, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.<br>Bu durumda, ilk derece mahkemesince görevli olunmadığı halde karar verilmiş olması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli, 2023/218 Esas ve 2024/515 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince RESEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>4-HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>5-Dosya esası kapatılmak ve İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMEK ÜZERE dosyanın kararı veren mahkemeye İADE EDİLMESİNE, <br>6-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istinaf yoluna başvuran davacıya iadesine,<br>7-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>8-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c2736475022db2d","SID":"24a7959b776c1570"}}