{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/806 <br>KARAR NO:2024/1910<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/03/2022NUMARASI:2020/507 E. - 2022/265 K <br>DAVANIN KONUSU:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finan Şirketleri Kanunundan<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılmış Finansal Kurumlar Birliğinde 13.11.2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde tanzim edilen ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği kira bedellerinin tamamının ödediğini ancak, sözleşmeye konu ... cinsi ... marka 2015 model ... tescil plaka nolu, ... cinsi ... marka 2015 model ... tescil plaka nolu, ... cinsi ... marka 2015 model ... tescil plaka nolu, ... cinsi ... marka 2015 model ... tescil plaka nolu makinaların yapılan ihtara rağmen devir işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle makinaların müvekkili adına kayıt ve tescilinin yapılmasına, süresinde devrin yapılmaması nedeniyle oluşan zarara yönelik şimdilik 1.000 TL'nin ve müvekkili firmanın ismen yıpranmasına karşılık 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış finansal kiralama sözleşmesi gereği sözleşmeye konu makinaların davacıya teslim edildiğini, davacının finansal kiralamadan kaynaklı borçlarını ödediğini ancak, davacının müvekkili bankaya bonodan kaynaklı borçlu olduğunu, işbu alacağa ilişkin ... sayılı dosyasından takip başlatıldığını; yine davacı şirket ile organik bağı bulunan dava dışı şirketin müvekkili bankaya borçlu olduğunu; müvekkilinin kanundan doğan hapis hakkının bulunduğunu, davacının ticari faaliyetlerinin devamı açısından iadesinin istenmediğini, tahsil edilemeyen alacaklardan dolayı makinelerin devrinden kaçınıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...taraflar arasında yapılmış Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği, davacının finansal kiralama bedelini ödediği, bu kapsamda makinaların mülkiyetine hak kazandığı; davalı tarafça ileri sürülen bono alacağının taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanmadığından bu yöndeki alacağın mülkiyet devrini engelleyemeyeceği anlaşıldığından davaya ve taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu makinaların davacıya ait olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş; davacının tescil istemi ise, idari nitelikte bir işlem olması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Davacı taraf, makinaların devrinin süresinde yapılmaması nedeniyle maddi tazminat isteminde bulunmuş ise de; tarafların da kabulünde olduğu üzere, dava konusu makinaların zilyetliğinin davacıda olduğu, makinaların kullanılmasının engellenmediği, dolayısı ile makinaların kullanılamamasıyla ilgili bir zarardan bahsedilemeyeceği; makinaların davacı tarafça 3.kişilere satılamaması ve davacı tarafın başka borçlarının ödenememesi nedeniyle zarara uğranıldığı yönündeki iddialarının ise davalının sorumluluğu sonucunu doğurmayacağı anlaşıldığından bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir.  Bunun yanında davacı taraf manevi tazminat isteminde de bulunmuş ise de; zamanında mülkiyet devrinin yapılmamasının, davacı tarafın ticari itibarı ve saygınlığını zedeleyici nitelik ve boyutta bulunmadığı, dolayısı ile manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Makinaların  müvekkili  şirket  adına tespit  ve tescil  taleplerine ilişkin olarak, tescil  yönünden  karar verilmemiş olduğunu, mahkemece hükümde tescil ibaresinin olmamasının esasında kabul gören davamızın icra edilebilirliğini engellediğini, işbu kararın icra edilebilmesi için bu haliyle davalının talebine ihtiyaç bulunmakta olup davalı bu talepte bulunmadığı için huzurdaki davanın açıldığını,-Ekonomik olarak müvekkilinin ciddi maddi ve manevi krizler yaşadığını, iş bu makinaları devrinin yapılmayışının müvekkilinin adeta  yıkımına sebep olduğunu, zamanında satışının yapılamadığını, Malatya İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya,  Malatya İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya,  Malatya İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya, İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya, İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyalarının müvekkilinin ödeme sıkıntısı çekmesi sebebiyle başlatılan icra takip  dosyaları olup, Sayın  Mahkemece  incelenmeden  hüküm  verildiğini,  delillerin  toplanmamış  olması  sebebi  ile  usule  ve   hukuka   aykırı karar verildiğini,  dosyaya ibra edilen bilirkişi raporunda da makina tesliminin yapılmaması sebebiyle ispatlandığı taktirde davacının zararının olabileceğinin belirtildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, -icra takip  dosyaları  ile   müvekkilinin    muhatap  kalmış  olması  sebebi   ile   manevi olarak  yıprandığını, Malatya ilinin   metropol  bir şehir  olmaması  ve   herkesin  birbirini  tanıdığı  bir  vilayette  '..borca  batık'  gibi  sözler  ile  müvekkilinin  ticari  itibarının  zedelendiğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı şirketin müvekkili Bankaya borcu bulunduğundan sözkonusu makinelerin mülkiyetinin hapis hakkı gereği davacıya devredilmediğini, Davacı tarafın finansal kiralamadan kaynaklanan ödemelerini tamamlamış dahi olsa müvekkili şirkete ödememiş olduğu borçları bulunduğunu, işbu borçlar nedeni ile de ... Sayılı icra dosyası üzerinden takibe geçildiğini, Davacı şirket ile davalı müvekkil arasında 04/05/2018 düzenleme tarihli ve 08/11/2019 vade tarihli 5.000.000,00 TL bedelli bir bono düzenlendiğini, bononun vade tarihi geldiği halde borcun 422.156,76 TL' lik kısmının tahsil edilemediğini, borcun ödenmemesi nedeniyle ..., davacı tarafın 30/10/2019 tarihinde gönderdiğini iddia ettiği makinelerin devrine ilişkin ihtarnamenin zamanlamasının manidar olduğunu, davacı firmanın müvekkili bankaya olan borcunu ödemeyip temerrüde düştükten sonra makinelerin devrini istediğini, müvekkili banka tarafından 26/11/2018 tarihinde Kartal ... Noterliği' nden ... yevmiye numarası ile davacı şirkete fesih ihbarnamesi gönderildiğini, hem müvekkiline karşı finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan ödemelerinde aksaklıklar yaşayan hem de bir başka kredi kullanımından dolayı müvekkiline karşı yerine getirmediği riskleri bulunan davacının bu şartlar altında makinelerin devrini istemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu noktada Medeni Kanun md. 950 vd. Maddelerde düzenlenen ''Hapis Hakkı'' gündeme geldiğini, müvekkili bankanın alacağının muaccel hale geldiğine dair bir şüphe bulunmadığını,  müvekkilinin kanundan doğan hapis hakkının varlığı kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu davacı tarafa birde maddi değeri yüksek olan 4 adet iş makinesini devretmesinin akla ve mantığa aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  Davalının dosyaya yansıyan tüm deliller ve sözleşmeler çerçevesinde ödemesi yapıldığını ve devri zorunlu olan araçların devrine hapis hakkı uygulamasının kabul edilir olmadığını,  davalının başka sözleşmeleri ileri sürerek sözleşme edimini yerine getirmemesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, Davalının müvekkili ile yapmış olduğu sözleşme metni açık olmakla birlikte davalının başkaca alacaklarına ilişkin takas ve mahsup yapamayacağı gibi ne sözleşme ne de kanun metninde davalının bu davranışlarını haklı çıkarak herhangi bir madde bulunmadığını, sözleşme dışı ve sonraki tarihli bir hukuki ilişki ile işbu dava konusu sözleşme arasında bağıt kurmasının kabul edilir  olmadığını, dosyaya yansıyan tüm bilgi belge ve denetime elverişli rapor çerçevesinde yerel mahkemenin kabule ilişkin kararı  hukuken yerinde olduğunu istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bu idari işlemin gerçekleşmesinin müvekkile bağlı olması hakkaniyet gereği olduğunu aksi takdirde davacı taraf kesinleşmemiş bir mahkeme kararı ile işlem yapabilecek duruma geleceğini, davacının makineleri satma niyeti ortada iken davacı tarafın bir daha makinelere ulaşma imkanı kalmayacağını, Davacı taraf finansal kiralamadan kaynaklanan ödemelerini tamamlamış dahi olsa müvekkili şirkete ödememiş olduğu borçları bulunduğunu, davacı tarafın uğradığı maddi zarar ile müvekkilin eylemleri arasında bir nedensellik bağı bulunmadığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; taraflar arasında yapılmış finansal kiralama sözleşmesi gereği davacıya teslim edilen ve davacı tarafça kira bedelleri ödenen ancak devri yapılamayan makinaların mülkiyetlerinin davacıya devri ile makinaların devredilmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davalı  Banka ile davacı şirket arasında 13/11/2015 tarihinde finansal  kiralama sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden davalı şirketin 4 adet ... cinsi ... marka iş makinesini teslim borcu altına girdiği, 07/12/2015 tarihli tesellüm belgesi ile de davacı tarafın bunu kabul ettiği anlaşılmıştır.... sayılı dosyasındaki takip konusu alacağın kira sözleşmesinden kaynaklı alacak olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş; davalı taraf ticari defter ve kayıtları ile banka kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte  17/02/2022 tarihli raporda özetle; taraflar arasında Finansal Kurumlar Birliğinde 13.11.2015 tarih, ... tescil nolu ve ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği davacı kiracının tüm kira borçlarını ödediği ve mülkiyetini devralma hakkını edindiği, bu kapsamda sözleşmeye konu 2015 model ... tescil plaka nolu ... marka ..., 2015 model ..tescil plaka nolu ... marka ..., 2015 model ... tescil plaka nolu ... marka ..., 2015 model ... tescil plaka nolu ... marka ...'ün sözleşme süresi sonu 20/12/2018 tarihi itibariyle davacı kiracıya mülkiyet devirlerinin yapılması gerektiği; davalı tarafça ileri sürülen bono alacağının davaya konu finansal kiralama sözleşmesi ile bir ilgisinin bulunmadığı, makinaların zamanında devrinin yapılamaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların ispatının gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı vekili istinaf istemine ilişkin olarak; dosya kapsamında, ... sayılı dosyasındaki takip konusu alacağın kira sözleşmesinden kaynaklı alacak olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alındığı ve  13.11.2015 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği davacı kiracının tüm kira borçlarını ödediğinin belirtildiği, davalı tarafça ileri sürülen bono alacağının davaya konu finansal kiralama sözleşmesi ile bir ilgisinin bulunmadığı, davalının başka sözleşmeleri ileri sürerek sözleşme edimini yerine getirmemesinin ve hapis hakkı uygulamasının yasal olarak sözleşmede bir düzenleme bulunmaması nedeniyle mümkün olmadığı, her sözleşmenin kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle davalının istinaf talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekili istinaf istemine ilişkin olarak Dosya kapsamındaki delil ile Mahkemece verilen tespit hükmünün yerinde olduğu, tescil işleminin idari mahiyette bir işlem olması nedeniyle yerinde değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu ve maddi ve manevi tazminat yönündeki taleplerin de sözleşme ile illiyek bağının bulunmadığı, yaşanmış olan  ekonomik zorluklar ile tazminat talepleri arasında doğrudan bir bağ bulunmadığı anlaşıldığından bu konudaki taleplerin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu konudaki istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı  esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüne varılarak aşağıdaki hüküm  kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve 2020/507 E., 2022/265 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 587.418,18 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 146.854,54‬‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 440.563,64‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-  Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3107bc835c740c9","SID":"8c5474cdd244ff2a"}}